İki gündür yazılarında bu konuyu ele alan Aköz, Cumhurbaşkanı Gül’ün atamalardaki tavrını savunmak için, öncelikle üniversitelerdeki rektör seçimlerinin demokratik olup olmadığını tartışmaya açtı.
Şu cümle Aköz’e ait: “…'rektör ve yönetici arkadaşları' ile 'iktidar partisi' arasında bir benzerlik var mı? Hayır, yok!” (12.08.08, Sabah)
Aköz’ün ‘iddiasını’ dayandırmaya çalıştığı nokta, rektör seçmekle siyasi parti seçmenin birbirine benzemiyor oluşu…
***
Bununla yetinmiyor Sabah yazarı, bir sonraki gün de iddiasını savunmaya devam ediyor.
Fakat, Emre Aköz’ün, yazısını ne maksatla yazdığını, sadece tek paragraf belli ediyor:
“"Cumhurbaşkanı birinci geleni niye atamadı, bu yapılan demokrasiye aykırı " diye bağırıp çağırmanın bir anlamı yok.
Cumhurbaşkanlarının bazı atamaları anti-demokratik de, sanki rektörün bu biçimde seçilmesi çok mu demokratik?” (13.08.08, Sabah)
***
Aköz devam ediyor ve Aysun Kayacı’nın ‘dağdaki çobanla benim oyum bir olabilir mi?” sözüne yeniden gönderme yaparak, üniversitelerdeki durumun da bu olduğunu belirtiyor.
Emre Aköz’e bir soru: X isimli rektör döneminde göreve gelen akademisyenlerin oy kullanması antidemokratik de, Y isimli parti liderinin kafasına göre atadığı vekil adaylarına oy vermek demokratik mi?
Öyleyse, Türkiye’deki mevcut iktidarın demokratik bir şekilde göreve gelip gelmediğini tartışalım mı Emre Aköz? Var mısınız bu tartışmaya?
***
Elbette yok…
Bu yüzden uzatmaya da gerek yok…
Ancak, son olarak bir tavsiye:
Gülmek için, her gün Emre Aköz okuyun…
Dikkat edin, dozunu kaçırmayın!..