Çanakkale Savaşı
Zaman gelip çatmıştı tüm siperler dolmuştu
Çanakkale sanki bir çelikkale olmuştu
Kalleş çapulculara haklı bir vuruştu bu
Benzeri görülmemiş asıl bir duruştu bu
Ne üstte ne başta var nede karınlar toktu
Uykusuz gözlerinde zerrece korku yoktu
Damgayı vurmak için dünyanın barışına
Başladı Mehmetçikler şehitlik yarışına
Sırtlanlar aslanlardan dersini alacaktı
Hakka tapan bu millet payidâr kalacaktı
Zulme ve sömürüye mezar kazılıyordu
Bu bir savaş değildi tarih yazılıyordu
Yensek de yenilsek de zafer bize aitti
Gündüz güneş gece ay bu savaşa şahitti
Hakka inanan asker yılmak nedir bilmezdi
Şimdi eğilmeyen baş bir daha eğilmezdi
Günlerce kan döküldü toprağa oluk oluk
Vatan sağ olsun dendi verilirken son soluk
Ölmeyi emrederek zafer bizim diyordu
İşte Mustafa Kemal işte kahraman ordu
Haksız ve adaletsiz bir savaş açmışlardı
Çapulcular cepheden gizlice kaçmışlardı
Güneş bu topraklara doğarken yavaş yavaş
Tüm mazlum milletlere örnek oldu bu savaş
İbrahim Yavuz
Çanakkale sehitlerine
Çanakkale sehitlerine
Çanakkale sehitlerine
Şerefim Çanakkale
Düşmanlar saldırdı, buralar soğuk
Üşüyorum. Lakin birazdan yanar
Sessizlik var şimdi yüzler hep donuk
Soluyorum. Lakin birazdan kanar
Boğazıma düğümlendi geceler
Çanakkale’ye dayanmış cüceler
Sustum, ama yürek zafer heceler
Siperdeyim. Haydi saldır canavar
Topu mevziledim her iki yana
Denizler doyacak dökülen kana
Vatan için verilmeyen bu cana
Benimsin diyemem, almalı zafer
Şimdi berrak akan nazlı deryalar
Birazdan zulüm kusar bataryalar
“Allah, Allah” diye inler kayalar
Uçuşur üstüme, ölümün kusar
İşte Çanakkale; yer, gök inliyor
Sipere gizlenmiş Yunan dinliyor
Şaşkın İngilizler toptan bitiyor
Her ulustan yardım çağrısı arar
Vur yiğidim, leşler suda sürünsün
İster ise kurt postuna bürünsün
Başka işi yokmuş gibi görünsün
Kel bodura gamlı oyuncak yarar
“Bu boğaz geçilmez” dedi şehidim
Ey Ulus, gök kubbe olsun şahidim
Bayrak için bunu yaptım ahitim
Savaşım, en son kan düşene kadar
Kızıla boyanan ah yiğit dağlar
Üzülme, yüreğim sana da ağlar
Ve lakin adını yazacak çağlar
Yazmazsa utansın unutan sağlar
Haklı olduğumu bildikten sonra
Kimler ne derse desin yok kara
Seslenişim imandan yoksunlara
Kıymetini bilin, Özütürk’üm der
Ramazan Özütürk
Düşmanlar saldırdı, buralar soğuk
Üşüyorum. Lakin birazdan yanar
Sessizlik var şimdi yüzler hep donuk
Soluyorum. Lakin birazdan kanar
Boğazıma düğümlendi geceler
Çanakkale’ye dayanmış cüceler
Sustum, ama yürek zafer heceler
Siperdeyim. Haydi saldır canavar
Topu mevziledim her iki yana
Denizler doyacak dökülen kana
Vatan için verilmeyen bu cana
Benimsin diyemem, almalı zafer
Şimdi berrak akan nazlı deryalar
Birazdan zulüm kusar bataryalar
“Allah, Allah” diye inler kayalar
Uçuşur üstüme, ölümün kusar
İşte Çanakkale; yer, gök inliyor
Sipere gizlenmiş Yunan dinliyor
Şaşkın İngilizler toptan bitiyor
Her ulustan yardım çağrısı arar
Vur yiğidim, leşler suda sürünsün
İster ise kurt postuna bürünsün
Başka işi yokmuş gibi görünsün
Kel bodura gamlı oyuncak yarar
“Bu boğaz geçilmez” dedi şehidim
Ey Ulus, gök kubbe olsun şahidim
Bayrak için bunu yaptım ahitim
Savaşım, en son kan düşene kadar
Kızıla boyanan ah yiğit dağlar
Üzülme, yüreğim sana da ağlar
Ve lakin adını yazacak çağlar
Yazmazsa utansın unutan sağlar
Haklı olduğumu bildikten sonra
Kimler ne derse desin yok kara
Seslenişim imandan yoksunlara
Kıymetini bilin, Özütürk’üm der
Ramazan Özütürk
Bir ismi AliÂdir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Çanakkale sehitlerine
Çanakkale
Dünü yaşadım, bir at sırtında Orta Asya da,
Medeniyyetle nikahımı kıydım, tarihin ilk sayfasına.
Kargı tuttum, cirit attım oynadım.
Gün geldi, bu bozkıra sığmadım.
Dalga dalga ayrılırken bu yurttan,
Bir kor gibi dağıldım dört koldan.
Henüz, yeryüzünde açmazken bahçelerin gülleri,
Bir fırtına olup estim Avrupa dan içeri.
Gün oldu, rüzgarlarla yarıştı tuğlarım.
Gün oldu, kansız kazandım savaşları.
Titrettim kainatı karşısında bu kudretin.
Öğrettim, sonucudur bu kudret medeniyyetin.
Çağ kapayıp, çağ açtım.
Tüm tarih boyu hudutlarda dolaştım.
Dünü yaşadım, Çanakkale'de bir siperden.
Bir kerre daha şahit oldum, şehit dolu tepeden.
O kor hiç sönmemeşti, varoluşundan beri.
Yanıyordu Türk'ün gönlünde, hürriyet alevi.
Veriyordu canını mehmet, bu yolda gülerek.
Suluyordu kanı, hürriyet fidanına dökülerek.
Yıkamıyordu düşman,kale gibi dizilmiş cansız bedenleri.
Aşamıyordu süngüsü, sağ kalan siperleri.
Çiziyordu portresini, tarihin en büyük ressamı.
Elindeki fırça süngü, boyası insan kanı.
Yağmur gibi yağıyordu gökyüzü, belliki ağlıyordu yastan.
Çanakkale'de geriliyordu, sıçramadan önce bu arslan.
Türk'ün dünyaya yaşamak için haykırışı idi bu.
Düşmanın bükemediği bileği öpüp kaçışı idi bu.
Ruhlar gökyüzünden seyrederken bedenleri.
Unutma diyordu bir ses, bu toprakta can verenleri.
Adnan Ergün
Dünü yaşadım, bir at sırtında Orta Asya da,
Medeniyyetle nikahımı kıydım, tarihin ilk sayfasına.
Kargı tuttum, cirit attım oynadım.
Gün geldi, bu bozkıra sığmadım.
Dalga dalga ayrılırken bu yurttan,
Bir kor gibi dağıldım dört koldan.
Henüz, yeryüzünde açmazken bahçelerin gülleri,
Bir fırtına olup estim Avrupa dan içeri.
Gün oldu, rüzgarlarla yarıştı tuğlarım.
Gün oldu, kansız kazandım savaşları.
Titrettim kainatı karşısında bu kudretin.
Öğrettim, sonucudur bu kudret medeniyyetin.
Çağ kapayıp, çağ açtım.
Tüm tarih boyu hudutlarda dolaştım.
Dünü yaşadım, Çanakkale'de bir siperden.
Bir kerre daha şahit oldum, şehit dolu tepeden.
O kor hiç sönmemeşti, varoluşundan beri.
Yanıyordu Türk'ün gönlünde, hürriyet alevi.
Veriyordu canını mehmet, bu yolda gülerek.
Suluyordu kanı, hürriyet fidanına dökülerek.
Yıkamıyordu düşman,kale gibi dizilmiş cansız bedenleri.
Aşamıyordu süngüsü, sağ kalan siperleri.
Çiziyordu portresini, tarihin en büyük ressamı.
Elindeki fırça süngü, boyası insan kanı.
Yağmur gibi yağıyordu gökyüzü, belliki ağlıyordu yastan.
Çanakkale'de geriliyordu, sıçramadan önce bu arslan.
Türk'ün dünyaya yaşamak için haykırışı idi bu.
Düşmanın bükemediği bileği öpüp kaçışı idi bu.
Ruhlar gökyüzünden seyrederken bedenleri.
Unutma diyordu bir ses, bu toprakta can verenleri.
Adnan Ergün
Bir ismi AliÂdir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi