You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
] Ben bilincinde, sadece kendini düşünen kişi, gasp eden bir tavır içinde yaşamı elinden geldiği kadar sömürür ve bununla gurur duyar. Sömürdüğü ve gasp ettiği için suçluluk duymaz, hatta çevresindekilerin kendisini takdir etmesini bekler. ’Benim kafam iyi çalışır; enayileri sömürmek benim hakkım,’ diye düşünür.


] Biz bilinci içinde yaşama bakan kişi ise, yaşamla ilişkisinde adil olmaya özen gösterir. Bu ilişki insanlarla, hayvnlarla, ağaçla, doğayla olabilir. Adil olmaya, hakkını almaya ve hakkını vermeye özen gösterir. Biz bilincinin olduğu yerde hakkaniyet duygusu vardır ve insanlar birbirine güven duyar.

Doğan Cüceloğlu
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 22/09/2018, 22:34, Düzenleyen: SuLTann.
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Bizim kafa hangi kafa diyenlere :oBig Grin

Behlül Dânâ Hazretleri,bir gün pazara üç tane kuru kafa getirerek, onları satmaya başlar. Her üç kafanın da fiyatları farklı farklıdır.Tabii millet merakla Behlül Dânâ’nın etrafına toplanır. Önüne açtığı tezgâhın üzerindeki bu kuru kafaları sattığını öğrenince sorarlar;
–Ey Behlül! Bu kafaları kaça satıyorsun?
Behlül Dâna:
–Birini bir paraya, birini on paraya, birini de ağırlığınca paraya satıyorum, diye cevap verince, oradakilerden bir tanesi taaccüb ederek sordu:
–Ey Behlül! Bunların üçü de kurumuş kafalar olduğu hâlde sen üçüne de ayrı ayrı fiyat biçiyorsun. Bunların birbirlerinden ne farkı var ki?
Behlül Dânâ Hazretleri, bunun hikmetini şöyle anlattı:
–Birincisi, taş kafadır. Bunun değeri hepsinden düşüktür; çünkü bu hiç nasihat dinlemez ve nasihata ihtiyaç duymaz.
İkincisi, yani on paralık kafa ise, nasihat dinler; ama nasihati tutmaz’ Söz onun bir kulağından girer, öbür kulağından çıkar. Bunun adı da boş kafadır.
Üçüncüsü ise, tam kafadır. Bu kafa, hem nasihat dinleyip onunla amel eder, hem de öğrendiklerini başkasına öğretir. İşte en kıymetli kafa budur. Bunu da ağırlığınca paraya veriyorum der.

:ok::ok::ok:
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Kıssadan Hisse.......

Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduguna takmış kafayı.. Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş.. Ama aldığı cevaplarda ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş...
Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş...
Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zamanda durmuyor tabiki ...
Tam umudunu yitirmişken bir köyde konustuğu insanlar ona:
-Şu karşı ki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir.. demişler.
Çok zorlu bir yolculuk sonunda bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne oldugunu sormuş...
Bilge :
-Sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor, demiş ...
Adam kabul etmiş...
Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içinede silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş.
-Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel...
-Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağ eksilmesin eğer bir damla eksilirse kaybedersin...
Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.Bilge bakmış evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş, Bilge sormuş;
-Peki bahçe nasıl dı?’
Adam şaşkın..
-Ama, demiş
-Ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki.
Bilge;
-Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş.
Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü ...
Geri geldiğinde bilge, adama;
-Bahçe nasıldı? diye sormuş ...
Adam gördüğü güzellikler karşışında büyülendiğini anlatmış...
Bilge gülümsemiş,
-Ama kaşıkta hiç yağ kalmamış, demiş ve eklemiş:
-Hayat senin bakışınla anlam kazanır, ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen farkına varmazsın..Yada görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır.
-Hayatının anlamı senin bakış açında gizlidir...
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 03/04/2019, 23:12, Düzenleyen: SuLTann.
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
[COLOR=#1C1E21]HEPİMİZ ÜMMİ DEĞİL MİYİZ?

