İnsan bazen küçük bir eşyasını kaybeder ve arar arar bulamaz, şöyle bir oturur telaşını yener, nefeslenir ve bir de bakar ki elinin altındaymış.
Mutlulukta hep elimizin altında ama biz oraya buraya bakmaktan, telaştan, kafamızdaki gönlümüzdeki perdelerden,hep daha fazlası olsun hırsından bu kadar yakında olduğunu göremiyoruz. Evet gerçekten mutluluk içimizde, bakış açımızda, hayatı ve yaşadıklarımızı yorumlama biçimimizde.
Ama nedense kaçırıyoruz hikayelerimizdeki mutlu sahnelerden gereken lezzeti almayı, acısıyla tatlısıyla doya doya yaşamayı.
Belki hep aradığımız içindir ne dersiniz?
Hep beklediğimiz için gelenin o olduğunu göremedik.
Ve belki de şunu istedik; bize kendini tanıtsın ve devamlı sürsün.
Oysa mutluluk anlıktı, değeri senelere bedel bir an. O anın farkına varmadığımızda elimizden kaçıp giden bir kuş misali olduğunu bilmedik. Ve bilemedik her yakaladığımız, hazzına doyamadığımız o anların bizim ömrümüzün zenginliği olduğunu. Bir 'an' için, ömrünü sevdiğine adayanları bunun için anlamadık.
Bir büyüğüm "Şeytanın en büyük hilesi "Yazık bana" demeni sağlamasıdır" demişti. Bu tuzağa hepimiz düştük belki ve hep yaşadıklarımızı hak etmediğimizi ve daha fazlasına layık olduğumuz düşündük. Bu ise yanımızdakilerin değerini küçülttü küçülttü gözümüzde.
Ve belki de kaçan fırsatların ardına takılı kaldı gözlerimiz.
Veya hayallerimizdeki hayatımızla avunduk yanımızdaki gerçeklerin değerini bilmeden, değerini göstermeden. Şöyle de olsaydı nasıl olur du dedik hep...
Belkide gönülden gönüle yol vardır sözünü gönlümüze öğretemedik de gülen bir gözden, memnun bir gülümsemeden gereken mesajları alamadık ve bu gönlümüzün aşı olamadı hiç...
Hep bizden iyi durumdakilere baktık onların içinde ne sıkıntıların olabileceğini görmemek için direnerek,
Şikayet eden olduk hep, şikayetlerimizle yanımızdakilerin gözünden düştüğümüzü görmeden
Ve nedense sadece bu hayat varmış gibi hayıflandık durduk, bu sıkıntıların hayat imtihanındaki zor sorular olduğunu düşünmeden,
Izdıraplar içinde bile mutluluğu yakalayanların hayatlarına bakmadık.
Ve nedense sonsuzluk yerine altış yetmiş yıllık bir hayata razı olduk, insan bu kadarcık bir süre için yaratılmış olamaz demedik, sorgulamadık, aramadık ve bu fani hayatta mutluluk aramak derdine sonsuz mutluluğu belkide heder ettik...
Bir Mutluluk Tahlili
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler