AŞ-DER Başkanı Ozan Çoban Hüseyin’in Anayurt Gazetesinde yazdığı köşe yazısı | Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana
Zohreana.com sitemizde yayınladığımız haberin içeriğini okuduğumuzda bugün Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın itiraf ettiği [BZöhre Ana Vakfının kapatılmasının altında yatan nedenlerin neler olduğunun ortaya çıkması bakımından[/B] çok önemli bir gelişme olarak görüyorum.
Tabii siyasetçilerin attığı her adımın arkasında bir neden olduğu gerçeğinden hareket edersek dün sadece Alevi bir vakıf olduğu için türlü düzenlerle kapatılan Zöhre Ana Vakfının bugün Şeriatı destekleyen Vakıfların tekrar açılması için yine Zöhre Ana Vakfının gündeme gelmesi dikkat çekici bir durum.
Bülent Arınç'ın Açıklamasından:
"
28 Şubat sürecinde bazı vakıfların haksız yere kapatıldığını belirten Arınç, ekimde Meclis açıldığında kanun tasarısı getireceklerini ve 1990-2010 arasında belli nedenlerle kapatılmış vakıfların hepsini açacaklarını, mallarını iade edeceklerini söyledi.
Söz konusu vakıfların asker ve sivil bürokrasinin fişlemeleri ve müfettişlerin el yordamı raporlarıyla kapatıldığını söyleyen Arınç, örnek olarak da Milli Gençlik Vakfı ve Zehra Vakfı’nı verdi. Arınç, yaklaşık 20 vakfın açılacağını ifade ederken, vakıflar arasında
irticai vakıf gerekçesi dışındaki gerekçelerle kapatılan vakıflar olacağını da söyledi. Örnek olarak Ankara ’daki ’Zöhre Ana Vakfı’nı gösteren Arınç, ’ Kılıçdaroğlu çok sever’ dedi.
Rıza Zelyut bu satırları iyi okusun !..
"İrtica Merkezi hâlâ Açık" haberiyle Zöhre Ana'nın mekanında bu tür faaliyetler yaptığını iddia ediyordu.
Zöhre Ana'nın ışığı Haktan verilmiş. Haktan gelen bu güzellikleri
hiç bir çıkar gözetmeden toplumun yararına sunuyor.
Zöhre Ana 30 yıldır Hak Muhammed Ali,Ehlibeyt,12 İmam yolunu sürüyor. Hizmet Binasında bugün Alevi-Sünni bütün canlar iç içe geçmiş,Hak Muhammed Ali yoluna nasıl hizmet ederimi düşünüyor.
Mezhep,dil,din,ırk,cinsiyet ayrımı yapılmayan,Muhammed Ali yolunun sürüldüğü,Cem'lerinin yapıldığı,fakirlere yemeklerin verildiği,cenaze hizmetlerinin yapıldığı, gençlerin ve çocukların sosyal ve toplumsal olarak gelişmelerini sağlamak için faaliyetlerin yapıldığı(tiyatro,folklor,saz vb.) , Üniversitede "Tıp Fakültesi, Mühendislik, Öğretmenlik" gibi bölümlerde okuyan gençlerimize bursların verildiği bir hizmet mekanını "İRTİCA" kelimesi ile ifade etmek Zöhre Ana'ya yapılan büyük bir haksızlıktır. Zöhre Ana dışında bu gençlere ve çocuklara da ayıptır yapılan.
Zöhre Ana'nın bulunduğu bir yerde İrticadan bahsetmenin ne denli çirkin ve komik olduğunu söylemek istiyorum.
Merak edenler bu "İrtica Merkezinde" neler yapıldığı aşağıdaki linkten görebilirler !..
Publication Name: Untitled-1
Ankara Halk Ãşıkları Kültür ve Araştırma Derneği (AŞ-DER) Başkanı Ozan Çoban Hüseyin ÇERMEK ,23.03.2007 tarihli Anayurt Gazetesinde Pir Zöhre Ana’yı konu alan bir köşe yazısı kaleme aldı. Bu makalenin satır araları dikkatlice okunduğunda Pir Zöhre Ana’nın sadece Hak Muhammed Ali yolunun inanç ve ibadetlerini süren,bunu topluma aktaran bir Evliya olmasının yanında ;ikincil bir misyon olarak toplumsal ve sosyal alanlarda yine toplumun yanında olması ve destek vermesi olarak görülmektedir.Keza 2011′in Mart ayında basımı yapılan ’1982-2011 SOSYAL YARDIMLAR ve ETKİNLİKLER’ kitapçığı bunun kanıtı niteliğindedir.
’AÇIKKAPI
Ankara’nın Mamak ilçesi Keçikıran semtinde 25 yıldır Zöhre Ana isminde bir hanımefendi var. Bu hanımefendiye bir kısım insanlar türlü çeşit iftiralar atıyorlar ve diğer insanları da teşvik ediyorlardı. Bu hanımefendi ne yapıyordu ki bu kadar öfkeleniyorlar, nedenini kendim araştırma gereği duydum. Çünkü Alevi kökenli idi. Kötüleyenlerin %99′u da Alevi kökenli insanlardı. Örneğin, ozanlar, şairler saz çalıyor,şiir okuyor diye’ Özellikle türbeleri tamir ettiriyor,niçin ? Bu işten onlara göre büyük menfaati vardı.
21.yy. da Zöhre Ana ve sevenlerinin kurduğu vakfı sudan sebeplerle bu türlü dedikodular ve yalancı şahitlikler kapattırdı.
Yurtiçi ve yurtdışından günümüzde babasını ve anasını ziyarete zor giden insnaların buraya akın akın gelmelerinin sebebi nedir?
Bu gelenlerin hepsi akıldan noksan mı?
Bu düşünceler beni araştırmaya sevk etti.Yaptıkları nı,ne yaptığını sordum;bizzat sabit delillerle öğrendim ve sizlere aktarıyorum.
1. Marmara Depreminde depremzedelere ilk Zöhre Ana Vakfı el uzatmış.
2. Yüzlerce kimsesiz çocuklara resmi makam aracılığıyla yiyecek,giyecek dağıtmış.
3.Yüzlerce üniversite ve diğer okullarda okuyan maddi dayanağı olmayan öğrencilere burs vermiş ve veriyor.
4. O çevrede yoksul kimseler üç öğün yeyek yiyor.
Kısaca özetleyeceğim; insanım diyen herkesin destekleyeceği, en azından çok güzel diye teşvik edeceği bu faaliyetlerin neyi bunlara dokundu bilemiyorum!..
Zöhre Ana’nın yaptığı türbeleri gördüm,köylüler le konuştum,türbel erin yanına en azından tuvalet yaptırması dahi alkışlanacak bir şeydir.
Kıskançlıkların dan kimi belediyeler yaptırdığı taşları söküyorlar. Nedeni, Zöhre Ana’nın yaptırması. Peki sen neredeydin şimdiye dek? Niçin yaptırmadın?
Gelelim kendilerine bir zamanlar ilericiyim diyen ilericiliği de ateistliğiyle kirleten Yaradan’a, Allah’a,Kur’an’ a,Peygambere, Ehlibeyt’ine küfretmeyi,mari fet sayan savunacak hiçbir tezi kalmayan,halkın içinde hiçbir hörmeti olmayan,bu kişiler kendilerini küfrettikleri o dinin kutsal insanlarının gölgesine sığınarak vakıf ve derneklerin yönetim kurullarına gelerek para kazanmanın peşindeler. Bunun adı riyakarlıktır.
Sonuca gelirsem ben Çoban Hüseyin Çemrek olarak diyorum ki Zöhre Ana gibi kıymetli insanlar çoğalsın. Keşke Zöhre Ana’nın yaptığını bizler de yapabilsek. Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet aşıklarına bu tür insanlara destekten başka birşey yakışmaz.
Ne mutlu ki Zöhre Ana’yı tanıyanara’
Sevgilerle’
Ankara Halk Ãşıkları Kültür ve Araştırma Derneği (AŞ-DER) Başkanı
Çoban Hüseyin ÇERMEK.’