You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Genç Kemaller-(Kemalist Öğrenciler Çalıştayı)

Genç Kemaller-(Kemalist Öğrenciler Çalıştayı)

Administrator
Genç Kemaller-(Kemalist Öğrenciler Çalıştayı)
Genç Kemaller

6-7 Mart tarihinde Edirne’de Trakya Üniversitesi’ndeydik. Beş üniversitenin katılımıyla “Marmara Bölgesi Kemalist Öğrenciler Çalıştayı: Lozan” düzenlendi. Çalıştayda bir araya gelen üniversite öğrencileri ülkenin sorunları ve bu sorunlar üzerine çözüm önerilerini tartıştılar iki gün boyunca. Sunumlar yapıldı, oturum araları sunumların içerikleri ve eleştirileri üzerine yapılan sohbetlerle geçti. Bu toplantıyı çalıştay yapan, onlarca üniversite öğrencisinin bilimsel ve tarihsel çerçevede bir araya gelerek, Kemalist kültürün gerektirdiği şekilde demokratik bir biçimde; televizyonlarda her gün bir araya gelen isimlere örnek olacak şekilde sorunları ve çözüm önerilerini tartışmasıydı.

Çalıştay her gün üç oturum yapılmak üzere iki gün boyunca sürdü. İlk gün, birinci oturumda Türkiye ve Küreselleşme; iktisadi, siyasi ve kültürel boyutlarıyla görüşüldü. İkinci oturumda Türkiye’nin Balkan, Ortadoğu, Akdeniz ve Avrasya olmak üzere bölge politikaları tartışıldı. NATO ve AGSP, Enerji Guvenligi, Komsu Devletler, Su Politikası başlıklarında Türkiye ve Güvenlik konusu ele alındı.

Öğrencilerin heyecanla katıldığı oturumlar ise ikinci günde yer aldı. Bu günün konusu ise “Kemalist Bakış Açısıyla Türk İç Politikası” oldu.
1. Türkiye’de devletin “sağlık politikası” nasıl olmalıdır?
2. Türkiye’de devletin “ekonomi politikası” nasıl olmalıdır?
Başlıkları ise bu konunun içeriği oldu.

Son oturum ise üniversitede bilim üzerine oldu. Bu oturumun alt başlıkları ise şöyleydi,

• Üniversitelerde Aydınlanma Düşüncesi
• Üniversitelerde İnsan, Bilim ve Estetik
• Üniversitelerdeki Eğitim Sorunları

Ayrıca iki gün içinde bazı akademisyenlerde öğrencilerle işbirliği içine girerek, etkinlik içinde bazı konuşmalar yaptılar. Bu akademisyenler, Bilgi Üniversitesi’nden öğretim görevlisi Yrd.Doç.Dr.Sait Yılmaz, Yrd.Doç. Mehmet Ali Tuğtan ve Prof. Dr. Naci Kepkep’ti.

İki günün sonunda ise çalıştaya katılan beş üniversitenin Atatürkçü Düşünce Toplulukları’nın imzasını attığı bir sonuç bildirgesi yayınlandı.

Farklı şehirlerden gelen ve bir hafta sonu bir araya gelen, yaş ortalaması yirmilerin başlarında olan onlarca öğrenci gördük Trakya Üniversitesi’nde. Bu öğrencilerin bir araya gelmekteki amacı gördükleri ve yüreklerini dayanmadığı sorunlara çözüm üretmekti. Yaptıkları sadece karşı duruşla kalmamalıydı. Karşı çıktıklarına bir seçenek sunabilmeliydiler. İşte bu iki gün boyunca bunun için çaba sarfettiler. Kemal Atatük’ün öğütlediği şekilde bilimin yolunda giderek Kemalist bakış açısıyla çözüm de ürettiler.

Bu gençler yaptıkları toplantıda sadece yıllar sonra Kemalist kadronun bugün yirmili yaşlarda lan gençlerin nasıl bu ülkenin kaderini değiştireceklerini gösterdiler.

Lafı daha fazla uzatmadan bu durumu bu gençlerden birinin, Trakya Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu Başkanı Uğur Güngör’ün açılış konuşmasında kullandığı sözlerle özetlemek yeterli olacak.
Gazi Mustafa Kemal, Büyük Söylev’inin başında “1919 Mayısı’nın 19’unda Samsun’a ayak bastığımda manzara-i umumiye” diyip günün, ulusal bağımsızlığımızı kazanmamız önündeki sorunlarını, engellerini sıralıyordu.
İlk adım’ın 90.yılında, 2009’un Mart ayında “Manzara-i Umumiye” ye baktığımızda:

Dünyada baş gösteren ekonomik kriz, gayrı milli politikalar ve alınmayan önlemler yüzünden ülkemizi teğet geçememiş, işsizlik, yoksulluk hat safhaya ulaşmış, ülkemiz dış politikada seçeneksizleştirilmiş, batılı gelişmiş ülkelerin kucağına “birlik projeleri” ile oturtulmuş, saygınlığını yitirmiş, terör örgütünün siyasi uzantısının TBMM’den yürüttüğü tepki ölçme operasyonları ve ayrılıkçı senaryolarla üniter yapıdan tavizler verilmiş, “küreselleşme” kılıfında yürütülen operasyonlarla ulus devlet kimliği yıpranmış, milli merkezler etkisizleştirilmiş, gençler apolitize edilmiş, Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti ve devrimleri emanet ettiği gençlerin umudunu ve ulusal bilincini yitirmesi sağlanmış, Yeni Rıza Nur’larla, Ali Kemal’lerle özünü unutması sağlanmıştır.

Ancak bu karamsar tabloya rağmen tünelin sonundaki ışığı gören ve o ışığa koşan birileri var!..

O birileri, Aydınlanma 1923 devrimini geleceğe taşıyacak olan, eleştirel akılcı yöntemle bu tabloyu değiştirecek, bu tablonun değişmesi için Kemalist çözüm önerileri üreten bu salondaki genç Mustafa Kemal’lerdir.

Genç Mustafa Kemaller, geçmişte yapılanlarla yetinerek kendini avutan değil, Kemalist Devrim’in gerçeğini anlayarak geleceğe umut taşımanın sorumluluğunun bilincinde olan gençlerdir.

Genç Mustafa Kemaller, birer militan olarak gerginlik yüklenmiş gençler değil; alanlarında Gazi Mustafa Kemal’in dediği gibi : “birer namuslu uzman, birer şerefli bilgin” olmanın gereğini anlamış gençlerdir

Bugün bu salonda toplanan Genç Mustafa Kemaller, ülkeyi yönetmeye aday, bir yönetici olmanın dışında toplumun her kademesinde sorunları tespit edip Kemalist Çözümler üretecek toplum mühendisler olarak geleceğe bakan gençlerdir.

Gazi Mustafa Kemal: “Harekât-ı Milliye en muazzam harekat-ı medeniyedir” diyerek ulusal hareketin en büyük uygarlık hareketi olduğunu belirtmiştir.
Yarım bıraktırılan bu uygarlık hareketini kaldığı yerden alıp ileriye taşımak, bir genç Mustafa Kemal’lerin tarihsel sorumluluğudur.”

İşte Genç Kemallerin “manifesto” niteliğindeki sonuç bildirgesi:
Marmara Bölgesi’ndeki altı üniversitenin Atatürkçü Düşünce Topluluğu üyelerinin katılımlarıyla düzenlenen “Marmara Bölgesi Kemalist Öğrenciler Çalıştayı: LOZAN” ismindeki çalıştayda “Türk Dış Politikası” ve “ Türk İç Politikası” ana başlıklı oturumlarda şu sonuçlara ulaşılmıştır:

TÜRK DIŞ POLİTİKASI
Türkiye ve Küreselleşme

Küreselleşme: Küreselleşme sürecinde ulus devleti bölüp ayrılan parçaları kontrol etmek böl-yönet politikası izlemek küresel odakların temel stratejisi haline gelmiştir. Ulus devlet olarak bunun karşısında yapılması gereken şey kıskaç altına alınmış ulus devleti muhafaza etmek ve tam bağımsızlıktan ödün vermemektir.

Küreselleşme karşısında ekonomik açıdan refahı sağlamak içinse çok uluslu şirketlerin ve yabancı malların pazarını yapan antlaşmalar reddedilmelidir. Güdümlü ekonomi sisteminin uygulandığı politikalarla ekonomik dar boğazdan kurtulmak mümkündür. İzleyeceğimiz Kemalizm ideolojisi ile küreselleşmenin boyunduruğundan çıkıp 20. yüzyılda olduğu gibi mazlum milletlere öncülük etmek mümkün olacaktır.

Türkiye’nin Bölge Politikaları

Türkiye devamlı ve siyasi stratejisini belirlerken Avrasya Birliği’ni göz önünde bulundurmalıdır.

Türkiye Balkan ülkeleri ile bire bir temasta bulunmalı ve Balkanlardaki Türk azınlık haklarını korumalı ve Balkanlarda daha etkin olmalıdır.

Türkiye, Ortadoğu stratejisini belirlerken ekonomik ve siyasi etkenleri düşünmeli ve politikalarını bunlara göre belirlemelidir.

Türkiye, Kıbrıs’ta meşru haklarını – garantörlük hakları- kullanmalıdır. Güney kıyılarımız konusunda güvenlik stratejileri oluşturulurken, Kıbrıs’ın jeopolitik önemini göz önünde bulundurmalıdır. Doğu Akdeniz’de ticaret yollarının güvenliği için Kıbrıs’ta daha ihtiyatlı davranılmalıdır.Türkiye, Akdeniz birliği projesinde transit ülke olacaktır. Türkiye bu durumu kendi çıkarları doğrultusunda avantaja çevrilmelidir.

Türkiye, Shangay İş Birliği’ne gözlemci olarak katılmalı ve faaliyetlerini takip etmelidir.

Sonuç olarak, Türkiye bölgesel konjonktürün fırsat verdiği ölçüde inisiyatif kullanmalı, dış politikada kendisine zarar verecek arabulucu sıfatları üzerine almamalı, milli çıkarları zedeleyen tavizler vermemelidir.

Türkiye’de Güvenlik

T. C. Devleti sahip olduğu jeopolitik ve jeostratejik gerçekler bağlamında ulusal çıkarlarımız olan devletin bekası ve ulusun refahı ile bulunduğu bölgede güçlü bir ulus devlet olarak sonsuza dek yaşama azmini sürdürmektedir. Buna hep birlikte sahip çıkmalıyız.

Ülkemizin su kaynaklarının korunması ve ulusal politikalarımız doğrultusunda geliştirilmesinin köklü düşünsel ve kuramsal reformlar gerektirdiği ortaya çıkmaktadır. Bu politikaların ortaya çıkması için siyasi iradenin bu yönde kararlılığı ve sürekliliği olmalıdır. Bunun yanında devletin tüm birimlerinin belirlenen strateji ve politikalara uygun çalışmalar yürütmesi, toplumsal bilinç ve desteğin ortaya konulması zorunludur.

Türkiye, komşularımızla olan ilişkilerimizin bütününü ele aldığımızda Türkiye’nin çıkarcı ülkelerin ileri karakolu olma durumunu engellemeli ve Kemalist dış politika çerçevesinde ilkeli güvenlik politikaları uygulamalıyız.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yeni kaynaklara yönelmesi, enerji

potansiyelinin etkin ve verimli kullanılabilmesi için eşgüdüm eksikliği ile plansızlığın

ortadan kaldırılması gerekmektedir.Ayrıca boru hatlarından kaynaklanan stratejik önemi korumak için ordunun,ekonominin ve dış politikanın ulusal bir şekilde güçlendirmek için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Türkiye sahip olduğu bor rezervlerinin kullanımı konusunda bağlayıcı ve engelleyici antlaşmalara imza atmalıdır ve çıkarılan bor madenini işleyecek tesisler yapılamalı, bor işlenmiş bir şekilde ihraç edilmelidir.

Türkiye’deki kaçak elektrik kullanımının üzerine gidilmesi ve önlenmesi gerekmektedir.

Enerji kaynağı olan ülkeler çeşitlendirilmeli, rüzgar, jeotermal, hidroelektrik ve termik santrallerin potansiyelleri daha verimli kullanılarak enerji üretiminde yerli kaynakların payı arttırılmalıdır.



TÜRKİYE’NİN İÇ POLİTİKASI

Türkiye’de Devletin Sağlık Politikası Nasıl Olmalıdır?

Dünyada yaşanmakta olan sağlık alanındaki özelleştirme rüzgarından Türkiye’de etkilenmektedir. Sağlık alanında büyük çıkmazlara girecek olan Türkiye’nin sağlık politikasına çözümü 1961 yılında yasalaşan tüm yurttaşları kapsar nitelikteki “Herkese, her yerde, her zaman sağlık” politikasını dışarıdan gelen direktifler doğrultusunda değil kendi kadrosuyla, kendi koşullarını uygun çözümler üretmektir. Bu alanda yapılan akılcı, özgün bu planlama Türkiye’yi sağlık alanında ileri seviyeye taşıyacaktır.

Türkiye’de Devletin Ekonomi Politikası Nasıl Olmalıdır?

Türkiye’nin ekonomik olarak sorunu dışa bağımlı olmasıdır. Mustafa Kemal felsefesiyle yoğrulmuş Kemalist düşüncede ekonomi Marksist ve Kollektivist bir uygulama değildi. Aynı anlamda liberalizm ve piyasa ekonomisi anlamına da gelmiyordu. Kemalizm’in iktisadi anlayışı “Economie dirigee” yani güdümlü ekonomidir. Bu anlayışla hareket edilmeli, Türkiye ekonomisi üreten, kendi kendine yeten ve kendi kendini denetleyen bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Türkiye’de Üniversiteler ve Aydınlanma

Aydınlanma, insanların özgür iradelerini kullanarak düşündüklerini dışarı vurmalarıdır. Tarih boyunca insanlar öğrenilmiş çaresizlik döngüsü içerisinde ışığı görememek pahasına kısır döngüde kalmayı tercih etmişlerdir. Kemalizm’i diğer sistem ve düşüncelerden ayırt eden en güzel nokta da aydınlanma fikridir.
Bilmemiz gereken şey düşünce sürecinin yalnızca dersleri kapsamayacağıdır. Sürecin aksi yönde olması düşünme yetimizi mekanikleştirmeye indirgemektedir. Eğitim hayatı boyunca aynı kalıplar çerçevesinde işlenen beyinler üniversitede de iyice pekişmekte yaşam karşısında nasıl hareket edileceğini bilemeyen bilinçsiz ve savunmasız olan insanlar olmaya başlamaktayız. İnsanca yaşam için diğer canlılardan farklılıklarımızın farkına varıp insanlaşma sürecine girmemiz gerekiyor. Bizi biz olmaktan çıkaran alışkanlıklarımızdan vazgeçip bizi biz yapan özgülüğümüz ve özelliğimizi öne çıkaran düşün gücümüzü geliştirmeliyiz.

Eleştirel akılcılığı model alan Kemalist gençler olarak ezbere dayalı bir sistemde okuduğumuz şu günlerde bize sunulanları olduğu gibi kabul etmektense akıl süzgecimizden geçirmeliyiz. Üniversite özerkliği her üniversite üyesini tam egemen çevrelere ve üniversitenin kendi bünyesi içindeki egemen tabakalara karşı koruyan bir özerklik anlamına yüceltilmelidir.

Trakya ADT
İstanbul Aydın ADK
Yıldız Teknik Üniversitesi ADT
Uludağ Üniversitesi ADT
Osmangazi Üniversitesi ADT

Merve Çoban

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.