You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Cemal Gürsel Kimdir?

Cemal Gürsel Kimdir?

Administrator
Cemal Gürsel Kimdir?
Cemal Gürsel (1895, Erzurum - 1966, Ankara), Türk asker, Milli Birlik Komitesi (MBK) başkanı, devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin dördüncü cumhurbaşkanıdır. Gürsel, Erzurum'un Türk yerlisi asker kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1895 yılında doğdu.

Eğitimi

İlk öğrenime Ordu ilinden sonra Erzincan'da devam eden Gürsel, orta eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Kuleli Askeri Lisesi'ne askeri öğrenci olarak girdi. Kuleli'de son sınıf öğrencisiyken Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine 16 Ekim 1914'de askeri eğitimine ara verdi ve 4. Kolordu'da subay olarak göreve başladı.


1 Eylül 1922'de yüzbaşılığa yükselen Gürsel, bir yıl Harp Okulu'nda eğitim aldı. 1 Ekim 1926'da Harp Akademisi'ne başladı ve 1 Eylül 1929'da kurmay subay olarak Akademi'den mezun oldu. Gürsel, 1927 yılında Melahat Hanım ile evlendi ve bu evlilikten Muzaffer adını verdikleri bir oğlu oldu.

Askerlik dönemi

Gürsel, birlik komutanlıkları ve karargâh görevlerinde 45 yıl süren askerlik hizmetinde bulundu.

Gürsel, aktif askerlik görevine Çanakkale Savaşı'na katılarak başladı. 45 yıl süren askerlik kariyerinde, Kara Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı çeşitli birliklerde komutanlık ve karargâh görevlerinde hizmet verdi. Askeri öğrencilik yıllarından itibaren, popülerliği ve kendisine duyulan sevgi nedeniyle arkadaşlarınca "Ağa" lakabı verildi ve vefatına kadar hep Cemal Ağa olarak bilindi.

Katıldığı savaşlar


Gürsel, Çanakkale, Filistin, Suriye ve Kurtuluş savaşlarında yer aldı.

1914 ve 1917 yılları arası topçu teğmen olarak Çanakkale'de 1. Topçu Alayı'nın 1. Bataryası'nda savaştı. Çanakkale Savaşı sonrası, 1 Eylül 1917'de 41. Tümen Obüs Bataryası Komutanlığı'na atanarak Filistin Cephesine gönderildi. Filistin ve Suriye cephesindeki bütün savaşlarda 41. Alay'ın 5. Bağımsız Batarya Komutanı olarak görev aldı.

İngilizlere Gazze cephesinde 19 Eylül 1919'da esir düşerek Mısır'da iki yıl esir kaldı. 6 Ekim 1920'de serbest kalınca İstanbul'a dönüp, Erzurum Kongresi'ni izleyen günlerde Anadolu'ya geçerek, Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesindeki bütün savaşlara katıldı.

Aldığı ödüller

1. Tümen'de üstün başarı ile verdiği hizmetleri için kıdem zammı ile taltif edildi. Büyük Taarruz'da fiilen görev başında muharebede bulunarak Harb Madalyası ve İstiklal Madalyası ile taltif edildi.

27 Mayıs 1960 İhtilâli

27 Mayıs 1960 İhtilâli öncesinde Kara Kuvvetleri Komutanı olan Gürsel; 2 Mayıs 1960'da ziyareti sırasında sohbet ettiği Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes'e ve dolayısıyla hükümete kişisel görüşlerini belirterek Başbakan Adnan Menderes'in cumhurbaşkanı olmasını destekleyen tarihi bir mektubu 3 Mayıs 1960'da yazdı. Gürsel erken emekliye sevkedildi ve 3 Mayıs 1960'da zorunlu izinle İzmir'e gitti.

Silahlı Kuvvetlerin tüm kademelerine iletilen ve ordunun mutlaka siyasetten uzak kalmasını tavsiye eden bir veda mektubu göndererek İzmir'e yerleşmişti. Kara Kuvvetleri Komutanlığından ayrıldığını bildirdiği veda mektubunda Gürsel'in ifadeleri: "Ordunun ve taşıdığınız üniformanın şerefini daima yüksek tutunuz. Şu sırada memlekette esen hırslı politika havasının zararlı tesirlerinden kendinizi korumasını biliniz. Ne pahasına olursa olsun politikadan katiyyen uzak kalınız. Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.

27 Mayıs 1960'da albay ve daha alt kademedeki subaylarca gerçekleştirilen ihtilal sonrasında 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın Milli Birlik Komitesi'ne (MBK) liderlerinin kim olduğunu sorması ve eğer başlarında kendisinden daha kıdemli bir asker olmadığı takdirde 3. Ordu ile birlikte Erzurum'dan Ankara'ya yürüyüp isyana son vereceğini bildirmesi üzerine, ihtilalciler o zamana kadar darbe'den haberi olmayan zorunlu izindeki Orgeneral Cemal Gürsel'i askeri uçakla İzmir'den Ankara'ya getirdiler. Gürsel MBK'nın daveti ile başkanlık görevini üstlendi ve ihtilal lideri olarak kabul edildi. Kendisiyle yapılan 16 Temmuz 1960 tarihli bir gazete (Cumhuriyet) görüşmesinde, ’Şebeke zaten hazırdı. Ben şahsen ordunun siyasete katılmasını istemiyor ve genç arkadaşlarımın (ihtilal) teşebbüslerine engel oluyordum. İşler öyle bir seviyeye geldi ki, ordunun siyasete karışmasına karşı olmama rağmen, onları görevlerinde serbest bıraktım. Şimdi bütün hedefim, adalet ve ahlak prensiplerine dayalı bir idareyi yeniden kurmaktır.’ açıklamasında bulundu.

Cemal Gürsel, 27 Mayıs 1960 günü öğleden sonra, İstanbul ve Ankara Üniversiteleri Hukuk Fakültelerinin öğretim üyeleri Ordinaryüs Profesör Sıddık Sami Onar, Ord. Prof. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Prof. Ragıp Sarıca, Prof. Naci Şensoy, Prof. Hüseyin Nail Kubalı, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, Doç. Dr. İsmet Giritli, Prof. İlhan Arsel, Prof. Bahri Savcı, Prof. Muammer Aksoy ve hocalarına yardım eden İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi asistanı (eski YÖK Başkanı ve uzmanlık alanı Anayasa hukuku olan) Prof. Erdoğan Teziç'i kabul etti. Ord. Prof. Sıddık Sami Onar, heyet adına : "Bugün içinde bulunduğunuz durumu adi ve siyasi bir hükümet darbesi saymak doğru değildir." ifadesinde bulundu. Heyet, Gürsel tarafından yeni bir Türkiye’nin en özgürlükçü anayasasının (1961) taslağını hazırlamakla resmen görevlendirildi.

Cemal Gürsel Paşa, 30 Mayıs 1960'da TBMM Genel Kurulu'nda okunan programda "İkinci Cumhuriyet" tanımını ilk kez şu cümlelerle kullandı: ’İkinci Cumhuriyet'in Anayasa'sı, ilmin ve geçmiş uzun yılların acı tecrübelerinin ışığı altında, memleketin mümtaz ilim adamlarının geceli gündüzlü çalışmaları memleket aydınlarının bu çalışmalara anketler vasıtasıyla katılmaları suretiyle hazırlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Anayasası, İnsan Hakları Beyannamesi, Hukuk prensipleri ve milli ruh ve ihtiyaçlardan doğmuş olan eski Anayasamız ile milli gelenekler ve yurdumuzun özellikleri yeni Anayasamız için ilham alınan başlıca kaynakları teşkil etmektedir.’

Cemal Gürsel, daha önce iptal edilmiş olan Türk ve İskoç milli futbol maçının Ankara'da 8 Haziran 1960’da yeniden tertip edilmesini sağladıktan sonra (Türkiye 4, İskoçya 2), ihtilalin yarattığı üzüntülü ortamda milli moralin ve kaynaşmanın artması için "Cemal Gürsel Kupası" isimli, 3 Temmuz’da finali İstanbul’da oynanan Türk futbol turnuvasını organize edip izledi (Fenerbahçe 1, Galatasaray 0).

Tutuklu gazeteci ve öğrencilerin serbest bırakılmasını, yasaklı kapatılmış gazetelerin yeniden açılmasını sağladı. Emekliye ayrılan Orgeneral Ragıp Gümüşpala'ya Demokrat Partilileri bir araya getiren Adalet Partisi'ni kurma görevini verdi. Anayasanın ardından en önemli sorun Yassıada'daki yargılamanın sonuçlarıydı. Bu noktada Cemal Gürsel'in gücü ancak 15 idamı üçe indirmeye yetti.

Devlet Başkanı Cemal Gürsel ve İnönü’nün, diğer dünya liderleri ile birlikte Adnan Menderes ve diğer iki kabine üyesinin idam cezalarının affı dilekleri, Milli Birlik Komitesi tarafından reddedildi. Bir Milli Birlik Komitesi üyesi yayınlanan hatıralarında Menderes'in infazının durdurulması için devlet başkanı Cemal Gürsel’in emri karşısında Yassıada başsavcısı Ömer Altay Egesel’in, ’Aman acele edelim, kurtaracaklar!’ dediğini ve her ihtimale karşı hücumbotuna bir darağacı kurdurttuğunu, gazetecilerle yaptığı bir konuşmada da ’Menderes’i kurtarmada Gürsel’in ne gibi bir müdahalesi olabilir ki?’ diyerek Devlet Başkanının bu konuda yetkisiz olduğunu ima ettiğini belirtir. Cemal Gürsel, Milli Birlik Komitesi üyesi bir kurmay albay tarafından yapılan suikast girişiminden yaralı olarak kurtuldu. Bu olaydan sonra, kendini silahla vuran albaya hukuki ceza istemedi ve onunla diğer 13 MBK üyesi yurt dışına görevli olarak gönderildiler. Yeniden demokratik düzene dönülmesinde, yeni askeri darbelerin önlenmesinde liderlik etti.

Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerine aday olmaları için Ankara'da tıp ve mühendislik dalında yüksek düzeyli iki akademisyene teklif götürdü ve destek verme önerisinde bulundu. Cumhurbaşkanlığı için kendi adaylığı ya da başkalarının adaylıklarına karşı hiçbir lobi ve girişimde açık ya da dolaylı şahsi rol almadı.

Halkoyuna sunulan ve kabul edilen yeni Anayasa gereğince, 10 Ekim 1961'de yapılan genel seçimlerden sonra oluşturulan yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından konulan adaylığı çoğunluğun desteğini alarak 21 Ekim 1961'de Türkiye'nin dördüncü Cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Dönemindeki Gelişme ve Yenileşmeler

Meclis'te çoğunluğa sahip iktidar partisinin her istediğini kontrolsüz yapabilme zihniyetini politikadan uzaklaştırmak için, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere demokrasinin "emniyet supabı" olarak görülen Anayasa Mahkemesini, Cemal Gürsel, 25 Nisan 1962 tarihinde Ankara'da ilk defa yürürlüğe soktu. Kutsal Emanetler, Topkapı sarayı muhafaza depolarından ilk olarak, 31 Ağustos 1962 tarihinde modern müzecilik anlayışına uygun bir şekilde Türk halkına ve dünyaya sergilenmeye başlandı. Dini reform niteliğindeki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilk kez kuruluşu direktifi ile gerçekleşti ve 22 Haziran 1965 de kanun ile kabul edildi.

ABD ile SSCB arasındaki Küba Füze Krizinde, batı tarafında Türkiye’nin komünizme karşı koruyuculuk görevini yürüttü.

İngiltere kraliçesi II. Elizabeth ve ABD başkan yardımcısı Lyndon B. Johnson'u konuk etti. İngiltere askeri uçaklarının Türk hava sahasını Kuveyt'i tehdit eden Irak'a karşı kullanması için izin çıkardı. Avrupalı liderlerle olan yakın diplomatik ilişkileri sayesinde, Avrupa Birliği 1963 Ankara Anlaşmasını ve bir yıl sonrada Assosiye Üyelik konumuna Türkiye’nin ulaşmasını sağladı.

O günkü şartlarda, İstanbul ve Ankara radyolarının dinlenemediği Doğu Anadolu'da daha sonra bütün Doğu Anadolu'ya hitap edecek olan ilk radyo istasyonunun merkezi konumlu Erzurum'da kurulmasını sağladı ve açış konuşmasında "Aziz Doğulu vatandaşlar; Sizleri yabancı radyoları dinlemekten kurtarmak için Erzurum’da bir radyo istasyonu tesis ettik. Ve bugün neşriyata başlıyoruz. Yabancı radyolardan çok defa fesat, fitne hatta zehir gelir.

Erzurum radyosu sizleri bu kötülüklerden koruyacak, kendi temiz sözlerimizle milli meselelerimizi öğrenecek, güzel seslerimizle şarkılarımızı dinleyeceğiz. Erzurum radyosu, doğu illeri ve yurdumuz için mutlu olsun. Bu vesileyle, tüm doğulu vatandaşlarıma sevgi ve saygı hislerimi ifade ederim.’ ifadelerini kullandı. Daha sonra Türkiye Radyo ve Televizyon devlet kurumu'nu başkent Ankara'da organize ederek, televizyon hizmetlerinin yurda ilk kez getirilmesini sağladı.

Cemal Gürsel Türkiye tarihinde ilk kez planlı ekonomiye geçiş, Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet İstatistik Enistütüsü kuruluşu, 5 yıllık kalkınma planları, sendikalar, grev ve toplu sözleşme yasalarının çıkarılması, Ortak Pazar üyeliği, SSCB ile iyi ilişkiler kurulması, Kıbrıs'a garantör ülkeler tarafından müdahalesi, Cumhuriyet öncesi Erzurum ve Doğu Anadolu'da işgalcilerle işbirlikçi, isyancı azınlıklarca katledilen 250.000 sivil Türk halkının anıtsal temsili konusunda ulusal ve tarihsel önderlik niteliğinde çalışmalar yaptı. Milli İstihbarat Teşkilatı Kuruluşu yasası ve düzenlemesi, Milli Güvenlik Kurulu'nun başlangıç ve geliştirilmesi, Türk ordusunun modernizasyonu, İran, Pakistan ile birlikte bölgesel kalkınma organizasyonunun kurulması, Avrupa ve Orta Asya memleketlerini bağlayan mikrodalga radyo iletişim ağı kurulması, Güneydoğu Anadolu'nun kalkınma ve geliştirilmesi planları, Basın Yayın Yüksek okulunun ilk kuruluşu, Turizm Bakanlığı'nın kurulması da yine kendisinin Türkiye Cumhuriyetine olan katkılarıdır. Ayetullah Humeyni ve Mesud Barzani'ye Türkiye’ye sığınma izni ve korunma verdi.

Sinema ve görsel sanatlara duyduğu ilgi ve verdiği destek ile ülkenin batıda turistik amaçlarla kitlelere tanıtılabilmesi fikri, İngiliz yazar Eric Antler'in Romanı’nın Paris ve İstanbul’da çekilen, Peter Ustinov'un oynadığı "Topkapı" isimli popüler filme basarıyla uygulanması ile birleştirildi. Cumhurbaşkanı onayına sunulan yasa tekliflerini bir kez daha Meclis’te görüşülmek üzere geri gönderme uygulamasını 1963’de başlattı.

Milletvekili gazeteci Cihat Baban, Politika Galerisi isimli kitabında Cemal Gürsel’in kendisine ’Eğer Süleyman Demirel Adalet Partisi’nin başına geçebilirse bütün dertleri hallederiz. Aydın adam, yobazlığa yüz vermez. Benim gözüm de arkada kalmaz. O başkan olsun diye ben çok çalışıyorum. Bir muvaffak olursam rahat edeceğim..’ dediğini iddia eder. Toplumda görme kaybı ve körlüğün önlenmesi için hayır yardımı amacını güden uluslararası Lion’s Kulübü’nün Türkiye’de hizmete girmesi (1963), Türkiye Radyo ve Televizyon (TRT) kurumu’nun başlangıcı (1964), ilk milli nüfus kontrol planlama çalışmaları (1965), ülkede ilk bilgisayar kullanımı, demir çelik üretimi gelişmesi (AET demir çelik birliği doğrultusunda), petrol boru hattı inşası Cemal Gürsel’in idaresi altında gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Genelkurmay Başkanı Gen. Rüştü Erdelhun'a verilen hapis cezalarına af getirdi.

İlk Devlet Araştırma Kütüphanesi ve hükümete yol göstericilik görevini yasayla verdiği Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumunu kurdu.

Ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretimi hedefleyen Devrim (otomobil) projesini başlattı.

Cemal Gürsel devlet başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı görevlerini ve ilgili masraflarını devletten maaş almadan, emekli asker maaşıyla karşıladı (kaynak: Cumhurbaşkanlığı bordro kayıtları).

1966 yılında başlayan rahatsızlığının sürmesi, yurt dışında (ABD) tedaviye rağmen ağırlaşarak komaya dönmesi ve görevini engellemesi üzerine, Anayasa uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevi 28 Mart 1966'da TBMM tarafından sona erdirildi. 14 Eylül 1966 günü vefat etti. Geriye hiç bir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı. Anıtkabir devrim şehitleri bölümünde toprağa verildi ve sonradan devlet mezarlığına nakledildi.

Hakkında


Genelde, mütevazı ve gösterişsiz bir idareci sıfatıyla ün kazandı ve en büyük önemi, iyi eğitilmiş bir Türk gençliği ile çok ve dürüst çalışan bir halk önceliğine vermeye çalıştı.

"General Gürsel, modern Türkiye’nin Ata’sı olan Mustafa Kemal Atatürk’e benzer bir şekilde, ikinci Türkiye Cumhuriyeti’nin babası olarak tarif edilebilir. Derin bir bölünme zamanında Gürsel, kendisini milli bütünlüğün bir sembolü olarak gören Türk Milleti’nin saygı ve sevgisini kazanıp devam ettirdi. Vefat ettiğinde, ulusun güven duyulan babası kimliğine sahipti." (Vefatı üzerine tüm Türk gazetelerinde yayınlanan baş sağlığı mesajıdır.) Prof. Bernard Lewis, 15 Eylül 1966

Ölümünden sonra o dönemin Yargıtay Başkanı İmran Öktem'in 1967-1968 Adli Yıl Açılış Konuşmasında Onun hakkındaki düşünceleri şu şekildeydi: Zeki, şefkatli, sağ duyusu kuvvetli, kararların¬da isabetli, olduğu gibi görünmesini, gösterişten uzak kalmasını seven, sa¬delik içinde büyük olan, büyüklüğünü belli etmek için bir ceht ve gayret gös¬termek lüzumu duymayan, Atatürk Devrimleri'ne bağlı, devrimleri korumayı amaç edinmiş, gericiliğin amansız düşmanı, milletine daha çok ve dürüst çalışmayı daima tavsiye eden Cemal Gürsel, büyük mümtaz vasıflarıyla ve büyük devrim ve Devlet adamı olarak Türk Tarihi'nde müstesna bir yer almıştır. Olağanüstü devrim idaresinin Anayasa kuruluşlarına arızasız olarak intikalinde ve demokrasinin yerleşmesinde Cemal Gürsel'in büyük etkisi olmuştur. Bunu sağlamak için geceli gündüzlü çalışmış, sağlığını ve hayatını yitirmiştir. Devrimci Türk Milleti sana minnettardır.

Erzurum 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları açılış ve kapanış törenlerinin Cemal Gürsel Stadyumu’nda yapılması planlanmaktadır.

İsmi, çeşitli okullar, caddeler ve silahlı kuvvetler karargah binalarına verilmiştir.

Cemal Gürsel

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.