You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Fellahlar Alevidir Ali'ye Allah Der.

Fellahlar Alevidir Ali'ye Allah Der.

Administrator
Fellahlar Alevidir Ali'ye Allah Der.
Fellahlar Alevidir ve Hz. Ali’ye Allah derler

Fellahlar, Alevi’dir. Onlar Ali’ye, “Allah” derler. “Ali’den başka Allah yoktur” derler. Bu, neden doğuyor? Hz. Ali Hatay Ovasını gezerken, Nasri Tusi Ali’yi gördü, orada beraber gezdiler. Nasri Tusi dedi ki, “Biz susadık” Hz. Ali buyurdu ki, “Falan dağın mağarasına git, orada bir çeşme var, bize su getir.” Nasri Tusi gitti ki, Ali oradadır. Bir cevher, bir nur, köşkün üzerinde oturmuş. Suyu alıp getiriyor ki, bu sefer oradadır. Bunu defalarca tekrar etti; “Allahsın, illahsın, billahsın” dedi. Üç sefer başına vurdu.


İkinci olarak, Çin Şahının bir meselesi var, Çin Şahının oğlu, rüyasında Anteke Şahının kızını görüp, vuruluyor. Diyor ki; “Gidip bu kızı bana alacaksınız.” Hastalanıyor, zayıflıyor, babası “Çocuğa ne oldu acaba?” diye gençleri gönderiyor yanına, diyor ki; “Ben Hatay Şahının kızını düşümde gördüm, aşık oldum.” Beş gemiyi mücevher ve askerle doldururlar, Hatay yöresine gönderirler. Hatay o zaman bir ülkeydi. Gemiler yolda fırtınaya yakalanır, batar.

Çin Şahı 6 ay bekler, bir haber yok. Tatar atlılarını gönderip baktırır. Hiçbir iz yok. Adam tahtını tacını bırakır, şehrin köşesinde uzak bir yere kulübe yaptırır, orada ağlaya ağlaya gözleri kör olur.

Veziri bir gün der ki, “Şahım! Mekke-Medine’de bir Peygamber, bir de Ali varmış. Kerametlere sahipmişler. Biz oraya gidelim, halimizi onlara arz edelim.” Çin padişahı “Peki” deyip, develerle, atlarla Medine’ye gittiler, Hz. Peygamber’in hanesine uğradılar. Hz. Peygamber Kâbe’deydi, yanına uğradılar. Hz. Peygamber Ali’yi çağırdı. “Ya Ali! Bu işi sen yaparsın, bunca keramete, mucizeye sahipsin.” dedi.

Hz. Ali dedi ki, “İslâmiyet’i kabul etsin, yaparım.” Çin Şahı o zaman halkıyla beraber İslâmiyet’i kabul ediyor. O zaman Kamber’e dedi ki, “Yum gözünü, bin terkini.” Kamber yumdu gözünü, kendisini Hatay Saman Dağında gördü, oraya geldiler.

Deniz sahili oradadır, Antakya’nın oraya geldiler. Kamber’e buyurdu ki; “Ya Kamber! Git, balıklar şahını çağır.” Dedi ki, “Çocuğumu ve beş gemimi nereye götürdüysen, onları al, getir.” Kamber gitti çağırdı, balıklar geldi “Öyle bir şey yok” dedi.

Hz. Ali bir nara attı: “Ey aciz hayvanlar! Ey balıklar! Ey balıklar şahı!” dedi. Hepsi huzuruna geldiler, cem oldular. “Buyur, ey Şah-ı Velâyet! Ne istersen, ne dilersen dile.” Dedi ki; “Çin Şahının oğlunun başparmak kemiği filan memlekette, bir uzak yerde, bir mağaranın içinde, bir kımızı taşın altındadır. Onu alın, bana getirin.” Balıklar gittiler, buldular, kemiği getirdiler. Bir balık Ali’ye sundu.

Hz. Ali İsmi Azem duasını okudu, çocuk cana geldi, bir insan oldu. Çocuk yalvardı, eline ayağına düştü, “Ya Ali! Ya Şah-ı Merdan! Yarın Çin’e gidersem, bu kadar insanın babasına, anasına, hısım akrabasına ne diyeceğim? Beni nasıl kurtardıysan, onları da öyle kurtar.” Bir yeşil pençe vurdu denize, “Ey ahir zaman Peygamberi!” dedi, “Sen, Çin Şahı ve Medine halkı, Medine’nin en yüksek dağlarına çıkın, Hz. Ali’nin derya mucizesini seyir eyleyin.” Onların her şeyleri birbirlerine ayan oluyordu. Hz. Peygamber’in göz perdesi kalktı, baktı ki Hz. Ali pençeyi vurmuş denizin, deryanın ortasına, beş gemiyi, beş parmağıyla çekti, getirdi. İnsanlar olduğu gibi içinde. Bu kadar mücevher, bu kadar insanın hepsini Çin memleketine uçurdu.


VİRANİ’yem niyazım var üstada,
Elinde zülfikar hem ehli gaza,
Bin bir dondan baş gösterdi Mürteza,
Biz bir bildik, dedik: Allah eyvallah


"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""


Yeri göğü arşı kürsü yaradan,
Men Ali’den başka Tanrı görmedim.
Yaratıp kulunun kısmetin veren,
Men Ali’den başka Tanrı görmedim.

Bin bir ismi var bir ismi Allah,
Eğer inanmazsan hem vallah, hem billah,
Adem’i görmüşüm, elhamdülillah,
Men Ali’den başka Tanrı görmedim.

Cennet-i alanın altındır taşı,
Her ne görür isen hikmettir işi,
Yüz yirmi dört bin nebi başı,
Men Ali’den başka Tanrı görmedim.

Ali gibi er gelmedi cihana,
Ona da buldular türlü bahana,
Yedi kez uğradım ulu divana,
Men Ali’den gayrı Tanrı görmedim.

Derviş Ali’m bu ikrara belli dir,
Dilim söyler ama, kendim delidir,
Allah bir Muhammed Tanrı Ali’dir,
Men Ali’den başka Tanrı görmedim.

"""""""""""""""""""""""



Gafil kaldır gönlündeki gümeni
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
İrşat etti on sekiz bin alemi
Rızkını da veren Ali değil mi

Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Sakın çıkmayalım dinden imandan
Şefaat umarız on iki imamdan
Onların atası Ali değil mi

Kul Himmet ben bir biçare
Acep bulunmaz mı derdime çare
Günahlıyım nasıl varam divane
Divanda oturan Ali değil mi



Başka Bir Sitede Tazmış Olduğum Yazıdan Alıntıdır.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.