You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Cami ve Cemevi değil, asimilasyon merkezi

Cami ve Cemevi değil, asimilasyon merkezi

Posting Freak
Cami ve Cemevi değil, asimilasyon merkezi
[COLOR="#000000"] Aleviler dış ve iç asimilasyonla karşı karşıya. Gülen cemaati, iktidar ve Cem Vakfı, cami ve Cemevi gibi iki kutsalı istismar ediyor. Asimilasyon Merkezi temeli atmak için Ankara’da buluşanlar, bu merkezleri Alevilerin yerleşim birimlerinde yaygınlaştırmayı planlıyor.

Alevi toplumu AKP’den ve cemaatten gelen tuzağın farkındadır. Bu nedenle asimilasyon projesi hakkında farkındalık yaratmak için Tuzluçayır’da devrimci ve sosyalist dostlarıyla güneşin sofrasına oturdular. Güneşin sofrasını Çevik Kuvvetin Toma’ları, Biber gazı ve tazyikli su ile dağıtmaya çalışırken, 200 metre ötedeki Asimilasyon Merkezi’nin sofrasında oturan asimilasyoncu aktörlerin güvenliği için tonlarca biber gazı ve tazyikli su harcadılar. Madımak oteli yanarken su sıkmakta cimri olanlar, asimilasyon için cömert oldular.

PEKİ, HAKİKAT NE?

Asimilasyon Merkezinin mimarı Fethullah Gülen’dir. Amaç eşit yurttaşlık ve eşit haklar temelinde buluşma değildir. Siyasal İslamcı cemaatler Alevileri Sünnilerle eşit görmüyor. İzzetin hoca efendi, cemevini sahipsiz ve yetimmiş gibi cami avlusuna bırakarak bu algıyı besliyor. Çünkü bu kesim Alevilerin kendisini tanımlama, ibadetini ve ibadet yerini belirlemesini istemiyor. Alevileri kendi kalıplarına uygun olmadığı için ayrımcılık yapıyorlar. Bunun için de ’Açılım’ yapılıyor ve Asimilasyon Merkezleri kuruluyor.

Neden?

Çünkü Türkiye ve Avrupa Alevi hareketinin kazanımları karşısında, iktidar dış ve iç politikada sıkışmış durumdadır. Laiklik zemininde çözüm yerine, Alevileri resmi din olan Sünni-Hanefilik içinde eritmek ve homojenleştirmek istiyorlar.

Aleviler, cami ile cemevinin aynı bahçede olmasına itiraz etmiyor. Hatta aynı bahçede ’neden sinagog, havra, kilise, cemevi, cami ve ateistleri de ayrılmış bir kütüphaneli Kafe olmasın’ diyorlar. Alevilerin itirazları, Gülen cemaatine ve Cem Vakfı’nın cemaatle olan derin, gizli ve açık asimilasyon planlarına yöneliktir.

Çünkü bu proje, 90’lı yılların devlet güvenlik konseptlerine dayanır. Gazi katliamı sonrası, ’Alevileri soldan koparmak ve Sünni dairenin içine çekmek’ için ’cami-cemevi projesi’ benimsenmiştir. Doğan ve Gülen’in ortak değerlendirmesine göre, Aleviler ’kullanılmaya müsait’ olduğu için ’el atılması’ gerekiyordu.

Gülen, 1995’te Milliyet’e verdiği demeçte ’elbette Müslümanlar da Müslümanlığa dönecekti. Sol ve komünistler tarafından istismar edilen Aleviliğin de özünü araması tabiidir’ tezini İzzetin Doğan ile paylaşır ve Alevileri ’devlet için tehlikeli olmaktan çıkarmanın’ yolunun Asimilasyon Merkezlerinin açılmasında görürler.

Gülen’e göre Aleviler ’yontulması’ gereken, ’dinsiz, köksüz’ kesimlerdi ve ’terbiye’ edilmeliydi. Gülen açıkça; ’onların da (Alevilerin) bazı yanlarının yontulması, şekillendirilmesi lazım. Alevilik üzerinde hususi araştırma yapan tanıdığımız insanlar var’ diyerek, aklındaki planı uygulamaya koyar.

Bu ’hususi araştırmanın’ sonucu Gülen, Süleyman Demirel, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz ile görüşür. İzzettin Doğan bu görüşmelerde değişik biçimlerde yer alır.

20 yıldır süren çalışmalarda yeni bir aşamaya gelinir ve Asimilasyon Merkezlerinin açılışı başlar ve hedefi bellidir;

· Gülen ’Alevi vatandaşların ne Cumhuriyet'ten evvel, ne Cumhuriyet'ten sonra katiyen gadre (ayrımcılığa) uğratılmadıkları, kendilerine anlatılmalı.’

· Cem Vakfı’Gezi Parkı olayları sonrasındaki bazı kötü niyetli grupların Alevi-Sünni çatışması çıkarmak istedi. Bu proje ilk olarak bu girişimi önleyecek’

· ’Aynı pınardan besleniyoruz’ Aleviler Sünnileştirilmeli,

· Alevilerin soldan koparılmalı ve toplumsal muhalefet etkisi zayıflatmalı.

· Alevilerin birliği parçalanmalı

’Asimilasyona dur’ diyen Alevilere, ’neden direniyorsunuz, neden sosyalistlerle ve devrimcilerle aynı sofradasınız’ diye sormak abestir. Çünkü Aleviler ve devrimciler cemaatin ve iktidarın menfaat ve asimilasyon sofrasına değil, direnişin ve güneşin sofrasındaki dostlarının arasına oturur.
Turan ESER
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.