You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

CEVİZOĞLU'nun kitabında Erdoğan-Nesin polemiği

CEVİZOĞLU'nun kitabında Erdoğan-Nesin polemiği

Posting Freak
CEVİZOĞLU'nun kitabında Erdoğan-Nesin polemiği
Yazar Aziz Nesin’in şiirini kullanan Tayyip Erdoğan, 1994’te meğer neler demiş?

çamurlara serip, üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir, meydanlarda kitaplarını yaktığın namuslu insanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabii tutulabilir. Matbaaları yakılmış, gazeteleri yakılmış, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal kendileri perişan edilmiş olabilir.

Ey faşist yumurcakları işte bu ahval ve şerait içinde dahi yapılanları kafi görmeden namuslu vatanperverleri dağıtmak için muhtaç olduğun çekiç balta, halk partisinin ambarlarında mevcuttur.”

CEVİZOĞLU’NUN KİTABINDA ERDOĞAN-NESİN POLEMİĞİ

Hulki Cevizoğlu, 1994 yılında HBB televizyonunda yaptığı sohbetleri “Geçmiş Zaman Olur ki...” adıyla kitap halinde yayınladı. Bu kitapta o dönem İstanbul Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan ve Aziz Nesin arasında yaşanan polemik şu şekilde anlatıldı:

“Tarih 22 Kasım 1994... HBB televizyonu - Ceviz Kabuğu Programı... İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan, Aziz Nesin’e şöyle ateş püskürüyor: “Benimle ilgili Aziz Nesin Bey bir ifade kullandı. ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, ben şeriatçıyım’ diyor. İşte böyle diyenlerin olduğu Türkiye’de filan... Onları yetiştirenler... İmam hatip okullarına saldırlar filan... Aziz Nesin Bey kendisinin aydın olduğunu söylüyor. Tabii aydınlığın tarifini de, karanlığın tarifini de anlamak mümkün değil.

Bu nasıl aydınlık ki ‘Ben şeriatçıyım’ diyen bir insana kalkıp bundan rahatsız olduğunu ifade ediyor? Bu Türkiye’de halkın yüzde 98’i Müslüman derler. Bilmiyorum Aziz Nesin Bey buna katılır mı, katılmaz mı?

...Ve Aziz Nesin ‘Ben dinsizim’ demekle maruf birisidir. Az önce de nitekim Allah’a inanmadığını falan da söylemiştir. Biz onun Allah’a inanmadığından rahatsız değiliz. Bu anlayışa karşı, bizim de düşüncelerimize saygı duymasını isteriz.
Ben şahsen Aziz Nesin Bey’in ‘Ben şeriatçıyım’ derken neden bu ifadeyi kullandığımı öğrenmesini, okumasını isterdim...”

* * *

(Erdoğan 1985 yılının baskısı Meydan Larousse’un II. cildinin 764. sayfasındaki açıklamayı okuyor, İslam dininin şeriat olduğunu söylüyor ve devam ediyor.)

“Müslüman kimdir? İslam dinine inanan insan demektir. ‘Elhamdülillah ben Müslümanım’ dediğime göre, bu tarife göre ‘Elhamdülillah ben şeriatçıyım’ deme hakkına da sahibim.

Şimdi Sayın Nesin ‘Ben dinsizim’ deme hürriyetine, hakkına sahip oluyor da ‘Ben Müslümanım, Ben şeriatçıyım’ deme hakkına ben niye sahip olamıyorum?”

Aziz Nesin hemen cevap veriyor: “Anayasa’ya aykırıdır da onun için... Şeriatçılık Anayasa’ya aykırıdır. TC Anayasası’nın 2. maddesi TC Devleti’nin laik olduğunu yazar. Ya Anayasa’yı değiştirirsiniz, ki yakında galiba değiştirilecek ve şeriat girecek onun yerine, öyle görülüyor, ya da Anayasa’ya uyarsınız. Hem şeriatçı, hem laik olunamaz. Ve bu mümkün değildir...

...Siz bana dayanamadığınızı kanıtladınız. Belediye Başkanı olduğunuz gün ‘İstanbul’dan Aziz Nesin’in adını kazıyacağım’ dediniz. Siz benim varlığıma dayanamıyorsunuz. Zaten benim adım yok ki İstanbul’da... Neyi kazıyacaksınız? Siz beni nasıl kazıyacaksınız? Şeriatçısınız, daha benim gibi ne kadar aydını kazıyacaksınız? Elinize bir güç geçse, günü gelince onu kullanacaksınız!”
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.