[COLOR=#1C1E21]Bir vesileyle Şişli Nüfus Müdürü Gülsüm Civelek Hanım’la tanıştığımı dünkü yazımda belirtmiştim. İsmini Ü. Gülsüm Civelek olarak yazıyor. Kendisine, İsminizin başındaki Ü. harfi neyi simgeliyor, diye sordum.
[COLOR=#1C1E21]Hocam dedi, babam ismimi ’Ümmü’ Gülsüm koymak istemiş, ama Nüfus Memuru, ’Ümmi’ Gülsüm olarak yazmış. Sonradan öğrendim ki, ’Ümmü,’ umut veren, uğur getiren anlamına geldiği halde ’Ümmi,’ okuma yazması olmayan anlamına geliyor. Lisede öğrenci iken adımı değiştirmek istedim, okuma yazması olmayan anlamında bir ismim olsun istemedim. Babama ismimi değiştirmek istediğimi söyledim. Neden, diye sordu. Okuma yazması olmayan cahildir, cahil anlamına gelen bir ismim olsun istemiyorum, dedim.
[COLOR=#1C1E21]] Babam, gülümsedi. Kızım dedi, Peygamber Efendimize de Ümmi derlerdi; onun da okuma yazması yoktu. Allah’ın ilmi karşısında hepimiz ümmi değil miyiz? Sen bilirsin, istersen değiştirebilirsin, dedi.
Değiştirmemeye karar verdim. Ama babamın açıklamasından sonra Ümmi ismimi severek kullanmaya başladım.
’Allah’ın ilmi karşısında hepimiz ümmi değil miyiz’ ifadesini:
- Bir dindar olarak;
- Bir filozof olarak;
- Güzel sanatlarda ustalaşmış bir ressam, bir mimar, bir bestekar, bir şair, bir edebiyatçı olarak;
- Bir bilim dalında uzmanlaşmış bir bilim insanı olarak okuyup anlam verebilirsiniz.
Nereden bakarsanız bakın, bana çok doğru geliyor.

Doğan Cüceloğlu
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
İki melek yeryüzünü dolaşmaya çıkmışlar. Tabi insan kılığında.
Akşam olmuş. Kentin en zengin semtinde lüks bir villanın kapısını Tanrı misafiri olarak çalmışlar. Ev sahipleri somurtarak buyur etmişler onları. Yemek falan teklif etmemişler. Sıcacık misafir odaları yerine, buz gibi ve nemli bodruma iki şilte atıp;’Geceyi burada geçirebilirsiniz’ demişler. Şilteleri betona sererken, yaşlı melek duvarda bir çatlak görmüş. Elini uzatmış. Şöyle bir sürmüş yarığa. Duvar eskisinden sağlam olmuş. Genç melek:’Niye yaptın bunu?’ diye sormuş merakla.’Her şey her zaman göründüğü gibi değildir’ demiş yaşlı melek yavaşça.

] Ertesi akşam melekler bir köy evinde çok fakir, ama çok iyiliksever bir aileye misafir olmuşlar. Her şeyleri bir tanecik inekleri imiş. Onun sütünü satıp geçiniyorlarmış. Ev sahipleri mütevazı sofralarına almış onları. Allah ne verdiyse beraber yemişler. Yatma zamanı gelince kadın:’Siz uzun yoldan geliyorsunuz, yorgun olmalısınız’demiş. ’Bizim yatakta siz yatın, bir rahat uyuyun. Biz şu divanda idare ederiz.’Güneş doğarken uyanan melekler, zavallı adamla karısını iki gözleri iki çeşme ağlar bulmuşlar. Hayattaki tek servetleri inekleri bahçede ölü yatıyormuş. Genç melek öfkeden deliye dönmüş.’Bunu nasıl yaparsın. Bu kadar iyi insanların yegane servetinin ölmesine nasıl izin verirsin. Önceki gece gittiğimiz villada her şey vardı, ama kötü ev sahipleri bize hiçbir şey vermediler. Sen onların bodrumlarını tamir ettin. Bu fakir insanlar bizimle her şeylerini paylaştılar ineklerinin ölmesine göz yumdun?..

’’Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat’ demiş, yaşlı melek gene.’Nasıl yani?’ diye daha da öfkeyle yinelemiş sorusunu genç melek.’Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat’ demiş yaşlı melek bir daha. Ve anlatmış.’İlk gittiğimiz zengin evinin o duvar çatlağının içinde yıllar önceden saklanmış bir hazine vardı.Ev sahipleri, zenginlikleri ile çok mağrur, ama hiç paylaşmayı sevmeyen insanlar oldukları için bu defineyi bulmayı haketmemişlerdi. Çatlağı kapayıp, onları bu hazineden ebediyen mahrumettim. Dün gece fakir köylünün yatağında yatarken ölüm meleği, adamın karısını almaya geldi. Kadının hayatını bağışlamasına karşılık ona ineği verdim. her şey her zaman göründüğügibi değildir. İşler bazen istendiği gibi gitmez göründüğünde, aslında olan budur.

