’Arkadaşlarım muharebe cephelerinde ateş hatlarında bulunurken ben Sofya’da askeri ataşelik yapamam’ diyen Mustafa Kemal’in 20 Ocak 1915'te, Tekirdağ'da teşkil edilecek 19'uncu Tümen Komutanlığına ataması yapılmıştır. 2 Şubat 1915'te Tekirdağ'a gelerek burada tümenin kuruluş çalışmalarına başlamıştır. 19'uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebeleri'nde göstermiş olduğu üstün komutanlık özellikleri sadece muharebenin değil, savaşın genel akışında ve sonuçlarında büyük değişiklikler yaratmıştır. Conkbayırı’nda karşılaştığı bir olay onun askeri liderliğini ve cesaretini görmek açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir:
Conkbayırı’na ulaştığı zaman, 19'uncu Tümene bağlı 27'nci Alayın küçük bir birliğinin ’cephanemiz tükendi’ diyerek çekilmekte olduğunu, onların gerisinde de kalabalık düşman askerlerinin ilerlediğini ve Conkbayırı’na ulaşmak üzere olduğunu görmüştür.
Askerlere seslenen Yarbay Mustafa Kemal olayı şu şekilde dile getirmiştir:
-Niçin kaçıyorsunuz?
-Efendim düşman,
-Nerede?
-İşte diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.
-Düşmandan kaçılmaz, dedim.
-Cephanemiz kalmadı, dediler.
-Cephaneniz yoksa süngünüz var, süngü tak yere yat komutu verdim. Bu durumu gören düşman kuvvetleri de yere yatarak beklemeye başladılar. Yapılan süngü savaşı sonunda Conkbayırı kurtulmuştur.
Yine aynı bölgede ölüm kalım savaşı veren Yarbay Mustafa Kemal, Arıburnu’nda askeri birliklere şöyle şekilde seslenmiştir:
-Size ben taarruzu emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve başka kumandanlar gelecektir.
![[Resim: 22.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2013/11/22.jpg)
Gelibolu,Çanakkale-1915
Mustafa Kemal’in, askerlerine duyduğu sevgi ve güven, bir subay olarak sahip olduğu mesleki bilgi, tecrübe ve askeri liderlik özellikleri sayesinde; düşmanın ne zaman, ne yapacağı konusundaki öngörüleri Çanakkale Savaşları'nın sonucunu belirlemede çok büyük önem taşımıştır. 1 Haziran 1915’te albay rütbesine terfi eden Mustafa Kemal, 8 Ağustos 1915'de General Liman von Sanders'in emri ile Anafartalar Grubu Komutanlığına getirilmiştir. Anafartalar Grubu Komutanlığındaki üstün başarı ve hizmetlerinden dolayı, 17 Ocak 1916'de Muharebe Altın Liyakat Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
Anafartalar Zaferi'nden sonra Mustafa Kemal, kamuoyunca tanınmış, halkın sevgisini kazanmış ve ’Anafartalar Kahramanı’ olarak anılmaya başlamıştır. Çanakkale Savaşları'ndan sonra Mustafa Kemal, 27 Ocak 1916'de karargâhı Edirne'de bulunan 16'ncı Kolordu Komutanlığına atanmıştır. Edirne'deki bu kolordu, Kafkas Cephesi'nin önem kazanması üzerine bir süre sonra aynı adla Diyarbakır'a nakledilmiştir. Mustafa Kemal, 16 Mart 1916'da Diyarbakır'daki görevine gitmek üzere İstanbul'dan ayrılmıştır. 26 Mart'ta kolordunun komutasını üzerine almıştır. Albay olarak görevi üzerine olan Mustafa Kemal, 1 Nisan 1916'da generalliğe (mirliva) terfi etmiştir.
![[Resim: 23.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2013/11/23.jpg)
Diyarbakır-1917
Aynı yıl, Mustafa Kemal Paşa komutasındaki kuvvetler Doğu Cephesi'nde, Rus saldırılarını durdurmuş, 3 Ağustos 1916'de Bitlis ve Muş yönünde taarruza geçerek, 9 Ağustos'ta Bitlis ve Muş’u kurtarmıştır. 13 Aralık 1916'da, Ahmet İzzet Paşa'nın izinli olarak kısa bir süre İstanbul'a gitmesi üzerine, karargâhı Diyarbakır'da bulunan 2'nci Ordu Komutanlığına vekaleten Mustafa Kemal Paşa'nın ataması yapılmıştır. 3 Ocak 1917'de Ali Rıza Paşa'nın geri dönüşü üzerine, Mustafa Kemal Paşa 2'nci Ordu Komutanlığı vekilliğinden ayrılarak kendi görevine dönmüştür. 14 Şubat 1917'de Hicaz Kuvve-i Seferiyesi Komutanlığına ataması yapılmış, Şam ve Sina bölgesinde görevi gereği incelemelerde bulunmuştur. Vekaleten 2'nci Orduya tekrar ataması yapılan Mustafa Kemal Paşa'nın 16 Mart 1917'de asaleten ataması gerçekleşmiştir. Mustafa Kemal Paşa, 5 Temmuz 1917'de, Güney Cephesi'nde bulunan General Falkenhein'in komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına bağlı 7'nci Ordu Komutanlığına atanmıştır. Yıldırım Orduları Grubu Komutanı General Falkenhein'le anlaşmazlığa düşmesi sonucunda 1917 Ekim başında 7'nci Ordu Komutanlığından istifa etmiş, 9 Ekim 1917'de tekrar Diyarbakır'da bulunan 2'nci Ordu Komutanlığına ataması yapılmıştır. Fakat Mustafa Kemal Paşa, bu atamayı kabul etmediğinden işlem yürürlülük kazanmamıştır. Bunun üzerine Harbiye Nezareti kendisini 2'nci Ordu Komutanı sıfatıyla izinli saymış; Mustafa Kemal Paşa bu gelişme üzerine Halep'ten İstanbul'a gelmiştir. 7 Kasım 1917'de İstanbul'daki Genel Karargahta görevlendirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da kaldığı bu dönemde, Veliaht Vahdettin'in mahiyetinde 15 Aralık 1917-04 Ocak 1918 tarihleri arasında Almanya seyahatine katılmıştır.
Mustafa Kemal Paşa, 7 Ağustos 1918'de General Falkenhein'in yerine Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirilmiş olan, General Liman von Sanders'in emrindeki 7'nci Ordu'ya tekrar komutan olarak atanmıştır. 19 Eylül 1918'de İngiliz birlikleri, büyük kuvvetlerle, Halep istikametine doğru taarruza geçmiştir. Bu taarruz neticesinde 8'inci Ordunun cephesinin yarılması üzerine 4 ve 7'nci Ordu birlikleri geri çekilmek mecburiyetinde kalmıştır. Mustafa Kemal Paşa komutasındaki 7'nci Ordu birlikleri askeri düzenini ve savaş kudretini bozmadan Halep'e çekilmiştir. 26 Ekim 1918'de, 7'nci Ordu üzerine tekrar taarruza geçen İngiliz kuvvetleri Halep'in kuzeyinde durdurulmuş ve düşmanın bu hattı geçmesine hiçbir surette imkan vermeyerek, büyük bir askeri başarı elde edilmiştir. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanması üzerine, 31 Ekim'de 7'nci 0rdu Komutanlığı da üzerinde kalmak üzere Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına ataması yapılmış ve Katma'dan Adana'ya gelerek General Liman von Sanders'den komutanlık görevini devralmıştır. 7 Kasım'da Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığının kaldırılması üzerine, Mustafa Kemal Paşa, yenilgi yüzü görmeyen bir komutan olarak 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelmiştir. İstanbul’a geldiğinde boğazdaki işgal donanmasını gören Mustafa Kemal Paşa, gözü yaşlı bir şekilde düşman gemilerini seyreden yaverine ’geldikleri gibi giderler’ diyerek bağımsızlık aşkını dile getirmiştir.
Kaynak : Tarihtarih.com