You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

El eliyle yılan tutmak

El eliyle yılan tutmak

Posting Freak
El eliyle yılan tutmak
Matematikte "Denklemler" vardır. Neyi, ne ile toplayıp ya da çıkardığını bilmezsin, bilinmeyenlere x ve y adlandırması yaparsın, sonra formüllerle problemi çözmeye çalışırsın. Denklemler bilinmeyenlerine göre isimlendirilirler, tek bilinmeyenli, çok bilinmeyenli gibi... Aleviler ve sorunları da çok bilinmeyenli bir denklem gibi. Neyi sabittir neyi değişkendir bilinmemektedir....

’Alevilik bir "kültür" toplamıdır’ der kimileri..Birileri çıkar, hayır "din'dir" der. Bir başkaları ’hayır din değil mezheptir’ der... ’hayır hayır ! mezhep değil, tarikattir’ diyen de vardır. Alevilik olur dört bilinmeyenli bir denklem.. Bu denklemi bilimsel ve evrensel ölçü ve formüllerle mi , yoksa bulunduğumuz yere ve zamana göre mi değerlendirmemiz gerekir?. Bizim irademize ve menfaatimize kalmıştır..

2004 yılında Kızılırmak Köy Derneklerinde yönetimde yer almıştım. Bir arkadaşımız, haftalık bir derginin röportaj sorularını getirdi, ben de yanıtladım...Dergide röportaj yayınlanmayınca ben de Kızılırmak Dergisi’nde yayınladım..Yönetici "arkadaşlar" , nedendir anlaşılmaz! dergiyi dağıtmadılar ve derginin o sayısı arşivde kaldı.. Dağıtmama gerekçesi ise yapılan röportajda söylenenlerin ’Kızılırmak’ın düşüncesi olmadığı" şeklindeydi. (halen bu kurumun üye ve temsilcileri bu durumdan haberdar değildir) Oysa o yazıda sadece bir tespit vardı. Temmenni ve taraftarlık yoktu. Daha sonra ise yönetim toplantısına gelmediğim için oy birliği ile yönetimden düşürüldüm. ..


Alevilik çok bilinmeyenli bir denklem gibi, fakat Aleviler de kendilerini tanımak, tartmak, toparlamak ve tarz sahibi olmaktan özenle kaçınmaktalar.Veli ile Deli birbirine karışmış durumdadır... Bütün Alevi kültürlü kuruluşlar birbirine düşman ya da küskündür. Benciller ve Toplumcular, bütün kuruluşlarda birbirine karışmış, çok seslilik, çok milliyetlilik, çok sınıflılık, çok hesaplılık bir karmaşa oluşturmuş...Çokluğun ne zararı var ? diyebilirsiniz. çokluk bir yapıda olursa çift başlı, bir beden gibi olur ki sağlıklı olunmaz! fakat çokluk bir alanda, meydanda, mecliste olursa iyi ve yararlı olabilir.

Alevi örgütleri , nedense hep seçim dönemlerinde gündeme gelirler, birbirleriyle yarışırlar, kapılar aşındırırlar gittikleri yerlerden elleri boş dönerler ...Seçimler biter hemen bir parti kurma tartışması başlar. Ortada bir parti olmamasına rağmen ilk karşıtları, kendi içlerinden çıkar. Onlar, hemen saldırmaya başlarlar. Başka partilerin içinde kişisel olarak yer alan her [color=#FF0000]Alevi birey bulunduğu yere yaranırcasına en olmadık hakaretler ederek parti sözü edenleri, adeta "infaz"eder.. Birbirlerinin haysiyetine şerefine kadar saldırırlar. Aradan zaman geçer bir sonraki seçimlerde ise daha önce karşı çıkanlar parti kurmayı savunurlar. Alevi yöneticilerini bu kadar birbirine düşman eden şey nedir? Elbette bir çok neden sıralanabilir. Asıl olan kişisel ve toplumsal menfaatlerden çok ,yarış ve rekabeti doğuran; örgütlerin inanç ,ilke ve yapısal modelleridir.Aleviliği nasıl gördükleri nereye varmak istedikleridir

Aleviliği bir inanç olarak görürseniz, din, mezhep, tarikat çerçevesinde bakarsınız; hedefiniz de tapınak ve temsil temelinde devletle barışmak, düzende yerinizi almaktır. Eğer bir ideoloji olarak görürseniz, insan ve toplum, emek ve sermaye, cumhuriyet ve demokrasi çerçevesinden bakarsınız... Hedefinizde ekonomi-politik bir tarzda parti ve iktidardır. Başkalarının tapınağına katılanlar ile başkalarının partisine katılanlar arasında nitelik açısından bir fark yoktur. Kendi tapınağını , kendi dergahını kuranlar ile kendi partisini kendi derneğini kuranlar arasında da nitelik açısından fark yoktur. Burada netleşmesi gereken inanç olarak bakanlarla, ideoloji olarak bakanlardır.İnanç olarak bakanlarla ideolojik olarak bakanlar netleşmeli, sınırlarını belirlemelidir. Ayrıca birilerine bağlananlarla, bağımsızlıkçı olanlar da netleşmelidir.

Parti kurmak isteyenler,"Biz inanç temelli bir partiden yana değiliz" derken, idelojik bir parti olduklarını belirtmelidirler. Birileriyle bağlantılı bir parti kurmakla da , karşı çıktıkları, başkalarının tapınağına, dergahına katılanlarla aynı duruma düşmektedirler. "Alevilik bir mezheptir; Alevi islam mezhebidir. Biz de Diyanet’te yer almalıyız, pay almalıyız " diyen Cem Vakfı ve Ehlibeyt Vakfı kendi anlayışları ve hedefleri konusunda bir tutarlılık içindedirler. Yerleri de bellidir(!)...Oysa Hacı Bektaş ve Pir Sultan örgütlülükleri kendilerini tanımlama ve tarz konusunda net değildirler. İnanç mı ? İdeoloji mi? hangi açıdan bakıyorlar? Bağımlı mı ,bağımsız mı nasıl bir partiden yanalar ? Ortada bir netlik olmadığı için,birbirlerine inanmıyor ve güvenmiyorlar

Parti kurmaktan yana olanlar da bağımlımı? Bağımsız mı? Nasıl bir parti kurmak istiyorlar ? görünen o ki bağımlı,ortak bir parti kurmak istemektedirler.Ortak parti hayatta karşılığı olmayan bir durumdur. İktidar tekçidir. Çoğunluğun iktidarı olmaz olursa iktidar olmaz. bütün partilerde bulunan Alevi bireyler orada ancak ve ancak kendilerini temsil edebilirler. Ama asla Alevi toplumunu temsil edemezler!. Mevcut partilerde, CHP, SHP, DSP gibi "sol" partilerde Alevi kökenli yurttaşlar siyaset yapmaktadırlar ama kendileri için yapmaktadırlar Alevi toplumu için yaptıkları bir şey de yoktur.

ABF yöneticileri parti kurmaya girişmekten öte kurulacak "yeni" bir "sol" partiye katılacaklarını açıklamışlardır. Yani yeni bir SHP de yer alacaklarını belirtmektedirler. Bu onların kişisel tercihleridir. Birileri de kalkar bağımsız bir Alevi partisi kurma girişiminde bulunur. Alevi kuruluşlarının hangisinde taraf olacağını Bağımlılar ve Bağımsızların güç ve iktidar mücadelesi belirleyecektir. Alevi kuruluşlarının parti destekçisi ve köstekçisi olmasını belirleyecek olan Bağımsızlıkçılar olacaktır. Bağımlıları belirleyecek olan ise ortakları ve katıldıkları yerlerdeki yöneticilerin tavrı belirleyecektir.

[COLOR="#0000FF"]Alevilerin geleceğini tayin edecek olan Bağımsız partidir: ya devlet ve düzenle hesaplaşacaktır; ya da devlet ve düzenle kaynaşacaktır. Yoksa liberal, milliyetçi ya da sosyalist partilerde Aleviler yer almış -almamış ne işe yarar. "bağımsız bir parti "marjinal" kalır iktidar olamaz! "gibi yaklaşımlar gerçekçi değildir. Önce varlık göstermek, kendini tanıtmak ve tüm kesimleri toplamak gerekir ki iktidar olunsun. Birilerinin partilerine katılarak iktidardan pay almak mümkün değildir çünkü iktidarı kimse vermez! iktidar kazanılır.

ABF yöneticileri ve parti katılımcılarına uyarımız şu olmalıdır. Kendi özgücüne dayanmayan, bağımsız bir Alevi partisi olmayan, ideolojik ve politik bir duruş göstermeyen bir girişim size bir şey kazandırmadığı gibi Alevi Toplumuna da kurumlarına da bir şey kazandırmaz. Sadece ayrışmayı hızlandırır. Elinizde tarihi bir fırsat vardır. Bağımsız bir Alevi partisi kurmak için bütün şartlar uygundur. Kadroların azlığına sorunların çokluğuna bakmadan, ekonomik ve politik güç hesabı yapmadan, yanlız kalmaktan korkmadan kurulabilir
Unutmayın ki ; koruyucu olmak kazanmayı, katılımcı olmak iktidar olmayı getirmez.

"El eliyle yılan tutan yalan tutar"

Zafer GÖKCAN
Kasım 2009
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.