You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Geriye götüren anayasa

Geriye götüren anayasa

Posting Freak
Geriye götüren anayasa
Cumhuriyet
09 Mayıs 2009

Avukat Moroğlu: İlk kez yeni bir anayasa hazırlığında kadın haklarında geri adım atıldığına tanık oldum

Geriye götüren anayasa


© “Türkiye’nin Anayasa Gündemi” konulu sempozyumda konuşan Nazan Moroğlu, 2008’de yapılan anayasa değişikliği ve AKP’nin hazırladığı son taslakta kadın haklarında geri adımlar içeren düzenlemeler olduğunu söyledi.

İstanbul Haber Servisi - Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun, Türkiye’nin sivil anayasa yapmak konusunda bugüne dek başarılı olamadığını, bugüne dek yapılan anayasaların rejimdeki “kesintilerin” ardından gerçekleştiğini söyledi.

Özbudun, halkın iradesiyle yeni bir anayasa yapılması gerektiğini vurguladı. CHP İstanbul Milletvekili Nazan Moroğlu, yeni anayasa taslağında kadın haklarından geri adım atılmasını eleştirdi. İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın da, “Yeni anayasada devrimler mutlaka korunmalı” dedi.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Prof. Dr. Bülent Tanör anısına düzenlenen “Türkiye’nin Anayasa Gündemi” konulu iki günlük sempozyum dün sona erdi. CHP İstanbul Milletvekili ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Avukat Nazan Moroğlu, Cumhuriyet tarihi boyunca demokratikleşmeye ve çağdaş uygarlık yolunda ilerlemeye yönelik yapılan her anayasa değişikliğiyle kadın haklarında gelişme sağlandığını belirterek “1924, 1961, 1982 anayasalarında bu gelişmeyi görmekteyiz. Oysa 2008’de yapılan anayasa değişikliğini ve hazırlanmış olan taslak anayasada kadın erkek eşitliği hükmünü dikkate aldığımızda bu durum kadın haklarında geri adım olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Cumhuriyet tarihimizde ilk kez yeni bir anayasa hazırlığında kadın haklarında geri adım atıldığına tanık olunduğunu ifade eden Moroğlu, “Taslağın ‘Eşitlik’ başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde, anayasaya 2004 değişikliğiyle giren ‘Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür’ hükmüne yer verilmemiş, yerine ‘Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel suretle korunmayı gerektiren kesimler için alınan tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz’ şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Görüldüğü gibi Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinin ve laiklik ilkesinin göz ardı edildiği, demokrasinin amaç olmaktan çıkarıldığı her durumda kadın erkek eşitliği de zedelenmektedir” diye konuştu.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve gazetemiz yazarı Orhan Erinç ise öncelikle Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olup olmadığına bakmanın gerekli olduğunu ifade ederek “Anayasada basın hürriyeti diye bir kanun var. Yayın yasağı hâkim izni olmadan verilemez deniyor. Ama bugünkü anayasamızda yazılan hiçbir şeye tam anlamıyla uyulmuyor” dedi.

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise anayasanın yenileneceğine dair umutlarının arttığını belirterek “Medeni toplumlarda bir anayasa, toplumun devlete sarı kart göstermesidir. Biz bunu başaramıyoruz” dedi. Yeni anayasanın sivil toplum tarafından yapılması gerektiğine değinen Uslu, “Türkiye’nin kayıp halkası sivil toplumdur. Yeni anayasada buna bağlı olarak sivil toplum odaklı olmalıdır” diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Gemalmaz, 1982 Anayasası’nın tümüyle değiştirilmesi gerektiğini ifade ederek “Anayasanın değişmesiyle ilgili yöntem ile ciddi bir problemimiz var” dedi.

Fresburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Thomas Würtenberger ise anayasanın ne zaman ve nasıl değiştirilmesi gerektiğinin en önemli sorun olduğunu belirterek “Toplumun ihtiyaçlarına göre yani toplumlardaki sosyal politik değişmelere göre anayasalar değiştirilmelidir” görüşünü vurguladı. Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar da ülkemizdeki anayasaların öteden beri darbeci bir yöntemle yapıldığını ve darbeyi yapanların düşüncelerini yansıttığını vurgulayarak “1961 ile 1982 Anayasası bu yönteme göre hazırlanmıştır” dedi.

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Bilir ise ne kurucu meclis ne de olağan meclisin önemli olduğunu belirterek “Önemli olan halk katılımının olması” dedi.

Sempozyuma katılan İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, hükümetin bugünkü anayasanın tümüyle iptal etme girişiminden vazgeçerek öncelikle neden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun somut biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.