Cumhuriyet
07.06.2009
Mersin Uluslararası Müzik Festivali Kız Kalesi’nde başladı, Aziz Paulus Kilisesi’nde sona erdi
Gerçek bir kent imecesi ürünü
EGEMEN BERKÖZ
Mersin’in ören yerlerinden Kız Kalesi’nde Fazıl Say konseriyle başlayan 8. Mersin Uluslararası Müzik Festivali; ilin bir başka önemli tarihi yapısı, Tarsus’taki bugün müze olan Aziz Paulus Kilisesi’nde Fabio Biondi ve Europa Galante Solistleri konseriyle sona erdi.
Konserde, Fabio Biondi ile 15 kişilik topluluktan yalnızca dört arkadaşını, kemanda Andrea Rognoni, çelloda Maurizio Naddeo, theorbo’da Giangiacomo Pinardi ve klavsende Paola Poncet’yi dinledik. İzlence, ilk akşamın tersine, İtalyan Barok müziğinin değişik bestecilerinin yapıtlarından dengeli bir biçimde oluşturulmuştu: Sammartini, Dario Castello, Gian Battista Mazzaferrata, Marco Uccellini ve Antonio Vivaldi. Bir de Couperin’in “Corelli’ye Övgü” adlı yapıtı. Alkışlar üzerine bir daha çıkıp çaldıkları yapıt ise, bekleneceği gibi, Corelli’dendi.
Kemanının yayını zaman zaman şef değneği gibi de kullanan Fabio Biondi ile Avrupa’nın, hatta dünyanın önde gelen Barok müzik topluluklarından olan Europa Galante’nin ilk konserindeyse ağırlık İtalyan Barok müziğinin önemli bestecisi Vivaldi’nin yapıtlarındaydı: Senna Festivali Serenatı’ndan Senfoni, Keman ve Yaylılar için Senfoni, Viola d’amore ve Lavta için Konçerto ve İki Keman, Çello ve Yaylılar için Konçerto. Bunların aralarında da Leclair’den Keman ve Yaylılar İçin Konçerto ile Purcell’in Abdelazer’inden Süit’i seslendiren sanatçılar yoğun alkışa da iki küçük parça daha çalarak teşekkür ettiler.
Fabio Biondi ile arkadaşlarının, gerek Mersin Kültür Merkezi’ni, gerek Aziz Paulus Kilisesi’ni dolduran müzikseverlere gerçek birer müzik şöleni çektiklerini söylemeliyim. Topluluk ile kemancı/şef Biondi’nin adeta tek çalgı gibi ses vermeleri, yalın ve temiz tınıları etkileyiciydi. Konserlerin bir ilginç yanı da, theorbo ve lavta gibi, günümüz orkestralarında görmediğimiz, iki Barok dönem çalgısını dinleme olanağı vermesiydi. İlk akşam, Viola d’amore ve Lavta için Konçerto’da Biondi’nin viola d’amore’si ile Pinardi’nin lavtasının özellikle sololardaki tınıları ise klasik Türk müziğini andırıyordu. Öyle ki gözünüzü kapatsanız bir taksim dinlediğinizi sanabilirdiniz.
Festivalin Sanat Yönetmeni Remzi Buharalı’nın da söylediği gibi, arkasında 40–50 kişinin en az 6 aylık çalışması yatan bu festival gerçek bir kent imecesinin ürünü. Emeği geçen herkese teşekkürler ve nice yıllara!
Gerçek bir kent imecesi ürünü
Konu Sahibi / Yazar
Dogan
Kategori / Forum
Önemli Günler, Etkinlikler
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2685
Gerçek bir kent imecesi ürünü
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi