]BAM TELİNE BASMAK
Bam(bem) kelime olarak evin üstü,çatı demektir.Türkçede dam olarak kullanılır.Bir musiki terimi olarak kullanılan bam telinin orjinal telaffuzu”bem teli”dir.Bem,aslında kanun,tambur gibi sazlara takılan tel demektir.Bem(veya bam),sakalın dudağa en yakın olan kalın teline de denir.Telli sazların en üstünde bulunduğu ve kalın ses verdiği için bu tele musikide “bam teli” denilmiştir.Bunun karşıtı zir(alt) olup o da en ince teli karşılar(zir ü bem=alt ve üst,inc eve kalın teller).
Eskiler,en yüksek perdeden nağme çıkaran bam telinin sesini,bağıran,öfke ile sesini yükselten kişilerin köpürmelerine benzetmişler ve bunun adını”(Birinin)bam teline basmak(veya dokunmak)”diye koymuşlar.Eğer birisini aşırı derecede kızdıracak bir sözü kasten söylüyorsanız,karşınızdakinin bam teline bastığınızdan hiç şüpheniz olmasın.Çünkü o da bam telinden ses verecek,hışım ile kubbeleri çınlatacaktır.
Deyimlerin Öyküsü
Deyimlerin Öyküsü
Deyimlerin Ãyküsü
]GÜME GİTMEK:
Zamanında yeniçeriler suçluları yakalayıp zindana kapatırlarken HOOOPPP GÜM
şeklinde nara atarlarmış.Ancak aynı "kurunun yanında yaş da yanar" atasözünde olduğu gibi bazen zindana atılanlar arasında suçu olmayanlar yani masum kişiler de bulunurmuş.
İşte halk suçsuz bir vatandaşın zindana atıldığında,günahsız yere hapse götürülüyor anlamında "ADAMCAĞIZ GÜME GİTTİ,YAZIK OLDU" demiş...
Zamanında yeniçeriler suçluları yakalayıp zindana kapatırlarken HOOOPPP GÜM
şeklinde nara atarlarmış.Ancak aynı "kurunun yanında yaş da yanar" atasözünde olduğu gibi bazen zindana atılanlar arasında suçu olmayanlar yani masum kişiler de bulunurmuş.
İşte halk suçsuz bir vatandaşın zindana atıldığında,günahsız yere hapse götürülüyor anlamında "ADAMCAĞIZ GÜME GİTTİ,YAZIK OLDU" demiş...
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Deyimlerin Ãyküsü
]KOZUNU PAYLAŞMAK
Koz, ceviz manasına gelir.Eskiden Kastamonu'nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı.Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı.Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı.Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki,köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı.
Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için,"BENİM OĞLAN KOZUNU PAYLAŞACAK ÇAĞA GELDİ" derdi...
Koz, ceviz manasına gelir.Eskiden Kastamonu'nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı.Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı.Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı.Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki,köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı.
Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için,"BENİM OĞLAN KOZUNU PAYLAŞACAK ÇAĞA GELDİ" derdi...
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Deyimlerin Ãyküsü
]FOYASI MEYDANA ÇIKMAK
Kuyumcular yaptıkları yüzük,küpe,gersanlık gibi ziynet eşyalarının üzerine mücevherin ışığı daha iyi yansıtması ve parlaklığının artması için FOYA adı verilen bir madde sürerler.Zamanla sürülen bu foya dökülür.Bu duruma foyası çıkmış denilir.
Halk arasında yalan söyleyen,sahtekarlık yapan kişilerin yalanları ortaya çıktığında "foyası meydana çıktı" şeklinde benzetme yapılır...
Kuyumcular yaptıkları yüzük,küpe,gersanlık gibi ziynet eşyalarının üzerine mücevherin ışığı daha iyi yansıtması ve parlaklığının artması için FOYA adı verilen bir madde sürerler.Zamanla sürülen bu foya dökülür.Bu duruma foyası çıkmış denilir.
Halk arasında yalan söyleyen,sahtekarlık yapan kişilerin yalanları ortaya çıktığında "foyası meydana çıktı" şeklinde benzetme yapılır...
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Deyimlerin Ãyküsü
DEVLET KUŞU KONMAK
Deyimin kullanıldığı söz gelişi: Beklenmeyen, büyük, önemli kısmet; şans.)
Bir rivayete göre, vaktiyle İran’da hükümdarlar öldüğü zaman, bütün şehir halkı sarayın önündeki meydanda toplanırmış. Sarayın balkonundan, adına devlet kuşu denilen bir kuş uçurulur, kimin başına konarsa, o adam ülkeye hükümdar olurmuş.
Gerçi tarihte, gerek İsa’dan önce İran’da yaşayan Medler ve Persler, gerek İsa’dan sonra yaşayan kavimler zamanında, böyle garip bir yolla hükümdar seçildiğini gösterir bir kayıt yoktur; üstelik böyle bir seçim yapılmış olması, mantığa da uygun düşmemektedir. Ama hak etmediği yerlere, şans eseri gelenler için, ‘başına devlet kuşu kondu’ denmesi, yukarıda sözü edilen masaldan gelmiş olsa, yerinde ve anlamlı bir sözdür.
Deyimin kullanıldığı söz gelişi: Beklenmeyen, büyük, önemli kısmet; şans.)
Bir rivayete göre, vaktiyle İran’da hükümdarlar öldüğü zaman, bütün şehir halkı sarayın önündeki meydanda toplanırmış. Sarayın balkonundan, adına devlet kuşu denilen bir kuş uçurulur, kimin başına konarsa, o adam ülkeye hükümdar olurmuş.
Gerçi tarihte, gerek İsa’dan önce İran’da yaşayan Medler ve Persler, gerek İsa’dan sonra yaşayan kavimler zamanında, böyle garip bir yolla hükümdar seçildiğini gösterir bir kayıt yoktur; üstelik böyle bir seçim yapılmış olması, mantığa da uygun düşmemektedir. Ama hak etmediği yerlere, şans eseri gelenler için, ‘başına devlet kuşu kondu’ denmesi, yukarıda sözü edilen masaldan gelmiş olsa, yerinde ve anlamlı bir sözdür.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Deyimlerin Ãyküsü
]İLK GÖZ AĞRISI:
Bildiğiniz gibi zamanında güzel Anadolu'mun her evinden en az bir erkek cephede vatan için dövüşüyordu.
Tabii bu askerlerin arkalarında bıraktıkları ana,bacı,yavuklu,nişanlıları vardı.Bu gariban Türk kadınları sevdikleri için gözyaşı dökmedik gün geçirmezlerdi.
Bazen bu hüzün bulutu öyle yoğun olurdu ki gözlerde ağlamaktan dolayı büyük bir ağrı ve kuruluk oluşurdu.
Tabi namus timsali yüce Türk kadını sevdiklerinden konu açılınca,"Senin kocan,benim nişanlım" gibi sözler yerine,senin "göz ağrın,benim göz ağrım" derlerdi.
Bu söz grubu zaman içinde deyimleşmiş ve "ilk sevgili,ilk sevilen" anlamında kullanılagelmiştir...
Bildiğiniz gibi zamanında güzel Anadolu'mun her evinden en az bir erkek cephede vatan için dövüşüyordu.
Tabii bu askerlerin arkalarında bıraktıkları ana,bacı,yavuklu,nişanlıları vardı.Bu gariban Türk kadınları sevdikleri için gözyaşı dökmedik gün geçirmezlerdi.
Bazen bu hüzün bulutu öyle yoğun olurdu ki gözlerde ağlamaktan dolayı büyük bir ağrı ve kuruluk oluşurdu.
Tabi namus timsali yüce Türk kadını sevdiklerinden konu açılınca,"Senin kocan,benim nişanlım" gibi sözler yerine,senin "göz ağrın,benim göz ağrım" derlerdi.
Bu söz grubu zaman içinde deyimleşmiş ve "ilk sevgili,ilk sevilen" anlamında kullanılagelmiştir...
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Deyimlerin Ãyküsü
AYIKLA PRİNCİN TAŞINI
Yavuz Sultan Selim'in Yemen isyanını bastırmak için bu eyalete yolladığı Sinan Paşa'nın ordusu,çölde konaklamak zorunda kalır.Aşçılar yemek pişirmek için torbalar dolusu pirinci çadır bezinin üzerine dökerler ve taşlarını ayıklamaya başlarlar.
Bu sırada aniden çıkan bir çöl rüzgarı ortalığı alt üst edeer.Büyük bir kum yığını ayıklanmak için bekleyen pirinç yığınının üzerine dökülür.
Bir yeniçeri ise günümüze kadar gelen bu deyimi söyler.
-Siz Allah'ın nimetini taşlı diye beğenmezsiniz,o halde ayıklayın pirincin taşını...
(Bu deyim işlerin içinden çıkılmaz bir hal aldığı durumlar için kullanılır.)
Yavuz Sultan Selim'in Yemen isyanını bastırmak için bu eyalete yolladığı Sinan Paşa'nın ordusu,çölde konaklamak zorunda kalır.Aşçılar yemek pişirmek için torbalar dolusu pirinci çadır bezinin üzerine dökerler ve taşlarını ayıklamaya başlarlar.
Bu sırada aniden çıkan bir çöl rüzgarı ortalığı alt üst edeer.Büyük bir kum yığını ayıklanmak için bekleyen pirinç yığınının üzerine dökülür.
Bir yeniçeri ise günümüze kadar gelen bu deyimi söyler.
-Siz Allah'ın nimetini taşlı diye beğenmezsiniz,o halde ayıklayın pirincin taşını...
(Bu deyim işlerin içinden çıkılmaz bir hal aldığı durumlar için kullanılır.)
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi