Benlerin bir kısmının doğuştan, bir kısmının da sonradan ortaya çıktığını, özellikle sonradan ortaya çıkanlarda güneş ışınlarının olumsuz etkisinin daha büyük olduğunu ifade eden Memişoğlu, ''Cilt kanserleri içinde en tehlikelisi ben kanseri. Ancak, hastalık erken evrede teşhis edildiğinde tedavisi mümkün'' dedi.
Memişoğlu, ''benlerin tehlikeli mi? yoksa tehlikesiz mi? olduklarını çıplak gözle anlamanın mümkün olmadığını, ancak birkaç ipucuna dikkat edilmesi gerektiğine'' dikkati çekerek, şunları söyledi:
''Renk değiştiren, asimetrik, kenarları düzensiz ve çapı 6 milimetreyi geçen benlere dikkat edilmeli. hepsinden önemlisi güneşten kaçılmalı. Benler, sürekli tahrişe uğrayabilen bölgelerdeyse daha da dikkatli olunmalı. Beldeki kemer ya da iç çamaşırının kesim noktalarına isabet eden, aksesuar kullanılan, ayak tabanı ya da avuç içi gibi bölgelerdeyse güneşin yanı sıra tahrişten mümkün olduğunca korunmalı. Benler belirli aralıklarla kontrol altında tutulmalı''.
Prof. Dr. Memişoğlu, benlerin üzerinde kıl çıkması halinde de dikkat edilmesi ve özenli davranılması gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ayrıca, açık tenlilerde risk daha fazla. Çünkü, açık tenliler güneş ışınlarından esmer tenlilere göre daha fazla etkileniyor. Bu yüzden çoğunluğu açık tenli olan Avustralya halkında bu hastalık daha fazla görülüyor. Ülkemizdeki görülme sıklığı konusunda istatistiksel bir bilgi yok ancak, üniversite hastanelerimize yapılan başvurular, bu hastalığın görülme sıklığının arttığını gösteriyor.''