You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Burası Maraş, buradan çıkış yok...

Burası Maraş, buradan çıkış yok...

Administrator
Burası Maraş, buradan çıkış yok...
[Resim: 161.jpg]

Aleviler bu ülkenin temel direğidir. Şu fotoğraftakilere bakınca insanlık adına utanmamak elde değil. Hangi kitapta insan öldürmek var acaba. Sorsanız şu tiplere bize din imandan bahsederler. Pkk'lılar sokaklarda cirit atarken dikkat edin bunların hepsi meydanı terkederler.Alevilere çıkardığınız sesinizi neden ülkemize düşman olanlara karşı sergilemiyorsunuz.
*************************************

[BNecdet Saraç[/B]
Bazı şehirler vardır, üzerindeki gölge hiç kalkmaz. Güneşli günlerde bile o kara gölge hep vardır. Maraş da bu kara gölgeli şehirlerden biri…
Katliamdan bu yana tam 32 yıl geçmiş…


Anma mitingi için Antep yolundan gelip Maraş’a girerken karşınıza ilk çıkan yer, sanki bütün yaşanlara inat “Muhsin Yazıcıoğlu Parkı”. 300 bin m2 üzerine kurulu parkın kocaman yazılmış “Muhsin Yazıcıoğlu” ismini görünce insan irkiliyor. İnsanın irkilmesini sağlayan yalnızca bu isim değil tabi ki; Mitingin yapılacağı alanın ismi de bir Alevi için irkilmeye son derece uygun: “Müftülük Meydanı”… Durun daha bitmedi, meydana yakın bir yerde bir başka tabela daha var: “Ökkeş Şendiler İrtibat Bürosu”. “Ökkeş Şendiller de kim” diye sormaya gerek var mı? Maraş katliamının bir numaralı sanığı. Sonradan soy ismini değiştirerek “Şendiller” soy isimini alan Ökkeş Kenger, “irtibat bürosu” açtığına göre, anlaşılan o ki, önümüzdeki dönem Belediye Başkanlığı’na aday… Belediye Başkanı olursa cadde isimlerinden ilki de hazır: “Haluk Kırcı Caddesi…


Bu isimlerle karşılaşarak şehre girince, insan daha dikkatli oluyor ve kendine sormadan edemiyor: Bir şehir 20-30 yıl içinde bu kadar değişebilir mi?.. Maraş’ı görünce, “evet, değişir” deyiveriyorsunuz. Bunun için ne politikayı, ne sosyolojiyi, ne de tarihi bilmek gerekmiyor, bakmak yeterli..


“Maraş uyuma geçmişine sahip çık!”

Maraş, neredeyse üç bin yıllık bir şehir. “Bin tanrılı Hititler” tarafından kurulmuş…


Bin tanrılı bir gelenekten geleceksin ve tarihin en vahşi katliamlarından birini yapacaksın. İnanılır gibi değil! Daha da kötüsü bugün, bu katliamı protesto eden, katliamda öldürülenleri anmaya gelen insanlara saldırmaya kalkacaksın: “Maraş uyuma geçmişine sahip çık” diye bağıracaksın… Bu nasıl bir iştir? Üstelik, bağırırken de, davul zurna sana eşlik edecek, eğleneceksin, kurt işaretleri yapacaksın ve bağırmaya devam edeceksin: “Burası Maraş, buradan çıkış yok”…


Birkaç yüz kişilik faşist güruhun gazetelerdeki yada internetteki resimlerini, televizyonlarda ki saldırgan hallerini gördünüz mü? Yüzlerindeki kini, saldırganlığı? Önlerine engel çıkmasa saldırıp öldürecekler… Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta yaptıkları gibi yine tekbir getiriyorlar. Cihada hazırlar. Kan görmek istiyorlar. Oysa çoğu genç. Çocuk yaşlardalar… 15-20 bilemediniz 25 yaşındalar…



Eminim önemli bir bölümü, belki de tamamı internet kullanmasını biliyordur. İnternete girseler, Google’de yalnızca “Maraş” yazsalar ve önlerine açılan ekrandaki resimlere baksalar katliamın vahşetini görecekler. Ama görmemekte ısrar ediyorlar. Çünkü bu “çocukların” yetiştikleri siyasal iklim, bırakın herhangi bir siyasal cinayeti, herhangi bir haksızılığı, kendi şehirlerinde gerçekleşmiş ve yüzlerce insanın ölümüne ve yaralanmasına, on binlerce insanın şehirden göç etmesine neden olmuş bir vahşeti, bir büyük katliamı görmelerine izin vermiyor. Tıpkı, Hrant Dink’i katleden “Ogün Samastlar” gibi, tıpkı Malatya’da Zirve kitapevini basıp öldüren “çocuklar” gibi. Çünkü, Türkiye son 30-40 yıldır bu tür çocukların yetiştiği bir siyasal iklimi soluyor. Sorun burada! Bu siyasal iklim hızla değişmeli…
15-20 yaşında çocuğun kan istemesi “nasıl bir vicdandır, nasıl bir çocukluktur” anlamak mümkün değil: Üç bin yıllık tarihine sahip çıkmak varken “Maraş uyuma geçmişine sahip çık” diye hatırlattıkları geçmiş Aralık 1978’de yaşanan katliamdır…


