kampanya yaptım, acaba bu konuda detaylı düşünme fırsatınız oldu mu? Yiğit BULUT / REFERANS GAZETESİ
Geçmişte birçok yazı yazdım, aynı tezi savundum: Sizin, bugüne kadar her adımında katkı yaptığınız, sahibi olduğunuz ve elinizden almazlar ise, sahibi olmaya da devam edeceğiniz bir bankanız var. Hangi banka mı? Halk Bankası. Son kriz Halkbankası'nın ne kadar değerli olduğunu bize göstermekle birlikte birşeyi daha kanıtladı, sistemde kamu bankaları olması net bir zorunluluk.
Peki geçmişte Halkbankası'nı satmayalım derken ne iddilarda bulunmuştum. Bunları yazılarımdan alıntılar ile sizlere aktaracağım. Yalnız öncesinde bir not düşmem gerekli, Halkbankası'nı kapatmaya çalışan yabancı bankaların tamamı battı! Amaçları çok belliydi, bankayı alıp, içini boşaltmak! Peki ne demiştik, aynen aktarıyorum:
Ucuza kapatma planı
Halk Bankası ile ilgili blok mu satılsın, bir kısmı halka mı arz edilsin tartışması devam ederken, son günlerde konu hakkında havuzumuza hoş olmayan haberler düşmeye başladı. Yabancı bankalar özellikle talip olan iki tanesi yüzde 100'ü blok satılırsa çok pahalı olacağı için, kontrolü kaybetmeyecek şekilde mümkün olan en fazla hissenin halka arz edilmesini ve kontrol payının blok satılmasını istiyorlarmış. Peki sakıncası ne? Bu istekte iki gizli detay var:
1- Halka çok yüksek fiyattan arz yapılamayacağı için blok olarak alacakları pay için de fazla para ödemeyecekler.
2- Sadece kontrol hissesini alarak geri kalanı halka taşıtıp, ilk adımda ceplerinden fazla bir para çıkmayacak.
Umarım bu planlar doğru değildir. Bu noktada ucuza kapatma planları yapanlara engel olması açısından birkaç tespit yapmak ve detaylandırmak istiyorum.
Kuruluş ruhuna aykırı
Halk Bankası neden önemli? Maddeler halinde sıralayalım:
* Kurulmasının temelinde Atatürk'ün küçük esnafa ve büyük sanayi erbabına muhtaç oldukları kredileri kolayca ucuza verecek bir teşekkül vücuda getirmek fikri vardı. Bu gerçek ışığında 1933 yılında çıkarılan 2284 sayılı Halk Bankası ve Halk Sandıkları Kanunu ile Türkiye Halk Bankası'nın kuruluş süreci başladı.
* Sistemde küçük kredi sorununu merkezden yönetecek bir Halk Bankası'nın ve bu bankanın uygun gördüğü yerlerde asli fonksiyonu üstlenecek olan Halk sandıklarının kurulması öngörüldü. Bu noktada hemen soralım: Halkbank'ın blok olarak özellikle yabancı bir bankaya satılması yukarıda tarif edilen ruha uygun mu?
* Bankaya 1992 yılında bütün aktif ve pasifleriyle birlikte Türkiye Öğretmenler Bankası T.A.Ş. (Töbank), borç, alacak, mevduat ve taahhütleriyle de 1993 yılında Sümerbank ve 1998 yılında Etibank devredildi.
Aktifleri ikiye katlandı
* Emlak Bankası faaliyetlerini yürütemediği gerekçesiyle T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye devredildi, 12.11.2001 tarihinde Türkiye Emlak Bankası'nın 96 şubesi ise, personeli ve bilançosuyla birlikte T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'den T. Halk Bankası A.Ş.'ye devredildi.
* 2004 yılının ikinci yarısında Pamukbank T.A.Ş., T. Halk Bankası A.Ş.'ye devredildi, devir işlemleri ise 17.11.2004 tarihi itibarıyla tamamlandı.
* 2001 krizinin ardından finansal yeniden yapılandırmaya tabi tutulan bankada 5.5 yıllık dönemde krediler yüzde 679, özkaynaklar ise yüzde 234 arttı...
* 2001'de 1 milyar 174 milyon YTL olan bankanın toplam kredileri, 2006 Temmuz sonuna gelindiğinde 9 milyar 142 milyon YTL'ye çıktı.
* Bankanın 943 milyon YTL düzeyinde bulunan özkaynakları da 3 milyar 148 milyon YTL'ye yükseldi. Aynı dönemde 15 milyar 349 milyon YTL düzeyinde olan toplam aktifler 31 milyar 784 milyon YTL'ye çıkarken, burada yaşanan artış da yüzde 107 olarak ölçüldü.
* Toplam mevduat artışı ise yüzde 149 olarak hesaplanırken, bankanın mevduatı 10 milyar 238 milyon YTL'den 25.5 milyar YTL'ye yükseldi.
* 555 şube ve 6,4 milyon müşterisi ile şube ağı açısında Türkiye'nin 4'üncü büyük bankası unvanına sahip bankanın, özellikle küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) ve esnaf kredilerinde uzmanlığı bulunuyor.
Ekonominin DNA'sını taşıyor
Sonuç: Halk Bankası diğer bankalar gibi değerlendirilemez. Bu bankanın içinde Türk ekonomisinin DNA'sı var ve bu banka hepimizin. Bugüne kadar birçok bankamız satıldı ama hiçbiri diğerine üstünlük sağlayabilecek bir gelişme göstermedi.
Bu açıdan bakınca Halk Bankası'nı alanın sağlayacağı üstünlük ve ülke ekonomisinin kodlarını ele geçirmesi gibi detaylar bankamızı çok daha değerli hale getiriyor. Sizlerden tek bir ricam var; destek olun, malımıza sahip çıkalım. Hem bizim olan bizim kalsın hem de banka amacına uygun işlemeye ve küçük esnafın kalbi olmaya devam etsin.
Değerli dostlar, geçmişe bu köşeden aktardıklarımızın bir bölümünü sizlere aktardım. Bakın artist artist dolaşan, Türkiye'ye gelen onu da, bunu da alırız diyen yabancı bankaların tamamı hükümetlerine teslim oldu. Oysa Halkbankası pırıl pırıl ve pırıl pırıl olmaya-kalmaya devam edecek. Bizim olana sahip çıkacağız, çıkmalıyız!