Cumhuriyet
06.11.2009
‘Muhbir gizli tanık olsun’
YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, ihbar mektubunun savcıdan önce yandaş basına sızdırılmasının kamuoyu baskısı yaratma amacı taşıdığını belirtti
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - “İrticayla Mücadele Eylem Planı” adlı belgenin gölgesinde süren tartışmalara kimliği belirsiz “muhbir” tartışması da eklendi. Soruşturmanın muhbirin gönderdiği mektuplarla yürütülmesi rahatsızlık yarattı. YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, gizli tanıklıktan sonra bir de gizli muhbirliğin çıktığına işaret ederek “Savcılık, muhbiri güvenceye alarak gizli tanık olarak dinlesin” dedi.
Islak imzalı olduğu iddia edilen belgeyi savcılığa ulaştıran muhbir, önceki gün de bazı gazetelere gönderdiği ikinci bir ihbar mektubuyla gündeme geldi. Muhbirin gönderdiği mektubun dağıtım bölümünde “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Medya Kuruluşları” görünüyordu. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, kendilerine ikinci bir ihbar mektubunun ulaşmadığını açıkladı.
[COLOR="blue"]
‘Suçlananlarla bağı ne’
YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, “gizli tanıktan sonra gizli muhbirler çıktı” sözüyle olayı değerlendirirken “Madem gizli tanığa sık sık başvuruyor savcılık, bu olayda da başvurulmalı” dedi. Eminağaoğlu şunları söyledi: “Savcılık herkesi gizli tanık yapıyor, olayı yürütüyor. Bu olayda da kişi kendisinin deşifre olmasından endişe ediyor olmalı. Gizli tanıklık bu güvenceyi sağlamıyor mu? İhbarlarla soruşturmayı istediği yöne çekebilir. Somut bilgiler gönderiyorsa irdelenmek zorunda. Kişinin kimliği ortaya konmadığı için suçlanan kişilerle bağı nedir onu da bilmiyoruz. Her halükârda soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini tartışmalı kılıyor.”
“Ortaya çıkmayan, gizli tanık da olmayan muhbirin beyanları, savcılıkla eşzamanlı ya da basında yer alınca, savcılık belli bir tarafa çekiliyor gibi oluyor” diyen YARSAV Başkanı, soruşturma makamının kamuoyunun etkisi altına sokulduğunu söyledi.
Eminağaoğlu:"Muhbir gizli tanık olsun"
Eminağaoğlu:"Muhbir gizli tanık olsun"
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi