You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Evet'çi arkadaş, buna ne diyeceksin!

'Evet'çi arkadaş, buna ne diyeceksin!

Posting Freak
'Evet'çi arkadaş, buna ne diyeceksin!
Üzeri kapatıldı ve basında hak ettiği yankıyı bulmadı ama AKP döneminin en büyük skandallarından biri geçtiğimiz haftalarda yaşandı.

Habertürk gazetesinin başlattığı bir yazı dizisi vardı. Gazeteden bir ekip görev dağılımı yapmış, çeşitli sanatçıları, ünlüleri arayarak referandumda ne oy vereceklerini sormuştu.

Doğrusu ilginç yanıtlar da gelmişti bu ankete. Mesela Adnan Şenses'in 'Hayır' diyeceğini bu anketle öğrendim ben.

Habertürk'ün televizyon kanalına yayına çıkan AKP'li Hüseyin Çelik ise bu haberi yalanladı. Kendisinin bazı sanatçılarla görüştüğünü ve ona farklı yanıtlar verdiğini söyledi.

Bunun üzerine gazetenin Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ekibi topladı, kasetleri taradı ve gazetenin doğru yazdığı ortaya çıktı. Belli ki bazı sanatçılar bakan tarafından aranınca ona hoş görünmek için farklı yanıtlar vermişti.

Bir bakanın sanatçıları arayıp 'Neden hayır oyu veriyorsunuz, neden açıklıyorsunuz' diye hesap sormasının üzerinde durulmadı. Oysa bu başta çok büyük bir ayıp, siyasi olarak da büyük bir skandaldı.
Bazen bakanlar görevlerinin kendilerinin bizim memurumuz olduğunu unutuyorlar galiba. Görevleri sadece bize hizmet etmek ve bize hesap vermekle sınırlı. Hesap soracak değil, hesap verecek bir makamda oturuyorlar.

Bu skandalın üzeri kapatıldı ama geçtiğimiz günlerde de yine bir başka bakanın demeci patladı. Allianoi kalıntıların sular altında kalacak olmasına tepkisini gösteren Tarkan'a AKP'li Bakan Veysel Eroğlu patladı: 'Sen kendi işine bak.'

Sanatçılara arka arkaya gelen bu iki tepki de daha demokratik bir anayasa yaptıklarını iddia eden, Türkiye'ye demokrasiyi getirdiklerini söyleyen bir partinin bakanlarından geldi. Üstelik 'demokratik anayasa' oylamasından hemen önce.


***
Evet'çi arkadaş...
Bu baskıcı zihniyet daha Anayasa geçmeden böyle şeyler yapıyorsa 13 Eylül sabahı nasıl bir rejime uyanırız diye kaygılanmıyor musun?
Tarkan'a bile işine bak diyen zihniyet küçük şehirde, güçsüz seçmene neler der diye aklından hiç geçmiyor mu?
Hadi diyelim ki senin için sanatçılara yönelik bu tavır önemli değil. Tehditler, baskılar hiçbir anlam ifade etmiyor.

O zaman bari şu 'demokratikleştirme' adı altında sunulan hukuki düzenlemelere bakıp yeniden düşün.

Çok çağdaş ve demokratik bir hakmış gibi pazarlanan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının niyetini, alt metnini bir oku istersen...

Bugüne kadar Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kabul etmediği için kendi ülkesindeki hukuki yollar tıkandıktan sonra hakkını aramak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurabiliyordu Türk vatandaşları.
Yeni düzenlemeyle beraber Anayasa Mahkmesi'ne bireysel olarak başvurabilecek Türk vatandaşları. Ve dosyaları Anayasa Mahkemesi'nde yığılacak Türkiye'deki hukukun işleyiş hızını ve Anayasa Mahkemesi'nin temposunu gözünüzün önüne getirin. Yıllarca hakkınızı arayamayacaksınız. Böylece AİHM'ye gitmenizin de önü kesilecek.

Bu düzenlemenin yapılmasının sebebi Türkiye'nin AİHM'nin kestiği tazminatların altında ezilmesi ve bundan kurtulma yollarını bulması. Yoksa işin ucunda demokratikleşme falan yok. AİHM'ye başvuru yolunu engellemek kısacası.

Yeni yasal düzenlemelerden önce, yani bugün bile pek çok insan daha neyle suçlandıkları bilmeden, iddianame hazırlanmadan, mahkemeye çıkarılmadan, savunmalarını sunamadan aylarca, yıllarca hapiste yatıyor. Referandumdan önce bile böyleyse, hukukun ele geçirildiği bir Anayasa'nın kabulünden sonra kim bilir neler olur? 13 Eylül sabahı AİHM yolu da tıkalı olacak, unutmayın.

***
'Evet'çi arkadaş...

AİHM yolunun kapanması, yargının siyasetin kontrolüne girmesi, kuvvetler ayrılığının en temel prensibinin (yargı siyaset ayrımı) çiğnenmesi de seni rahatsız etmiyorsa o zaman konuşacak bir şey kalmamış demektir seninle. Hep beraber bu ülkenin çöküşünü izleriz, sen de bu manzaraya 'Evet' demiş biri olarak eserinle gurur duyarsın. (Oray Eğin - Akşam)
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.