Cuma Gürsoy / Hızlı bir şekilde şeriat sitemine doğru gitmekte olan ülkemizde en büyük engellerden biri de Aleviler. Aleviler yaşamları boyunca yaşadığı coğrafyada hep baskıya uğramış, yok sayılmış, dışlanmış. Buna rağmen hep hayatta kalmış inadına yaşamışlar’ Bundan sonrada dünya var oldukça yaşamaya devam edecekler’
Son yıllardaki baskılar, hakaretler, yok sayılmaları, nefret söylemleri, öncekilerini aratır duruma gelmiştir. Eskiden olaylar geç duyulurdu. Teknoloji bu denli yaygın değildi. Artık hiçbir olay saklı gizli kalmıyor. Daha çabuk duyuluyor .Bu nedenle AKP hükumetinin yapmış olduğu hakaretleri, nefret söylemlerini anında duyuyoruz. AKP hükumeti kendi dışında ki her kesime nefret aşılıyor, ’dindar ve kindar gençlik’ söylemiyle topluma doğrudan müdahale ederek toplumu daha fazla şeriatçı bir mantıkla yönetmeye çalışıyor. Özlemleri cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek.şeriatçı ve teokratik bir sistem kurmak. Bunun karşısında laikler, demokratlar, Aleviler, ve bu gerici şeriatçı eğilimleirn dışında kalan tüm kesimler mutlak ortak davranmalıdır.
Diyanet işleri ve din ön planda olduğu sürece gerici Âşeriatçı kesimler kendi dışında ki herkese saldırmaya devam edecekler. Bu saldırılardan en fazla pay ise Alevilere düşüyor! Örneğin, 4+4+4 eğitim sistemi sadece Alevileri ilgilendirmiyor . İnanmayanlar, laikler, insan hakları savunucuları herkesi ilgilendiriyor ama ilginç bu kesimlerden ses çıkmıyor.
Görünen o ki bu işleri sadece Aleviler bırakmışlar. Ankara AKdere’de tarih öğretmenin yaptığı ,Eskişehir’de din kültür ve ahlak dersine girmeyen çocuğun başına gelenler ortada’ Bunun gibi daha onlarcası var. İşyerlerinde ayrımcılığa uğrayan Aleviler yeni dönemde daha sistemli baskılara da hazır olmalılar’
İnsan hakları savunucuları sanki yaşanılanları insan hakkı olarak görmüyorlar?
İnsan hakları savunucuları ülkenin başbakanı her konuşmasında Alevilere hakaret ediyor, nefret söylemi yapıyor, suç işliyor. Bir kez bile suç duyurusun da bulunmadılar. Bir basın açıklaması dahi yapmadılar. Neyi bekliyorlar, merak ediyorum?
Peki bu kadar olumsuzluk içinde ne yapacağız, geri mi çekileceğiz?
Tabi ki, hayır. Geri çekilmeyeceğiz!
Alevi kurumları bu olup bitenlere sesiz kalmamalı, demokratik kanaları sonuna kadar kullanmalıdır. Başta eşit yurttaşlık talepleriniz olmak üzere diğer mücadele yöntemlerini de kullanmalıyız’
Örneğin, inadına çocuklarımız daha fazla okutmalıyız. Hayata daha fazla sarılmalıyız.
Aşımıza, işimize, eşimize daha fazla sahip çıkmalıyız. Dayanışma koşularını yaygınlaştırmalıyız. Kurumlarımıza sahip çıkmalıyız..
Bunun yapabilmek için öncelikle yöneticilerimiz akılarını başlarına almalılar. Karayerist, ben merkezci, az olsun benim olsun anlayışını hızla terk etmeliler. Çünkü, gün birlik ve dayanışma günüdür. Kırgınlıkları ve küskünlükleri bir tarafa bırakma zamanıdır. Ulusal ve Uluslar arası ölçekte sol, sosyalist çevrelerle ilişkilerimizi geliştirmeliyiz’.
Yılgınlık yok; Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız!
Daha etkin bir Alevi örgütlenmesi nasıl olur?
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
4382
Daha etkin bir Alevi örgütlenmesi nasıl olur?
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi