FaceBook'ta ' ZÃHRE ANA-Süheyla Hanım '
ALINTI: "Halil Gazi Varol;
Ne Olduğu Nasıl Geldiği Kimler Tarafından Korunduğu Bilinen Riya Dolu Bir İnsanı Bu Kadar İlahlaştırmanın Putlaştırmanın Alemi Varmı..Tanrıyı..Muhammedi...Aliyi... Hasanı Hüseyini Ehlibeyti ve Onun Soyundan gelenleri Hacı Bektaşı Hiçe Sayıp Kendini Önplana Çıkaran...Ankarada Ben Aliyim Ben Hacı Bektaşın Kendisiyim Ben Atatürkle Görüşüyorum Diyerek Yüreği Gönlü Temiz Saf İnsanlarımızı İnandırarak Zayıflıklarından Yararlanan..Gerçek Alevi Kültürünü Hiçe Sayan Kendi Yasalarını Ayetlerini Hadislerini Çıkaran Bu İnsana Hala İnanacakmısınız.Lütfen.Ya.21. YüzYıldayız.. Bizler Çağdaşız Demokratız Aydınız Göya..."
Yukarıda yer alan ifadeler daha çok kişinin nefsinden, gurur ve kibirinden coşup gelen sözler olduğunu düşünüyorum. Söylediklerini değerlendirmek istiyorum:
ALINTI: "Ne Olduğu": Zöhre Ana da herkes gibi bir insandır. Ancak yüce bir insandır. Çünkü kendini Muhammed- Ali Yolu’na adamıştır.
]ALINTI: "Nasıl Geldiği": [/color] Yozgat’ın Köçekkömü Köyü’nden Alevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. 27 yaşındayken Ankara’da can gözü açılarak evliyalık makamına layık olmuştur .
]ALINTI: "Kimler Tarafından Korunduğu Bilinen": [/color] Zöhre Ana, Hz. Ali ve Atatürk tarafından korunmaktadır. Onun korunmaya ihtiyacı yoktur. Asıl koruyan ve gözeten odur. İnanmayan kendi yaşadığı bir sırrını veya sıkıntısını gidip Zöhre Ana ile paylaşabilir. Her müşkile çare pirdedir. Laf ebeliği yaparak adam olunmaz. Bu sadece cehaletin fark edilmesini sağlar.
]ALINTI: "Riya Dolu Bir İnsan": [/color]Bu cümle hakarettir. Üstelik hiç tanımadığın, bir gününü bile paylaşmadığın bir insana iftiradır. “Aydın” olmak bu mudur? 21. yüzyıl insanı böyle midir yoksa? Zöhre Ana daima gerçekleri söyler, olduğu gibi görünür. Asıl iki yüzlü olanlar ondan her türlü şifayı, nasibi aldıktan sonra inkar gelip taş atanlardır. Hangi sözünü işittin de yalan çıktığını tecrübe ettin. Bu nasıl doğruluktur?
]ALINTI: "Bu kadar ilahlaştırmnın, putlaştırmanın alemi var mı?" : [/color] Zöhre Ana yaşayan canlı bir varlıktır. “Put” olması bu nedenle mümkün değildir. Sevgiden nasibini almamış insanlar ne bizdeki Atatürk aşkını ne de Zöhre Ana sevgisini anlayamazlar. Zöhre Ana bu çağın yaşayan evliyasıdır. İlahlaştırmaya gelince “İlahtan” ne anladığınıza bağlı. Zöhre Ana Hz. Ali’nin dilidir.
]ALINTI: "Tanrıyı…Muhammedi..Aliyi……….hiçe sayıp kendini ön plana çıkaran": [/color] O Muhammed- Ali’nin, Hasan – Hüseyin’in, Hacı Bektaşi Veli’nin gören gözü, işiten kulağı, konuşan dilidir. Biz o yüce varlıkları onun dilinden işitiriz. Zöhre Ana’nın dili Allah’ın kalemidir. O daima oniki imamları, Ehlibeyti, Muhammed- Ali'yi ve Hasan- Hüseyin'i ön plana çıkartır.
Tanımadan, bilmeden, çok gürültü çıkararak gerçeği bastıramazsınız.
]ALINTI: "Yüreği Gönlü Temiz Saf İnsanlarımızı İnandırarak Zayıflıklarından Yararlanan": [/color] Bir evliyaya öncelikle yüreği temiz saf insanların ulaşabilmelerinden daha doğal ne olabilir. Evet biz yüreği temiz, saf insanlarız. Kimsenin malında, ırzında gözümüz olmaz. Kimseye tuzak kurmayız, aklımızda kırk tilki dolaşmaz. Attığımız adıma dikkat ederiz. Bu sayede Pire ulaşmak gibi bir ödülle nasipleniriz.
Bu bizi zayıflatmaz; güçlü yapar, huzurlu yapar, mutlu yapar. Maddi ve manevi bir çok eksikliklerimizi Zöhre Ana görür, onun sözünü dinleyen, onun sevgisiyle yaşayan insanlar daima Zöhre Ana’dan yararlanırlar. Biz ona muhtacız. 1919’da Mustafa Kemal’e Anadolu halkı nasıl muhtaçtıysa öyle…
]ALINTI: "Gerçek Alevi Kültürünü Hiçe Sayan": [/color] Gerçek Alevi kültüründen ne anladığı belli olmayanların, ateistlerin, Alevicilerin, dernekçilerin çıkarları doğrultusunda devşirdikleri yalan- yanlış uygulamaları Alevilik zannedenlerin 27 yıldır bu yola emek veren Zöhre Ana hakkında bu şekilde konuşması ne kadar da acı. Aleviler yıllarca oniki imam orucu dedikleri oruçlarını Ramazan’ın peşine takılarak her yıl farklı tarihlerde tuttular. Gerçek Alevi kültürü bu olabilir mi? Yıllarca bir çok Alevi hem Ramazan’ı hem Oniki imam orucunu tuttu, binlerce inanan Alevi sahtekar dedelerin sömürüsüne uğradılar, bu mudur gerçek Alevi kültürü. Semahlarını düğünlerde, derneklerde döndüler, kurbanlarını sünlünün okuduğu dualarla kestiler, gerçek Alevi kültürü bu mudur? Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında yanlış bilgiler verildi, Muhammed- Ali hakkında sünlü kaynaklardan derlenen bilgilerle toplum cehalete sürüklendi.
Zöhre Ana bizlere Muhammed- Ali’yi, Hasan- Hüseyin’i bildirdi, tanıttı, mücadelelerinden haberdar olduk. Hangi uğurda can cömertliğinde bulunduklarını öğrendik. O mübareklerin yası matem oruçlarını gerçek tarihlerinde tuttuk. Kurbanımızı Hz. İbrahim’in okuduğu duayla kestik, Muhammed- Ali’nin kıldığı namazı öğrendik, kıldık. Ne mutlu bize ki gerçek Alevi kültürünü ve gerçek Alevi tarihini Zöhre Ana sayesinde öğrendik.
]ALINTI: "Lütfen.Ya.21. YüzYıldayız": [/color] 21. yüzyılda olduğumuzun farkındayız. 21 yüzyıl sanal bir kavram. Onu nasıl anlamlandırıyorsak öyle algılarız. Teknikte kaydedilen ilerlemelerin insan mutluluğunu artırmadığını, sefalet ve cehaleti yok etmediğini görüyoruz. Emperyalizm bilim ve tekniğe sahip çıkarken dünya uluslarına dinciliği empoze ediyor. neden acaba? Çünkü bağımsızlıktan yana olan, çağdaş olan “millet” yapısından korkuyor, gerici ve bağnaz olan “ümmet” yapısının oluşmasını istiyor. Milletleri atomlarına ayırarak parça parça yapıyor. Bunu AKP eliyle ülkemizde çok çarpıcı bir şekilde uyguluyor. Vatan toprağı altımızdan kayıyor. İşte benim gördüğüm 21. yüzyıl budur.
Zöhre Ana ise bu tehlikeler karşısında bizleri bir araya getirmektedir. Gericiliğe , şeriata geçit vermemektedir. Gençlerimize Atatürk sevgisi aşılamaktadır. İnançsız Aleviciler ise gericiliğe, bölücülüğe, ateizme ve siyasete maşa olmaktadır.
]ALINTI: "Bizler Çağdaşız Demokratız Aydınız Göya...": [/color]Çağdaşlık gerçeği görmemek olamaz, göz önünde 27 yıldır hizmet veren yüce bir insanı tanımadan karalamak da her halde çağdaşlık olamaz. Demokrat olmaya gelince: Zöhre Ana’nı kapısı hiçbir ayrım yapmadan herkesime açıktır. Orada Alevi- sünlü, Türk- Kürt, inançlı- inançsız, sağcı- solcu ayrımı yapılmadan herkes eşittir. Herkes dilediğini sorabilir, herkes düşüncelerini ifade edebilir. O nedenle demokratlığı en iyi biz biliriz. Biz kendimize demokrat değiliz. İnançsız ve imansız insanlar bu yönlerini gizlemek için “aydın olmak” kavramına sığınmasınlar. Bilim de yapacağız inançlı da olacağız, laboratuarda da çalışacağız, ibadetimizi de yapacağız. Aydın olmak yozlaşmak, Hakka asi gelmek değildir. İnsanların dürüstçe inançsızlığını ifade etmelerini isterim. Bunu maskelemek için evliyaya saldırmak hiç doğru değildir. Bu söylemlerden etkilenen gençlerimiz araştırmaya ve sormaya cesaret edemiyorlar. Odun gibi kaba bu sözlerden etkilenerek inançsızlığı ve inkarı çağdaşlık sanıyorlar.
Zöhre Ana mekanını görenler Atatürk’e verilen değeri ve sevgiyi görürler. Hz. Ali ile Atatürk resimlerinin yan yana olduğunu görürler. Eğitime, bilime, insan sevgisine ne kadar önem verildiğini anlarlar. Bu gerçekler ortadayken Zöhre Ana’yı karalamak için “aydın olmak” kılıfını kullanmak çok komik oluyor.
Yukarıdaki açıklamalarımın özet olduğunu, yaşanmış tecrübelere yer veremediğimi biliyorum Ancak yerimiz bu kadarına imkan veriyor. Zöhre Ana bir bilinmez değildir. Aydın ve çağdaş olan üstelik de Alevi etiketini taşıyorsa gelir görür, ortamı yaşar varsa sorusu sorar, akıl ve mantık süzgecinden geçirir. Yine de bir anlam veremiyorsa insana saygının bir gereği olarak, karalamaz, iftira atmaz. Aydın olmanın gereği budur. Düşünceye ve inanca saygı göstermeyenler, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar ne aydın olabilir ne de çağdaş.
[BZöhre Ana 21. yüzyılın en büyük insanıdır.[/B]
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 25/11/2009, 12:09, Düzenleyen: Dogan.