You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Posting Freak
Ekonomi Gündemi...
iyiki nakitte kalmısız. ama bu borsa cıkarsada kimse tutamaz
Nefsi “Pir”in gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o “nefs öldüren”in eteğini sımsıkı tut.
''HZ MEVLANA''

ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
'' Aşkın Şehidi'sin!..''
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Alinin_Askeri yazdı:iyiki nakitte kalmısız. ama bu borsa cıkarsada kimse tutamaz


]bence o kadar da kolay değil..şu anda yabancı payı % 68.30..
]
]bu oran 50 lere doğru inerse o zaman alım vakti gelmiştir...
]
]İMKB 30 hissesenedlerine özellikle bankacılık sektöründe yatırım yaparsanız iyi kazanırsınız..
]
]bu konuda bir rapor hazırlıyorum sizlerle en yakın zaman paylaşacağm..
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
24.10.2008

Özyeğin: Bu kriz AIDS gibi

Fiba Holding’in Başkanı Hüsnü Özyeğin'den ekonomik krize ilginç benzetme

Hale TÜZÜN / VATAN GAZETESİ

Fiba Holding’in Başkanı Hüsnü Özyeğin, Türkiye’nin ilk defa kendi günahı olmayan bir krizin içine girdiğini belirterek, “Bu kriz AIDS gibi” benzetmesini yaptı. Krizin Türkiye’yi güçlü vurmaya başladığını anlatan Özyeğin, “Ayağınızı yorganınıza göre uzatın” dedi

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizi AIDS hastalığına benzeten Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, “İki kişi ilişkiye giriyor, sonra biri Hong Kong’a gidiyor. Orada ya da dünyanın başka bir köşesinde ilişkiye giriyor. Bakıyoruz, dünyanın başka bir ucuna kadar enstrüman satmışlar. Dünyada görülmemiş bir kriz bu” dedi.

Küresel krizi Türkiye’nin Avrupa ve ABD’den ithal ettiğini, ülkemizin krizi olmadığına dikkat çeken Özyeğin, “Türkiye, benim 35 yıllık bankacılık hayatımda ilk defa kendisinden kaynaklanmayan, kendi günahı olmayan bir krizin içine doğru geldi. Krizin dalgaları artık Türkiye’yi daha güçlü vuruyor” değerlendirmesini yaptı.

Perakende Günleri ’08’in kapanış oturumunda konuşan Hüsnü Özyeğin, krizle ilgili olarak tavsiyelerde de bulunarak, “Bugünden itibaren 2009 yılı sonuna kadar ayağınızı yorganınıza göre uzatın. Konservatif bir politika izleyin. Dikkatli olun ve tekrar şirketinize sermaye koyun, güçlü tutun ve fırtınadan az hasarla sıyrılın” diye konuştu. Özyeğin, “Türkiye’de büyük bir karışıklık beklemiyorum. Ama yine de dikkatli olunması gereken bir yıl” açıklamasını yaptı.

Krizin ne zaman biteceği hakkında da yorum yapan Hüsnü Özyeğin, “Mayıs ayında bunu söyleyebilirim belki. Çünkü o tarihe kadar birşeyler çok açılmayacak. Bunları da çok araştırma raporu okuyarak değerlendirebiliyorum” dedi.

AVM’lerin kabasını yapın bitirmeyi bekleyin

ALIŞVERİŞ merkezi yatırımcılarına kriz tavsiyesinde bulunan Hüsnü Özyeğin, “Bu yıl ve 2009’da kâra değil likiditeye önem verin. AVM’lerin inşaatına başladıysanız kabasını bitirin ama bitirmeyi bekletin. Bunda utanacak bir şey yok” dedi.

EMAAR’DAN MORAL: Türkiye’ye para akacak

Dubaİlİler küresel kriz dinlemedi, Türkiye’deki yatırımlarına hız verdi. Dubai’nin en büyük gruplarından Emaar, 6 ay önce aldığı Libadiye’deki arazisine alışveriş merkezi, otel ve konuttan oluşacak ’karma bir proje’ için 1 milyar dolar yatırmaya hazırlanırken Emaar Türkiye İcra Kurulu Başkanı Ozan Balaban, “Türkiye’de kriz falan yok. Şu anda piyasada sadece likidite sıkışıklığı var. Moralleri bozmaya gerek yok. 2009’un ikinci yarısından itibaren Türkiye’ye para akacak” dedi.

Bu yıl 8’incisi düzenlenen Perakende Günleri ’08 kapsamında perakende sektörüne özel bir yemek veren ve burada yeni projelerini anlatan Ozan Balaban, Emaar Türkiye’nin tam tersi davranarak yatırımlarına devam ettiğini açıkladı. Libadiye’deki araziyi 6 ay önce aldıklarını ve sadece arazi için 403 milyon dolar ödediklerine dikkat çeken Balaban, “Bu projeyi 4 yıl içinde bitireceğiz. Planımız otel, alışveriş merkezi ve konuttan oluşan bir yaşam merkezi kurmak. Sadece bu projeye 1 milyar dolar harcayacağız. Bu da Emaar’ın Türkiye’ye güvendiğinin önemli bir göstergesi” dedi.

Lüks projeye outlet AVM

Büyükçekmece’deki Toskana Vadisi Evleri projesinin de ilk etabının tamamlandığını aktaran Ozan Balaban, buradaki alışveriş merkezi projesi çerçevesinde ’outlet’ yapılmasının planlandığını söyledi. Balaban, A ve A plus gelir grubunun da ’outlet’e meraklı olduğuna dikkat çekti.

Gençler orta yaşlıdan iki kat fazla harcıyor

AlIŞVerİŞ Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nuşin Oral, IPSOS’un 3 bin 685 tüketiciyle görüşerek yaptığı Shopper Index araştırmasının sonuçları hakkında bilgi verdi: “Araştırmaya göre, Türkiye’de gençler orta yaşlılara göre iki kat daha fazla alışveriş yapıyor. Sanılanın aksine erkeklerin harcama düzeyi kadınlardan fazla. Erkekler daha çok alışveriş merkezlerini, kadınlar ise cadde mağazalarını tercih ediyor.”

Açık artırmayı kriz mi vurdu?

* Her yıl geliri hayır kurumlarına bağışlanan açık artırma bu yıl yapılmadı.

* Tescilli Markalar Derneği, taklitle mücadeleye verdiği destek nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne plaket verdi.

* Kapanışın yıldızı Beyaz’ın Emel Sayın’la yaptığı düet büyük alkış aldı.

‘Yaratıcılık krizde bir para birimidir’

1.500 dolar sermayeyle askeriyeden kullanılmayan gömlek, tişört, şort ve ayakkabıları toplayarak bugün dünyanın en gözde markaları arasında yerini alan Banana Republic markasını yaratan, ardından GAP’e satan Mel Ziegler’den tavsiyeler:

* Durgunluk, inanılmaz fırsatları bünyesinde barındırır. Yaratıcılık krizde bir para birimi gibidir.

* Esas risk hiç risk almamaktır.

* Her başarıda bir başarısızlık tohumu bulunmaktadır. Ve her başarısızlık da başarı tohumu barındırır.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
S&P`den önemli karar

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P), Türkiye ve Rusya'ya yönelik içinde çok kritik sinyaller olan bir rapor yayınladı.

S&P bu raporunda Rusya için 'negatif' sinyal, Türkiye için ise 'olumlu' sinyaller verdi.

S&P, Türk ekonomisinin geçmiş dönemde aldığı önlemlerden dolayı görünümünü değiştirmedi ve durağanda bıraktı.S&P'nin bu kararı uluslararası yatırımcıların Türk ekonomisine ilgisinin devam ettiği şeklinde algılandı.



bigpara..
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
24.10.2008

Şimşek`e göre temelimiz sağlam!!!

Londra'da temaslarda bulunan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin ekonomik krize karşı bağışıklığı olmadığını ancak, sağlam temellere sahip bulunduğunu söyledi.

DHA

BBC Türkçe Servisi'nin sorularını yanıtlayan Şimşek, hiçbir ülke, şirket, veya hane halkının bu türden krize karşı bağışıklığa sahip olmadığını, ancak makro ekonomik temelleri sağlam olduğu için, Türkiye'ye olası etkisinin sınırlı olacağını anlattı. Şimşek, bankacılık sektöründe 2001 yılındaki kriz ardından muazzam rehabilitasyon dönemi yaşandığını bugün gelinen noktada bankacılık sektörünün sermaye yapısının güçlü hale geldiğini söyledi. Bakan Şimşek, şunları söyledi:

''1.5 yıl önce, bankacılık sektörüne ilişkin likidite, genel karşılık düzenlemesi yaptık. Bugün Türk bankacılık sistemi şoklara karşı Türkiye’yi koruyorsa, bu sadece 2001 sonrası çözümlerden kaynaklanmıyor. Bankacılık sektörüne ilişkin çok ciddi düzenlemeler yapıldı. Bankacılık sektörü şokları biraz yumuşatan bir yapıya sahip. Kamu sektöründe son birkaç yılda finansman dengelerinde önemli iyileştirmeler yaptık. Mesela, AB'nin Maastricht kriteri tanımına göre Türkiye’nin bütçe açığı, 2001 yılında örneğin, yüzde 20’nin üzerindeydi. Son üç yıldır, hatta 2008’i de dahil edersek, yüzde 1'in altında. Bütçe açıklarını azalttık. Özelleştirmeleri hızlandırdığımız için kamu sektörünün borçlanma ihtiyacı azaldı. Dolayısıyla kamu sektörünün durumu da sağlam.''

Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türk özel sektörünün son birkaç yılda büyümenin bir bölümünün finansmanını dışarıdan sağlaması sonucu dış yükümlülüklerinin arttığını anlatırken, Sektörel analiz yaptığımızda, örneğin diyelim otomotiv sektöründe, ihracatın toplam satışlara oranı yüksek, döviz borcunun da toplam borca oranı yüksek, ama birbirini dengeliyor. Çünkü ihracat geliri var. Bunu benzer şekilde, demir çelik, tekstilde ve elektronikte görüyorsunuz. Yani döviz borcu yüksek olan şirketlerin, aynı zamanda, toplam satışları içinde ihracatın payı da yüksek. Birbirini dengeleyen, riski aşağı çeken unsurlar da söz konusu diye konuştu.

Şimşek, dünyadaki krizin Türkiye'yi iki kanaldan etkileyeceğini değerlendirdiklerini belirterek şöyle devam etti:

Birinci kanal Türkiye’nin ihracat yaptığı piyasalarda eğer küçülme olursa, örneğin AB, ABD ve dünya bir resesyona girerse, ihraç ettiğimiz mallara olan talep azalabilir. İkincisi kredi kanalı. Türkiye hızlı büyüyen, Avrupa ile farkı kapatan bir ülke. Dolayısıyla dış finansman ihtiyacı yüksek. Tasarruf açığı olan bir ülke ve bu açığı dışarıdan borçlanarak kapatıyor. Dünyada büyük bir finans krizi varsa ve bu kredi piyasalarında bir daralmaya götürürse, bu Türkiye’nin büyümesini engelleyebilir. Türkiye’nin büyümesi bu nedenle gelecek yıl yavaş olabilir. Ne kadar yavaş? Şimdi büyük bir belirsizlik olduğu için ortaya bir rakam koymak zor ama biz bütçede Türkiye yüzde 4 civarında büyür diye bir rakam koyduk. Sektör temsilcileriyle bir araya gelerek diyalog ve bunu sürekli kılacak mekanizmaları kurmaya karar verdik. İkincisi, alınacak önlemlerin genel hatlarıyla ilgili açıklama yaptık.Bundan sonraki dönemde, tabii ki reel sektörün, ekonomik faaliyetlerin, küresel krizden az etkilenmesi için özel sektöre, reel sektöre desteği artıracağız. Bu KOBİ’lere faiz sübvansiyonu gibi adımlardan da bahsediyorum.”

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Bankalardaki mevduatlara garanti vermek söz konusu olacak mı? sorusu üzerine, Mevduatlara ilişkin güvende zedelenme olmadı. Şimdi ortada yangın yokken, bizim herhangi bir adım atmamızı ben doğrusu pek anlamlı bulmuyorum. Türkiye’de sistemde o anlamda sorunlar yaşansaydı biz de adım atardık. Bankacılık sektörünün sağlam olması bizim için en önemli avantaj olmuştur. Merkez bankamız, bankalar arası döviz piyasasını etkin hale getirdi. Bütçemizi sağlama almamız, para politikasında temkinli yaklaşım içinde olmamız bir adımdır. Bunların hiçbiri, günübirlik olaylara reaksiyon değil, bizim bir süredir devam ettirdiğimiz bir yaklaşımdır.

IMF'DEN KAYNAK

Bakan Mehmet Şimşek, IMF ile iki başarılı programı Mayıs ayında bitirdiklerini, Türkiye'nin geldiği noktada yurt dışından IMF’den kaynak kullanmak zorunda kalmayacağını değerlendirdiklerini bildirirken, Biz ihtiyati stand-by anlaşmasıyla ilgili bir takım diyaloglar olabilir dedik. Ve nitekim teknik düzeyde IMF ile ihtiyati bir stand-by anlaşmasına ilişkin diyaloglar var. IMF heyeti program sonrası gözden geçirme için Ankara’dalar. Altı ayda bir yapılıyor bu gözden geçirme için Türkiye’de. Stand by anlaşması için de diyaloglar var ama bu diyalogların ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl sonuçlanacağına ilişkin şu aşamada bir açıklama yapmam doğru olmaz diye konuştu.

Şimşek, Türkiye’de son birkaç yılda, çok yüksek cari açık oluşmasının arkasındaki en önemli nedenin finansmanının önemli bölümünün yabancı doğrudan yatırımlarla veya Türk şirketlerin orta ve uzun vadeli borçlanmalarıyla yapılmasından kaynaklandığını belirtirken, Türkiye'ye sıcak para anlamında az sermaye girdi. Bu şekilde giren paranın önemli bir kısmı, ne yaparsanız yapın, böyle dönemlerde çıkabiliyorlar. Türkiye temelleri sağlam olduğu için, reel yatırımlar uzun vadeli yatırımlar açısından hala cazip. Türkiye’ye ilgi devam ediyor. Kısa dönemde finans piyasalarındaki dalgalanma o kanallar yoluyla oldu. Orada da yapılacak çok fazla birşey yok dedi.

Şimşek son OECD raporunda Türkiye gelir dağılımı eşitsizliği konusunda en üst sıralarda yer aldığı hatırlatılınca, gelir dağılımının hiçbir yerde tam adil olmadığını, Türkiye'de 2001'den bu yana gelir dağılımının daha adil bir hale geldiğini, bu konudaki politikalarına devam edeceklerini sözlerine ekledi.


bigpara...
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
24.10.2008

`Serbest piyasa modelinde yanlışlık var`

FED'in efsanevi eski başkanı Alan Greenspan, 40 yıldır inandığı serbest piyasa modelinde yanlışlık olduğunu kabul etti. ABD de Federal Merkez Bankası FED'in efsanevi eski başkanı Alan Greenspan, ABD yi ve dünyayı sarsan mevcut finans krizinin patlak vermesinde kısmi sorumluluğu bulunduğunu kabul etti.

AA

Temsilciler Meclisi Denetleme ve Reform Komitesinin özel oturumunda konuşan Greenspan, halen süren finans krizini yüzyılda bir meydana gelebilecek bir tsunami olarak nitelendirirken, bundan sonrası için, FED başkanıyken karşı çıktığı finans sektörüne bazı denetimlerin getirilmesine destek verdi.

Greenspan, finans krizine yola açan ABD'deki emlak krizi öncesinde bankaların ve finans kuruluşlarının, ödeme yapma gücü bulunmayan çok fazla sayıda kişiye emlak kredisi verirken, üstlenilen büyük riskleri analiz edememesinden şoke olduğunu söyledi.

Komite başkanı Demokrat milletvekili Henry Waxman, Greenspan in, 1988-2006 yılları arasında FED başkanı olduğu dönemde, risk idaresi ve doğru fiyatlandırma konularında piyasalara tam güven duyduğunu defalarca vurguladığını hatırlatarak, haksız mıydınız? diye sordu. Greenspan, kısmen diye yanıt verdi.

Greenspan, bankalar, finans kuruluşları ve hedge fonlarındaki çok bilgili ve deneyimli uzmanların, riskleri doğru belirlediği ve bu çerçevede yatırımları doğru fiyatlandırdığı düşüncesinin hakim olduğunu, ancak bunun yanlış çıktığını belirterek, riskli işlemlerin doğru fiyatlandırılamaması, bu krizi hazırladı dedi.

Alan Greenspan, bankaların ve finans kuruluşlarının bu hatayı nasıl yaptığına inanamadığını söyledi. Greenspan, Piyasa rekabetinin ve serbest piyasaların bir temel taşı kırıldı. Bunun nasıl olduğunu hala tam anlamıyorum dedi.

82 yaşındaki Greenspan, bu durumda, kendisinin ekonomiyi algılama modelinde de bir yanlışlık olduğunu kabul etti ve 40 yıldan fazla süredir bu sistemin iyi çalıştığını zannediyordum diye konuştu.

Greenspan, kendi FED başkanlığı sırasında karşı çıktığı, mortgage sağlayan kuruluşlara özellikle sahtecilik konusunda denetim getirilmesi gerektiğini, komitede dile getirdi.

Alan Greenspan, mevcut finans krizinde işlerin ancak daha da kötüleştikten sonra düzeleceğini, bu süreçte istihdam kaybının artacağını ve emlak piyasasının daha aylarca istikrara kavuşmayacağını anlattı.

Greenspan, bazı ekonomistlerce, gevşek kredi verilmesini cesaretlendirecek şekilde, görev döneminin sonlarında faiz oranlarının çok düşük tutulmasından dolayı da eleştiriliyor.


bigpara..
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
24.10.2008

Piyasada Sony depremi

Uluslararası piyasalar bugün yine karıştı. Dün ABD'deki olumlu kapanışlara karşın Sony'nin kazanç tahminlerini düşürmesi ve Samsung'un kârındaki gerileme ile Asya borsaları tepetaklak oldu. ABD'de vadeli işlemler yüzde 3 seviyesinde düşerken, Avrupa'da da yüzde 6'ya varan düşüşler yaşanıyor.

HÜRRİYET

Piyasalardaki dengeyi bugün Asya bozdu. Gece ABD'den gelen yüzde 2'lik yükseliş haberleri ile piyasaların bugün nispeten daha sakin bir gün yaşaması beklenirken, analistlerin beklediği olmadı. Asya borsaları Samsung ve Sony'den gelen olumsuz haberlerin yanında Toyota'nın satışlarının yedi yıldır ilk kez gerilemesi ile dip yaptı.

Dünyanın en büyük ikinci borsası olan Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 9.60 gerilerken, 1982 yılında gördüğü dibe çok yaklaştı. Nikkei 40 puan daha düşerse 7 bin 609 puan ile dibe inmiş olacak.

Öte yandan bugün Hong Kong'da Hang Seng yüzde 4.66, Güney Kore'de de Kospi endeksi 2001 yılından bu yana en büyük düşüşünü kaydederek yüzde 11 geriledi.

Asya'da piyasaların kontrolden çıktığını belirten fon yöneticisi Yuji Ogino, Bu çöküş bizim şimdiye kadar gördüklerimizden çok farklı. Çözüm için birşey söylemek de çok zor dedi.

TEKNOLOJİ HİSSELERİ ÇÖKTÜ

SONY'den yapılan açıklamada, şirketin net gelirlerinin geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 59 azalacağı belirtildi. Sony, bu performans düşüşüne sebep olarak Yen'deki güçlenme ve ekonomik görünümün kötüleşmesini gösterirken hisseleri de yüzde 14 değer yitirdi.

Sony'nin açıklamasının bütün elektronik hisseleri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden uzmanlar, diğer şirket hisselerinde de ciddi kayıplar göründüğünüe dikkat çekiyor.

Samsung günü yüzde 14 düşüşle noktalarken, Panasonic hisseleri yüzde 12, Saharp hisseleri de yüzde 14 değer yitirdi.

Öte yandan Japon Yeni bugünkü işlemlerin ardından dolar karşısında 1995 yılından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yatırımcılar carry trade pozisyonlarını çözerken Yen'e geri dönüş yapmaya başladı.


bigpara..
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.