Evliya nedir?
Konu Sahibi / Yazar
adgan
Kategori / Forum
Tartışmalar
Yorumlar / Cevaplar
22
Okunma / Görüntüleme
12190
Evliya nedir?
Evliya nedir?
bu verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum ama size küçük bir eklenti ::
EVLİYA=PİRİMİZ, IŞIĞIMIZ ,ZÖHRE ANAMIZ
olarak nitelendiriyorum:woow:
ben...
EVLİYA=PİRİMİZ, IŞIĞIMIZ ,ZÖHRE ANAMIZ
olarak nitelendiriyorum:woow:
ben...
Oku sen dervişim biter mi sesin,
Kainat Muhammed Mustafa pirim
Kerbela ilinde Zöhre Ana yerin,
Baktım ki postuna o da Ali'ymiş..
Zöhre ANA
Kainat Muhammed Mustafa pirim
Kerbela ilinde Zöhre Ana yerin,
Baktım ki postuna o da Ali'ymiş..
Zöhre ANA
Evliya nedir?
Evliya Hak aşığıdır. Evliya, necef deryasının bülbülüdür. Evliya sır içinde sır saklayandır. Evliya ehlibeyt yolunun öncüsüdür. Evliya ALLAH MUHAMMET ALİ diyendir. Evliya ışıktır, aşktır, sevgidir, Evliya ALLAH'IN MUCİZESİDİR!!!
TÜRKLÜĞE ŞANIM BIRAKTIM
HANİ DİN BİLMEZ YOBAZDIM
ŞİMDİ SENLE MESAJ SALDIM
BİLDİR BENİ ZÖHRE ANA...
Evliya nedir?
allah pirimizi başımızdan eksik etmesin evliya gerçek evliya odur işte gerçek bu...
Oku sen dervişim biter mi sesin,
Kainat Muhammed Mustafa pirim
Kerbela ilinde Zöhre Ana yerin,
Baktım ki postuna o da Ali'ymiş..
Zöhre ANA
Kainat Muhammed Mustafa pirim
Kerbela ilinde Zöhre Ana yerin,
Baktım ki postuna o da Ali'ymiş..
Zöhre ANA
Son Düzenleme: 13/01/2009, 14:55, Düzenleyen: *Başak*.
Evliya nedir?
Alıntı:VELÃYET–VELÖEVLİYÃÜLLAH- ENSÃRULLAH(Alıntıdır, sitemizle bir ilgisi bulunmamaktadır)
Konuya başlarken konuyla ilgili kısa bir genel bilgi sunmakta fayda var. Konuyla ilgili toplumda yer almış inanç ve kabullerin kısa bir açıklamasının, konunun iyi anlaşılmasına vesile olacağına inanıyorum. Bu açıklamaları görünce sizler de konunun ne denli önemli bir mesele olduğunu kabul edeceksiniz.
“ ولى Veli” ve “ أولياء Evliyâ” sözcüklerinin (İslâm dışı ) kavramsal anlamı:
“Veli”. “ gizli bilgiler ile donanmış, zaman ve mekan bağlarının dışında kalan, Allah tarafından özel himaye gören kimse” demektir. İki türlü Veli vardır: Biri gizlidir. Tanrı sırlarına erdiği için kendini saklar, kim olduğunu bildirmez. Bunlara “Tanrının makbul kulları” denilir.
İkincisi: Herkes tarafından bilinen, tanınan ve sayılan Velilerdir. Bunlar daha çok tarikat ve cemaat ileri gelenleridir. Veliler, Gayb âlemi denilen görünmez, bilinmez yerlerden haberler getirir, insanların içini, içinden geçeni bilir ve haber verirler.
“Veli”’nin çoğulu “Evliyâ”’dır. Yani Evliyâ demek Veli’ler demektir. Ama zaman içerisinde “Evliyâ” sözcüğü çoğul anlamını yitirip, tarikat ve tasavvuf çevrelerinde özel, bir tekil anlam kazanmıştır. Buna göre “Evliyâ”: “Olağanüstü yeteneklerle donatılmış, keramet sahibi kimse” demektir.
Evliyâ tabirinin içine Üçler, Yediler, Kırklar, Abdal, Aktap, Evtad, Nükeba ve Nüceba denilen kimseler de girer.
