You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Herkes Alevi inancını sahiplenmeli'

'Herkes Alevi inancını sahiplenmeli'

Posting Freak
'Herkes Alevi inancını sahiplenmeli'
] Eski Başbakan yardımcılarında Abdüllatif Şener Cem TV'de Yeni Hayat programında önemli açıklamalarda bulundu . ][Resim: 2.gif] Cem TV'de Dr. Ali Arif Özzeybek'in hazırlayıp sandığı Yeni Hayat programının bu haftaki konuğu Eski Başbakan yardımcılarında Abdüllatif Şener 'di. Şener kuracağı yeni siyasi partiden AKP'den ayrılış sürecine, Alevi lerin taleplerinden ekonomik krize kadar bir çok konuya açıklık getirdi.

Abdüllatif
Şener Nisan ayında yeni bin siyasi parti kuracağını belirterek Başbakan Erdoğan'la hükümetinin ilk haftadan başlayarak ayrıldığı haftaya kadar sürekli ters düştüklerini söyledi. Şener ekonomik krizede değinerek 'En büyük krizlerden biri Türkiye'de yaşanıyor'dedi.

Şener Alevi liğin bir Anadolu inancı olduğu söyleyerek herkesin bu inanca sahip çıkması gerektiğini söyledi.

İşte Dr. Ali Arif Özzeybek'in sunduğu Yeni Hayat programında Abdüllatif
Şener 'in yaptığı önemli açıklamaların satır başları.

]2008 yılında Adım da Benimle Büyüdü isimli kitabınız çıktı. Sayın
Şener ] sizin doğum yeriniz Sivas. Kitabınızda 2 Temmuz olaylarında etkinliğe niye katılmadım diye özeleştiri yapmışsınız. Sivas olaylarını engeleyebilirmiyidik diye sormuşsunuz. Bunu neden söylediniz.

Alevi kültürü ve inancı bir Anadolu kültürü ve inancıdır. Bu ülkenin kültürel değerleriyle ilgili konuları pekiştirmek, açığa çıkarmak için çaba harcamak herkesin görevidir. Bir Alevi kültürünü sadece Alevi lerin sapihlendiği bir hadise olarak algılamak çok eksik bir olaydır. Bunu tüm ülkenin sahiplenmesi içinde çaba harcıyorum. Türkiye'de bir bölünmüşlük vardı adeta. Bugün Türkiye'de ne yanlıştır diye sorsak herkes bu çatışma ortamının Türkiye'ye zarar verdiğini kabul eder. Bugün Hacı Bektaş'taki bir toplantıya Pir Sultan Abdal'la ilgili toplantıya herkes katılmalı. Burası her düşünceden her görüşten insanların bir araya geldiği bir platform olmalı. Ama malesef bunu hala başaramadık.


]Hatay'daki bir toplantıda Hz. Ali'yi sevmek
Alevi ]likse bende Alevi ]yim demiştiniz. Siz Cemevlelerinin ibadethane olması, Diyanet'in yeniden yapılandırması gibi Alevi ]lerin taleplerine nasıl bakıyorsunuz? Ve Hatay'daki konuşmanızda ne demek istediniz?

Türkiye'de ayrışmaların ortaya çıktığı dönemde birlik beraberlik mesajı vermek istedim.
Şunu asla söylemedim 'Hz. Ali'yi sevmek
Alevi likse bende Alevi yim' demedim. Neden biliyor musunz? Yanımdaki arkadaş bana şunu söyledi Hz. Ali'yi sevmek Alevi likse bende Alevi yim' de dedi. Bende dedimki yanlış düşünüyorsun. Alevi liği öncelikle kendim tanımlıyacağım. Ondan sonra benden ondanım diyeceğim. Bu olmaz. Hiç kimse kimseyi tanımlama hakkına sahip değildir. Bu bir hileli cümledir. Hz. Ali'yi sevmek Alevi likse bende Alevi yim' gibi bir ifade kullanmak kullananın hileli bir ifadesidir. Ben hepimiz Alevi yiz' dedim . Neden? Çünki Anayasa'mız açık. Anayasa diyorki seçilen milletvekili bu ülkede yaşayan herkesin milletvekilidir. Ben Sivas milletvekiliyidim. Ama seçildikten sonra tüm Türkiye'nin vekili oldum. Seçildikten sonra sizin gibi düşünen düşünmeyen herkesi vekilisiniz. O halde bir vekilin yurttaşlar arasında ayrım yapmaya hakkı yoktur. Bir anlamda Anayasal zorunluluktur. Doğrudan dedimki Hepimiz Alevi yiz. Bu ülkede Alevi vatandaşımız da vardır, Sünni vatandaşımız da vardır. Ayrı düşünmek olaylara ayrı bakmak bu ülkenin kültürüdür.