Yetmişlik yaşlıları, üç yaşında bebekleri vurmuşlardı…
O hatırlattıkları geçmişle ilgili bakın dönemin Sağlık Bakanı Mete Tan bakın ne anlatıyor: "Hastaneye getirilen ölülerden elli ikisini inceledim. Bunlardan üç tanesi sopayla öldürülmüş, diğer ölüler mermilerle… Boğularak öldürülenlerin olduğunu söylediler. Yetmişlik yaşlıları, üç yaşında bebekleri vurmuşlardı. Bir cehennem aleminden geldim."
Dava tutanaklarına geçen tanık anlatımlarından birinde Maviş Toklu da şunları anlatıyor: "Karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen 80 yaşındaki, yaşlı Cennet Çimen"in evine gittiler. Bu kadını, "Gel nene, gel" diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet Kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma Yalçın ve Nuri Boğa tornavida ile gözlerini oydular, sonra silahla öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler…"



Bunlar uzatmak ve vahşetin boyutlarını görmek mümkün. Ancak, inanın, insan tanık ifadelerini okudukça, belgesellerde dinledikçe bu vahşeti algılamakta zorlanıyor… Ve bu alçaklıklar bugün bile anılarda taze iken, katliamdan kurtulan tanıklar halen yaşıyorken, bu anlatımları, bir çırpıda, gazetede, televizyonda, internette bulup okumak yada izlemek mümkün iken, İslamı referans alan 20-25 yaşındaki gençler “ya allah bismillah allahu ekber” diye tekbir getiriyorlar…
1978’de bilerek, aylar öncesinden son derece dikkatle planlanmış bir katliamdan sonra, her şeyi değişen şehirde böyle çocuklar yetişiyor. Çünkü bu çocukları yetiştiren “büyükler” bu siyasal iklimi sürekli besliyor. MHP İl Başkanı panzerin üzerine çıkarak “Maraş uyuma geçmişine sahip çık” diye Maraşlıları linç girişimine, yeni bir katliama davet edenlere, dışarıdan gelenleri, yani bizleri “bir takım mihrakların maşası olan bölücüler ve provokatörler” olarak ilan ettikten sonra, “bu huzurlu tabloyu hazmedemeyerek şehrimizi yine karıştırmaya kalkışmışlardır” demiş. Bu konuşmanın adı da basına yansıdığı kadarıyla “tahrik olmuş” çocukları “ikna” konuşması olmuş…


Alevilerden temizlenmiş bir şehir: Maraş
Oysa, Maraş’ta bahsedilen huzur tam bir yalandır. Bu kadar insanı çoluk, çocuk ayırmadan inanılmaz vahşi yöntemlerle öldüren bir şehirde, bu katliamın anısına bırakınız bir anıt yapmayı veya özel bir alan açmayı, anma adına, saygı adına bir tek lafın bile edilmediği bir ortamda huzurdan, sevgiden, kardeşlikten, yan yana yaşamaktan bahsedilebilir mi? Hangi vicdan bunu kabul eder?


Maraş 32 yıl içinde tam anlamıyla “Alevilerden ve solculardan temizlenmiş”. 29 Mart 2009’da yapılan yerel seçimlerde Maraş merkezde sırasıyla AKP, MHP; BBP, SP, ANAP’ın aldığı oy oranı tam olarak yüzde 96,9. CHP, DSP, TKP, ÖDP, EMEP ve BDP’nin aldığı oy oranı ise toplam yüzde 3,1. Yanlış okumadınız, yazı ile; Yüzde üç nokta bir! Bu oranın oy olarak sayısı ise tam olarak 5.784 kişi. Yani Maraş’ta her yüz kişiden 97’si sağ, muhafazakar ve milliyetçi partilere oy veriyor. İdeolojik, politik değerlendirmeler bir yana sol algısı olarak konuşsak bile Maraş’ta “soldan nefes almak” mümkün değil!



1978 katliamından bu yana değişen demografik yapı, siyasal tercihlere doğrudan yansımış. Çünkü,1978’de katliamın olduğu dönemde, siyasi dağılımdaki oranların bugünkü oranlarla, uzaktan yakından bir ilgisi yok... 1973’de Maraş’ta CHP’nin aldığı oy oranı yüzde 51. Birlik Partisi’nin aldığı yüzde 1 oy da buna dahil edildiğinde MSP, AP, DP, MHP ve CGP’nin aldığı oy toplamı olan yüzde 48’den daha fazla… Katliamdan hemen bir yıl önce, 1977’de yapılan genel seçimlerde ise CHP’nin oy oranı yüzde 35’e düşmüştür ama Maraş’ta birinci parti yine CHP’dir. Kaldı ki bu oranlara seçimlere katılmayan “burjuvazinin seçim oyununa” katılmayan, yani o dönemde seçimleri “boykot” eden ve 1980 öncesi Maraş’ta ciddi bir güç olan devrimciler dahil bile değil…



1978 katliamdan ve 1980 darbesinden sonra tablo sağ, muhafazakar ve milliyetçi partilerin lehine tümüyle değişmeye başlamış ve bugünkü “dramatik” sonuca kadar gelmiştir. Bu sayılardaki değişimlerin Alevi nüfusuyla da doğrudan bağlantısı vardır. 2010 verilerine göre nüfusu 384 bin 953 olan Maraş merkezinde, Alevi nüfusu yalnızca 5-6 bin civarında tahmin edilmektedir. Aleviler katliamdan sonra şehri terk etmek zorunda kalmışlar, Maraş Alevisizleştirilmiş ve “huzuru” bulmuştur! Katliamdan 32 yıl sonra huzurun bozulmasının nedeni Alevilerin, Maraş’lıların yüzüne ayna tutmalarından kaynaklanmaktadır. Yüzlerine tutulan ayna’da katliamı görenlerin “huzuru” kaçmıştır!


Siyasal iklimi değiştirmek zorundayız!
Bu sahte huzuru kaçırmaya devam etmek gerekir! Maraş’ta katliamdan sonra doğan 20-25 yaşındaki “çocukların” öldürülenlerin anısına bile tahammül edememeleri Maraş için de, Türkiye için de bir utançtır. Bu utancı saklayanların sahte huzurunu kaçırmakta yarar vardır. Çünkü bu utanç, “unutun, yaraları kaşımayın” zihniyetinden beslenmektedir. Bu zihniyetten beslenenler sanıldığından da fazladır.


[Resim: 162.jpg]



Sivas katliamı için anma mitingleri yeni yeni yapılmaya başlandığında uzun yıllar “bırakın bu işleri, artık kaşımayın” diyen “koronun” sesinin son yıllarda anmalara katılım on binlerle ölçülmeye başlayınca nasıl “kısıldığını” hep beraber gördük. Şimdi aynı sürecin Çorum için, Maraş için yaşatılması gerekir…


Maraş’ta tekbir getirerek, kan isteyen çocukların yetiştiği iklimin yalnızca Maraş’la sınırılı olmadığını son yıllarda sıkça yeniden görüyoruz. Bu “çocukların” kendi tarihleriyle yeniden buluşabilmelerinin ve barışabilmelerinin, kendilerine benzemeyenleri “hemen tahrik olarak” anında linç etme sevdasından kurtulabilmelerinin yolu kesinlikle gerçeklerle yüzleşmekten geçer. Yüzleşmeyi ise ancak yeni bir siyasal iklim sağlar. Siyasal iklimi değiştirmek ise, bu ülkenin kaderine dönüşen ve toplumun dokusunu ve Maraş örneğinde olduğu gibi şehirlerin demografik yapısını da değiştiren sağcı, muhafazakar, milliyetçi, siyasal İslamcı anlayışların iktidardan alaşağı edilmesinden geçmektedir. 60 yıllık “sağcı, muhafazakar” siyasal iktidarların devre dışı kalması, bu ülkede dengelerin kurulmasını ve en azından “çocuk katilleri” yetiştiren siyasal iklimin de ortadan kalkmasını beraberinde getirecektir…


Maraş’ta faşizm lehine gerçekleşen “değişimi” ve gencecik çocukların yüzlerine yansıyan kinleri bütün çıplaklığıyla yaşadıktan sonra siyasal iklim değişikliği için hem içerde, hem de dışarıda “elmanın sapı, üzümün çöpü” gibi detaylara takılmanın anlamsızlığını da bir kez daha gördüm. Bu ülkede, eşitlik için, adalet için, toplumsal vicdan için, Maraş’ta yitirdiklerimizi anabilmek, “mezar yerleri bile belli olmayan” katledilmiş kardeşlerimizin anısına Maraş’ın merkezine bir anıt dikebilmek için “okları sola kırma” zamanıdır…


e-mail: [email protected]
[EMAIL="[email protected]"]
[/EMAIL]Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Alevi Haber Ajansı - 20 Aralık 2010
Junior Member
Burası Maraş, buradan çıkış yok...
Anadoluda bir söz vardır:''kara köpeği ne kadar yıkarsan yıka yine karadır''.bizler sanmıştık ki bu köpeklerin zaman geçtikçe renkleri bir nebze olsun karalıktan çıkar...alevi toplumu herkesi kendi gibi sanmaktan vazgeçemiyor ...bunların tohumu öylesine kirli ve köklü ki, değişmek ve dönüşmek ne mümkün...
Posting Freak
Burası Maraş, buradan çıkış yok...
İzleyin YouTube - byılmaz- Maras Katliami Belgeseli

Sözüm yoktur olursa agır olur
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.