Avrupa Futbol Şampiyonası ile ara verilen Ergenekon tartışmaları, kaldığı yerden devam ediyor. Memlekette yine herkes hukukçu, herkes asker, herkes gazeteci, herkes siyasetçi...
Herkesin, her şeyden anladığı başka bir ülke var mı? Sanmıyorum.
Ergenekon tartışmalarının arasında bir nokta dikkatimi çekti, şöyle deniyor; darbe yapanlar ellerini kollarını sallayarak gezerken, hatta resim çizip, tablo satarken; darbe teşebbüsünde bulunanlar neden tutuklanıyor...
Cahil ile etme sohbet, her sözü bir baş incitir...
Yahu darbeyi yapan adam ne diye tutuklansın, yargılansın...
Devrim, darbe, ihtilal... Bunları başarırsan kahramansın, başaramazsan hain...
Bu kadar basittir dünya tarihi...
19 Mayıs 1919 sabahı haindi Mustafa Kemal Paşa; Sakarya Savaşından sonra ise kahraman...
Enver Paşa'nın durumu daha ilginçtir; 1908'de kahramandır, 1914'te Başkomutan, 1918'de mağlup ve hatta sürgün bir komutan, 1923'te vatan haini...
27 Mayıs'ın "kahraman" kadrosunda yer almıştı Talat Aydemir ve Fethi Gürcan...
1962'de ve 1963'deki ihtilal girişimleri başarısız olunca, "hain" oldular... Sabaha karşı asıldılar...
Mahirlerin ve Denizlerin kahramanlık öyküleriyle büyüdü bir kuşak... Bir sonraki kuşak, anarşist ve vatan haini belledi hepsini...
Ne de olsa anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye çalışmışlardı...
Kritik nokta burda zaten; anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmek suç değil... Değiştirmeye çalışıp, değiştirememek suç! Değiştirirsen zaten kahramansın...
*
Bakalım bu ergenekon hengâmesinden kimler kahraman, kimler hain olarak çıkacak...
Emre DEMİR