Son üç aylık süreçte 375 baz puanla agresif faiz indirimi
Elif Batu YENER / REFERANS GAZETESİ
Önümüzdeki hafta toplanacak olan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) eli, Uluslararası Para Fonu'yla (IMF) yapılması planlanan anlaşmanın belirsizliği nedeniyle eskisi kadar rahat değil. Son üç aydaki agresif faiz indirimlerini IMF'yle anlaşma yapılacağı varsayımıyla gerçekleştiren Merkez Bankası, bu kez Faizler sabit tutmakla, az da olsa indirmek arasında bir denge arıyor.
Bir yandan ekonomide artan durgunluk Merkez Bankası'nı faiz indirimi için zorlarken ve enflasyondaki eğilim bu yöndeki kararına bir gerekçe oluştururken, diğer yanda ise IMF ile anlaşamamanın yaratığı belirsiz ortamda para çıkışını hızlandırmamak için faizi sabit tutabileceği ihtimallerini artırıyor. Nitekim PPK, 15 Ocak'taki 2 puanlık indirimin yapıldığı toplantının ardından yaptığı açıklamada önümüzdeki aylarda yapılması öngörülen faiz indirimlerinin önemli bir kısmının erkene alındığını bildirmişti.
Piyasalar indirim istiyor
Merkez Bankası'nı Kırk katır mı, kırk satır mı noktasına getiren hiç şüphesiz AK Parti Hükümeti ile IMF arasında aylardır süren görüşmelerden bir sonuç alınamaması ve ekonomik verilerde giderek artan kötüleşme. Piyasalarda ağırlıklı olarak Merkez Bankası'nın en azından 0.50 puanlık bir indirime gideceği resmi görüş olarak hakim.
Ancak uzmanlar, gayriresmi de olsa Merkez Bankası'nın en azından IMF belirsizliği ortadan kalkana kadar faizi sabit tutması gerektiğini düşünüyor. IMF'siz bir Türkiye'nin para çıkışı anlamına geleceğini belirten uzmanlara göre, TL'nin cazibesini düşürecek kararlara imza atılmaması gerekiyor. Aksi taktirde Merkez Bankası, bu kez ani faiz artırımına gitmek zorunda kalabilir.
Ancak son gelen sanayi üretimi de dahil ekonomik veriler ise Merkez'in ekonomiyi hala ittirmesi gerekliliğini de ortaya koyuyor. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın düşük gelen enflasyon verisi ile beklentileri ve dünyada bu konuda uygulanan politikaları da arkasına alarak bir indirime gitmesi de şaşırtıcı olmayacak.
Artırmak zorunda kalabilir
Bugüne kadarki tüm açıklamalarında indirimlerin devam edeceği sinyalini veren Merkez Bankası'nın bu kez durması gerektiğini düşünen, ancak adının açıklanmasını istemeyen bir uzman, IMF anlaşmasının yarattığı belirsizliğin ortadan kalkması lazım. IMF belirsizliği para çıkışına neden olursa bu kez ani faiz artırım kararı almasından korkuyorum. Bu nedenle beklemesinde fayda var ama beklemeyecektir diye konuştu.
Hükümetin ne tür bir maliye politikası uygulayacağı belirgin değil. Bir bütçe var ama bunun uygulanabilirliliğine kimse inanmıyor. Merkez Bankası bizim bilmediğimiz bir şeyler biliyorsa o başka tabii diyen aynı uzmana göre, kısa vadeli faizlerde gidilecek 0.50-0.75'lik indirim tüketimi canlandırmaya yetmez ama Hazine'nin maliyetini bir miktar düşürebilir, bankaların kârını artırabilir.
TL'nin cazibesi sürmeli
IMF ile anlaşmanın akıbeti belli olmadan Merkez Bankası'nın faize dokunmayacağını düşünen bir fon yöneticisi ise Merkez Bankası faiz indirimiyle TL'nin cazibesini kaldırırsa para çıkışı hızlanır. İnsanların Türkiye'de yatırım yapması için bir neden kalmaz. Değil IMF'den para gelmesi biz onlara ödeme yapacağız.
Merkez Bankası, faizleri düşürerek TL'nin cazibesini yitirmesine neden olmayacaktır görüşünü savundu. Bu yöndeki bir kararın çok hızlı bir devalüasyona neden olabileceği uyarısında bulunan aynı fon yöneticisi, kurlardaki yükselişin, girdi maliyetlerindeki çıkışa bağlı olarak enflasyonu olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Yüzde 11 bile yüksek
IMF'yle anlaşamamanın ortaya koyduğu bu gerçeklere rağmen, piyasalarda ağırlıklı beklenti Merkez Bankası'nın en az 0.50 puanlık indirim yapacağı yönünde. Son sanayi üretim verilerinin ve ekonomide artan durgunluğun etkisiyle indirimin devam etmesi gerektiğini savunan uzmanlar da var.
Merkez Bankası'nın dünya nasıl bir yol izliyorsa bunu takip etmesi gerektiğini belirten bazı uzmanlar, faiz oranları yüzde 11'e bile inse, Türkiye'nin Güney Afrika ve Macaristan ile birlikte hala dünyadaki en yüksek faiz veren üç ülke arasında olacağına dikkat çekiyor. Yani elinde likiti olan gelip para yatırabilir. Son faiz indiriminin ardından kurlarda çok ciddi oynama olmadığını da dikkat çeken uzmanlar, nisana kadar faizlerin yüzde 11,5'e kadar ineceği tahmininde bulunuyor.