Suriye'ye müdahale iki yıldır tartışılıyor.Başbakan Erdoğan ile Beşar Esad ailece beraber tatil yapacak kadar dosttular.Asi nehiri üzerinde beraber baraj temeli attılar,Halep'te beraber miting yaptılar,Suriye'de Türkiye-Suriye ortak Bakanlar Kurulu yaptılar.Fenerbahçe davet edilmişti, dostluk maçı yapıldı ve Erdoğan-Esad ailesi beraber maç izledi.Esma Esad çok sık Istanbul'a gelip alış veriş yapıyordu.Hatta Boğazda beraber bir yalı bakılıyordu.
Bunları neden yaptınız demiyorum.İyi ve doğru olanı yaptınız.Bölgedeki ülkelerin rejimleri biliniyordu.Hangisinde demokrasi var ki? Esad ailesini yeni mi tanıyordunuz? Esad ailesi 50 yıldır Suriye'yi yönetiyor.Özal ile başlayan iyi komşuluk girişimi Başbakan Erdoğan'ın devam etmesi doğru bir politikaydı.Komşularımızla 0 problem de doğru politikaydı.
Suriye'de bir mezhep çatışması çıkarmak bir projeydi.Bu projede rol alacak ülkeler de belirlenmişti.Üç Sünni yönetim en uygunu görüldü.Türkiye-S.Arabistan-Katar.Parayı bu iki Sünni Arap ülkesi verecekti ve biz de Beşar Esad'ı zorla indirecektik.İşler öyle gitmedi.Suriye'nin gücü hafife alındı.Bizi bu çıkmaza sürükleyen ABD işin vehametini gördü ve çekildi.ABD çekilince diğer iki ortağımız olan S.Arabistan ve Katar da çekildi.Tam tuzağa düşmüş olduk.Suriye ile 877 km'lik sınırımız buharlaştı.24 ülkeden Cihadist gruplar sınırımıza yerleşti.500.000 sığınmacı da başımızda kaldı.Bu gidişle bu sığınmacı göçü bir kaç katına çıkacak.Şimdiye kadar Sığınmacılar için harcadığımız para 1.2 milyar dolar.Bu artarak devam edecek.
Başbakan Erdoğan iki yıldan beri hergün "Beşar Esad gidecek" diyor ama Esad daha da güçlenerek yerinde duruyor.Başbakan Erdoğan Suriye ile ilgili yeterli bilgiye sahip olduğunu sanmıyorum.Başbakan Erdoğan,Beşar Esad'ın %15'lik Alevi desteği ile Suriye'yi yönettiğini zanetti. Halbuki Suriye'de durum hiç de öyle değil. 32 Kişilik Esad kabinesinin 26'sı Sünni 3'ü Alevi ve gayri müslümlerden oluşuyor.Ordu yönetiminin tamamı Sünni.
Şam ve Halep'in zengin Sünni tüccar ve işadamları da Esad'ı destekliyor.Suriye'nin Koç Grubu sayılacak bir işadamı ile konuşmuştum.Kendisine: "Siz Sünnisiniz ve Esad'ı destekliyorsunuz" Verdiği cevap: "Evet,Sünniyim ve sanayiciyim binlerce insan çalıştırıyorum.Esad'ın yerine gelecek El Nusra ve benzeri örgütler beni yaşatır mı?Varımı yokumu satıp Suriye'den ayrılmam gerekir.Satamam da, el koyup yağmalayacaklar.Türkiye bu gerçeği görmüyor.Başkanlık seçimleri olsun yine Esad'ı destekleriz.Bunun aksi Suriye'nin tamamının kaybetmesi demektir"
Şimdi Suriye'de yeni bir oyun oynanıyor.Bu oyun daha önce Irak'ta da oynanmıştı."Suriye'de Kimyasal silah var" Doğru olabilir.Vardır.Kimyasal Silah Başta ABD olmak üzere bir çok ülkede var.Önemli olan kullanılıp kullanılmadığı,kullanıldıysa kim kullandı? Şam-Guta'da insanların kimyasal silah kullanılarak katledildiği kesin.Bunun Devlet otoritesinin kaybolduğu Suriye Hükümeti mi, hükümete karşı savaşan örgütler mi yaptı? Soru ve sorun tam bu noktada. Birleşmiş Milletler temsilcilerinin tam Şam'a gideceği gün Esad'ın Şam Banliyösü olan Guta'da Kimyasal silah kullanması mantığa sığmıyor.
Suriye'de hükümete karşı savaşanların elinde de kimyasal silah bulunduğunu biliyoruz.
Mayıs 2013'te Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) Türkiye'deki kampında 2 kg sarin gazı bulunmuş ve imha edilmişti.Türkiye-Suriye sınırı tamamen kontrolsüz.Türkiye üzerinden çok sayıda silah gittiğini de biliyoruz.
Türkiye'nin Şam-Guta'da kimyasal silahla katledilen olay karşısında davranışı tuhaf oldu.
Suriye'de,başta KGB,CIA,MOSSAD,MI6 olmak üzere dünyanın en güçlü istihbarat örgütleri var.Suriye'de en zayıf istihbarat Türkiye'nin.Bırakın MİT'i Gazeteci bile yok.Anadolu ajansı (AA) birden bür açıklama yaptı. "şam-Guta'da kimyasal silah'ın Esad yönetimince atıldığına dair kanıtları ele geçirdik.Hangi birlikler ve komutanların attığını biliyoruz" Yani Bölgede bulunan Dünyanın en büyük istihbarat örgütleri ve MİT'in de bulamadığı kanıtları Anadolu Ajansı bulmuş oldu.Anadolu Ajansı'nın bu haberini başta Reuter's olmak üzere hiç bir haber ajansı ciddiye alıp yayınlamadı.Anadolu Ajansı'ın bu açıklamasını bir tek Beyaz Saray ciddiye aldı ve "Kanıtlar Türkiye'de var" Tezgahın bu kadar alenisi de olamaz cinsinden.Beyaz Saray: "Müteffiklerimiz Türkiye,İsrail ve Ürdün risk altında.Suriye'ye bu yüzden müdahale edeceğiz" Nato Genel Sekreteri Rasmussen bugün (2 Eylül 2013) "Türkiye'ye yapılacak bir saldırı karşısında NATO devreye girecek" Geriye bir tek şey kaldı.Suriye'den Türkiye'ye bir füze fırlatmak. Suriye'yi çok hevesli,istekli görünen Türkiye üzerinden çözmeyi en akıllıca görüyorlar.Hazır Başbakan Erdoğan Beşar Esad meselesini kendi şahsi meselesi görmüşken tam da zamanı.
Rusya,Çin,Lübnan (Hizbullah). ırak Suriye'ye bir müdahaleye karşı.İran,Lübnan (Hizbullah) Bunu bir mezhep savaşı olarak görüyor ve Suriye'nin yanında yer alıyor.Rusya'nın Akdeniz'e tek çıkışı Lazkiye yakınlarındaki Tartus üssüdür.Çin, ABD'ye karşı Rusya'yı yalnız bırakmak istemez.Bu durumda ABD Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini kullanamıyor. ABD bu dafa "Gönüllü koalisyon" aramaya başladı.Avrupa Birliği ülkeleri zaten ekonomik sıkıntı içindeyken bir de savaş ekonomisini finanse etmek istemiyor.AB ülkelerin halkları da karşı zaten. ABD İngiltere'den adım atmasını istedi.İngiltere Başbakan'ı Cameron topu İngiltere parlamentosuna attı ve red oldu.Oylamadan sonra İngiltere Maliye Bakanı ve Savunma Bakanı "Konu tekrar parlamentoya getirilirse, konumumuzu düşünmeden hayır diyeceğiz" Gönüllü gözüken Fransa, Obama'nın açıklamasından sonra
Fransa olarak "Amerika Kongresinin alacağı kararı bekleyeceğiz" ,
Almanya: "Biz bu koalisyonda yokuz" dedi zaten.,
Ürdün : "Topraklarımız üzerinden Suriye'ye bir saldırıya izin vermeyeceğiz"
Geriye kimler kaldı? Gönülsüz Obama ,Çok istekli Başbakan Tayyip Erdoğan kaldı.Obama, Başbakan T.Erdoğan ile Beyaz Saray'daki görüşmede: "Biz Amerika olarak Suriye'ye askeri bir müdahalede bulunmayacağız.Amerikan halkında Müslüman ülkelerle savaşıyoruz ve karşımıza radikal Müslüman örgütler çıkıyor imajı var.Böyle bir müdahalede bulunamayız" Başkan Obama hala aynı noktada.Kimin yaptığı henüz belli olmayan Kimyasal saldırı üzerine, Obamanın etrafındaki savaşçılar yeniden harekete geçti.Obama da bu defa topu ABD Kongresine attı.ABD çift Meclisli.Kongre ve Temsilciler meclisinden oluşuyor. Her iki meclisin ortalamasında Cumhuriyetçiler ve Demokratlar başabaş. En enteresanı, Suriye'ye geniş kapsamlı müdahaleyi isteyen muhalefetteki Cumhuriyetçiler (W.Bush'çular). Başbakan Erdoğan da ABD'deki Cumhuriyetçiler gibi Suriye'ye yapılacak müdahalenin geniş kapsamlı ve Beşar Esad'ı indirecek çapta olmasını istiyor.
ABD kongresinde bir savaş kararı çıkmaz.Obama el altında çıkmaması için çalışacak.Çıksa da,şimdiye kadar İsrail'in yaptığı gibi bir iki günlük nokta füze atışı olabilir.Bu da obama'nın kendini baskılardan kurtarmak için olur.En kötü durumda olan, iki yıldan beri yanlış dış politikalarla Suriye ile bu duruma düşen Türkiye'dir.Başbakan'ın Başdanışmanı İbrahim KALIN buna "Değerli yalnızlık" diyor.Bu düpedüz yanlızlıktır ve hiç bir değeri de yoktur.Bizdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Suriye'deki Başkanlık seçimleri 2014'te ve aynı aylarda.Amerika ve Rusya'nın üzerinde uzlaştığı 'Gizli plan' Beşar Esad ın BM denetimi altında açık, şeffaf seçimin yapılması.Beşar Esad Kaybederse gidecek.Kazanırsa,yeni bir 'Suriye'nin Demokratikleşmesi' yol haritası çizilecek.
Neticede,Suriye konusu ABD-RUSYA ekseninde çözülecek.Türkiye 'Zararın neresinden dönülürse kardır' hesabına dönmesinden başka yapabileceği br şey yok.Bukişiler arasındaki kan davası değil.Ülkeler arasında ebedi dostluklar ve düşmanlıklar yoktur.
FEYZİ İŞBAŞARAN
Bu savaş kimin savaşı ?
Bu savaş kimin savaşı ?
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi