[COLOR="red"]25.10.2008
Galatasaray`dan tarihi onay!!!
Galatasaray'da kulüp yönetimi, Goldman Sachs Internatinal ile mutabakata varılan 100 milyon dolarlık kredi ve 50 ila 70 milyon dolar arası tahvil ihracı anlaşmasının uygulamaya sokulmasıyla ilgili kongre üyelerinden yetki aldı.
Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu'nda gerçekleştirilen ve yaklaşık 6 saat süren olağanüstü genel kurul toplantısı sonunda üyeler, yönetim kuruluna, söz konusu finans işlemleri ile ilgili sözleşme ve belgeleri kulüp adına müzakere etme, uygun göreceği koşullarda kabul etme, sonlandırma ve akdetme yetkisini oy çokluğuyla verdi.
Kapalı zarf usulüyle gerçekleştirilen oylamaya 503 kişi katılırken, 309 kişinin evet ve 193 kişinin hayır oyu kullandığı, 1 zarfın da boş çıktığı açıklandı.
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, oylama sonrası yaptığı teşekkür konuşmasında, “Genel kurulumuz teveccüh göstermiştir. Bizi talep ettiğimiz yetkiyle donatmıştır. Göstermiş olduğunuz güvenden ötürü teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Galatasaray yönetimi, Goldman Sachs'ın aracılığıyla sağlamayı planladığı krediyi, Sportif A.Ş. ile Futbol A.Ş'nin birleştirilmesinin finansmanıyla kulüp ve iştiraklerinin mevcut banka borçlarının yapılandırılmasında kullanmayı planlıyor.
FARUK BİL'E AZAR
Olağanüstü genel kurul toplantısını yöneten Anıl Büyükeroğlu, kulüp yönetim kurulu üyesi Faruk Bil'i oylamaya geçilen bölümde yavaş davranması nedeniyle azarladı.
Kapalı zarf usulüyle yapılan oylamada ilk olarak yönetim kurulu üyeleri zarflarını kutuya atarken, Faruk Bil'in oy kutusu önünde başkan Adnan Polat'ı beklemesi, Anıl Büyükeroğlu'nu sinirlendirdi.
Büyükeroğlu'nun Faruk Bil'i yüksek bir sesle, “Hadi be kardeşim... Başkan da kullanır” diyerek azarlaması, salonda gülüşmelere neden oldu.
TOPLANTIYA 663 ÜYE KATILDI
Aidatlarını en geç 18 Eylül 2008 tarihine kadar yatırmış olanların katılabildiği kongreye, 663 üyenin geldiği bildirildi.
Toplam 6 bin 315 genel kurul üyesinin kongreye katılım hakkının bulunduğu kaydedilirken, katılımcı sayısının ise 663 olduğu yetkililerce açıklandı.
bigpara..
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
145646
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
26.10.2008
Dünya borsaları 10 trilyon eridi
Dünya borsaları son 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi. Bazı analistler bu durumu Borsalar dibi gördü. Bu alım için fırsat diye yorumladı.
HÜRRİYET
Dünya borsaları yatırımcının güven kaybı sonucu çekilme eğilimine girmesiyle birlikte 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Bunda da hükümetlerin, merkez bankalarının ve finans gurularının şirket kayıplarına ve işsizlikteki artışa çözüm bulamayacağı inanışı etkili oldu. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi.
Borsaların en kötü yılı
Bu yılı en kötü yıl olarak tamamlaması beklenen MSCI endeksinin 2008 yılındaki daralması yüzde 48’i bulurken kaybı da 660 milyar doları gördü.
1931’den bu yana en büyük daralmayı yaşadığı yılı geçiren The Standard&Poor’s 500 endeksinin yıllık erimesi ise yüzde 40’ı aştı. S&P 500 endeksi en büyük darbeyi Lehman Brothers’ın çöküşünden yedi. Endeksin 15 Eylül’de yaşanan çöküşün ardından yaşadığı kayıp yüzde 26’ya ulaştı.
İngiliz FTSE 100 endeksi yılbaşından bu yana yüzde 25 değer kaybetti.
Japon Nikkei’nin yıllık erimesi yüzde 37’ye ulaştı.
Alman Dax’ın bu yıl yaşadığı düşüş ise yüzde 29’u buldu.
Hisseler dibi gördü mü
Hisselerdeki bu düşüş bazı analistlere göre henüz dibi görmedi. Ancak bazı analistler de yaşanan bu durumun dip noktası olduğuna dikkat çekerek, Bundan sonra borsalar yeniden değer kazanma eğilimine girecek. Bugünkü durum alım için bir fırsat yorumu yapıyor. Societe Generale’in analistlerinden Albert Edwards, Böyle durumlarda piyasalar dalgalı bir seyir izler. Bu dalgalanma içinde dibi gördük. Şimdi yeniden yükselme eğilimi görülecek. Düşüşlerin ardından bugün Avrupa’da hisseler gerçekten çok ucuz dedi.
43 milyar dolarlık darbe
Borsalar son yılların en büyük kayıplarını yaşarken Hedge fonlar da bundan nasibini alıyor. Yatırımcıların geçtiğimiz ay hedge fonlardan çektiği tutarın 43 milyar doları bulduğu belirtiyor. ABD’li Hedge fonların yıl sonuna kadar varlıklarının yüzde 15’ini elden çıkartması bekleniyor. AB’deki hedge fonların çıkışının ise yüzde 25’i bulması öngörülüyor.
Geçtiğimiz hafta likidite sıkıntısı yaşadığı söylentisi üzerine dünya piyasalarını sarsan ABD’deki en büyük hedge fonlardan biri olan Citadel Investment Group’un kurucusu Kenneth Griffin bu iddiaları yalanlayarak, Hayatımda hiç böyle panik bir atmosfer görmedim dedi. Griffin, Citadel’in henüz kullanmadığı 8 milyar dolarlık banka kredisi olduğu ve varlığının yüzde 30’unu nakitte tuttuğunu dile getirdi.
Kriz domino etkisiyle Türkiye’ye de ulaştı
İNGİLİZ Daily Mail gazetesinin haberine göre ABD’nin ardından Avrupa’ya kayan ve daha çok gelişmiş ülkeleri etkileyen kriz gelişmekte olan ülkelere ulaştı. Türkiye, Rusya, Pakistan, Macaristan, Ukrayna, İzlanda ve Güney Kore’ye ulaşan kriz, bu ülkelerde hem borsaları hem de para birimlerini olumsuz etkiliyor.
10 milyar dolarlık borç hacmini dolduran Türkiye’nin IMF ile görüşmeyi sürdürdüğünü dile getiren gazetenin, krizin etkilerini domino taşına benzettiği haberde, Yatırımcı Rusya’dan vazgeçiyor. Pakistan IMF’den 5 milyar dolar kredi almaya çalışıyor. İzlanda IMF ve Norveç’in kendisi kurtarmasını bekliyor. Kriz artık tüm ülkeleri vuruyor denildi.
Amerika sigorta şirketlerini kurtaracak
ABD’de finans şirketlerini kurtarmaya yönelik olarak çıkartılan 700 milyar dolarlık paketin finans devlerinden sonra sigorta şirketlerinine de kaydırılaması bekleniyor. ABD’nin en büyük 100 finans kuruluşu ve sigorta şirketini bir araya getiren The Financial Services Roundtable adlı organizasyon da Hazinenin yardımın kapasitesini artıracağı söylentileri ortaya çıkar çıkmaz lobi yapmaya başladı.
Ağırlıklı olarak hayat sigortası şirketlerinin oluşturduğu bir grubun da hafta başında kurtarma paketinden yararlanabilmek için Hazine’ye başvuruda bulunduğunu belirtiliyor. Bu gelişmeler sigorta şirketlerinin hisse değerlerinde doping etkisi yarattı.
bigpara..
Dünya borsaları 10 trilyon eridi
Dünya borsaları son 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi. Bazı analistler bu durumu Borsalar dibi gördü. Bu alım için fırsat diye yorumladı.
HÜRRİYET
Dünya borsaları yatırımcının güven kaybı sonucu çekilme eğilimine girmesiyle birlikte 24 günde 10 trilyon dolar eridi. Bunda da hükümetlerin, merkez bankalarının ve finans gurularının şirket kayıplarına ve işsizlikteki artışa çözüm bulamayacağı inanışı etkili oldu. Borsalarda yaşanan bu bir yıllık kayıp toplam değerinin üçte birine denk geldi.
Borsaların en kötü yılı
Bu yılı en kötü yıl olarak tamamlaması beklenen MSCI endeksinin 2008 yılındaki daralması yüzde 48’i bulurken kaybı da 660 milyar doları gördü.
1931’den bu yana en büyük daralmayı yaşadığı yılı geçiren The Standard&Poor’s 500 endeksinin yıllık erimesi ise yüzde 40’ı aştı. S&P 500 endeksi en büyük darbeyi Lehman Brothers’ın çöküşünden yedi. Endeksin 15 Eylül’de yaşanan çöküşün ardından yaşadığı kayıp yüzde 26’ya ulaştı.
İngiliz FTSE 100 endeksi yılbaşından bu yana yüzde 25 değer kaybetti.
Japon Nikkei’nin yıllık erimesi yüzde 37’ye ulaştı.
Alman Dax’ın bu yıl yaşadığı düşüş ise yüzde 29’u buldu.
Hisseler dibi gördü mü
Hisselerdeki bu düşüş bazı analistlere göre henüz dibi görmedi. Ancak bazı analistler de yaşanan bu durumun dip noktası olduğuna dikkat çekerek, Bundan sonra borsalar yeniden değer kazanma eğilimine girecek. Bugünkü durum alım için bir fırsat yorumu yapıyor. Societe Generale’in analistlerinden Albert Edwards, Böyle durumlarda piyasalar dalgalı bir seyir izler. Bu dalgalanma içinde dibi gördük. Şimdi yeniden yükselme eğilimi görülecek. Düşüşlerin ardından bugün Avrupa’da hisseler gerçekten çok ucuz dedi.
43 milyar dolarlık darbe
Borsalar son yılların en büyük kayıplarını yaşarken Hedge fonlar da bundan nasibini alıyor. Yatırımcıların geçtiğimiz ay hedge fonlardan çektiği tutarın 43 milyar doları bulduğu belirtiyor. ABD’li Hedge fonların yıl sonuna kadar varlıklarının yüzde 15’ini elden çıkartması bekleniyor. AB’deki hedge fonların çıkışının ise yüzde 25’i bulması öngörülüyor.
Geçtiğimiz hafta likidite sıkıntısı yaşadığı söylentisi üzerine dünya piyasalarını sarsan ABD’deki en büyük hedge fonlardan biri olan Citadel Investment Group’un kurucusu Kenneth Griffin bu iddiaları yalanlayarak, Hayatımda hiç böyle panik bir atmosfer görmedim dedi. Griffin, Citadel’in henüz kullanmadığı 8 milyar dolarlık banka kredisi olduğu ve varlığının yüzde 30’unu nakitte tuttuğunu dile getirdi.
Kriz domino etkisiyle Türkiye’ye de ulaştı
İNGİLİZ Daily Mail gazetesinin haberine göre ABD’nin ardından Avrupa’ya kayan ve daha çok gelişmiş ülkeleri etkileyen kriz gelişmekte olan ülkelere ulaştı. Türkiye, Rusya, Pakistan, Macaristan, Ukrayna, İzlanda ve Güney Kore’ye ulaşan kriz, bu ülkelerde hem borsaları hem de para birimlerini olumsuz etkiliyor.
10 milyar dolarlık borç hacmini dolduran Türkiye’nin IMF ile görüşmeyi sürdürdüğünü dile getiren gazetenin, krizin etkilerini domino taşına benzettiği haberde, Yatırımcı Rusya’dan vazgeçiyor. Pakistan IMF’den 5 milyar dolar kredi almaya çalışıyor. İzlanda IMF ve Norveç’in kendisi kurtarmasını bekliyor. Kriz artık tüm ülkeleri vuruyor denildi.
Amerika sigorta şirketlerini kurtaracak
ABD’de finans şirketlerini kurtarmaya yönelik olarak çıkartılan 700 milyar dolarlık paketin finans devlerinden sonra sigorta şirketlerinine de kaydırılaması bekleniyor. ABD’nin en büyük 100 finans kuruluşu ve sigorta şirketini bir araya getiren The Financial Services Roundtable adlı organizasyon da Hazinenin yardımın kapasitesini artıracağı söylentileri ortaya çıkar çıkmaz lobi yapmaya başladı.
Ağırlıklı olarak hayat sigortası şirketlerinin oluşturduğu bir grubun da hafta başında kurtarma paketinden yararlanabilmek için Hazine’ye başvuruda bulunduğunu belirtiliyor. Bu gelişmeler sigorta şirketlerinin hisse değerlerinde doping etkisi yarattı.
bigpara..
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Boyner: Kriz korkusuyla bile Türkiye tuş oldu
Demet CENGİZ BİLGİN
Global krizin henüz Türkiye’ye gelmediğine dikkat çeken Boyner Holding Murahhas Azası Cem Boyner, "Krizin kendisi gelmedi ama kriz korkusuyla Türkiye tuş oldu. Bazen korku problemin kendisinden çok daha büyük zarar verir. Şu an o noktadayız" dedi. Boyner, küçük adımlar attığını söylediği hükümetin kriz karşısındaki tutumunu da eleştirdi.
TÜRKİYE’nin en büyük perakende ve tekstil gruplarından Boyner Holding’in Murahhas Azası Cem Boyner, dünyanın eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik kriz yaşadığını belirterek, geçmiş zamanlardaki doğruların tamamının değiştiğini söyledi. "Krizin kendisi gelmedi ama kriz korkusu bile Türkiye’yi tuş etti" diyen Cem Boyner sorularımızı yanıtladı.
Dünyadaki krizin Türkiye’ye yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türkiye’de kriz yok. Krizin korkusu var. Kriz korkusuyla Türkiye tuş oldu. Bazen korku problemin kendisinden çok daha büyük zarar verir. Şu an o noktadayız. Dünyada bu aslında bir milyarder krizi başladı. Milyoner krizine dönüştü. Maç izler gibi seyrettik. Ardından yavaş yavaş sokağa inmeye başladı. Aslında sokağa inen kriz değil, krizin korkusu. Normalde bu krize karşı kazanan bir büyük grup var: İşini kaybetmeyecek olan sabit ücretli çalışanlar. Sağda solda yatırımları yoksa, gelirleri düşmeyecek ama aldıkları her şey ucuzlayacak. Şu anda şirketlerde satın aldığımız hiçbir şeyi geçen yılki fiyatlara almıyoruz. Devletten alınan elektrik gibi girdilerin dışında her şey ucuzladı. Yeni bir arz-talep eğrisi oluşuyor. Ev, otomotiv fiyatları ucuzlayacak.
Müşteri gerçek kral olacak
Perakende sektörü nasıl etkilenecek?
- Herkes önünde sonunda müşteri. Türkiye’de 70 milyon müşteri var. Bunların hepsi kazanacak. Perakende bu dönemde en şanslı sektör. Düşün ki otomobil yedek parçası üretiyorsun. Avrupa’da otomobil satışları yüzde 50 düşmüş. Ne yapacaksın? İndirim yapsan da satamazsın ki! Perakendecinin elinde binlerce metrekare var. Müşterinin isteğine göre indirim de yapabilirsin, taksit de; iki alıp bir ödemek istiyorsa ona göre kampanya. Perakende kendi göbeğini kendi kesebilen bir sektör. Piyasadaki durgunluk müşteriler için gelecek birkaç ayı bir alışveriş festivaline çevirecek. Hatta yaza kadar görülmemiş fırsatlar olacak. Bütün perakendeciler müşterilerine en iyi teklifi sunmak zorunda. Kriz için farklı enstrümanlar kullanılacak. Biz ekmek satmıyoruz. Cazip alışveriş fırsatları sunmak zorundayız. Müşterinin gerçekten kral olduğu bir dönem yaşanacak. Yüzde 100 kazançlı çıkan müşteri olacak.
Mezarlıkta ıslık çalmak
Hükümetin kriz karşısındaki tutumunu nasıl değerlendiriyorsuruz?
- Geç kaldıklarını düşünüyorum. Almanya’da Yunanistan’da mevduata yüzde 100 güvence varsa Türkiye de vermeli. Olmasına gerek yok demek mezarlıkta ıslık çalmak gibi. Tedbir krizden önce alınır. Problem çıktıktan sonra alınan tedbirin yüzde 70’i boşa gidiyor. IMF ile bir anlaşmayı CHP kullanabilir bu seçim harcamalarında hükümeti ağır disiplin altına sokabilir. Ama bu anlaşma güven vererek Türkiye’nin probleminin yüzde 50’sini çözer. Şu anda Türkiye seçim harcamalarını mı düşünecek? CHP’nin eleştirileri mi düşünülecek? İşini kaybetmemek için bekleyen 70 milyon insan var. Hükümet geç ve küçük davranıyor. Daha büyük adımlar atmalı. Hiçbir şey yapmadan nasıl krizin teğet geçmesini beklersiniz. Ekonominin aktörleri, iş alemi, bankalar tedbir istiyor.
Türkiye’nin müthiş büyümesine güvenip açtık ama verimsiz noktayı kapatın
Zarar eden noktaları kapatmayı da önerir misiniz?
- Kesinlikle. Bir kere 2001 krizinden sonra bütün alışveriş merkezi yatırımları durdu. Ekonomi düzelince bu yatırımlar arttı. Kaç yıldır açamadığımız mağazaları büyük bir hevesle açtık. Genelde mağazalar 1.5 yılda kendisini geri öder. Bu süreç kriz nedeniyle en az 3 yıla yayılacak. Herkes Türkiye’nin o müthiş büyümesine güvenerek mağazalar açtı. Stokumuzu müşterinin istediği şartlarda vermek ve giderleri ciddi anlamda kısmak zorundayız. Giderleri kısmak için kimse eleman çıkarmak istemez. Kár ve nakit katkısı iyi olan mağazalar bebek gibi korunacak. Olmayanlar elenecek. Bütün markalarımızda bunu yapıyoruz. Kimse verimsiz noktaları kapatırken utangaç davranmamalı. Bir gerçek var. Bunu inkar edersek altında kalırız.
Yabancı marka ve zincir alabilmek mümkün değil
Yurtdışında mağaza zinciri, marka almanın tam zamanı olduğu söyleniyor. Gerçekten böyle bir fırsat var mı?
-Mümkün değil. Şirketlerin değerleri o kadar düştü ki kimse bu fiyatlara satmaz. Alacak olan da şartlar nedeniyle iki-üç kere düşünür. Teoride kriz zamanları büyük fırsatlar doğurur. Ama şu anda kazanan-kaybeden belli değil. Hemen herkes kaybediyor. Çok parası olanlar bunları yatırımlarda değerlendirirler. Bütün bu yatırımlar düştü. Parasını Lehman Brothers’a yatıran batırdı. Hisse senedi alan yüzde 70, hedge fona koyan yüzde 50 kaybetti. Zengin Arap, Rus parasını kasada saklamıyor ki. Ucuza satışa çıktı diyelim. Biz de böyle bir sermaye birikimi yok ki gidip markalar, zincirler alsın.
Yabancıyla ortaklığımız biraz daha uzun sürecek
Yabancı ortağınız CVCI (Citigroup Venture) ile durumunuzda herhangi bir değişiklik var mı?
- Çok soğukkanlılar. Türkiye’ye anlayışla bakıyorlar. Birkaç günde bir yeni gelişmeler oldukça konuşuyoruz. Karşılıklı öğrenmeye, anlamaya çalışıyoruz. Türkiye’de birlikte yeni yatırımlarımız olacaktı. Onları biraz askıya aldık. Ortaklığımız biraz daha uzun sürecek. 2010 gibi halka açılarak yatırımlarını kazanca dönüştürmeyi düşüneceklerdi ama bu en az 3 yıl daha uzayacak gibi görünüyor. 2011’de yapmayı planladığımız ciro ve karlar 2013’te gerçekleşebilir.
Yeni pahalı bir denge kuruluyor
Bu kriz zamanının doğruları neler?
- Altınyıldız için ileriyi görüp önceden yün ithal ederdik. Şimdi önümüzü göremediğimiz için son anda spot alacağız. Medyayla iyi fiyata uzun vadeli anlaşmalar yapardık. Önümüzdeki yılı göremediğimiz için son dakikaya bırakacağız. Mağara adamı gibi acıktığımız zaman elini uzatıp yiyen bir nesil değiliz. Saklamayı biliyoruz. Her gece yatarken o gün için doğruları yaptıysak ne álá diyoruz. Ertesi gün sıfırdan yeni bir gün başlıyor. Uzun vadeli bir adım atmıyoruz. Günü yaşıyoruz. Geçmişte öğrenilenler artık bir işe yaramıyor. Büyük bir değişim yaşanıyor. Geçmişin yüzde 50’si olmayacak. Bunların yerine yeni bir şeyler mi gelecek yoksa kalan basit ve kolay anlaşılır dünya ile mi devam edeceğiz açıkçası bilmiyorum. Şirketleri aşırı likit tutuyoruz. Bu zaman için iyi ama kullanmadığınız paraların bir bedeli var. Normal şartlarda böyle yapmazsınız. Bu yeni pahalı bir denge oluşuyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
[COLOR="red"]
26 Ekim 2008
ABD’de ’bankacıyı değil çalışanı kurtar’ isyanı
ABD’de Hazine’nin özellikle finans kuruluşlarına yönelik olarak hayata geçirdiği ve sigorta şirketlerini de kapsaması planlanan 700 milyar dolarlık kurtarma paketi, Amerikalılardan büyük tepki görüyor.
Paketi protesto etmek için önceki gün Wall Street’te bir araya gelen Amerikalılar üzerinde "Bankacıları değil çalışanı kurtarın", "Wall Street ve Savaşa para harcamayın. Fakiri kurtarın" yazan pankartlar açtı.
En zenginler kurtarılıyor
Konuyu protesto etmek için stopforeclosuresandevictions.org adlı bir de internet sitesi kuran protestocular burada, "Borsalar çakılıyor, ekonomi tüm dünyada büyük bir durgunluğa giriyor. ABD hükümeti ise bu ortamda bankacılarını kurtarmaktan öteye gitmiyor. Amerika’nın en zengin yüzde 1’lik kesiminin kurtarılması için trilyonlarca dolar harcanıyor. Ortalama çalışan Amerikalılar ve fakirler için ise hiçbir şey yapılmıyor" yazdı.
Protestocular hükümetin bankaları kurtarmak yerine yapması gerekenleri de şöyle özetliyor: "Sağlık, eğitim ve sosyal harcamalra kısıntıya gidilmemeli, kimse işten çıkartılmamalı. Çalışmayanlara daha fazla kolaylık ve hak sağlanmalı. Emekliler korunmalı." Web sitesinde protestoların 24-27 Ekim tarihleri arasında JP Morgan Chase, Bank of America, Wells Fargo ve Citibank’ın önünde gerçekleştirileceği dile getiriliyor.
26 Ekim 2008
ABD’de ’bankacıyı değil çalışanı kurtar’ isyanı
ABD’de Hazine’nin özellikle finans kuruluşlarına yönelik olarak hayata geçirdiği ve sigorta şirketlerini de kapsaması planlanan 700 milyar dolarlık kurtarma paketi, Amerikalılardan büyük tepki görüyor.
Paketi protesto etmek için önceki gün Wall Street’te bir araya gelen Amerikalılar üzerinde "Bankacıları değil çalışanı kurtarın", "Wall Street ve Savaşa para harcamayın. Fakiri kurtarın" yazan pankartlar açtı.
En zenginler kurtarılıyor
Konuyu protesto etmek için stopforeclosuresandevictions.org adlı bir de internet sitesi kuran protestocular burada, "Borsalar çakılıyor, ekonomi tüm dünyada büyük bir durgunluğa giriyor. ABD hükümeti ise bu ortamda bankacılarını kurtarmaktan öteye gitmiyor. Amerika’nın en zengin yüzde 1’lik kesiminin kurtarılması için trilyonlarca dolar harcanıyor. Ortalama çalışan Amerikalılar ve fakirler için ise hiçbir şey yapılmıyor" yazdı.
Protestocular hükümetin bankaları kurtarmak yerine yapması gerekenleri de şöyle özetliyor: "Sağlık, eğitim ve sosyal harcamalra kısıntıya gidilmemeli, kimse işten çıkartılmamalı. Çalışmayanlara daha fazla kolaylık ve hak sağlanmalı. Emekliler korunmalı." Web sitesinde protestoların 24-27 Ekim tarihleri arasında JP Morgan Chase, Bank of America, Wells Fargo ve Citibank’ın önünde gerçekleştirileceği dile getiriliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
KRİZİN REEL SEKTÖRE ETKİLERİ...
ABD`li ekonomist Nouriel Roubini`nin de küresel resesyona giden basamaklardan biri olarak gösterdiği şirket zararı haberlerinin artması hayra alamet değil. Rus doğalgaz devi Gazprom`un finansman planları kriz yüzünden tehlikeye girdi. İngiliz- Fransız demirçelik devi Mittal üretimde kesintiye gitmeyi düşünüyor çünkü talep gittikçe zayıflıyor. Önceki gün internet devi Yahoo 1500 kişiyi işten çıkaracağını açıklayarak tensikata start verdi. Otomotiv sektörü ise hem ABD`de hem de Avrupa`da can cekişmeye başladı.
Elektronik ürün tedarikçilerinden, otomotiv sektörü ara malı üreticilerine, teknoloji şirketlerinden, son dönemde güvenli liman olmaktan çıkan emtia fiyatlarında yaşanan kan kaybı ile işleri ters gidem ****l üreticilerine kadar reel sektörün genelinde olumsuz hareketlenmeler hissediliyor. Kimi işten çıkarmalara gidiyor, kimi ise yatırımlarından vazgeçiyor. ABD`de ilk başta emlak sektöründe başlayan, daha sonra bankacılık ve finans sektörünün geneline yayılan krizin en çok da reel sektöre sıçramasından endişe ediliyor, gerçek bir resesyonun ekonominin elle tutulan çarkları olan reel sektörün de krize girmesi ile yaşanacağı tartışılıyordu. Korkulanın adım adım yaklaşmış olması ise elleri bağlıyor.
1. OTOMOTİV - GM, Fiat, Chrysler, Hyundai
En son 2004`te yıllık kâr açıkladığından beri toplam 69.8 milyar dolar zarar yazan General Motors`un (GM) hisseleri bu yıl içinde yüzde 80 değer kaybederek Dow Jones endeksindeki 30 şirket arasında değeri en fazla eriyen isim oldu. Son olarak ise GM, hem maaşlı hem de anlaşmalı işgücünde gönüllü işten çıkarmalara başlamayı planlıyor. 2008`in sonunda, en geç ise 2009`un başında gönüllü çıkarmalara gidileceği tahmin ediliyor. 2009 sonuna kadar uygulamaya çalıştığı maliyet kesintisi planı ile 15 milyar dolar tasarruf sağlamaya çalışan GM her ay ortalama 1 milyar dolar zarar ediyor. GM`e talip olan Chrysler ise şirketi satın almak için gerekli fonu bulamıyor. Her iki şirketin de birleşme görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD hükümetinin finans sektörü için hazırladığı 700 milyar dolarlık kurtarma paketinden pay isteyebileceği de konuşuluyor. 2007`nin şubat ayından beri 28 bin 500 kişiyi işten çıkaran ve bu yıl içinde 1 milyar dolarlık varlığını satmaya çalışan Chrysler de ilk çeyrekte 515 milyon dolar zarar yazmıştı.
İtalyan üretici Fiat`ın gelirlerinin ise küresel krizin devam edip otomotiv talebini baskı altına alacağı olası bir en kötü senaryoda önümüzdeki yıl yüzde 85 düşmesi bekleniyor. Güney Koreli üretici Hyundai`nin 30 Eylül`de sona eren 3 aylık dönemdeki net kârı ise yüzde 38 düştü. Avrupa`da da otomotiv sektörü son 20 yılın en kötü dönemini yaşıyor. Yeni araç tescilleri yüzde 8,2 oranında düşerek Avrupa`daki eylül ayı tescil rakamlarının 1988 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Hyundai, Won`un dolar karşısındaki değer kaybı ile temmuz ve eylül aylarındaki grevler yüzünden 690.5 milyar won değerinde 44 bin birimlik üretim kaybı yaşadı. Yılın ilk dokuz ayında Avrupa`daki araç satışı yüzde 4,4 oranında düşerken, finansal krize en iyi dayanan otomotiv piyasaları eylülde yüzde 8,4 büyüyen Fransa ve geçen ay satışları yalnızca yüzde 1,5 oranında düşen Almanya oldu. Satışlardaki en sert düşüşler yüzde 21,2 ile İngiltere, yüzde 32,2 ile İspanya`da yaşandı. İtalya`da ise yüzde 5,5 oranında düşüş görüldü. AB ülkelerinde otomotivde büyüme eylül ayında tescil edilen 93 bin araçla yüzde 7,8 olarak gerçekleşti.
2. TEKNOLOJİ - Yahoo, Apple, Sony, AT&T
Internet devi Yahoo`nun üçüncü çeyrekte kârı yüzde 64 düşüp 151.3 milyon dolardan 54.3 milyon dolara gerileyince şirket dünya çapındaki 15 bin çalışanının yüzde 10`unu işten çıkarma kararı aldı. 1500 çalışanını kapı önüne koyacak olan Yahoo, bu yıl sonuna kadar 3.9 milyar dolar olan masraflarını 400 milyon dolar düşürmeyi amaçlıyor. Yahoo, şubat ayında da 1000 kişiyi işten çıkarmıştı. Yahoo`nun en büyük rakibi ve internette arama lideri Google ise geçen hafta üçüncü çeyrekte kârını yüzde 26 artırdığını açıklamıştı. Teknoloji sektörünün dev ismi Apple`ın 3`üncü çeyrekte kârı yüzde 26 artmasına rağmen yılın 4`üncü çeyreğine ilişkin Wall Street beklentilerinin altında bir görünüm çizmesi şirket hisselerine önceki gün yüzde 4`ün üzerinde kayıp getirdi. Elektronik devi Japon üretici Sony ise dün yıllık kâr beklentilerini yendeki değerlenmenin ihracatını zorlayacağı düşüncesi ve hisse senetlerindeki kayıp nedeniyle yüzde 38 düşürdü. Sony, mart sonu itibariyle sona eren çeyrek dönemde net gelirinin 240 milyar yenden 150 milyar yene düşmesini bekliyor. Sony hisseleri sene başından bu yana yüzde 63, dün ise yüzde 6,3 değer kaybetti. ABD`li telekom devi AT&T`nin kârı da beklentilerin altında geldi ve şirket hisseleri önceki gün yüzde 5`in üzerinde düştü.
3. SANAYİ - Caterpillar, Dupont, GSG International
Özellikle inşaat sektörünün en büyük tedarikçilerinden olan ABD`li sanayi devi Caterpillar kâr hedefini tutturamadı ve önceki gün hisse senetleri yüzde 5,1 çakıldı. Ekonomideki yavaşlama ve yüksek çelik fiyatları yüzünden üçüncü çeyrek kârında yüzde 6,4 düşüş yaşayan şirketin yöneticileri ise Avrupa`nın yıl sonuna kadar resesyona gireceğini öngördü. Bir önceki yılın aynı dönemindeki kârı 927 milyon dolar olan şirket, kârını 868 milyon dolar olarak açıkladı. Talepteki zayıflamanın ABD`den sonra Avrupa ve Asya`ya da yayıldığını belirten Caterpillar dışında bir diğer sanayi devi Dupont da dördüncü çeyrek kârının zayıflayan talep karşısında hisse başına 20 ila 25 cent civarında düşmesini beklediğini belirtti. Dupont şimdiden sabit maliyetlerinde kesintiye gitmeye başladı. Üçüncü çeyrek kârı yüzde 30 düşerek 367 milyon dolara geriledi. Bu sene içinde hisse senetleri yüzde 25 değer kaybeden Dupont özellikle gelişmekte olan piyasalardaki yavaşlamadan tedirgin. Avrupa`nın en büyük ikinci elektronik ürünler tedarikçisi olan DSG International, tüketici güvenindeki gözle görülür bozulmalar sebebiyle yılın ilk yarısında satışlarında sert bir düşüş açıkladı ve yatırımlarında kesintiye gideceğini belirtti.
4. DEMİR ÇELİK - ArcelorMittal, BHP Billiton, Rio Tinto
Talepte zayıflama beklediğini belirten demir çelik devi ArcelorMittal`in şu an için kâr sıkıntısı yok ama küresel kriz karşısında gelirlerinin düşmemesi için yeni yöntemlere başvuruyor. Mittal, yılın son çeyreklik döneminde çelik üretimini düşürerek fiyatlardaki düşüşü yukarıya çekmeyi, böylece kârını koruma yoluna gitmeyi planlıyor. Yüzde 15`e kadar bir üretim kesintisi yapmayı planlayan şirketi en fazla etkileyen, küresel kriz karşısında talepte darbe alan Çin. Brezilyalı demir çelik devi BHP Billiton ise emtia fiyatlarında yaşanan çıkışın ardınan küresel ekonomideki yavaşlama ile birlikte azalan talep karşısında hızla gelen düşüşlerle kan kaybediyor. Bakır fiyatlarının ton başına 4000 dolara kadar düşmesinin ardından BHP`nin hisseleri önceki gün yüzde 11 değer kaybetti. Dünyanın en büyük üçüncü ****l üreticisi olan Rio Tinto ise yüzde 12 düştü ve nikel fiyatlarındaki düşüşün kendilerini zor durumda bıraktığını açıkladı. Bir çok ****l üreticisi gibi kendisinin de en büyük müşterisi olan Çin`deki yavaşlamaya ilişkin yaptığı açıklama ise BHP`nin daha fazla kayıp beklentisi olduğu imajı çizdi.
5. İLAÇ - Merck, Pfizer
Kredi krizi ABD`lileri sağlık harcamalarını kısmaya zorluyor. İnsanlar benzin yemek ve ilaç harcamaları arasında tercih yapmak zorunda kalıyor, bazı hastalar kolesterolü düşüren ya da kemik erimesine karşı kullanılan ilaç tedavilerinden vazgeçiyor. Pfizer`ın kolestorel ilacı Lipitor satışlarının üçüncü çeyrekte yüzde 13 azalmış durumda. ABD`de yılın ilk 8 ayında yazılan reçete sayısı da geçen yıla göre düşüş gösterdi. Pfizer bu yıl sonuna kadar maliyetlerini 1.5 ila 2 milyar arasında düşürmeyi planıyor. ABD`li ilaç devi Merck 7200 çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. İşgücünün yüzde 13`üne denk gelen tensikat planı şirketin son 3 yıl içinde gittiği ikinci yeniden yapılandırma olarak gösteriliyor. İşten çıkarmaların Japonya ve İtalya`da da gerçekleşmesi beklenirken, tensikatın yüzde 40`ının ABD`de gerçekleştirileceği belirtildi. Merck`ün kriz karşısında maliyet kesintisi amacıyla aldığı işten çıkarma kararının üçüncü çeyrekteki kârında yavaşlayan satışların etkisiyle yüzde 23`lük kan kaybının ardından geldiği belirtiliyor.
bigpara..
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
25 Ekim 2008
HSBC Endonezya’da banka satın aldı
HSBC Holdings, Bank Ekonomi’nin yüzde 88.89’unu 607.5 milyon dolara satın aldı.
HSBC Holdings’den yapılan yazılı açıklamada, kuruluşun, iştiraki HSBC Asia-Pacific aracılığı ile dünyanın en büyük dördüncü nüfusuna sahip olan Endonezya pazarına el attığı belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi. "Endonezya’nın lider bankalarından Bank Ekonomi’nin yüzde 88,89’unu 607,5 milyon dolara satın alan HSBC Holdings, birleşme ile Endonezya’da iki kat büyüyecek. Özellikle KOBİ Bankacılığı alanındaki büyüklüğü ile bilinen Bank Ekonomi’nin, halihazırda 2 bin 200 çalışanı ve 86 şubesi bulunuyor. HSBC’nin birleşme ile şube sayısı 190’a çıkarken, faaliyet gösterdiği şehir sayısı da 24’e ulaşacak. Ekim 2007 verilerine göre, 482 milyon dolarlık piyasa değeri bulunan Bank Ekonomi’nin hisseleri Endonezya Borsasında işlem görüyor. 1989 yılından bu yana Endonezya’da faaliyet gösteren Bank Ekonomi’nin toplam varlıklarının değeri 1.8 milyar dolar."
bigpara
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Lüks tüketim kriz dinlemiyor, 4 günde 500 milyon dolarlık satış bekleniyor
Nilgün KARATAŞ
Dünyanın en lüks fuarı olarak kabul edilen Millionaire Fair, uluslararası piyasalarda yaşanan krize aldırış etmeden, 30 Ekim’de İstanbul’da kapılarını açmaya hazırlanıyor. Amsterdam, Moskova, Münih, Dubai, Shanghai ve Kortrijk’in ardından bu yıl ilk kez İstanbul’da yapılacak olan fuara giriş bileti 75 YTL olacak. Hesaplar 4 gün boyunca bu fuarda 500 milyon dolarlık siparişin alınacağını gösteriyor.
ULUSLARASI piyasalarda yaşanan kriz pekçok ülkeyi etkisi altına alırken, lüks tüketimde planlar aynen devam ediyor. Dünyanın en lüks tüketim ürünlerinin sergilendiği Millionaire Fair, bu yıl ilk kez Türkiye’de de yapılıyor. Hollanda, Belçika, Rusya, Almanya ve Çin’in ardından ilk defa İstanbul’da 30 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında İstanbul CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan Millionaire Fair, lüks markalar ve lüks yaşam hizmetleri hedef kitlesine tanıtımını yapacak. Yapıldığı her ülkede büyük sansasyon yaratan fuarda houte couture moda markalardan, milyar dolarlık emlak projelerine, saat ve mücevherlerden, ünlü otel zincirlerine kadar dünya genelinde 220 milyar dolar büyüklüğe erişen lüks tüketim ürünlerinin örnekleri sergileniyor.
Auto Show gösterge oldu
Küresel krize karşın planlarını bozmadıklarını söyleyen CNR Genel Müdürü Rüştü Barkay, bu fuarda doğrudan satış yapılmamakla birlikte, 4 gün boyunca yaklaşık 500 milyon dolarlık bir alışveriş cirosu beklediklerini kaydetti. Barkay, bu rakama otel, konaklama gibi diğer harcamaların dahil olmadığını söyledi. Barkay, krizin bu planları nasıl etkilemediğine ilişkin sorumuza ise şu yanıtı verdi: "Son dönemde yaşanan mali çalkantı fuarımıza katılımı hiçbir şekilde etkilememiştir. Ayrıca, geçen hafta yine CNR Expo Fuar merkezimizde gerçekleşmiş olan Auto Show fuarı esnasında lüks araçların neredeyse tamamı satılmış ve birçok marka sıra yazmıştır. Sadece bu durum bile lüks tüketimde herhangi bir azalma olmadığının göstergesidir. Ayrıca, krizlerden etkilenmeyen yegane sektör fuarcılık. Çünkü fuarlar firmaların ürünlerini pazara sunma ve yeni müşteriler bulabilmeleri için en etkin araçtır."
Reina lounge açacak
100’ün üzerinde firmanının ürünlerini tanıtacağı fuarın giriş biletleri 75 YTL olacak. "Yalnızca dünya ölçeğinde bilinirliği olan lüks markaların, lüks yaşam hizmetlerinin seçkin hedef tüketiciye sunulduğu bir zirve" olarak nitelendirilen fuarda, ürün sunumlarının yanı sıra fuarda eğlencelere de yer verilecek. Ünlü eğlence mekánı Reina’nın fuar içinde oluşturacağı lounge’da konuklarn ağırlanacak. Uluslararası moda kanalı Fashion TV tarafından gerçekleştirilen gala gecesinde, bir de 22 ülkede yayınlanacak bir mankenlik yarışması yapılacak. Ayrıca bir de 20 ulustan 20 çiftin ulusal gelinlik ve damatlıkla ülkelerini temsil edileceği "Ulusların Düğünü" adında bir de etkinlik olacak olacak.
1 milyon dolarlık saat, 875 bin Euro’luk otomobil
ÖZEL yapım ayakkabılardan, telefon ve mücevherlere, yüzme havuzlarından yatırım projelerine kadar pek çok farklı ürünün sergilendiği fuarın, iddialı bazı ürünleri şöyle:
Geylan Saat ve Aksesuar’a ait, 1 milyon İsviçre Frangı (1 milyon 160 bin dolar) değerinde, platin Franck Müller saat.
Has Halı’dan fiyatı açıklanmayan ’Kainat Halısı.’ Guines Rekorlar Kitabı’na dünyanın en ince halısı olarak giren bu halının bir benzeri Beyaz Saray’da.
Lüks İngiliz markası Bentley’in, Auto Show’da 875 bin Euro ile en pahalı model olarak sergilenen modeli.
Topal Mücevher’in Irak’lı ressam Souadad Kandemir ile tablolarından esinlenerek hazırladığı 2 milyon dolarlık özel takı koleksiyonu.
Vicem tarafından yapılan 46 metrelik, 2 tane 3600 beygirlik motoru bulunan, 32 mil hız yapan 21 milyon Euroluk tekne.
James Bond’un arabası olarak bilinen, 350-400 bin Euro değerinde Aston Martin’in yeni kasa 2009 DB9 serisi.
Adaboard Yatçılık’tan bir benzeri Rus milyarder Abromoviç’e satılan ABY 36 Oyster modelinin ikizi, 350 bin Euro değerindeki deniz limuzini denilen tekne.
Ünlü F1 pilotu Michael Schumacher’in Dubai kıyısında adını taşıyan adasında yapılacak olan projenin lansmanı. Schumacher bunun için İstanbul’a gelmesi bekleniyor.
Hilton Otelleri’nin ünlü veliahtının "Paris Hilton By Diciotto 18" isimli markasının Türkiye’ye ilk tanıtımı da bu fuarda yapılacak.
Türkiye’deki hedef kitle 50 bin kişi
MİLYONERLER Fuarı Türkiye’de düzenlenirken, hesapların nasıl bir potansiyel üzerine yapıldığını sorduğumuz Rüştü Barkay, şunları söyledi: "Türkiye’de şu anda 50 bin dolar milyoneri bulunuyor. (Bankalarda 1 milyon dolar ve üzeri hesabı bulunan mevduat sahibi sayısı) Bu rakam geçen yıllara göre 8 bin kişi artmış. Yani yüzde 18’lik bir artış konusu. Bu artış tüm dünyadaki milyoner sayılarının artış ortalamasının üzerinde. Türk iş ve ve cemiyet dünyasından davetlilerimizin yanı sıra Ortadoğu’dan içlerinde Dubai, Bahreyn ve Katar’ın bulunduğu çok sayıda ülkeden ziyaretçilerle Rusya, Ukrayna ve 16 BDT ülkelerinden ve komşularımız Yunanistan, Bulgaristan, Suriye’den alıcıların ziyaretini bekliyoruz. En çok katılım Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’dan olmakla birlikte, 15 bin civarında ziyaretçinin fuarı gezmesini bekliyoruz."
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 3 Ziyaretçi