You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ’Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı

Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ’Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı

Posting Freak
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ‘Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı
[Resim: 3.jpg]


Cumhuriyet 07.11.2012
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ’Deniz’ kimliğini açıkladı
Gizli tanık Sakık çıktı
HATİCE TUNCER
Ergenekon davasında, iddianamede ’Deniz’ takma adıyla ifadesi bulunan gizli tanık, kendisinin PKK’nin üst düzey yöneticisi Şemdin Sakık olduğunu açıkladı.
Silivri’de görülen davanın 255. duruşmasında Başkan Hasan Hüseyin Özese, gizli tanık Deniz’in tanık odasında vereceği ifadenin salona yansıtılacağını belirtti. Ancak gizli tanık Deniz açık kimliğiyle ifade vermek istediğini söyledi. Kısa bir aranın ardından görüntüsü salona yansıtılan gizli tanık Deniz, gerçek kimliğinin Şemdin Sakık olduğunu açıkladı.

Özese, ’Yalçın Küçük ve Doğu Perinçek hakkında beyanlarda bulunmuşsunuz. PKK ne zaman, nasıl kuruldu, dosyamız sanıklarıyla ilgisi bulunan var mı’diye sordu. Perinçek ve Küçük’ün PKK kamplarına ziyaretine değinen Sakık, bu ziyaretlerin Abdullah Öcalan’ın imajını iyileştirdiğini savundu. Sakık, ’O güne kadar pos bıyığı, sesiyle köylü görünümü ile tanınıyor olmasına rağmen Perinçek ile yayımlanın fotoğrafları sayesinde, elinde çiçek, yüzünde gülücük hoş bir önder kişilik olarak kamuoyuna yansıtıldı’ dedi.
Sakık, kendisinin suçlandığı 25 Mayıs 1993’te Bingöl kırsalında 33 askerin şehit edilmesine ilişkin şunları anlattı: ’O dönem örgüt tek taraflı ateşkes ilan etmişti. Devlet de bu ateşkesi bozmak için her gün operasyon yapıyordu. Örgüt lideri, ’Misilleme eylem yapılabilir’ diye talimat verdi. Kimlik sorma, yol kesme, mayın döşeme gibi eylemler yapıyorduk. Otobüsün yolunu kesince askerleri gördüler. ’Götürelim mi, vuralım mı’ tartışması yapıldı. Bu olayın tetikçisi PKK’dir. Askerler tedbirsiz yola çıkarılmıştır. Bu olayda insani sorumluluk kabul ediyorum. 200 kişi olduğumuzu bilen güvenlik güçleri, bu taburu çıkarırken eylem yapılacağını bildiği halde neden tedbir almadı?’
Sakık şöyle devam etti: ’Özal, Cem Ersever, Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis gitmişti. Uğur Mumcu, Ape Musa (Anter) gitmişti. Güçlü bir savaş için bahaneye gerek vardı. 33 şehit bir zincirin halkasıydı. Sıvas katliamı da aynı yıllardaydı. 1993’teki darbe 12 Eylül’den bile daha kanlı, daha korkunç bir darbe oldu.’
Gaffar Okkan cinayeti
’Faili meçhul olarak kalan, gizlenen olayların hepsi birbirine bağlıdır. Bir gücün işidir’ diye konuşan Sakık, Gaffar Okan’ın silahlı saldırıda öldürülmesine de değindi. Sakık, cezaevinde görüştüğü Hizbullah liderlerinin Okkan cinayetiyle hiçbir ilişkilerinin olmadığını söylediğini belirterek şöyle konuştu: ’Gaffar Okkan’a, askeri, siyasi, istihbarat açısından bakarsanız kesinlikle Hizbullah işi değildir.’
Sakık, 16 Mayıs 2001’de Malatya’da düşen askeri uçakta bulunan iki kişinin adının üstünün çizili olduğunu belirterek ’O uçakta ölenlerden birinin Mahmut Yıldırım olduğunu duydum. Yıldırım yaşıyor mu, yaşamıyor mu devlet bilmiyorsa o artık devlet değildir’ diye konuştu. Sakık, 1998’de örgütten kaçarak KDP peşmergelerine teslim olduğunu belirterek ’Beni KDP’den alıp Türkiye’ye getiren 5 kişilik ekibin başında Mahmut Yıldırım vardı’ dedi.
Öcalan’a suikast yapılacağını Küçük’ün haber verdiğini belirten Sakık ’1996 yılı bahar aylarıydı. Öcalan, Şam’dan bizimle uydu telefonuyla görüşüyordu. Ben Zap kampındaydım. Bir ara telefondan uzaklaştı. Öcalan’ın sık sık gittiği okulda patlama olmuş. Okulun kırılan camlarından Cemil Bayık yaralanmış. Öcalan yine bizi fırçaladı. ’İyi ki sizin gibi aptallara güvenmedim. Tedbirimi aldım. Siz savaşmadığınız için düşman gelip beni Şam’da vurmaya çalışıyor’dedi’ diye konuştu.
Sakık’ın yorulduğunu ifade etmesi üzerine saat 17.40 sıralarında duruşma bugüne erteledi.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Posting Freak
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ‘Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı
Cumhuriyet 07.11.2012
ANALİZ
Utku Çakırözer
[email protected]
Başka Kimler
Gizli Tanık?
Ergenekon davasında kamunun gizli tanığı ’Deniz’in, PKK itirafçısı Şemdin Sakık olduğu ortaya çıktı. Evrensel hukuk ilkelerine göre yargılamada bir tanığın dikkate alınması için temel unsur, ’Tanığın davanın tarafları ile maddi ve manevi bir çıkar ilişkisi ya da husumet içinde olmaması’ ilkesidir.
Elinde binlerce insanın kanı olan Şemdin Sakık acaba bu kritere ne kadar uygundur?
Sakık yıllarca ayrılıkçı bir terör örgütünün lider kadrosunda Türk ordusu ile çatışmış, asker ve sivil öldürmüş ve TSK’nin özel kuvvetleri tarafından Kuzey Irak’tan Türkiye’ye getirilip yargılandıktan sonra mahkûm olmuş ve itirafçılığı seçmiş bir hükümlü.
Ergenekon davasında yargılanan isimler arasında ise PKK ile mücadelede en üst görevler üstlenmiş bir Genelkurmay Başkanı ile terörle mücadelede ön saflarda yer almış subaylar yer alıyor. Ayrıca milletvekilleri, rektörler, gazeteciler de sanık sandalyesine oturtulmuş durumda.
Şimdi öğreniyoruz ki bu insanları suçlayan deliller arasında itirafçı bir teröristin gizli tanıklığı bulunuyor.
Böyle bir uygulama ne kadar hukukidir? Bırakın hukuku ne kadar ahlakidir ve hangi vicdana sığar?
***
Ergenekon davası, bugüne kadar yansıyan şekliyle PKK’yi ve terör eylemlerini yargılayan bir dava değildi. Konusu, TSK içinde hükümeti devirmek üzere örgütlendiği iddia edilen bazı askerlerin yanlarına sivil kesimleri ve medyayı da alarak hükümete yönelik darbe girişimi iddialarıydı. Bir PKK itirafçısının gizli tanık olduğunun davanın bu aşamasında ortaya çıkması, sanıklar kamuoyunda uzun süredir dile getirilen ’Gizli tanıklar, sanıklara husumet besleyen isimler mi?’ şeklindeki şüphelerin ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkardı. Şemdin Sakık’ın gizli tanık çıkması, gizli tanıklık uygulaması nedeniyle içeride ve dışarıda Türk adalet sisteminin işleyişine yönelik güvensizlik ve kaygıların haklılığını gözler önüne serdi.
Sakık’ın tanıklığı, hem dava hem de gizli tanık uygulaması üzerindeki gölgeyi daha da koyulaştıran ve ’Ergenekon, muhalifleri susturma girişiminden ibarettir’ tezini güçlendiren bir gelişmedir.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Posting Freak
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ‘Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı
Cumhuriyet 07.11.2012
POLİTİKA GÜNLÜĞÜ
Hikmet Çetinkaya
[email protected]
Huzurlarınızda Şemdin Sakık...
Ergenekon davasının dünkü oturumunda gizli tanık ’Deniz’ sesi ve görüntüsü bozularak verilmek için ’gizli tanık’ odasına alındı.
İşte tam bu sırada ’gizli tanık’ duruşmanın savcı ve yargıçlarına seslendi:
’Kimliğimi açıklamak istiyorum!’
Hayda!
İlk kez oluyordu bu Ergenekon davasında...
Gizli tanık kimliğini açıklamak isteyince duruşmaya ara verildi.
Duruşmayı izleyen sanıklar, yakınları ve gazeteciler şaşırdı.
Kimdi bu kimliğini açıklamak isteyen gizli tanık?..
Neyse kim olduğu anlaşıldı.
Şemdin Sakık!
28 Şubat sürecinde birinci andıcın mimarı olduğu öne sürülen, kimi meslektaşlarımızı hedef tahtasına koyup işlerinden eden Şemdin Sakık değil miydi?
Bir süre önce ’malum gazeteye’ mektup yazan, yine kimi meslektaşlarımızın PKK terör örgütüyle bağlantısı olduğunu öne süren aynı Şemdin Sakık’tı.
O gazete Sakık’ı önemsemiş, yazdıklarını manşetten yayımlamıştı.
***
Şemdin Sakık, şimdi de elma ve armutların aynı torbaya konulduğu Ergenekon duruşmasında ’gizli tanık’ olarak ortaya çıkmasına karşın ’kimliğimi açıklamak istiyorum’diyordu.
Gerçekten kafam karışmıştı...
Neler oluyordu?
Türkiye’de yaşananlara aklım ermiyordu...
Bir dönem PKK terör örgütünün ikinci adamı olan eli kanlı bir cani, çok önemli davada ’gizli tanık’ olarak karşımıza çıkıyordu.
Bir dediği öbürüne uymayan, herkese çamur atmakla tanınan bu kişiye savcılar, yargıçlar nasıl inanırdı aklım ermiyor.
Galiba başkaları mı, ben mi bilmem ama bir akıl tutulmasından geçiyorduk.
Göğün durgun aynasında asılı güneşin çevresine salıvermiştik yaşamı.
William Stafford’un ’Sonsuzluk boyunca çöken derin ve bol dinginliğini’ yitirmiştik.
Zamanın gizi vız geliyordu bize...
Şehit cenazelerine, genç bedenlerin ölümüne alışmıştık.
***
Sabahın sisi içinde gazetelerin sayfalarını karıştırıyorum...
72 cezaevinde açlık grevi başlamıştı.
Ben onların ölmeye yatmalarına karşıyım...
O insanların anaları, babaları, eşleri, çocukları var!
İstemlerinin karşılığı açlık grevi değildir. Yaşamak, ayakta kalabilmektir.
Terör örgütü genç bedenleri ölüme götürmek isteyebilir.
Zindanda olsanız bile sağlığınızı korumanız gerekir.
Yaşam önemlidir!
Yaşam, özgüvenin perçinlenmesidir!
Bir kuşak değil, üç kuşak bunları yaşadı önceleri.
Onun için açlık grevlerini bırakın.
Yaşama dönün!
Buna kanmayın!
Çünkü yaşam hakkınızı yok edeceksiniz...
Bunlar daha önceleri yaşandı, çok acılar çekildi.
72 cezaevinde 10 bine yakın insan...
Biraz sağduyu!
***
Kanlı oyunlar, pusular, şehit cenazeleri, genç ölümler, faili meçhuller...
Ve şimdi de Şemdin Sakık çıkıyor ortaya...
Tuğgeneral Bahtiyar Aydın cinayetinden Gaffar Okkan suikastına dek her konuyu biliyor Sakık.
Bir sözünün diğer sözüyle örtüşmediğini herkesin bildiği Sakık, Ergenekon davasında ’gizli tanık’ olarak karşımıza çıkıyor.
Bu adam önemsenir mi?
Ben önemsemem!
Hapisteyken bile dışarıdaki olayları, kanlı eylemleri bilen bu kişi benim gibi herkesi şaşırttı...
***
Karmakarışık duygular içindeyim yine...
Açlık grevleri elbet siyasidir...
Buna karşı devlet, ölüme yatan bedenleri ’şantaja gelmeyiz’ diyerek seyredemez.
Cezaevleri devletin sorumluluğunda...
Orada yatanlar suçları ne olursa olsun, devletin koruması altındadır.
Restleşmek devlete yakışmaz...
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Posting Freak
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ‘Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı
Derler ya ;bir lafa bakarım laf mı diye, bir de adama bakarım adam mı diye...


sonuç ortada.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Administrator
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ‘Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı
Pkk adına Kürt Türk,çocuk kadın demeden insanları katletme emrini vermiş ve Pkk'nın ikinci adamı olmuş bir katilin yıllar sonra Türk ordusunun aleyhinde gizli tanık sıfatına konulması çok manidar !..

Suçlular elbette cezalarını çekmelidir ancak Pkk'lı bir itin tanık olması düşünülemez. Böyle bir adamın doğru söylemesi mümkün değildir...

Devlet: Pkk'lı,Amerikalı ayrımı yapmadan her taraftan "yalancı" destek alarak Ordu'nun bazı şerefli subaylarını yok etmeye çalışıyor. Bu subayların Ulusalcı olması,ülke menfaatlerini her şeyin üstünde tutması ortak noktalarıdır diye düşünüyorum.
Member
Ergenekon davasının 255. duruşmasında gizli tanık ‘Deniz’ kimliğini açıkladı Gizli tanık Sakık çıktı
[FONT="Arial"]


Adam gizli tanik...
Adam el üstünde...Yere göge sigdiramiyorlar.Osman,im gel, Osman,im git...
Yargic Osman bey diyor,

Ama 9 numarali gizli tanik Osman Yildirim,in suc dosyasi hayli kabarik,saymakla bitmez.Muhabbet tellaligi,cinayet,sahtecilik,kasten adam öldürmeye tesebbüs...

Osman,in öz yegenine fuhus yaptirmaktan 2 yil 6 ay hapis cezasi almis,ablasini öldürmekten 20 yila mahküm edilmis.

Simdi gizli tanik o
Hem sanik,hem gizli tanik
Hem yargilaniyor,hem yargiliyor,
Hem suclu, hem güclü
Kimi yargiliyor?

Türk Silahli Kuvvetlerini,daglarda PKK teröristleri ile savasan onun sanli Komutanlarini,Genel Kurmay Baskanini,
haksizliga karismamis gazetecileri,politikacilari,aydinlari yani kisaca YURTSEVERLERI.

33 askerimizin ölüm emrini veren,ve müebbet hapse mahkum edilen,pkk nin IKI NUMARALI ADAMI CANI Semdin Sakik,
artik saklamaya,gizlemeye gerek görmüyorlar.
PKK ile TSK,yi karsi karsiya getiriyorlar...
Sevgili Yilmaz Özdil,in deyisi ilePKK tanik,TSK sanik...

Bir sanli ordunun Genel Kurmay Baskani ile bir caniyi karsi karsiya getirmeye utanmiyorlar
sikilmiyorlar.

Ama unutmayin,aklinizdan hic cikarmayin
Bütün kaleler zapt edilmedi henüz
ATATÜRK Gencligi, Kadinlar,Ulusalcilar,Vatanseverler ayakta
Dimdik
Kararli

KEMALIST CUMHURIYET yeniden kurulacaktir.Vatanin yagmalanan her karis topragi,harac mezat satilan alin teri,göz nuru,kamu mali yeniden alinacaktir.

ATATÜRK,ün deyisi ile "Türk yenildi derlerse inanmayiniz,yenilen kumandandir"Türk Ulusu degil,Türk Ordusu degil.

Günümüzde karsi devrim,devrimi getirmistir.
"Ya Istiklal Ya Ölüm,ü getirmistir.

PKK,li Semdin Sakiklarinizdan,Kadin tellali osmanlarinizdan,sahte haham Tuncay Güneylerinizle birlikte SÜPÜRÜLÜCEKSINIZ:

O günler uzak degil.

Ali Eralp

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.