Bakan Çağlayan'ın daha sonra da, Tüketici Yasası'ndaki değişiklikle kaldırılması hedeflenen, bankaların kredi kartlarından aldıkları aidatların 3 yılda bir alınacağını ifade etmesinin ardından ''Allah affediyor, herhalde bankalar da affeder'' dediğini kaydederek bu sözleri eleştirdi.
Bakan Çağlayan'ın daha önce, tüm tüketici örgütleri ve sivil toplum kuruşlarıyla yapılan toplantılarda, halen sistemde olan kartlardan bir daha aidat alınmaması, ilk kez kart alacaklardan ise bir kez alınması konusunda mutabakata varıldığını belirtti.
Bakanlığın resmi internet sitesinde bulunan tüketici kanunu değişiklik taslağında da ''Kredi kartı üyelik ücreti ise bir kereye mahsus olmak üzere ve ancak kredi kartı sözleşmesi imzalanırken alınabilir'' dendiğini belirten Çetin, Bakan Çağlayan'ın önce, ''kartın geçerlilik süresi boyunca bir kez aidat ücreti alınabileceğini söylediğini ancak, dün de bankalara tam teslim olduğunu göstererek 3 yılda bir alınacağını'' ifade ettiğini kaydetti.
Bu açıklama ve yaklaşımın, ''her şeyden önce bir devlet adamı ciddiyetine yakışmayan, ayrıca ahlaki olmayan bir davranış olduğunu'' savunan Çetin, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"İçine düşülen perişanlık ve teslimiyet"
''Siz tüm Türkiye'deki sivil toplum örgütlerini toplayacaksınız, onlarla bir mutabakata varacaksınız, sonra dönüp onlara bir kez bile sorma nezaketini göstermeden bankaların tüm dediklerini kabul edip, yazılı metinden taahhüdünüzden bile cayacaksınız. Bu nasıl bir devlet adamlığı, nasıl bir etik anlayış ve nasıl bir teslimiyettir? Takdirini tüketicilerimize bırakıyoruz. Sayın Bakana soruyoruz; Siz bir tüccarken yazılı anlaşmalarınızdan da bu kadar kolaylıkla dönüyor muydunuz?
Ancak ardından gelen (Allah affediyor, herhalde bankalar da affeder) mantığı, aslında içine düşülen perişanlığı ve teslim oluşun psikolojisini anlatmaya yetiyor.''