haticetül kübra yazdı:burdakiler(ana inananları) 2temmuz'un uzagında kalmayla o acıya sahip çıkmamakla itham edilmişler ;bilen biri bu konuya bir açıklık getirse ???
BU MSJI kimse gormedı mi? yoksa verecek bir yanıt mı yok ?????
Sevgili Canlar,
Her zaman bu şekil çamur atmalarla bu diğer alevi derneklerinin insanlar üzerindeki siyasi sömürülerine alıştık artık. Bunların tek amacı Zöhre Ana’da olup da, kendilerinde olmayan Allah Muhammed Ali yolunun güzel ibadetlerini insanlara gösteremeyince o insanların gözünde düşmemek için, Zöhre Ana’yı bir şekilde bu insanların gözünde düşürmektir.
Bunun için de duygu sömürüsü yaparak bazı siyasi simgeler yaratmak yolu ile insanları kendi peşlerinde sürüklemeye çalışırlar. Bu Madımak hadisesi de bu belirttiğim bir tür duyguları sömürmekten öte bir şey değildir.
Allah bu insanları rahmet eylesin, sevenlerine de sabır versin. Hepimizin canı bu olayla acımıştır. Acılarını paylaşıyoruz. Tıpkı diğer başka olaylarla ölen başka insanlara acıdığımız gibi.
] Ancak bu duygu sömürüsü yapan dernekler acaba ne kadar gerçekçi olarak bu Madımak hadisesini önemsiyor ben şüpheliyim. Çünkü bir taraftan bu ölen insanları yol şehidiymiş gibi gösterip timsah gözyaşları dökeceksiniz. Bir taraftan da gerçek yolu sahibi olan, Yine o yolun diğer şehit olmuş gerçek sahiplerine sahip çıkan onlar için didinip uğraşan, onlar için gece gündüz gözyaşı döken bir evliyaya da çamur atacaksınız.
] Üstelik ne bu çamur atanlar , ne de o Madımak olaylarında can veren insanların hiç biri bir kerecik olsun Zöhre Ana ismini duydukları halde yanına gelip bir tanıma zahmetinde bile bulunmamışlardır. Peki Zöhre Ana şimdi mi bunların aklına gelmiş sormak lazım.
Boşuna uğraşmasınlar onların döktüğü sahte timsah gözyaşlarını herkes yutabilir, Ama biz Zöhre Ana etrafında kenetlenmiş olan canlar bunlara asla kanmayız.
Ne demişler;
Ağlarsa bir Anam ağlar ardımdan,
Gerisi televoleye ağlar yalandan.
] Bunların ki de bu hesap. Tek bildikleri basın karşısında şov yapmak, Bu sayede kendilerine yandaş toplamak. Bu gün türbeleri bile buna alet etmişlerdir. Hal böyle olunca bu insanlardan da bu beklenir.
Bir de bu derneklerin en kızdığım taraflarından biri kendileri gelip Zöhre Ana gibi bir evliyanın etrafında kenetleneceklerine hiç utanmadan neylerine güveniyorlarsa, Zöhre Ana’ya çağrıda bulunup kendi yanlarına birlik olmaya çağırıyorlar. Aslında içten içe istedikleri de bu değil ancak insanları gözünde birliğe çağırıyorlarmış gibi görünmek için böyle gözükmeye çalışıyorlar. Zöhre Ana da bu oyunlarına alet olmayınca bu sefer de çamur atma yoluna gidiyorlar.
[COLOR=#003300] Tabi bu oyunlara gelmemek lazım. Gerçek ışık nerden üstümüze yansıyorsa orada birleşmemiz lazım. Yani yönümüzü güneşe dönmemizde fayda var. Geçici sahte ucuz ışık kaynaklarına güvenmemek lazım. Yoksa karanlıkta kalırız.
Bu birlik beraberlik meselesine gelince sevgili canlar;
Koskoca bir cadde düşününüz. Bu kocaman caddede bir sürü insan alış veriş için gelip geçmektedir. Yine bu caddenin bir tarafında bu insanların her türlü ihtiyaçlarına cevap verebilecek, her türden gıda, eşya, giyecek ve diğer ihtiyaçların bulunduğu, çeşitlerin bol olduğu ucuzluk deseniz tam kesenize göre kocaman bir Market,
Yolun diğer tarafında ise tek tip mal bulunan fazla çeşidi olmayan pahalı, insanların ihtiyaçlarına fazla cevap veremeyen küçük bir bakkal dükkanı.
Tabi bu durumda insanların nereyi tercih edeceklerini tartışmaya bile gerek yok.
Peki söyler misiniz? Bu küçük bakkal dükkanının gidip de koskoca Markete
-Gelin bizim dükkana katılın, bizimle birleşin birlikte yola devam edelim demesi kadar saçma ve mantıksız bir teklif olabilir mi?
Ancak nasıl olabilir? Bakkal dükkanı gidip Markete eğer kabul ederseniz bizlerde size katılmak istiyoruz. Derse ve Market de bunu uygun görürse bu birlik ve beraberlik olur. Öyle değil mi?
İşte Zöhre Ana İnsanların ruhuna hitab eden her türlü gıdayı, şifayı, ve benzeri her türlü ihtiyacı hem de bedava karşılayan koskoca bir evliya,
[COLOR=olive] Bu dernekler de her şeyden yoksun yalnızca kapısının üzerinde asılı isminin yazılı olduğu bir reklam panosundan ibaret küçük bir kumbara.
] Onun için sevgili canlar bu derneklerin bu gibi mantıksız çağrılarını fazla dikkate almayınız. Bizim başımızda Zöhre Ana gibi bir rehber var. Bizler yalnızca O’nun çağrılarına kulak vermeliyiz. Çünkü o çağrı Haktan gelmektedir. Hal böyle olunca kula kim itibar eder?
Ancak bizler yine de insanlığımızı gösterip, insanlık adına ve de yol aşkına gereken desteği vermişiz, vermeye de devam edeceğiz. Bütün yapılan haksızlıklara ve atılan çamurlara rağmen.
Sevgili Canlar,
Kul Hak’tan ya belasını ya da Mevlasını istermiş. Bu vatandaşlar da belli ki belelarını istiyorlar. Bunu alınca da bu sefer Hakka çatıyorlar. Söyler misiniz bu ne çelişkidir? Ancak onlar bilsinler ki bizim Hakka çatanlarla işimiz olmaz. Bizim mabedimiz Ali’ye açılan tek kapı olan Zöhre Ana kapısıdır. Madımak otelinin kapısı değildir.
Allah bizleri Zöhre Ana kapısından ayırmasın.