Alevi ]lerin taleplerlerine parti kurarsanız yer verecek misiniz?

Yeni bir siyasi parti çalışması içindeyiz. Nisan ayında bir siyasi parti kuruluşu yapacağız, Bu partinin tüzüğünde programında da yazılı belgelerinde
Alevi liğin talepleriyle ilgili bir açılımı belirteceğiz. Her attığınız iyi niyetli adım istismar edilmekte. Herşeyin ilk önceliği ülkedeki kardeşlik ve barış duygusu geliştirmek olduğunu düşünüyorum. Bunu yerleştirdikten sonra her sorunun çözüleceğini düşünüyorum.


AKP'yle olan ayrılış süreciniz anlatırmısınız. Sizi rahatsız eden konular neydi?

Sayın Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu ilk haftadan itibaren benim hükümet etme biçimimle sayın başbakanın hükümet etme biçiminin farklı olduğu ortaya çıktı. Olaylara ben başka türlü bakıyorum, onlar farklı bakıyordu. Özelleştirme konusunda bakış açımız çok farklıydı.
Ayrılık ilk hafta başladı ayrılacağım haftaya kadar sürdü. Özelleştirme İdaresi benim yönetimimdeydi fakat bu iki hafta içerisinde bırakma durumda kaldım. Başbakanla tartıştık. Ben kuralları açık öngörüleri açık şeffaf bir özelleştirme istedim. Görüş ayrılığımız oldu. Bir işi yaparsınız ayrı şeydir, adam gibi yaparsınız ayrı şeydir. Bu yürütülmediği için Özelleştirme İdaresi'ni bıraktım . Bir ay içinde de Özelleştirme İdaresi Kurulu üyeliğimi bıraktım. 2002 yılından 2007 yılına kadar 58. ve 59. hükümette bulundum fakat hiç bir özelleştirmenin altında imzam yoktur. Temel bir görüş farkımızın olduğu ortaya çıktı. Galataport ihalesi benim önüme geldi fakat ben imza atmadım. Ben defalarca bankaların yabancalaşmasına karşı çıktım. Fakat başbakanın bakış acısı 'kim ne bulursa ne alırsa alsın' şeklindeydi. Avrupa'da yabancılar istedikleri gibi gelsin banka satın alsınlar diye bir beklenti mi var? Dünya serbesttir isteyen istediği şeyi alır derseniz üzerinizde gömlek de kalmaz kravat da kalmaz. Siz küçük sermaye sahibi ülkesiniz. Dünyada herşeyini satılığa çıkarmış başka ülke varmı? Şimdi kriz bizi etkilemedi deniliyor. Dünyada en çok değer kaybeden borsalardan biri bizim borsa, döviz Avrupa'dakilerden daha çok yükselmiş, işsizlik patlamış,işsizlikte dünyada üçüncü sıraya gelmişiz ama bizi yönetenler diyorki dünyada kötü şeyler oluyor bizde birşey yok. Oysa bizdeki dünyadakinden daha büyük daha vahim. Dünyanın en büyük kizlerinden biri ülkemizde yaşanıyor.


Çatışmaya dayalı, kutuplaşmaya dayalı,kavgaya dayalı bir siyasi anlayış var. Her kavga ettikçe oyunun artığına inanan bir polikikacanın sürdürdüğü bir siyaset tarzı var. Ben bunun ülkeye zarar verdiğini düşünüyorum. Ülkeye zarar verdikten sonra senin oyun artsa ne olur artmasa ne olur. Sorumlu bir siyaset oyunun artıp artmadığına bakmaz. Ülkeye faydalımı oluyor, zararlı mı oluyor ona bakar. Siyasette elbette kendini anlatırsın karşındakini eleştirirsin ama ben gezilerimde hiç bir siyase partinin ismini ağzıma almadım. Ama benim bu konuşma tarzım eleştiri aldı. Parti içinden bana eleştiri geldi. Böyle konuşmayla oy alınmaz dediler. İnsanları kutuplaştırdıktan sonra senin yüksek oy almanın bir değeri yoktur. Şu seçim kampanyasında hiç ekonominin tartışıldığını gördünüzmü. Benin aş iş derdim konuşulmuyorsa bu siyasetin ne anlamı var.


]Nisan ayında bir siyasi partiyi kuracaksınız peki siz siyasetteki kutuplaşmayı nasıl yaracaksnız? Para işini nasıl aşacaksınız?
Alevi ]lere ne kadar yer vereceksiniz.


Yerel seçimleri gündemden düştükten sonra Nisan ayında yeni parti kuracağız. Bu parti merkez bir parti olcaktır.
Alevi kimliğide Sünli kimliğide olan herkes bu partide yer alacaktır. Bu partide bazı temel ilkeleri ön plana çıkarmaya çalıyoruz. Nedir bunlar. Dürüst siyaset yapacak, şeffaf siyaset yapacak, temel değerlere sahip çıkacak. Bu partide inancı ne olursa olsun herkes yer alabilecek. Ben açık ve şeffaf siyaset yapmayı severim. Merkezde bir parti olacağız. Türkiye'de çalışmanın prim yapacağı bir siyaseti yerleştirmek için çalışacağız. İster sağcı olsun ister solcu, ister Alevi olsun ister Sünni herkes partimizde olacak. Başarılı olan prim yapar. Devasal bütçeler oluşturamayız ama bu ülkede yeni bir partiye duyulan ihtiyaç o kadar fazlaki yasal sınırlar içinde halkın finanse edeceği bir siyasi parti ortaya çıkaracağız. Vatandaşımızın finanse edeceği bir siyasi hareket düşünüyoruz.


]Kuracağınız partide yeni isimler olacak mı?


AKP'nin küskünleri mi gelecek? Yoksa yeni yüzlerle ekonomi ağırlıklı bir kadro mu olacak?

Biz ideoloji partisi kurmayacağız taraf partisi de kurmayacağız. Merkez partisi olacaktır. Yeni isimlerden oluşacaktır. Türkiye'deki siyaset boşluğuda budur zaten.


Neden daha erken bırakmadınız eleştirileri var .

Şimdi niye erken bıraktığıma kızanlar olduğu gibi niye bıraktığıma kızanlarda olabilir. Ama ben bir karar vermek zorundaydım. Şimdi 16 yıl boyunca siyasi hayatın içinde bulunmuşsunuz. Bu 16 boyunca bir sosyal ortam yapmışşınız. Bırakıyorum dediğiniz andada bu süre içindeki tüm eşinizi dostunuzu sosyal ortamınızı terk ediyorsunuz demektir. Bırakıyorum derken oradaki arkadaşlarınızın selam vermeyeceği bir duruma gelmişsiniz demektir. Bunu Türkiye'de yapabilecek pek fazla insan yoktur. Bir kadının yada erkeğin huysuz kocası yada karısı olsun. Kadın yada erkek eşinin huysuz olduğunu görünce birden bırakabiliyormu? Boşanma davaları aylarca sürmüyormu. Yaşadığınız süreç sizi belli bir zamana götürür ve sonra bırakırsınız.


Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.