You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Haşim Kılıç: Diren gazeteci!

Haşim Kılıç: Diren gazeteci!

Administrator
Haşim Kılıç: Diren gazeteci!
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, gazetecilere internet kısıtlamalarını kastederek 'direnin' dedi.

AK Parti’nin internet kullanımına dair yasaları iptal etmesiyle gündemde olan Anayasa Mahkemesi’nin Başkanı Haşim Kılıç, Türkiye’de bir ’korku iklimi’ oluştuğunu söyleyip gazetecilere, ’Direnin, pes etmeyin’ çağrısı yaptı.

Kılıç, Mahkeme’nin kararlarını aldığı cuma gününden bir gün önce, Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) ortak misyonuyla görüşmüştü.

Hürriyet gazetesinden Emre Kızılkaya’nın haberine göre, Kılıç IPI-CPJ heyetine özetle şu mesajları verdi:

* En önemli, birinci derecedeki özgürlük, ifade özgürlüğüdür. Hatta bence aşırı olacak ama yaşam hakkından bile daha fazla değere sahiptir.

"HUZUR KAÇIRAN İFADELER DE HAK"

* Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile Türk yargısı arasında ciddi anlayış farklılığı çıkıyor. Avrupa hukuku, ifade özgürlüğünün sınırlarını çok şok edici, rahatsız edici, huzur kaçırıcı ifadeleri de kapsayacak şekilde çizer. Sıkıntı son tahlilde bu davaların Türkiye’de bu anlayışı içselleştirememiş yargı mensuplarının önüne gelmesiyle çıkıyor. Avrupa Konseyi ile Türk hakim ve avukatların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları konusunda bilgilendirilmesi için üç yıllık bir projeye başlıyoruz. Yargı mensupları konusunda dile getirdiğim sorunun böyle çözüleceğini ümit ediyorum.

"AYM'NİN GÖREVİ ÖZGÜRLÜK ALANINI GENİŞLETMEK"

* 2010 anayasa değişikliği ile AYM’ye bireysel başvuru hakkı tanınması bir şanstır. Çünkü AYM’nin ifade özgürlüğü meselesine bakışı tam da AİHS ile AİHM’in bakışıyla örtüşüyor. Twitter ve Youtube kararları buna örnektir. Özgürlük alanlarını açtıktan sonra kapatmak zordur. Ben arkadaşlarıma güveniyorum; bizden sonra da AYM’nin görevi özgürlük alanını genişletmek olacaktır.

"PES ETMEYİN"

* Beni endişelendiren konu, Türkiye’de giderek artan kin ve nefret söylemi. Bu iklimin oluşmasında siyaset kurumlarının sorumluluğu var. Bu sorunun siyasi tansiyonun düşmesiyle azalacağını tahmin ediyorum.

* Bu ortamda oluşan korku iklimi gazetecileri de etkiliyor. Temel hak ve özgürlükler konusunda mücadele gerekir. Gazeteciler de direnmeli. Pes etmemeleri gerekir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.