You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...

Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...

Administrator
Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...
Çanakkale'de 250 bin şehit verdiysek dünyanın en kötü ordusuyuz

[Resim: 181020080053135906193.jpg]

Darbe günlükleri ile anılan Özden Örnek'in oğlu Tolga Örnek'ten çok tartışılacak açıklamalar

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]HABERTÜRK'te Söz Sende programında Balçiçek Pamir'in konuğu çok tartışılan Gelibolu ve 24 Ekim'de vizyona girecek Devrim Arabaları filmlerinin yönetmeni Tolga Örnek oldu. Balçiçek Pamir'in sorularını cevaplayan Tolga Örnek, Pamir'in darbe günlükleri ortaya çıktıktan sonra babasının ve kendisinin yaşadıklarına ilişkin sorusu sonrasında göz yaşlarını tutmakta zorlandı.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Tolga, biraz senden dinleyelim, nereden çıktı Devrim Arabaları?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : 4 sene evvel, Gelibolu'yu yaparken çıktı. Babam bana bir makale verdi, Aydın Engin'in Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı 23 sayfalık bir araştırmaydı bu. Bunu oku dedi ve bir solukta okudum. Her hikayeyi ilk okuyan gibi, okurken hem şaşırdım, hem duygulandım, hem gözlerim yaşardı, hem kızdım, öfkelendim ve sonunda utandım kendimden böyle bir hikayeyi bilmediğim için. Tarihle haşır neşir biri olarak böyle bir hikayeyi bilmediğim için utandım.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Türkiye'nin çoğu bilmiyor hikayeyi..

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Bende de herhalde öyle birşey içimde tetiklendi ve benim duyguduğum heyecanı başkaları ile paylaşayım dedim. Bunun da günümüzdeki en kolay yolu film yapmak. Babama filmi yapılır dedim, o zaman git yap dedi. 4 sene sonra bugüneymiş kısmet.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Bu kadar uzun mu sürdü?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Yok. Arada başka işlerle de uğraştık, Gelibolu çıktı bu arada. Onun yurtdışında dağıtımı, tanıtımı bir sene sürdü.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Sen aslında ****lürji okudun.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Evet, İTÜ'de.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Ne alakası var? Biliyorum daha sonra Amerika'da sinema eğitimi aldın. Sinema aşkı nereden geliyor?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Ben bildim bileli var. Babamla annem beni sinemalardan toplarlardı.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Ailede var mı meraklı birileri?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Sıfır. Sadece babamla kardeşim izler, onun dışında kimsenin tutkulu bir şekilde ilgisi yok sinemaya.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Gelibolu'yu yaparken eleştiriler olmuştu. İşte Atatürk yok gibi bir sürü eleştiri. Bu belgesel Anzak'ların gözünden anlatıldı, Türk yok. Nasıl karşıladın bu eleştirileri?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Eleştirinin nereden geldiğine bakmak lazım. Ben katılmadım bunlara. Çanakkale ile ilgili tek bizim gözümüzden anlatan filmler çekilmişti. Ben evrensel bir film yapmak istedim, iki tarafında tecrübesini anlatmak istedim. Ben Gelibolu'daki, Çanakkale'deki Türk zaferinin büyük bir destan olduğuna inanıyorum. Karşı tarafı anladıkça bu zaferin niçin bu kadar büyük olduğunu anladım. Biz orada güçlü, mert bir düşmanı yendik. Bizim zaferimizin büyüklüğünü verebilmek için düşmanı tanıtmam gerekiyordu ve insani boyutta tanıtmam gerekiyordu. Türk tarafını göstermiyor, Atatürk'ü göstermiyor eleştirilerine katılmıyorum.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Niye böyle eleştiriler geldi? Çok mu fazla Atatürk görmek istiyoruz?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Mustafa Kemal'e soruyorlar, 18 Mart'taki şeyini, bir röportajda... 18 Mart'ta benim bir fonksiyonum olmadı diyor. Ben karargahımda oturuyordum diyor. O tabyaların savaşıydı diyor.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Hiç bilmiyordum.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Bizde anlatırken sanki 18 Mart'ı Atatürk komuta etmiş gibi... O kadar yanlış bilgiler yerleşmişki bize, Atatürk, sanki Arıburnu cephesinde, Seddülbahir'de de varmış gibi anlatılıyor. Biz filmde yabancıların gözünden Atatürk'e deha dedirtiyoruz.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Türkiye'de herkes futbolu, siyaseti bildiği gibi tarihi de biliyor.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Bizde şöyle bir alışkanlık var, dedikodu bizde, kulaktan dolma sözlü tarih oluyor. O sonra resmi tarih oluyor, sonra taşa kazılı tarih oluyor, onu değiştiremiyorsunuz. Bana niçin Çanakkale'de 500 bin, 250 bin şehidimiz olduğunu söylemiyorsunuz dediler. Yok kardeşim 250 bin şehidimiz. Biz 250 bin şehit verdiysek orada adamların kendi şehitleri 60 bin. Biz zafer kazandık derken onların 1 şehidine karşı 5 şehit vermiş olmalıyız, dünyanın en kötü ordusu olmamaız lazım.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Bir asker babanın oğlu olarak bunları yapmak avantaj herhalde? Bir sürü imkan olmuştur? O zamanda baban görevdeydi, Gelibolu konusunda bu da bir avantajdır.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Şöyle söyleyeyim. Benim girdiğim ve diğer belgeselcilerin giremediği hiçbir yer yok.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Minik minik bir kayırma olmadı diyorsunuz.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Hiç olmadı. Ben bunun bana bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bugün diğer belgeselcilerin girdiği heryere bende girdim. Benim girdiğim heryere de onlar girdi. Bana hiçbir şekilde bir kayırma yapılmadı. Bugün Nuri Bilge Ceylan'da dahil, filmleri yurtdışında en fazla ülkede gösterilen filmci benim. Benim filmlerim 45 ülkede gösterildi. Kayırma olmadı, olmuyor, babam hiçbir zaman öyle bir adam olmadı zaten. Babamı tanıyan bilir.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Son zamanlarda yaşananlardan siz nasıl etkilendiniz?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Üzüldük tabii. Ben eminim ki annem babam izliyordur programı bu soruyu sorduğun anda bile üzülmüşlerdir.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Annenin bir röpotajını hatırlıyorum, babanın evden hiç çıkmadığını, çok kötü hissettiğini söylüyordu. Bir de sizler hakkında yurtdışına mı gitsin benim oğullarım demişti. Bir anne isyanıydı o. Hakikaten yurtdışına mı gitmeyi düşündünüz de mi anneniz bunu söyledi?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Yurtdışına gidipte bu insanlara mı bırakacağım bu ülkeyi. Gitmeyeceğim, niye gideyim? Onlar gitsin, ben niye gideyim.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Vahide Hanım, bu filmde oynamayı çok istedim, bu filmin bir politik görüşü var diyor. Cumhuriyet çocuğu olarak herkesin sahip çıkması gereken bir film diyor. Bu filmin politik görüşü nedir?

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Vahide, o dönem o insanlara bir saygı duruşu diyor. 23 mühendise 129 günde bir otomobil yapacaksınız deniyor. Ülkede sanayi diye birşey yok. Otomobil endüstrisi diye birşey yok. Bu inanç hikayesi. Kendine yoldaşına inanmak... O insanların çoğu Atatürk bursuyla yurtdışında okuyan inasanlar, gelip Devlet Demiryolları'nda hizmet ediyorlar. Bu proje gelince hallederiz diyorlar.

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]B.P : Bu filme gidecek olana ne diyeceksin? Gel, bu filmi gör çünkü...

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]T.Ö : Türkiye'de iyi işler olduğunu, olağan insanların bizden habersiz çok güzel işler başardığının en güzel örneği "Devrim Arabaları". O mühendislere, o idealist zihniyete saygı duruşu bizim filmimiz.
Posting Freak
Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...
Çanakkale Zaferi,çok büyük bir zaferdir..
Evet,çok şehit verdik..hepsini tarihe sığdırmak istesek,sığdıramayız..250,000 şehit vermemiz,başarısısz bir ordu olduğumuz anlamına asla gelmez..
Çanakkale savaşı ile birlikte Türk Ordusu ne denli güçlü,canını seve seve veren askerlerle kurulduğunu bütün cihan'a göstermiştir.

Hiç düşünüyomu acaba bu zatı muhterem !..
Türk ordusunun,o zamanın silah teknolojisinin en üst seviyede olduğu devletlerle çarpıştığını unutuyor.Şehit sayımızın çok olması bu yüzdendir.

MUSTAFA KEMAL,akıllara durgunluk veren,inanılması güç bir manevra ve stratejilerle,at sırtında mevziden mevziye koşarak bu savaşı kazanmıştır..
Bütün cihana,güçlü bir orduya sahip olduğunu göstermiştir..
Posting Freak
Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...
T U N Ç yazdı:Mustafa Kemal'e soruyorlar, 18 Mart'taki şeyini, bir röportajda... 18 Mart'ta benim bir fonksiyonum olmadı diyor. Ben karargahımda oturuyordum diyor. O tabyaların savaşıydı diyor.


[Resim: anafarta2.jpg]

Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar'da yaptığı başarılı savunma savaşlarıyla savaşın kaderini değiştiren komutan Kur. Alb. Mustafa Kemal Çanakkale'de Siperde (1915)
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...
bu nasıl bir zihniyet. Çanakkale savaşında şehit olan her inançta kişiyi saygıyla kendi toprağımızda bırakan bir komutanın evlatlarıyız biz....
binlerce yabancı insan Atanın büyüklüğünün farkında ama yazıkkı biz kendi insanlarımıza bunu yapamıyoruz..
o zaman bunlarıda ii okusunlar:


GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA:

Türkler'in başka. M. Kemal'in Omega saatinin parçalanması suretiyle kendisine hiçbir şey olmamasıdır. Bu olay, Anadolu'nun pek çok yerinde, farklı şekilde anlatılır. Bu olay' yazılı olarak en güzel şekilde Ruşen Eşref Ünaydın'ın "Mustafa Kemal ile Mülakat" adlı eserinde şöyle verilir:

"Buraya kadar muhaveremizi sakin bir vaziyette dinleyen Yüzbaşı Cevat Bey, Paşa'nın yaveri, kalın, sertliği hoşa giden bir sesle:

_"Bu şarapnel parçasından biri Paşa'nın göğsünü okşamıştır!"dedi.

_Nasıl? Dedim.

Paşa, tespihi ile oynuyordu. Cevat Bey, parlak çizmelerindeki mahmuzları şıkırt yaparak, göğsünün sol tarafındaki nişan kurdeleleri sırası ve ipek kordonu kabaresine şöyle anlatıyordu:

-Bulunduğumuz yer tamamen muhacimlerin arası idi.Paşa da ilerleyen efradımızı seyrederken göğsüne bir şeyin kuvvetlice çarptığını duymuştur.

-Evet sağ taraftan ceketimde bir kurşun yeri gördüm.Yanımda bulunan zabit(Rahmetli Nuri Canker Bey)"Efendi,vuruldunuz" dedi.Ben böyle bir söz şuyu bulursa askerimizin kuvve-i maneviyesi üzerinde yapacağı tesiri düşündüm.

Elimle zabitin ağzını kapadım.

"Sus" dedim.

Cevat Bey devam ediyordu.

-"Bir şarapnel misketi,göğsünün sağ tarafını tamamen Omega saatinin bulunduğu cebe isabet etmişti.Saat, parça parça oldu, fakat o darbe,Paşanın göğsünde hafif bir leke bırakmaktan ileri geçmemiştir."dedi.

-O saat sizin için tarihi bir saattir.Görebilir miyim efendim?dedim.

Paşa:

-"O saatin enkazını,bu muharebeden sonra Liman Paşa hatıra olarak aldılar.Bana da kendilerinin aile-i asalet armasını havi bulunan saatlerini verdiler.

Cevat Bey saati gösterdi.Omega markalı siyah bir saat.Arkasında bir taç ve "L.2." markaları ve Paşanın kırılan saatide Mekteb-i Harbiyeden beri sakladığı Omega markalı kuvvetli bir talebe saati imiş.Cevat Bey Zenınnth marka bir bilezik saatini gösterdi ki onu Mustafa Kemal Paşaya o kurşunun değdiği esnada yanında bulunan genç Mülazım vermiş.

Askerin bu kadar yanında giden, onlara ön ayak olan bir Kumandana en zorlu düşmanların bile dayanamayacağına aklım eriyordu.

Omega saati,Türk milleti için kendini feda etti,Komutan Mustafa Kemal'i kurtardı. Türk ordusunun Kumandanını,Türk milletini,Ortadoğu'yu, insanlığı kurtardı.


ZAFER'İN CANLI ŞAHİDİ

7 çocuk 21 torun 3 tane torunun torunu bulunan Tayiş Ediz, 1. Dünya Savaşı'nı gördüğünü ve o yılları yaşadığını belirterek, Kırıkkale Yahşihan mühimmat depolarından mermi ve silahları cepheye taşıdığını, o günlerde çılgın Tayiş lakabını aldığını anlattı.

Savaş döneminde Türk milletinin çok sıkıntı çektiğini anlatan Tayiş Nine, "Bu millet kazandıkları zaferleri kolay kazanmadı. Atatürk bu millete inandı ve Türk milleti dünyaya birlik ve beraberliğin ne olduğunu öğretti" diye konuştu.

Mustafa Kemal Atatürk'ün çektiği sıkıntıyı kimsenin çekmediğini belirten Tayiş Ediz, "Şimdi sıkıntı çektiklerini söyleyenlere ben gülüyorum çünkü Türk milleti sıkıntının ne olduğunu 1. Dünya Savaşı'nda gördü ancak buna rağmen hiç kimseye boyun eğmedi, dilenmedi, imanına ve Türklüğüne güvenerek bu ülkeyi düşmana karşı amansızca savundu" dedi.

Tayiş Nine, "7 sene kıtlık gördük. Şimdiki gençlik ne gördü ki bizler ne sıkıntılar çektik. Atatürk bu vatanı bizlere kazandırmak için elinden geleni yaptı. Atatürk altında bir at ile köy köy gezerek savaşları kazandı. Yeni nesil, topraklarımıza Atatürk gibi sahip çıkmalı. Benim yaşadıklarım ve gördüklerim anlatmakla bitmez" şeklinde konuştu.

Tarihi ulu çınar olan Tayiş nine eşini otuz yıl önce kaybetmiş. Kızı Gülsüm (65) ve damadı Mehmet ile müstakil bir evde beraber yaşayan Tayiş Nine, hayatı boyunca hiç doktora gitmediğini, yemek ayrımı yapmamakla birlikte yoğurt, pekmez, turşu ve sebze yemeklerini tercih ettiğini anlattı.

Hayatı ve yaşamayı çok sevdiğini belirten Tayiş Nine hiç sinirlenmediğini, kendisini ziyarete gelenlerden çok memnun olduğunu ifade etti.
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Posting Freak
Çanakkale Zaferi Atatürk'e Ait değil...
sözüm ona olsun; şu yazıyı bir okusun...

http://www.zohreana.com/forum/ataturk_niye_mi_buyuk-t8407.html?p=42640#post42640

Atatürk birkere bütün cihanı, bütün cihanın ordularını, bütün dünyaya ün duyuran zamane komutanlarını dize getirmiş,

Atatürk o günlere, karargahında oturarak mı, yoksa Türk milletinin yanında gece-gündüz bulunarak, kendi milletini arkasına alıp, "Ya İstiklal Ya Ölüm" diyerek mi ulaşmış acaba...

Şehitlerimizin bu denli fazla olmasının nedenini Atatürk'te bulanın tabiri caizse ]"KANINDAN ŞÜPHE EDERİM....."
.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet:

İyi Biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar Memleketi olamaz.


En Doğru, En Hakiki Tarikat, "Medeniyet Tarikatı"'dır. "
[Resim: ataturkimzale.gif]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.