You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Erivan'da televizyon izlerken farketti ki konuşan Türk kadını onun kuzeniydi.

Erivan'da televizyon izlerken farketti ki konuşan Türk kadını onun kuzeniydi.

Posting Freak
Erivan'da televizyon izlerken farketti ki konuşan Türk kadını onun kuzeniydi.
Ortak tarihin buruk gerçeği

Erivan'da televizyon izlerken farketti ki konuşan Türk kadını onun kuzeniydi.
[Resim: 295.jpg]
[Resim: HrantGadarikyan.jpg]
Gadarikyan anne tarafının Kayseri’den, baba tarafının Elazığ Palu’dan ‘sürüldüğünü’ biliyormuş. Ama Türkiye’ye gelmeyi o zamana kadar hiç düşünmemiş.

Hrant Gadarikyan, anneannesinin anlattıklarından köklerinin Ermeni olduğunu fark edip hikâyesini “Anneannem” adlı kitapta anlatan avukat Fethiye Çetin’i izlerken kuzen olduklarını fark etmiş. Şimdi‘sınırın açılması’ koşuluyla Türkiye’ye gelmek istiyor

Ermenistan sınırı açılsın mı, açılmasın mı tartışmalarında politikacılar, akil adamlar artıları, eksileri anlatıyor. Devletin âli menfaatleri tek tek sıralanıyor. Sınırın iki yanındakilerin yüreklerinde ise ne yaratılacak ticaret potansiyelinden doğacak rakamlar, ne de diplomasi ‘atakları’ var. Atalarının yolu Anadolu’ya düşmüş herkesin içinde bir özlem var. Bu toprak, arsa, tarla, devlet, vilayet özlemi değil; eş, dost, akraba özlemi.

Gazeteci Hrant Gadarikyan da bu özlemi taşıyanlardan. Hrant’taki özlem birdenbire, hiç hesapta yokken çıkmış ortaya. İki yıl öncesine kadar New York’ta yaşıyormuş Hrant...

Ermenistan’da muhalif yayınlarıyla dikkat çeken “HETQ online” adlı internet sitesinde çalışmak üzere gelmiş Erivan’a. Hrant, anne tarafının Kayseri’den, baba tarafının ise Elazığ Palu’dan ‘sürüldüğünü’ biliyormuş, ancak hiç Türkiye’ye gitmemiş, gitmeyi de düşünmemiş. Hrant, çarpıcı hikâyesini şöyle anlatıyor:

Röportajı dinlerken keşfetti

“Atalarım Türkiye’den sürülmüş. Dedelerim bu konuda çok fazla konuşmak istemezlerdi. Konuştuklarında da köylerinden, evlerinden, komşularından nasıl koparıldıklarını anlatırlardı. Buna rağmen aklımda Türklerle ilgili genel bir önyargı olmadı. Tanıştığım Türkleri bireysel olarak değerlendiriyorum.

Bir gün televizyonda bir röportaj izliyordum. 25 yaşındayken anneannesinin anlattıklarından köklerinin aslında Ermeni olduğunu fark edip, hikâyesini, yazdığı ‘Anneannem’ adlı kitapla anlatan avukat Fethiye Çetin’le yapılan bir röportajdı.
Fethiye Çetin, ailesini anlatırken fark ettim ki onun anneannesi Heranuş’un babasıyla benim dedem kardeş. Ben ailenin o kısmını hiç bilmiyorum. O da ailenin diğer tarafını, benim bildiklerimi bilmiyordur.Tanışmamız ikimizdeki boşlukları tamamlayacaktır.

Erivan’a geldiğinde onunla tanışmayı çok istedim. Ama oteline gittiğimde o çoktan ayrılmıştı. Diyasporada yaşayan herkes Türkiye’de anlaşıldığı gibi aşırı milliyetçi değildir. Ama orada da milliyetçi söylemler geliştirenlerin çoğu bu mesele için pratik bir şey yapmıyor.

Ön koşulum: Sınır açılsın

İş, Ermenistan’a yerleşmeye ya da Doğu Anadolu’daki köylerine dönmeye gelince, pratikle söylem arasında bağlantısızlık var. Türkiye’ye hiç gitmedim, gitmek de istemedim. Ama şimdi Türkiye’ye gitmek, kuzenim Fethiye Çetin’le tanışmak istiyorum. Ancak Türkiye’ye sınır açıldıktan sonra giderim. Bu benim önkoşulum.”

‘Akrabaları bulmak çok güzel’

Fethiye Çetin’e, Hrant Gadarikyan’dan söz ettiğimizde şöyle konuştu: “Kitabım yayımlandıktan sonra bunun gibi olaylar yaşamıştım. Birçok kişi ‘Acaba akraba olabilir miyiz?’ diye aradı. Hatta bazılarıyla Ermenistan’a gidip gö-rüştüm. Ama Hrant Garadikyan’ı hatırlamıyorum. Kendisinden şu ana kadar bir mesaj da gelmedi. Tabii bu aynı zamanda yaşananların ne kadar trajik şeyler olduğunu da gösteriyor.”

‘Anneannem’

Avukat Fethiye Çetin, 2004’te yazdığı “Anneannem” adlı kitapta bir “muhtedi” (ihtida eden, sonradan Müslüman olan) torunu olduğunu anlatıyor. Çetin, kitabında anneannesinin, Elazığ’ın Palu ilçesi (eskiden Maden ilçesi) Habab köyünden Ermeni Heranuş Hanım olduğunu aktarıyor.

Adı, Seher olarak değiştirilen Heranuş Hanım, 1915 Ermeni tehcirinde, annesinin elinden askerlerce zorla alınmış ve bir Müslüman kızı olarak büyütülmüş, evlendirilmiş, çocukları, torunları olmuş. Heranuş Hanım, Amerika’daki ailesini, kardeşlerini ve yeğenlerini göremeden ama umudunu yitirmeden 95 yıl yaşamış. Ermeni olarak doğmuş, Müslüman töreniyle toprağa verilmiş.

Milliyet
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.