You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Dedelik müesesi kalksın!

Dedelik müesesi kalksın!

Posting Freak
Dedelik müesesi kalksın!
Alıntı: Sevgili canlar,
bu konuyu yazmadan önce çok düşündüm. Hatta birkaç yıldır, Aleviliğin gideceği yolu tahmin edebildiğim gibi, bazi gerçekleride insanların yüzüne vurup, silkelemenin zamanı geldiğini düşündüğüm için, açıkca bunları yazmayı gerekli gördüm.


"Dedelik müesesi kalksın!"

Bazıları şimdi " Yahu be adam delirdinmi sen, bu bizim yolumuz. Dedelik kalkmaz, dedelik olmazsa alevilik olmaz" diye bana kızacaklar. Kızmalarıda gayet doğal, çünkü bunların bir kısmı, Dedelik olmadan Aleviliğin yaşayamayacağına öyle inandırılmış ki, Dedesiz alevilik olmaz düşüncesini kendilerine empoze edilmelerine göz yummuş, düşünmeyi bırakmışlar.

Önce birkaç soru sormak istiyorum.

Şimdi bir çocuk doğuyor, çocuk dede, yani Evladı Resül olarak doğuyor. Peki bunda kendi katkısı ne? Kendimi seçti o aileden doğmayı ? Hayır.
Özel yetenekleri varmı? Yok
İsteği ile mi oldu? Hayır.
ee, doğuşu kafirden, müşrikten, münafıktan, sunniden, yezitden farklımı? Yok!
Onu farklı kılan ne o zaman?

Gelecekte, büyüdüğünde yol kurallarını öğrenip, adeta bir ilim deryası olması mı farklı kılar onu? Evet, sadece bu!

Ama hangi dede ilim irfan deryası şu an? Ben bir tane tanımıyorum!!
...?

Diğer pencerede ise talip, yani talip doğmuş. Talip ne yapsa, dede kadar saygı göremeyecek, talip ne yapsa dede gibi cem yürütemeyecek.
Talip tüm sırrlara erse dahi, tüm bilgileri toplasa, dede gibi saygın kişi asla olamayacak. Dede kör cahilin kendisi olsa dahi, onu el üstünde tutacaklar, onu üstün ve saygın kişi diye görecekler ama şurada bilgin ve alim olan talib, asla o yere taşınılmayacaktır.
Iki sınıf muamelesi, hemde alevilikte. Al işte!

Dede olmak ırk ile olmaz! Dedelik, ilim irfan ile olur. Bir dede bilgin değil ise, ilmi yok ise, o insanın dedelik yapmasını bir yana bırakın " Ben Dedeyim diye ortaya çıkmasını" dahi yasaklamak gerek. O kişiye saygı gösterilmemesi gerek. Gitsin, okusun, öğrensin, icap ederse diplomasını alsın. Sosyal bilimlerimi öğrenir, Siyasetmi okur, ilahiyatmı okur... Hangi dalı beğeniyorsa artık, ancak ondan sonra toplumuna gelip, ondan sonra imamlık yapabilir.

Şimdi bazıları zıplayıp " yolumuzu niye değiştiriyorsun be adam" diye bana kızacaklar. Bende diyorum ki " referansım var".
Peki kim benim referansım?
12 imam ta kendisi!!!
Ve veda hutbesi. Alevilerinde kabul ettiği veda hutbesi!

Bakınız, 12 imam her biri tek çocuk değil idi, hepsinin birçok evlatları olmuştur. Ancak İmam olacak kişi ( yani dede bizim dilimizde) en alimi, en bilgini olandır.
Hz Ali, halkına Alim oldu, Caferi Tayyar olamadı. Bu onu ne küçük düşürür, nede onun saygısına zerrece bir leke sürer.

Imam Rıza'nın çok evlatları vardı, ama sadece bir çocuğu imamlığa soyundu, sadece bir çocuğu İmam olarak devam sürdü yolu. Neden? Çünkü en bilgini, en alimi o olduğu için.


Veda hutbesinde ne diyordu Resülullah?:


"..."Ey insanlar!
"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap
olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın
da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında
en kıymetli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır.
"Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu
dinleyiniz ve itaat ediniz.
"Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine
suçlanamaz...."


Demek ki dedelik yapacak kişi bir sınavdan geçip, bir sınavı kazandıktan sonra, Taliplerine dedelik yapabilir. Ondan önce dedeliğe soyunmaya kalkışanı, kovmak gerek. Zaten kör cahil dedelerin yüzünden geldi başımıza ne geldi ise.

Adam ateist, ama cem yürütüyor. Ben bu cemi yürüten dedeye kızmıyorum, onu dede diye o posta oturan topluma kızıyorum.
Adamın dinden imandan haberi yoktur, ama ortada " evladı resülüm" diye volta atıyor, asıl yol düşkünü bunu söyleyen kişinin ta kendisidir.
En büyük yol düşkünleri dedelerimizdir. Alevilik ortada, onu biz uydurmuyoruz. Alevilikte, her kim ki " Muhammed Mustafa''yı ve ehlibeytini kabul etmez, tevella ve teberra etmezse, yol düşkünüdür. Kim olursa olsun!".

Ama tabi dedelik üstün ırk haline getirildi, dede demek Ruhban sınıfının ta kendisi oldu. Dede demek, kör cahil olsada, topluma her saçma görüşü empoze edebilmek demek oldu.
Dede demek, rant oluşturmak ve kendi çıkarı için halkı soyup soğana çevirmek oldu.

Dedelik müesesi kalksın diyorum çünkü dedeler yola sahip çıkmadı.
Ben, benden cahil olan bir dedeye talip olmam!
Ben ALLAH'ı bilmeyen bir dedeye talip olmam!
Ben Ehlibeyti tanımayan bir dedeye talip olmam!
Ben 12 imam-ı bilmeyen bir dedeye talip olmam!
Ben Kur'an'ı bilmeyen bir dedeye talip olmam!
Ben zalime boyun eğen bir dedeye talip olmam!
Ben yolu bilmeyen bir dedeye talip olmam!
Ben kendisini üstün ırk gören bir dedeye talip olmam!

Talip olmadığım gibide, tüm gücümü onlarla savaşmaya harcarım, çünkü aleviliği yok eden aslında dedelerin ta kendisi.
Onlar yezitliğe soyundu, onlar Muaviye'nin has yandaşları oldu. Ben bunu destekleyemem!

Ben kimseyi babasından dolayı övmem, ben o insanı kendi bilgisine göre över yahut söverim.

Atası orada...
Muhammet Mustafa neredeeee, dedeler nerede.
Bırakın evladı resül olmayı, en kötü Müşrik bile çoğu dededen daha iyi. En azından Müşrik " ALLAH'ın varlığını kabul ediyor" .

Onun için, dedelik müesesi kalksın, onun yerine dedelik okulu gelsin.
Ben artık bu ruhban sınıflığını ve Rant oluşturmayı desteklemek istemiyorum ve desteklemeyeceğimde.


Saygılarımla
Mustafa Çelebi

(ilim irfan sahibi Dedeleri ayrı tutuyorum)


Alıntı:.piryolu.com
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.