You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hakkın Aşkıyla Nefesler

Hakkın Aşkıyla Nefesler

Posting Freak
Hakkın Aşkıyla Nefesler
Bir çocuk da anasından dogunca
Bedenını pişirmeye duz ister
Uryan buryan ortada kalırsa
Sirtını örtünmeye bez ister


Kan ile sudan gelir onun gıdası
Nasımını veren Allah hudası
beşiklere yatırır onun anasi
Akşam sabah süt verır anasi

Bir yaşinda aglar sürünür
İki yaşinda sürüm sürüm sürünür
Üç yaşinda adım adım tanıtır
dört yaşinda söylemeye söz ister


Beş yaşinda bag u bostana benzer
Altısında uşaklarla dögüşür
Yedısınde dişlerı deyişir
Sekizinde huysuzlaşir


On yaşinda taze güldür,kokulur
On birinde gül gibi açilir
On ikide boy gösterır saçilir
On üçünde kehrımana benzer

on dördünde aşigin çagırır
On beşinde gören aklın şaşirir
On altısında sanki cennet bagıdır
on yedısınde gönül bağıdır

on sekisinde olmuş tosun maya
on dokuzunda kaşları benzer yaya
on dokuzunda başi girer sevdaya
on dokuzunda ala gözlü kız ıster.

Yirmisinde kımse bilmez sırrını
Yirmi beşinde bir hoşca görünür
otuzunda akan sudur,durulur
otuz beşde meclislerde savrulur

kırk yaşinda gazel gibi baglarda
kırk beşde günahlarına aglar da
Ellisinde subhana bel baglar da
Yüklemiş yükünü kervana benzer

Elli beşde ettikleri düş olur
Altmışında baharı gelır, kış olur
Altmış beşinde gözleri yaş olur
Dag başina çıkmiş güneş olur

Yetmişinde Agrı çöker dizine
Yetmış beşde duman çöker gözüne
Seksenınde kimse bakmaz yüzüne
Oturmuş vurur ellerını dizine

Seksen beşinde beli bükülünce
doksanın da defderi düzülünce
doksan beşinde ömrü sökülünce
Yüz yaşin varınca ömrü bıtınce
Danesı savrulmuş harmana benzer.









ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Posting Freak
Hakkın Aşkıyla Nefesler
Ağladılar Şah Hüseyin'e

Ali Fatima’nın nazlı çiçeği
Yolundu gülzardan güller ağladı
Dedesi Muhammed’in gözbebeği
Şah Hüseyin’im diyen diller ağladı

Ölüm döşeğinde çağ’rıp yanına
Muaviye dedi Yezid oğluna:
“Hasan’ı ben yedim Hüseyin sana”
Duyan işiten kullar ağladı

O Yezid ki Şam’a halife oldu
Medine valisine buyruk saldı
Şah Hüseyin’ı biata zorladı
Bu zulmü gören gözler ağladı

Göçedip bir sure Mekke’de kaldı
Ali ailesi kedere daldı
Küfeliler gel diye haber saldı
Ona mektup yazan eller ağladı

Duydu ki Amr ibn ül-As geliyor
Bilenmiş bir kılıç, ölüm geliyor
Şah Hüseyin orayı terkediyor
Arkasından Mekkeliler ağladı

Akrabalar çocuklar ve kadınlar
Yanlarında elli dört savaşçı var
Küfe’ye doğru çekmişler katar
Eğlendiği konaklar yollar ağladı

Küfe yolunun tam ortasındaydı
Müslim’in katlinin haberin aldı
Üzüldü sızlandı, yoldan kalmadı
Ayağı altında çöller ağladı

Hür bin askerle peşinde idi
Dört bin Kerbela’da onu bekledi
Fırat’a ulaşması engellendi
Bağrı yanan kız gelinler ağladı

Dönek Küfeliler utanmadılar
Yezid’in ordusunda yer aldılar
Sözde Ali Şiası müslümandılar
Ali’yi candan sevenler ağladı

Celal Abbas o ne yiğit eridi
Aldı kırbaları suya yürüdü
Kestiler kolların’ yine durmadı
Kırbadan dökülen sular ağladı

Savaşan güçler genelde eşittir
İnsanlık tarihi hiç görmemiştir
Beş bin zalim yetmiş mazlum ne iştir
Tarihteki tüm dengeler ağladı

İmam Al’ Asgar’ı havada tuttu
Ona İbn-i Sad’dan su talep etti
Zalim su yerine bir ok göndertti
Masumun boğaz’na, yaylar ağladı

Eli silah tutanlar şehit oldu
Hüseyin tek, asker içine daldı
Mübarek bedeni çok yara aldı
Düştü toprağa yerler ağladı

Şimr lain geldi oturdu göğsüne
Kesti kafasını aldı eline
Onlar nasıl İslamız der kendine
Peygamberini sevenler ağladı

Derviş Baba lanet ehl-i Yezid’e
Bizim tevellamız ol Ehl-i Beyt’e
Tam yetmiş üç şehit, o susuz çölde
Aşura gününde tarih ağladı.