Eğer inançlı isen, her işte bir hayır olduğunu düşünürsün. O hayrın ne olduğunu da, bir süre sonra anlarsın.

Alıntıdır ]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Bizim kafa hangi kafa diyenlere :oBig Grin

Behlül Dânâ Hazretleri,bir gün pazara üç tane kuru kafa getirerek, onları satmaya başlar. Her üç kafanın da fiyatları farklı farklıdır.Tabii millet merakla Behlül Dânâ’nın etrafına toplanır. Önüne açtığı tezgâhın üzerindeki bu kuru kafaları sattığını öğrenince sorarlar;
–Ey Behlül! Bu kafaları kaça satıyorsun?
Behlül Dâna:
–Birini bir paraya, birini on paraya, birini de ağırlığınca paraya satıyorum, diye cevap verince, oradakilerden bir tanesi taaccüb ederek sordu:
–Ey Behlül! Bunların üçü de kurumuş kafalar olduğu hâlde sen üçüne de ayrı ayrı fiyat biçiyorsun. Bunların birbirlerinden ne farkı var ki?
Behlül Dânâ Hazretleri, bunun hikmetini şöyle anlattı:
–Birincisi, taş kafadır. Bunun değeri hepsinden düşüktür; çünkü bu hiç nasihat dinlemez ve nasihata ihtiyaç duymaz.
İkincisi, yani on paralık kafa ise, nasihat dinler; ama nasihati tutmaz’ Söz onun bir kulağından girer, öbür kulağından çıkar. Bunun adı da boş kafadır.
Üçüncüsü ise, tam kafadır. Bu kafa, hem nasihat dinleyip onunla amel eder, hem de öğrendiklerini başkasına öğretir. İşte en kıymetli kafa budur. Bunu da ağırlığınca paraya veriyorum der.

:ok::ok:




..............................................................................................

Her İnsan kendi kafasından sorumludur , ama önemli olan kendısınden sorumlu olacak kafa lazım ınsana , her ikisinden de sorumlu ınsanı bulmak çok zor. Smile kuru kafa ne anlar sorumlulukdan degerinden.
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Son Düzenleme: 29/11/2019, 07:59, Düzenleyen: Y O L C U.
Administrator
Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )
Bir adam ölür ... Öldüğünü fark ettiğinde, Tanrı'nın elinde bir çanta ile kendisine yaklaştığını fark eder. Tanrı ile adam arasında şöyle bir konuşma geçer.
Tanrı: Haydi oğlum gitme zamanı.
Adam: Bu kadar mı erken? Bir sürü planım vardı...
Tanrı: Üzgünüm ama gitme zamanı.
Adam: O çantada ne var?
Tanrı: Sahip oldukların!
Adam: Sahip olduklarım mı? Yani eşyalarım mı? Elbiselerim... Param...
Tanrı: Onlar asla sana ait değildi, onlar dünyaya aitti.
Adam: Anılarım mı?
Tanrı: Hayır. Onlar zamana ait.
Adam: Yeteneklerim mi?
Tanrı: Hayır. Onlar koşullara ait
Adam: Arkadaşlarım ve ailem mi?
Tanrı: Hayır oğlum. Onlar yürüdüğün yola ait. Adam: Karım ve çocuklarım mı?
Tanrı: Hayır. Onlar kalbine ait.
Adam: O zaman bedenim olmalı?
Tanrı: Hayır hayır. O toprağa ait.
Adam: O zaman kesinlikle ruhum olmalı!
Tanrı: Üzücü bir hata yapıyorsun oğlum. Ruhun bana ait.
Adam gözlerinde yaşlar ve kalbinde korkuyla çantayı Tanrı'nın elinden alıp açtı... BOŞTU! Kalbi kırık, göz yaşları yanaklarından akarak Tanrı'ya sordu...
Adam: Hiçbir şeye sahip değil miyim?
Tanrı: Doğru. Asla bir şeye sahip değildin.
Adam: O halde, benim olan ne vardı?
Tanrı: ANLAR. Yaşadığın anlar senindi. Hayat sadece bir andır.


HER ANI YAŞAYIP HER ANI SEVİP HER ANIN TADINI ÇIKARALIM.

] ’İyi insanlar cennete gider demek doğru değildir, iyi insanlar nereye giderse orası cennet olur!’
Osho ]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.