Hakikat kapısının makamları
1. Alçakgönüllü olmak,
2. Kimsenin ayıbını görmemek,
3. Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek,
4. Allah’ın her yarattığını sevmek,
5. Tüm insanları bir görmek,
6. Birliğe yönelmek ve yöneltmek,
7. Gerceği gizlememek,
8. Manayı bilmek,
9. Tanrısal sırrı öğrenmek ve
10.Tanrısal varlığa ulaşmak ve Hakla bir olmak.
HAKıKAT: Hakkı görmek, zaman ve mekan içinde Tanrısal alemin gücü içerisinde erimektir.
Hakikat Kapısında Varlığın Nuru Hz. Ali
Peygamber Efendimiz, Hz. Ali’ye bir iltifatta bulunarak "Ebû Türâb" demiştir. Hakikat kapısına göre karşılığı Turab olmak, ona ermektir. Toprak her şeyi karşılıksız verir, karşılıksız alır. Her zaman ayaklar altındadır yani en alçak gönüllüdür. Herkes tarafından çiğnenmiş olmasına rağmen kimseye dert yanmaz. Herkese hoşgörü ile, sevgi ve şevkat ile yaklaşır. Toprak cömerttir. Toprak berekettir. Toprak, onla başlayıp onla bitmektir.
Ebu Türap, Alevilikte Hz. Ali şahsında toprağın babası anlamına gelir. Her şey doğadan gelir, doğaya gider- felsefesinden kaynaklanır. ınsanoğlu doğar, büyür, yaşar, ölür ve toprak olur. ınsan günü gelince toprak olur, toprakla birleşir ve bütünleşir. Ona karışır.
Turab, bitki, hayvan ve insanda gizli olan gerçek öz hep Hakk'ın kendisidir. Kendini kendisine ancak dördüncü kapıdan sonra anlatabilmiştir. Eba Turab'ın anlamı da, bütün varlık alemi Hz. Ali'nin nurundan olmuştur. Bütün bu aşamaları yaşayan, bilinmesini isteyen Ali'nin kendisidir.
Hz. Ali, ıslamiyette, Hz. Peygamberden sonra en büyük temsilcisidir.
Onun bu Ulu zat hakkında buyurduğu ’’Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır, şehri dileyen kapıya gelsin, Ben hikmetin şehriyim, Ali kapısıdır hikmetin dileyen kapıya gelsin’ deyimi bunu doğrulamaktadır.
Diğer söylemlerinde de: ’ Ali bendendir ben ondanım, ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlâsıdır. Ali insanların hayırlısıdır. Kim bu kabul etmezse, gerçektende kafir olmuştur...’ buyurmuşlardır.
Hz. Muhammed, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Ali ilişkisini şöyle anlatıyorlar. ’ Ali, Kur’an iledir ve Kur’an Ali ile ikisi havuz kenarında benimle buluşuncaya kadar ayrılmazlar.’
Buhari’den aktarılan bir Hadise göre ise şöyle buyurmuşlardır. ’’Ya Ali, bana, Harun’un Musa’ya yakınlığı gibisin. Yalnız benden sonra peygamberlik yoktur’’
’’Kuranın çeyreği Ehl-i Beyt’i kapsamaktadır. Hz. Ali de Ehl-i Beyt’in reisi konumundadır. Yalnız Hz. Ali için özel olarak inen ayetler üç yüzün üstündedir’’
Alıntı
Hakikat kapısında Varlığın Nuru Hz Ali
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
5135
Hakikat kapısında Varlığın Nuru Hz Ali
Hakikat kapısında Varlığın Nuru Hz Ali
Hz. Ali, bir ismi de Şahımerdan olarak tanınan Oniki İmamların rehberliğini, Mürşitliğini yapmış binbir donda baş gösteren Allah'ın Aslanıdır...
Bütün dervişlerin hocalığını yapan, dört kapı kırk makam üzerinde oturan, Şahların Şahı, Evliyaların başı, İmamlar İmamı, Allah'ın ilk İmamı olan ve Allah sesini duyuran Serçeşmenin başı, İlim deryasının sahibidir...
Bütün dervişlerin hocalığını yapan, dört kapı kırk makam üzerinde oturan, Şahların Şahı, Evliyaların başı, İmamlar İmamı, Allah'ın ilk İmamı olan ve Allah sesini duyuran Serçeşmenin başı, İlim deryasının sahibidir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Hakikat kapısında Varlığın Nuru Hz Ali
Hakikat kapısının makamları
1. Alçakgönüllü olmak,
2. Kimsenin ayıbını görmemek,
3. Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek,
4. Allah’ın her yarattığını sevmek,
5. Tüm insanları bir görmek,
6. Birliğe yönelmek ve yöneltmek,
7. Gerceği gizlememek,
8. Manayı bilmek,
9. Tanrısal sırrı öğrenmek ve
10.Tanrısal varlığa ulaşmak ve Hakla bir olmak.
İlk 8 maddeyi kısmende nefsine sahip olan her can yapabilir ve iyi bir insan olabilir.
9'uncu ve 10'uncu madde ise sadece Hakkın görevlendirdiği peygamber ve Ehlibeyt evliyalarının karakteristik özelliğidir.
Yani it nefsine sahip olan bizler Hakkın sırrına eremeyiz haşa. Hak sırrına eren ve En'el Hak diyen Seyit Nesimi gibi Ehlibeyt canları Hakkın varlığına ulaşır ve Hak olurlar.
Emevi dininin mensupları bu kavramı anlamakta zorluk çekmekte çünkü zahiri karanlığa, şekilci ibadetlere tapmaktadırlar. Baskı,korku ile toplum geri bırakılmakta ve biat kültürü ile sahte din adamları ile toplum Ehlibeyt canlarını tanımadan, çoğu zaman kötü davranarak kıymetlerini bilememektedirler...
Biz Alevilierin yolu Şeriat değil Hakikat yoludur. Şeriat kulların kendi menfaatleri için uydurdukları kurallardır haşa Hakkın kanunları değildir. Yezid, kendi kanunu kendi koymuş tabii menfaatleri doğrultusunda sonra da Hakk bunu söylemiş gibi kör kılavuzlara onaylatmış ve topluma da yansıtmıştır...
1. Alçakgönüllü olmak,
2. Kimsenin ayıbını görmemek,
3. Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek,
4. Allah’ın her yarattığını sevmek,
5. Tüm insanları bir görmek,
6. Birliğe yönelmek ve yöneltmek,
7. Gerceği gizlememek,
8. Manayı bilmek,
9. Tanrısal sırrı öğrenmek ve
10.Tanrısal varlığa ulaşmak ve Hakla bir olmak.
İlk 8 maddeyi kısmende nefsine sahip olan her can yapabilir ve iyi bir insan olabilir.
9'uncu ve 10'uncu madde ise sadece Hakkın görevlendirdiği peygamber ve Ehlibeyt evliyalarının karakteristik özelliğidir.
Yani it nefsine sahip olan bizler Hakkın sırrına eremeyiz haşa. Hak sırrına eren ve En'el Hak diyen Seyit Nesimi gibi Ehlibeyt canları Hakkın varlığına ulaşır ve Hak olurlar.
Emevi dininin mensupları bu kavramı anlamakta zorluk çekmekte çünkü zahiri karanlığa, şekilci ibadetlere tapmaktadırlar. Baskı,korku ile toplum geri bırakılmakta ve biat kültürü ile sahte din adamları ile toplum Ehlibeyt canlarını tanımadan, çoğu zaman kötü davranarak kıymetlerini bilememektedirler...
Biz Alevilierin yolu Şeriat değil Hakikat yoludur. Şeriat kulların kendi menfaatleri için uydurdukları kurallardır haşa Hakkın kanunları değildir. Yezid, kendi kanunu kendi koymuş tabii menfaatleri doğrultusunda sonra da Hakk bunu söylemiş gibi kör kılavuzlara onaylatmış ve topluma da yansıtmıştır...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi