You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Dolmabahçe krizi büyüyor

Dolmabahçe krizi büyüyor

Posting Freak
Dolmabahçe krizi büyüyor
Baykal: Başbakan'ın sözleri Büyükanıt için uyarıdır.

[Resim: 120620091332581834701_2.jpg]Başbakan Erdoğan’ın önceki gün yaptığı açıklamalara aynı kanalda dün cevap veren CHP lideri Baykal, Dolmabahçe görüşmesiyle ilgili Başbakan’ın Büyükanıt’a ’konuşursan bende konuşurum’ yönünde bir uyarıda bulunduğunu ileri sürdü

[FONT=Arial, Verdana, Helvetica, sans-serif]ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, önceki gün NTV’de konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sözlerine yine aynı kanalda cevap verdi. Deniz Feneri e.V davasından RTÜK Başkanı Akman’a, üslup tartışmasından Dolmabahçe görüşmesine kadar pek çok konuya değinen CHP lideri, Başbakan’ın eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a “konuşursan ben de konuşurum” yönünde bir uyarıda bulunduğunu da iddia etti. Baykal, şöyle konuştu:

ÜSLUP TARTIŞMASI: Sayın Başbakan’ın Türkiye’nin gelmiş geçmiş bütün başbakanlarından en kaba üsluba sahip olan kişi olduğu kanısındayım. Kabul edilir, edilmez. Mukayese edildiği insanlar da saygı gören insanlar, Türkiye’nin başbakanları. Bize hakaret ediyor. Hakkımızda defalarca mahkemeye başvurdu. Sözün hakaret olup olmadığını belirleyecek olan siyasetçi değildir. Sözden rahatsız olan kişi değildir, mahkemelerdir. Ben, Başbakan’ı bana söylediği sözlerden dolayı mahkemeye vermedim. O kadar ağır iddialar, kabul edilemez suçlamalar yapıyor ki... Bunları ben siyasi tartışmanın tuzu biberi, vatandaş değerlendirir diye görmemezlikten geldim. Bizim için önemli olan Türkiye’dir, onun izlediği politikadır, yaptığı yanlışlardır. Yanlışlarını ortaya koymak bizim görevimizdir.

DENİZ FENERİ e.V: Başbakan’ın RTÜK Başkanı Zahid Akman’la ilgili açıklamaları çok çarpıcı ve düşündürücü. Bu Deniz Feneri konusunda başrolde olan kişilerle Başbakan özel yakınlık içinde. Sıkıntı bundan kaynaklanıyor. Kimisi sınıf arkadaşı, kimisi ile aile ilişkisi var. Bunlar bu işlerin başrollerinde, belli. Bunlara yönelik hem Alman hem de Türk yargısının çalışmasını engelleme çabası olduğu çok nettir. Başbakan’ın yaptığı açıklamalar ile konu Zahid Akman konusu olmaktan çıkmış. Bir Bülent Arınç konusu haline dönüşmüştür. Sayın Arınç, bu konuda rahatsız olduğunu, Akman’ın istifa etmesi gerektiğini, istifa ederek hükümeti rahatlatması gerektiğini ifade etmiştir. Bunu ifade ederken Başbakan Yardımcısı olarak konuşmuştur. Kamuoyu da Arınç’ın yaklaşımını, iyi niyetli, olması gereken bir davranış olarak takdir etmiştir. Sayın Başbakan’ın dün yaptığı açıklamadan, Arınç’ın bu tutumundan rahatsız olduğunu görüyoruz. Konu kişisel bir anlayış meselesi değil, dürüstlük konusudur. Hükümetin görüşü Başbakan’ın kişisel tercihi olmamalıdır.

AKMAN’IN RTÜK ÜYELİĞİ: RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın, bir büyük yolsuzluk olayının içinde yer aldığı bir ciddi ülkenin mahkemesi tarafından tespit edildi. Buna rağmen Akman’ın, 3’üncü kez RTÜK Başkanlığı’na adaylığını koymamasından teselli çıkarılmaya çalışılıyor. Kardeşim üye olabilecekse niye başkan olmuyor. Başbakan bunun cevabını versin. Eğer üye olarak kalma hakkı varsa tecrübeli olmasına rağmen başkan olma hakkı neden alındı? Ya başkan olmayacaksın, o zaman üye de olamazsın. Orada bulunmaman lazım. Başkanın ahlaki standartlarıyla üyenin ahlaki standartları arasında anlamlı bir fark olabilir mi? Ahlaki standartlar bir bütün değil mi? Bizi mi uyutmaya çalışıyorlar? Türkiye’yi uyutmaya çalışıyorlar. Üye olamaz, olmamalıdır.

DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ: Bunun iki kişi arasında, sadece onları ilgilendiren, kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılması gerekmeyen bir temas olduğunu kabul ettirmek istediler ama Türkiye bunu kabul etmedi. Giderek derinlik kazanan konunun esrarengiz bir boyuta sahip olduğu kanaati de ağır basıyor. Görüşmenin en azından devletin arşivine aktarılması zorunludur. Büyükanıt’ın olayın kamuoyunu ilgilendiren yönleri olduğunu düşündüğünü ya da kendisine yönelik yanlış düşünceleri bertaraf etmek için bir şeyleri söylemek zorunda olduğunu anlıyoruz. Başbakan Erdoğan, Büyükanıt’a “Konuşursan ben de konuşurum” yönünde bir uyarıda bulundu. Bu olaylar kamuoyunu çok etkilemeye başladı.


Dolmabahçe görüşmesi yine gündemde


Başbakan Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın 4 Mayıs 2007’de Dolmabahçe Sarayı’ndaki Başbakanlık Ofisi’nde yaptığı görüşme yine gündemde. Erdoğan önceki gün NTV’de görüşme için, “Benimle mezara gider. İnanayorum ki Büyükanıt da böyle düşünüyor. Açıklamaya kalkarsa o zaman ben de yaptığımız görüşmeyle ilgili şeyleri açıklarım” demişti.


"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"
Administrator
Dolmabahçe krizi büyüyor
Bir genelkurmay başkanının, asgari düzeyde onur sahibi olması ve bunu ortaya koyması gerekir.

özkök hoca efendi, ve audi büyükanıt genelkurmay tarihine kara bir leke olarak geçmişlerdir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.