Tasavvufa ait yazılmış kitaplarda “Evliyâ” için iki anlam verilir. Birincisi: Allah’ın kendilerini koruduğu, dost edindiği kimseler. İkincisi: Devamlı ibadet eden, Allah’tan gelen her şeye rıza gösteren kimseler. Bunlar insanlara daima iyi davranırlar. Bütün insanlar için Allah’tan rahmet dilerler. İntikam, kin ve hırs gibi kötü duygulardan uzak yaşarlar. Yeryüzünde hiç kimseye düşmanlık beslemezler.
Evliyâ’nın bazı alametleri vardır. Allah’a ulaşmak için uğraşmak, devamlı Allah ile meşgul olmak, yüksek makam sahibi olmayı istememek, gösterdiği kerametlerle öğünmemek, her şeye razı olmak, belalara sabır etmek, sıkıntılara ve güç durumlarda Allah’a tevekkül etmek.
“Evliyâ”’nın zühd, takva ibadet ve muhabbetle eriştiği dereceye “velâyet” mertebesi denilir. Bu mertebeler de kişisine göre “velâyet-i suğra” (küçük evliyâlık), “velâyet-i kübra” (büyük evliyâlık) ve “velâyet-i ulya” (en yüce evliyâlık) mertebeleridir.
“Velâyet” derecesine ulaşan kimselerde Tayy-i mekan ( bir anda uzak mesafelere gitme, değişik yerlerde bulunabilme), Tayy-i zaman (aynı anda bir çok yerde bulunma, geçmiş ve gelecekte yaşama), su üstünde yürüme, havada uçma gibi kerametler vardır.
Evliyâüllah’ın öldükten sonra tasarruflarını sürdürdükleri, etkilerini gösterdikleri kabul edilir. Bu yüzden onların mezarları, türbeleri ziyaret edilir, orada adaklar adanır.
“Veli”, “Veliyyüllah”, “Evliyâ” sözcükleri, yukarıda açıkladığımız anlam ve kabullerle saf beyinlere yerleşince, bunlarla ilgili bir çok teferruat da üretilmiştir.
Kimdir bunlar?
“Üçler”, “Yediler”, “Kırklar”, “Kutuplar”, “Kutb- ul Aktaplar”, “Gavslar”, “Gavs- ul a’zamlar”, .....”
Çevremizde görmekteyiz ve duymaktayız ki her tarikatın şeyhi, her cemaatin ileri geleni “Evliyâ”’dır, Veliyyüllah’tır, Gavs’tır, Kutup’tur. Üçler’dendir, Yediler’dendir, Kırklar’dandır. (Lâtlar, Menâtlar, Uzzâlar, Hubeller artık isim değiştirmiştir.) Bunlara izafe edilen su üstünde yürüme, ateşten etkilenmeme, havada uçma, uzak yerlere kısa zamanda gitme, kalplerden geçenleri bilme, yetiş ya hazret dendiğinde denizin ortasındaki boğulmakta olana yardıma koşma, rakiplerini taş etme vs. gibi keramet türü zırvaları bir tarafa bırakalım bu kimselerin kimisi Allah’a sekreterlik yapar, kimisi Allah’a başbakanlık yapar, kimisi Allah’ın içişleri bakanlığını yürütür, kimisi Allah’ın bu dünyadaki işlerini yürütür; yağmuru-fırtınayı sevk ve idare eder, kimisi de çocuksuzlara çocuk verir. ...
Bu, uydurulmuş kimselerin niteliği, yaşamı ile ilgili tarikat ve tasavvuf kitaplarında bir çok özellikler zikredilir. Biz burada, bunların temeline kısaca değinip geçeceğiz.
Bu da müslüman bir kardeşimizin kafasındaki evliya profili...
Evliya nedir?
Alıntı yapılan yazının sonunda evliyalar için 'uydurulmuş kimse' tsbiri kullanılmış.
Bu yazıyı yazan kişi müslüman jargonuyla evliyayı anlattıktan sonra da itirazını ifade etmiş.
Oysa Evliya, Zöhre Ana sayesinde bilinen, görünen, işitilen bir varlık olarak aramızda yaşıyor.
Zöhre Ana'yı tanımak ve anlatmak, 'Evliya' kavramına da cevap olacaktır.
Gerçekler konuşunca, inkar susacaktır.
Bu yazıyı yazan kişi müslüman jargonuyla evliyayı anlattıktan sonra da itirazını ifade etmiş.
Oysa Evliya, Zöhre Ana sayesinde bilinen, görünen, işitilen bir varlık olarak aramızda yaşıyor.
Zöhre Ana'yı tanımak ve anlatmak, 'Evliya' kavramına da cevap olacaktır.
Gerçekler konuşunca, inkar susacaktır.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi