![[Resim: 2N8Z1I1L.jpg]](http://www.simdikizaman.tv/images/haber/2N8Z1I1L.jpg)
[B] [/B]
[B] Demokrasi Tahterevallisi [/B]
"Türk halkının kaderi,
tarih boyunca aldatılmışlığın bir serüvenidir"
Binbaşı Fethi Gürcan
tarih boyunca aldatılmışlığın bir serüvenidir"
Binbaşı Fethi Gürcan
Albay Talat Aydemir'in başını çektiği 22 Şubat Harp Okulu Ayaklanması, başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra, dönemin CHP'li Adalet Bakanı Pulat Gözübüyük, muhalefetteki Adalet Partili arkadaşlarına şöyle der: "Onlar kazansaydı, ikimizde kaybederdik!"
*
Türkiye yapay zıtlıklar ülkesidir. Sanırsınız ki, demokrasi tahterevallisinin bir başında CHP, diğer başında Ak Parti oturur. Oysa ortadaki denge merkezi birdir, değişmez. Hangi tarafın havaya kalkacağına, hangi tarafın aşağı ineceğine, denge merkezi karar verir.
Halk mı? Halk, ne denge merkezinde, ne de tahterevallinin iki ucunda yoktur.
*
1946'da başlayan demokrasi oyunu, vaat ettiğinin aksine, Türkiye halkını yönetimin dışına itmiştir. Demokrasi, bir truva atı misali Türkiye'ye girmiştir. Çok partili hayatımızın ilk ürünü olan Demokrat Parti'nin ve devamı olan siyasi geleneğin, simge olarak atı tercih etmesi de -tesadüfende olsa- manidardır..
*
Türkiye'de kim neyi savunuyorsa, ona ihanet etmiştir. Türkiye, CHP eliyle dindarlaştırılmış ve bugün Ak Parti ile vücut bulan siyasi gelenek tarafından dinsizleştirilmiştir.
Cumhuriyetin yurttaş yaratma idealini yerle bir eden ve yurttaş yerine ümmet olmanın yolunu açan hareket, Atatürkçülük nidalarıyla gelen 12 Eylül'dür.
12 Eylül, devrimci ve ülkücü gençleri ezmiş, dincileri iktidara getirmiştir.
Rüşdü Paşa'nın belirttiği üzere, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül birbirlerinin tekrarıdır. Denge merkezleri aynıdır. Hepsi 1946'yı korumak içindir. Hepsinde halk yönetimin daha da dışına itilmiştir.
*
Bugün Türkiye'de muhalefetin iki büyük lideri Baykal ve Bahçeli'dir.
Baykal, Tayyip Erdoğan'ın Siirt seçimlerine girmesine göz yumarak önce milletvekili ve akabinde Başbakan olmasını sağlamıştır.
Bahçeli, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını sağlamıştır.
Ek: Sözde değil, özde laikliği savunan ve 27 Nisan Muhtırası ile ortalığı ayağa kaldıran Yaşar Büyükanıt'a, Devlet Şeref Madalyası'nı Abdullah Gül takmıştır.
Pulat Gözübüyük'ün haklılığı bir kez daha ortaya çıkmaktadır..
Demokrasi oyununun aktörleri arasında kazanan ve kaybeden yoktur. Bu haliyle demokrasi bir kumardır ve kumarı yalnızca oynatan kazanmaktadır.
Siyasetin aktörlerini, satranç tahtasının üzerindeki taşlar olarak düşünebiliriz. Oyun esnasında kimi şahtır, kimi vezirdir, kimi piyondur.. Ama oyun bittikten sonra, bütün taşlar toplanıp aynı torbaya konulurlar..
*
Talat Aydemir kazansaydı, satranç tahtasını kuranlar kaybedecekti.
O nedenle iktidar partisine oy vermiş olanlar CHP'ye, cumhuriyet mitinglerinde meydanları dolduranlar da Ak Parti'ye çok fazla kızmasınlar. Oyunun kuralını kimse bozmuyor ki..
*
Siz bu tahterevalli demokrasisine itiraz ediyor musunuz?
Cevabınız hayırsa, boşverin..
Gidin beş yılda bir oy kullanın, ara sıra bayrağınızı kapıp meydanlara dökülün, Ahmet Altan'dan hak ve özgürlüğü, ... Şamil Tayyar'dan da derin devleti öğrenin..
EMRE DEMİR