--------------------


İmam Hüseyin'e olan zulumat
Gökte melek, yerde insan ağladı
Gidi kesti ellerini, doğradı
Gökte melek, yerde insan ağladı

Elin kesti bir Allah’ın zalimi
O bilmedi ne olacak halini
Ay tutuldu, gün düşürdü nurunu
Gökte melek, yerde insan ağladı

Bir su vermediler ol adil hana
İçtiler Yezitler hem kana kana
çok figan eyledi hem Fatma Ana
Gökte melek, yerde insan ağladı

Dedem oğlu, bak Yezid'in kasdına
Askerini çekti gelir üstüne
Böyle zulüm mü olur Ali dostuna
Gökte melek, yerde insan ağladı
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Hakkın Aşkıyla Nefesler
kızıl feryat

Gözyaşları sere serpe uzanmış sahra üstüne
Akar yavaşça Fırat’a doğru
Hıçkırıklar arasında çocuk sesleri
Gün boyu feryat
Ölüm üstüne
Ve çıplak güneşte yankı sesleri
Kılıçlar vurulur kalkan üstüne
Bir güruh ki elinde şeytan üçgeni
Üç yerden yumulur biri üstüne
Diğeri yalnız üç beş kişidir
Evinden uzak, yurdundan uzak
Öyle bir yer ki, bela türetmiş
Zalimden yana, mazlum üstüne...

Yağmur kuru bir kum oldu yere düşerken
Tane tane kumlar, derken yığınlar
Aldı başını götürdü çöl rüzgârı
Kalan o oldu, bir de atlılar
O şah ki, Fırat O’na hasret, O da Fırat’a
Sineler dövülür O’nun adına
Uğrunda can verilip cânan alınır
Kimi yerinde, kimi meydanda...

Kan emiciler şaha kalkmışlar
Güya yiğitlik vaktidir bu
Salyalar akar ağızlarından
Düşer de çöle, çölde kaybolur
İlle de kan düşüncelerde
Onu almakta çare kaybolur
Bir avuç merhamet, bir yudum su!
Su kana dönüşür, kanda kaybolur
Esir bedenlerde Yezid korkusu
Satılmış beyinler onda gark olur
Ve Hüseyin!
Oklar altında
Tozlar savrulur, mızrak savrulur
Gariptir şimdi; kimsesiz, çölde
Gelen de vurur, giden de vurur
Öksüz yavrular çobansız kuzu
Sahra içinde meleşip durur
Gözler Hüseyin’de
Eller semada
Kızıl feryat ki, o da kaybolur
Şah mahzundur
Yâran mahcup
Kesik başlardan gözyaşı akar
Kesilen yaradır Hüseyin yarası
Bir sızı olup akar Fırat’a
Beldeden beldeye akar kaybolur...

Gökyüzü suskun değildir şimdi
Yaşlar akıtır ki, kandan!
Suya hasret niceleri
Çoluk çocuk, kız kızan
Kuru sahra, bela çölü
Islak ama, o da kandan
Rüzgâr çıkmış, eser delice
Çadırlarda duman, etrafta tufan
O ki, alnında buse-i Muhammed izi taşır
Gerdanında da o
Ağlar ama yardan yana
Ne yâr kalmış, ne yâran
Ve içinde aşk!
Yoğurur onu; ne balçıktan, ne hamurdan
Yazgı da aynı
Bir yanda susuzluk, bir yanda kan
Ve göğsünde birikmiş bir kin
Yezid’e karşı nebevi isyan
Kıyam, aynı kıyam
Ali’nin nüshasından!..

Kanını isteyen caniler arasında
O yalnız, kimsesiz ve yorgun
Bedeninde oluk oluk nehirler ki
Sıçrar Fırat’a, Fırat’sa durgun
Yaprak gibi kurur gizlice Hüseyin’im
Kurur da düşer toprağa
Ak düşmüş sakalları kızıl
Şimdi tozlu
Özü bitkin, benzi solgun
Hasan’ı arar düştüğü yerde
Nida öyle ki, kavurur ortalığı
Yakar sessizce
O gün Hasan, bugün Hüseyin
Yeşil, kırmızı kanlar içinde

Kehkeşanlar çığlıktadır
Kâinat suskun
Döndükçe dönmektedir felek
Döner ama
Gördüklerini gizleyerek...

1400 yıl...
1400 yıl hiç durmadan döndü felek
Bu çarkla birlikte dostlar da döndü
Anarak, ahdederek
1400 yıl hiç durmadan ve ilelebet
Usanmadan...
O
Sembol oldu kızıl perçemlerde
Kesik elleri de bayrak!
Feryadı yankılandı hep
Nakış olup işlendi gökyüzüne
1400 yıl önce duyulmayan feryat
1400 yıl sonra duyuldu
Nice cengâverlerin elinde tiz bir kılıç olup
Savruldu tüm zemine
O kılıç ki, zaferi getirdi beraberinde
Yezitler taş olup atıldı loş bir çukura
Ve Hüseyin’ler gözyaşlarıyla anıldı
Çünkü O
Gözleri yaşartan kalbin derinliklerinden geliyordu
Çünkü bu yaşlar, O’nu simgeliyordu
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.