You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Devleti yıkacak kadın !

Devleti yıkacak kadın !

Senior Member
Devleti yıkacak kadın !
Devleti yıkacak kadın! Birkaç yazısını ya da haberini okumuştum
http://www.odatv.com’da...

Adı, o yüzden pek de yabancı gelmemişti
gözaltına alındığını duyduğum sabah...
Hepsi o kadardı yani; yüzünü görmemiştim,
konuşmamıştım

Ardından tutuklandı...
Tanımasam da meslektaşımdı; oturup ’suçu
neymiş acaba?’ merakıyla bulabildiğim tüm
yazılarını okumaya başladım.
Okudukça; ben de emin oldum onun
’tehlikeli’ bir kalem olduğundan... Yurtseverdi bir kere... Hem de ’Türküm’
demenin bile küçümsenmeye, aşağılanmaya
yettiği böyle bir dönemde!
’Vatan’ diyordu korkmadan...
’Sınırlarımızın kutsallığı’ndan söz
ediyordu... ’Bölünmez bütünlük’ diye tutturuyordu bazı
yazılarında...
Yobazlara, ülkeyi din devletine dönüştürmek
isteyenlere, uluslararası planlamacılara
kafa tutuyordu!
Ve en önemlisi; Mustafa Kemal Atatürk’ten, onun ilkelerinden dem vuruyordu!
Evet, kesinlikle tehlikeliydi bu kadın;
susturulmalıydı...
Haklıydı yani savcılar!

***

Sonra... ’Üşüyorum’ diye başlayan bir mektubu geldi Silivri’den...
O kadar içtendi ki; hiç düşünmeden köşeme
taşıyıverdim!
Kışın kuru soğuğu vardı dışarıda...
Daha yazımın yayınlandığı sabah saatlerinde
aramaya başladı kadınlar... Hem de yurdun dört bir yanından!
Kimi onun için çorap, eldiven, kazak, atkı
ördüğünü söylüyordu; kimi ise ağlıyordu
sadece!
Ve ağladıklarını duymam için arıyorlardı...
Sonra adeta yalvararak kapatıyorlardı telefonu:
’Ne olur söyle ona, kesinlikle yalnız değil...
Yılmasın, pes etmesin, sonuna kadar
dayansın... Söyle ona!’
Böyle başladı Müyesser’le fikir
akrabalığımız... Tanıdıkça şaşırdım, sevdim ve savcılara
biraz daha fazla hak vermeye başladım:
Haklıydı savcılar; ’terörist’ti bu kadın... Çok
tehlikeliydi!

Bana dokunmayan bin yaşasın’cılığın zirve
yaptığı bir çağda, ’kavga’nın adıdır
Müyesser...
İnatçıdır ki; katırlar halt etsin yanında! ’Ben
devletten yemek değil, adalet istiyorum’ diye tutturmuş ve bir daha da ağzına ’devlet
lokması’ koymamıştır hapishane hayatı
boyunca!
’Ana’dır; sonra... Sadece kendisinin doğurup
büyüttüğü aslan gibi oğlunun değil ama... Hiç
görmediği, adını bile benim yazılarımdan öğrendiği muhabir Çağdaş Ulus için kanlı
gözyaşı dökecek kadar yufkadır yüreği...
Kendisinden 100 kilometre ötede başka bir
cezaevinde benzer bir bedeli ödeyen o
çocuğun yaşam sevincidir! ’Duruş’tur ki dimdik! Suçsuzluğundan o kadar emindir ki;
savunma yapmayı bile onuruna
yedirememiştir! ’Savunma yapmayarak’ en
etkili savunmayı yapan bir ’tavır’dır o...
’Yürek’tir; sadece kendisi için değil,
haksızlığa uğrayan herkes için çarpan! ’Özgür bir ruh’tur; bir kuşun kafesteki
hapisliğine tahammül edemeyen...
’Aşk’tır Müyesser; polis kocasının üzerine
titrediği...
’Evlat’tır; hasta annesi için ezim ezim ezilen!
’Ses’tir ki; gürledi mi mahkeme salonunu çınlatan...
’Tepki’sidir karanlığın, vatan satıcılığın,
ihanetin!
Ve ’ödenen bedeli’dir, çağdaşlığın...
Müyesser; bu ülkenin kanayan yarasıdır;
Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Mehmet
Haberal, İlker Başbuğ ve diğer tutuklu
gazeteciler, komutanlar, siyasetçiler,
rektörler gibi!
Yani; tehlikelidir gerçekten:
Karanlık düşmanı bir aydınlık canavarıdır o!

***
Bir de görseniz bu ’zamane teröristi’ni...
Benim yarım kadardır!
Hani bu devleti yıkacak terörist Müyesser’se
eğer... Devletin boyu; en fazla bir metre
olmalıdır! Gözünüze bakarken utanan... Karıncaezmez...
Saygılı... Kibar... Hassas bir ’terörist’tir o...
Ve en önemlisi...
Durmadan okuyan bir çift göz...
Demir parmaklıklar arkasındayken bile
susturulamayan bir kalemdir! Öyle güçlü, sıkı, araştırmacı, bilgi yüklü bir
kalemdir ki; zaman değirmenine en değerli
suları taşıyan!
Haklıdır bu yüzden savcılar; teröristlerin
itibar gördüğü, katillerin milletvekili olduğu
bir yerde, Müyesser’in yeri Silivri olmalıdır! Sırf bu gerekçe bile; onu içeri tıkmaya yeter
de artar!

***
Ele avuca sığmaz bu ’devlet düşmanı kadın’;
hapiste de boş durmadı; biliyorum...
Her gün yazdı ve yazdıklarını da yayınladı aralıksız!
Yetmedi; bir de elinizde tuttuğunuz bu kitabı
sıkıştırdı araya...
Konusu; dünden bugüne iki örnekte; bu
ülkede yaşayan aydınların bitmeyen çilesi!
Neymiş; işgal dönemindeki aydınlar da işgal kuvvetleri tarafından bugün dayatılanın
benzerlerini yaşamışlar, Malta’ya sürgün
edilmişler... Sonra kazanan onlar olmuş
ama...

***
Bakın siz şu ’terörist’in pervasızlığına! Be kadın; hazır özgür kaldın, kır bacağını
otur değil mi?
Hayır; oturmazsan oturma, çık alışveriş yap,
televizyonlarda yerli dizi izle...
İlle de yazmak istiyorsan; bak şöhreti de
yakalamışsın hazır, yaz bir dizi senaryosu, kap milyonları!
Yok; ille de burnunun dikine gidecek...
Çakmak çakmak yapıp gözlerini, zulmü
haykıracak!
Demokrasi diye yutturulan şeyin
diktatörlük... Özgürlük adına yapılanların, tutsaklaştırma
politikası olduğunu söyleyecek...

***
Tehlikeli anacağım bu kadın; savcı beyler az
bile demiş!
Bir de siz de şimdi bunun yazdığı bu kitabı okumaya kalkıp da terörist falan kesilmeyin
başımıza...
Bu ülkeye bir Müyesser yetti de arttı zaten,
bir de siz çıkmayın!
Şaka bir yana...
Bu ülkenin umudur Müyesser! Yani... ’Gözümüz’dür; titizlenmemiz
gereken...
Bu kitabı okuyun... Yukarıda anlattığım
kadını, zaten kendiniz keşfedeceksiniz!

***** VATAN YAHUT SİLİVRİ Türü: İnceleme, araştırma

Yazarı: Müyesser Yıldız
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskı tarihi: Eylül 2012
Sayfa sayısı: 209
Fiyatı: 15 lira İnternet (http://www.idefix.com) fiyatı: 12.75 lira
Kişisel not: Bu kitabın yazarını Oda TV
davasında tutuklanıncaya kadar
tanımıyordum. Şimdi artık kardeşim... Bu
kitabını basılmadan bir ay önce okudum,
sunuş yazılarından birini de ben yazdım. Aşağıda okuyacağınız yazı da kitaptaki o
’sunuş’tur... Objektif davranmış olabilir
miyim? Keyifle söylüyorum ki... Hayır!


MUSTAFA MUTLU / VATAN
GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...

( PİR ZÖHRE ANA )

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.