Tüm dinler kadına karşıdır. Kadınları kazığa bağlayıp yakar, toprağa gömüp taşlar. 'Din'de kadının adı yok.
Din fenomeninin kadına yaklaşımı, hakkındaki bir gerçeği ele veriyor.
Din'de kadının yeri zayıf ise güçlü olan kim? Erkek.
Bu realite, Din'in erkek egemen toplumların bir ürünü olduğu bilgisiyle örtüşmektedir.
Buradan Gerçeğin Bilgisi olan (inançla), erkek egemen kültürü olan Din'in aynı anlama gelmediği ortaya çıkmaktadır.
Egemen olan erkek güç, Gerçeğin bilgisini tamamen bilinmez hale getirerek, zalimce, sahte ve yalanlar üzerinde bir otorite kurmaktadır.
Kurduğu otoriteye boyun eğmesini istediği ilk varlık da kadındır.
Çünkü erkek egemen güç tatminsiz ve ahlaksızdır.
Nefsini, Din olarak dayatıp sınırsız ve engelsiz tatmin olmak istemektedir.
Hiç bir nimetten ve zevkten mahrum olmamak için kadını Din yoluyla köleleştirmektedir. Onu cariye, hizmetçi, harem, köle, ganimet ve bakıcı olarak kullanmaktadır.
Din, insan eliyle- tabi erkekler tarafından- yapılandırılmış bir siyasal sistemdir.
Kanunu, şeriatı, katli vacibi, kafiri, huri-gılmanlarıyla insanları yönetir.
Bu nedenle Din'de kadının yeri ahırdaki öküzden sonra gelir.
Kadına da erkeğe de İnsan olarak değer veren, kadını erkeğin yoldaşı gören, evlat doğuran ve büyüten bir varlık olarak baş tacı eden ise İnancımızdır.
İnancımızın öğretmenleri Muhammed- Ali'dir. Ehlibeyt yolunda kadın kutsaldır.
Namus, fazilet, erdem ve fedakarlıkta erkekle eşit sorumluluğa sahiptirler.
Ehlibeyt anaları, kadın erenlerimiz sayesinde gerçek Allah inancında kadının değerini görebiliyoruz.
Günümüzde yaşayan tek evliya olan Zöhre Ana da Hakkın yeryüzündeki sesi ve sözünü kadın olarak söylemektedir. Bu tecrübe tüm insanlara bir ders olacaktır. Bu gerçek, Din fenomeninin toplum hayatındaki gerçek yerini de ortaya çıkaracaktır.
Yüce Zöhre Ana'nın 'Din başka inanç başka.' hikmeti bu bakımdan çok öğreticidir.
Din 'kadına karşı'
Din 'kadına karşı'
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi