You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!

Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!

Administrator
Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!
[Resim: 1240216_717454774935782_1751236257_n.jpg]

Ne deyim dostlarım halimiz yaman
Kalbi kara bizi hep taşlar durur
Yüce dağlar gibi başımız duman
Gözümüzden akan sel yaşlar durur

Gâhi olduk kerbelada Hüseyin
Kâh nesimi derimiz bize eyin
Olmadık kölesi ağanın beyin
Zalimin okunda ne başlar durur

Direndik zulüme Pirsultan ile
Aktı kanlarımız benzedi göle
Hınzır paşalarda tükenmez hile
Mazlum gönülleri hep haşlar durur

Vefaim biz pire vermişiz ikrar
Hüseyin şahımız yezitler de har
Haramzedelerden olmaz bize yâr
İtlerin önünde ne aşlar durur

Vefai ( Mustafa KILÇIK )
Administrator
Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!
Alıntı:Hep o aracı vasıtasıyla mı konuştunuz?

Evet yüz yüze görüşmedik. Mesafe ve zaman dilimleri uymuyor. Bir de rahatsız kendisi. Şimdi İstanbul'da da bir arsa buluyoruz. Devletin hiçbir katkısı yok. Hoca Efendi vasıtasıyla Gülen Cemaati ve Alevi Cemaati ortak çalışıyor ama para cemaatten geliyor.

İzzettin Doğan Kılıçdaroğlu'nun Aleviliğine çattı
Administrator
Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!
"Gülen Cemaati ve Alevi Cemaati ortak çalışıyor ama para cemaatten geliyor."

Bu yazıyı duvarına asta görenler tebrik etsinler seni İzzettin bey...


Administrator
Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!
ALEVİ KURUMLARI OLARAK YAPTIĞIMIZ BASIN AÇIKLAMASI METNİ;

Pensilvanyalı Hoca Efendi ve İzzettin Doğan Hoca Efendi ortaklığında yapılan ’Cami, Cemevi iç İçe’ projesi ’Barış projesi’ değildir. Her iki inanç açısından da bir meşruiyeti ve hakkaniyeti yoktur. Arsasından, imar projesine, temelinden, harcına kadar yöntemi korsan zihniyeti gayrı meşrudur! Bu bir Asimilasyon projesidir, Aleviliği ’ılımlı Siyasal İslam’ içinde eritmeyi amaçlamaktadır. İki Hoca Efendinin ’Mukaddes maksadı’ Alevi Toplumunu demokratik hak taleplerinden uzaklaştırmak, hak ve özgürlükler mücadelesinde toplumsal muhalefetten koparmak ve ’Ehlileştirme’ çalışmasıdır. Mevcut anlayış tarafından bilinçli ve kasıtlı olarak ’Alevileri, Sünnilerle barıştırma’ kavramı kullanılmaktadır. Biz Alevilerin Sünni toplumu ile çözümlenmeyecek, kavgayı gerektirecek bir sorunumuz yoktur. Aleviler, Sünnilerden değil, devletten hak istiyorlar. Alevileri ötekileştiren, meşru demokratik haklarımızı gasp eden, Aleviliği yasaklayan Sünni Toplumu değil ırkçı, gerici, asimilasyoncu devlet anlayışıdır. Biz Aleviler Laik, Demokratik Türkiye ve Eşit Yurttaşlık İstiyoruz. Aslında biz Aleviler hak alma noktasında bile değiliz! Varlık yokluk noktasındayız!!! AKP eliyle Türkiye’nin dört bir yanında ve Suriye’de Alevilere karşı yürütülen devletin geleneksel inkarcı politikası haklarımızı ve inancımızı tanımak yerine kendi siyasetine göre bir Alevilik tanımı yapıyor.

Mamak ve Tuzluçayır Alevilerin yoğun olduğu çok kültürlü ve köklü demokratik mücadele geleneği olan bir yerleşim birimidir. İki Hoca Efendi ve proje ortakları Mamak/Tuzluçayır’ı özellikle seçmiştir. Hoca Efendilerin proje ortakları evlerimizin içine kadar girip adına ’Gaz bombası’ dedikleri kimyasal silahlarla beşikteki bebeklerimizi, yatak odalarımızı zehirlemişlerdir. Gezi Eylemlerinde genç canlarımızı hunharca katleden polis güçleri dün yine Hatay’da Ahmet Atakan Canımızı katletmiştir. Polisin insan hakları, demokrasi ve toplum düşmanlığı, kimyasal gaz terörü, katliam tutkusu bizzat Başbakanın talimatlarıyla yürüyor. Soruyoruz, Gezi Eylemlerinde katledilen canlarımızın katilleri nerede? Bunca somut delil ortada iken, neden katilleri koruyup saklıyorsunuz?... Hangi hukuk katilleri koruma, kollama ve saklama hakkını size veriyor???

AKP Hükümetinin ’İleri demokrasisi’ sahtedir! AKP İçte ve dışta ısrarla yürüttüğü şiddet ve nefret politikasının adını ’Çözüm süreci’ koymuştur. AKP’nin ’Alevi açılımı’ ve ’Çözüm süreci’ de sahtedir. Maaşlı dedelik, devletleştirilmiş Alevilik, ibadethane statüsü tanınmaksızın cemevini diyanet vakfı içinde camileştirmek taleplerimiz arasında yoktur. Başbakanın yegane çabası sahte demokrasi paketleri ile Yerel seçimler için zaman kazanmaktır. Bakınız ’Yeni anayasa’ dedikleri ’Süreç’ 12 Eylül Askeri Darbe Anayasasını yamalama sürecine dönmüştür. Yarın 12 Eylül 1980 Faşist darbesinin 33. Yıldönümüdür. 33 Yıldır Türkiye 12 Eylül zihniyeti ile yönetilmektedir. ’Darbecileri yargılayacağını’ söyleyen AKP rejimi 12 Eylül zihniyetini yaşamın her alanında ısrarla sürdürmektedir.

Alevi kurumları olarak oyunun farkındayız! Hoca Efendilerin ve AKP Hükümetinin aktör olduğu bu asimilasyon, ırkçılık ve katliam senaryosunun uygulanmasına izin vermeyeceğiz.

Türkiye’de ve Avrupa’da örgütlü olan Alevi Kurumları olarak bir araya geldik, Laik, Demokratik Türkiye ve eşit yurttaşlık hakkı için bir kere daha Türkiye’nin her yerinde ’Gezi Ruhu’ ile alanlara çıkmaya, demokrasi mücadelesini yükseltmeye karar verdik.
Ekim (2013) ayı içinde Adıyaman, Mersin, İzmir, İstanbul’da yüz binlerce canımızla yapacağımız mitingleri Türkiye genelinden Ankara yürüyüşümüzle sürdüreceğiz.

Hiç kuşkusuz hak almanın, demokrasi ve özgürlükleri edinmenin yolu sokağa çıkmaktan, baskı ve katliam politikasına inat meydanlarda buluşmaktan geçiyor. Demokratik Alevi Hareketi olarak eylem programımızı yerel örgütlerimizle dost ve müsahip kurumlarla paylaştıktan sonra takvimlendirip, uygulamaya koyacağız.

Alevi Bektaşi Federasyonu (Federasyon üyesi 34 Dernek)
Avrupa Alevi Konfederasyonu (Avrupa’da 12 Federasyon ve 250 Alevi Kültür Merkezi-Cemevi)
İngiltere Alevi Kültür Derneği ve Cemevi (İngiltere’de 9 Alevi Kültür Merkezi)
Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (43 Şube)
Alevi Kültür Dernekleri (110 Şube)
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (75 Şube)
Şahkulu Sultan Vakfı (İstanbul)
Garip Dede Dergahı (İstanbul)
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği (İstanbul)
Hacıbektaş Kültürünü Yaşatma Derneği (İzmir)
2 Temmuz Pir Sultan Abdal Kültür Vakfı
Administrator
Cami Cemevi Aşevi Projesine HAYIR !!!
Fetullah Gülen-İzettin Doğan aşkı “cami-cemevi-aşevi” ortak projesiyle başlamadı.

Hiç kimse bizden, yaşamını dünyayı İslamlaştırmaya adamış olan Fetullah Gülen’le, Aleviler üzerinden her daim işbirlikçiliğin nimetlerinden yararlanmış olan İzzettin Doğan'ın “Hoşgörü ve dinler arası diyaloğu amaçladığı” yalanına inanmamızı beklemesin.

Yüzyıllardır Alevileri ve Aleviliği yok etmek isteyen gerici zihniyetin temsilcisi Fetullah Gülen ile, ona hayranlık duyan, “filozof, bilge, dost ve Alevilere manevi katkısı büyük insan” diye methiyeler dizen, devletin gizli ödeneklerinden para alıp vakıf kuran, ailece hep sağ'dan yana tavır alan, iktidarlarla işbirliğini ibadet sayan İzettin Doğan'ın asimilasyonu kolaylaştırma projesinde buluşmaları bizleri şaşırtmadı.

Çünkü, Federasyonu’muzun onuncu yıl kutlaması vesilesiyle Avrupa’nın başkentinden dünya’ya birlik ve beraberlik mesajı vermek üzere kendisini de davet etmiştik. “Aleviliği benim gibi tarif etmeyenlerle yan yana gelmem” gerekçesiyle, tüm iyi niyetimize karşı, bölücü yaklaşımıyla derdinin Alevilerin birliği olmadığını yıllar öncesinden göstermişti bizlere.

Oysa, 12 Eylül sonrası, iskenceci, katil generallerle parti kuran, Alevilerin yüzü hep sola dönükken, o hep sağı seçip, onlarla işbirliği yapan, Madımak ve diğer katliamlar sonrası katliamcılarla, katil tayfası ile bir olup Alevi Kurum temsilcilerine saldıran, bizzat Süleyman Demirel tarafından yapılan açıklama da “2 Temmuz 1993'ten sonra yükselen Alevi muhalefetini bastırmak için Cem Vakfını biz kurduk. Bu fakfın başına da İzzettin Doğan'ı getirdik” denilen, bizler AHİM'de zorunlu din dersleri kaldırılsın diye mücadele ederken, kendisi Hukuk Profesörü olması itibari ile süreci desteklemek yerine “Türkiye'yi Avrupa'ya şikayet ediyorlar” diyerek bizlere saldıran ve hedef gösteren, Alevi Kurumlarının düzenlediği Ankara, İstanbul mitinglerine katılanlara ve düzenleyenlere “bunlar Alevi değil” diyen, aynı gün CEM tv'de MHP'nin kongresini canlı yayınlayan, Ökkeş Şendiller, Namık Kemal Zeybek, Taha Akyol gibi sağın en gericileri ile her platformda yanyana gelen, şimdi de “cami-cemevi-aşevi” projesine karşı çıkanları Alevi olmamakla itham eden İzzettin Doğan, hızını alamamış olacak ki Alevi toplumunu bölmeye, Sunnileştirmeye, Alevileri ve Aleviliği yok etmeye hizmet edecek bir projenin ortağı olmaktadır.

Tarihten günümüze Sünni iktidarlarca işlenmiş katliam ve zulüm uygulamalarına dair eleştirel/özeleştirel bir tek cümle dahi etmeyen, bu katliamları yapanları ve yaptıranları ululaştıran zihniyet dünden bugüne değişmemiştir.

Alevilerin haklı taleplerini karşılamak yerine, her fırsatta Alevilere açık açık hakaret etmekten çekinmeyen AKP ve Fetullah Gülen’le, Alevi asimilasyonunu kolaylaştırmaya yönelik “cami-cemevi-aşevi” projesinde buluşan İzzettin Doğan'a önerimiz, Alevi kamuoyuna kulak vermesidir.

Bir tane Alevi Vali, Kaymakam, General, Emniyet Müdürü'nün olmadığı, eşit yurttaşlar olarak yaşamadığımız bir ülkede, bizleri bir avluya sokarak mı “Hoşgörüyü ve kardeşliği”inşa edeceksiniz ?

İzzettin Doğan ve ortakları bilmelidirler ki; Eşitlik olmadan kardeşlik olmaz. Zalime el açarak adalet sağlanmaz. Bozuk düzende sağlam çark olmaz. İzzettin Doğan ille de birileri ile kolkola yürüyecekse, ondan feyz alacaksa, bu kişi ABD'de CIA ve FBI gizli istihbarat güvencesi ve koruması altında yaşayan Fetullah Gülen değil, Yol önderi, bilge insan, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın en yüksek makamı olan Postnişini Veliyettin Ulusoy efendimizdir.

“Alevilerin ibadethanesi camidir” diyenlerle kolkola yürümek yerine, kendi örgütlü birliğini yaratarak, tüm ezilenlerle, Türkiye emek ve demokrasi cephesiyle, eşit bileşen olarak, tüm mazlumların demokrasi taleplerine sahip çıkarak yol alınmalıdır.

Cemevi ibadethane olarak kabul edilmedikçe, devlet inançlar üzerinden elini çekmedikçe, laik bir demokrasi yaratılmadıkça, anayasaya eşit yurttaş hakları temelinde bağlayıcı bir hüküm konulmadıkça, tarihi bir yüzleşme yapılıp Alevilere kalıcı bir güven verilmedikçe Alevilerin haklarını korumanın, elde etmenin ve geliştirmenin yolu hep kapalı olacaktır.

Bu vesileyle, Cem Vakfı bünyesindeki yol’una erkânına bağlı Alevilere bir çağrımız vardır; Sizleri, sizi yoketme hesabı yapanlara pazarlamaya çalışanları kendi başlarına bırakın.

Erdal KILIÇKAYA
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.