You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

En Tahripkâr Darbeler

En Tahripkâr Darbeler

Posting Freak
En Tahripkâr Darbeler
Cumhuriyet 07.11.2012
En Tahripkâr Darbeler
Prof. Dr. Coşkun ÖZDEMİR
Yıllardır darbelerden çok sık söz ediliyor. Ancak yakın tarihimizde en büyük, en tahripkâr darbelerin hep ihmal edildiği, göz ardı edildiği, dile getirilmediği kanısındayım. Cumhuriyet yokluklar, yoksunluklar içinde büyük bir eğitim hamlesini gerçekleştirmiştir. Bunun en görkemli örneği, kuşkusuz 1940’ta kurulan Köy Enstitüleridir. Çok yönlü eğitim veren bu okullar, en büyük yazarları, şairleri ve yurtseverleri yetiştirmiştir. Bu yönden sanırım hiçbir okulla kıyaslanamaz. Ancak bu okullar ile öğretim birliği, feodalitenin, köy ağalarının ve onlarla birlik olan muhafazakâr politikacıların tepkisini çekmiş, onları rahatsız etmiştir. Çünkü onlar sömürüyü ve popülizmi sürdürebilmek için bilinçli, birikimli, aydınlanmacı, soru soran, hesap soran yurttaşlar istemiyorlardı. Düşünmeyen, itaat eden, tabi olan, dogmacı, dindar ve kindar gençlerdi tercihleri.

Çağdaşlığa, bilim toplumuna karşı idiler. İktidarı kazanma ve sürdürmenin koşulu idi bu. Bu halk darbesini gerçekleştirmeyi başardılar. Egemenliğin egemenlerce gasp edilişi, demokrasinin ve halkın yönetime katılmasının, denetim görevini yerine getirmesinin engellenmesi bu başarının doğal sonucu olmuştur. Ortalama 5 yıl eğitim görmüş, çoğunluğu bağımsız düşünme yeteneğini kazanmamış, birey olmasına izin verilmemiş, aydınlanmadan, akıl ve bilimsel düşünceden yoksun bırakılmış, laikliği benimseyememiş insanlardan oluşan bir toplumda demokrasiden bahsetmek sadece bir aldatmacadır. Bu aldatmaca yıllardır süregeliyor. Türkiye’de iyi eğitim alma şansına kavuşmuş entelektüeller de ülke gerçeklerini yeterince dile getirme, aklı ve bilimi savunma cesaretini gösterememişlerdir. Bu yüzden toplum, düşman kamplara bölünmüş, sınıf bilinci yerine Kürt-Türk çatışması yaratılmış, ülke gençleri dağlarda birbirine kıymış, aydınların önemli bir bölümü ya öldürülmüş ya da hapsedilmiş ve ülke yıllardır süren emperyalizm oyunlarına alet olmuştur. Çok sözü edilen yüzleşme gereği varsa, asıl yüzleşilecek olan bu ülke gerçeklerimizdir.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.