muhsin iyi yazdı:şahım ali özür dilediğin için teşekkür ederim. yok, kimseye propanganda yapmak, sitede cami dikmek gibi niyetimiz yok. alevilerin azerbaycanda üç yıl ekmeğini yedik. onlarla beraber olduk. vallahi cem evleri olsun camileri olsun namazlarını din görevlilerinin arkasında da kıldım. sünni arkadaşlarım da beni bu yüzden hep eleştirdiler. ama ben onlara şunu dedim. bunlar kime secde ediyorlar. namazı kime kılıyorlar. yani aleviler de müslüman değil mi. ortada bir ibadet varsa o da Allaha yapılıyorsa ne var benim de o ibadete iştirak etmemde. maalesef dar görüşlülük hem alevi hem de sunni kesimde olabiliyor. halbuki müslümanlık çatısı her iki kesimi de birleştirmeli. bir gün de birisi sen sünnisin bizim camimizde neden namaz kılıyorsun demedi. kovmadı. tabi bizim de ne eleştirimiz oldu ne saygısızlığımız alevilere karşı. oradaki insanlarla dost olduk. burada da işte o eski alışkanlıktan dolayı yazdıklarımızı paylaşıyorum.
ben alevilerden tasavvuf yolunun önemini kavradım. yani onlaradan çok şey öğrendim. çünkü şunu biliyorum ki her ne kadar hz.Ebubekir halife oldu ise de peygamberin gönlü hz. Alide idi.bir de tabi peygamber s.a.s. pek çok sırları ehli beyti ile paylaşmıştı. sahabeye intikal etmediği için ehli sünnet çizgisinin de zayıf yönleri var. onları dinde gözardı etmek dinde büyük kayıptır.
üç vakit bir vakit de namaz kılan kıldığı namaz oranında Allaha yakın olur. hiç kılmayana göre o da bir yakınlıktır. bir vakit namaz bile Allahın rahmetini celbedebilir. Allah affetmek ve bizleri cennete sokmak için çok küçük bahaneler araıyor. yeter ki Allahın kullarına karşı biraz mutevazi olalım. güzel ahlak sergileyelim. kalp kırmayalım. dinin en büyük değer verdiği şey, meyvesi bu bence.
Son iletinizi okudum.Şu hisse kapıldım.Hah dedim gerçek (MUHSİN İYİ)
işte bu dedim.Kendi öz fikirlerini sunan,kendisini ifade eden cümleler
kurabilen bir arkadaş.İşte bu ya.Bu kadar basit işte.Bugün sizleyeniden
tanıştım ve yeniden çok memnun olduğumu belirtmek isterim.
Yaşam da her şeyin gönlünüzce olmasını dilerim.Saygılar.