Beklenen kitap çıktı
Necla Maraşlı'nın 3. kitabı "Şiir Tutmadı Bu Gece Gözlerimi" okuyucusuyla buluşuyor.
Necla Maraşlı’nın beklenen 3. kitabı “Şiir Tutmadı Bu Gece Gözlerimi” raflardaki yerini aldı.
Arka kapak:
Fransız edebiyatında “ sanatkârhane düzyazı” anlamına gelen ve “prose poetique” adıyla anılan bazı yapıtlar kaleme alındıktan sonra, edebi bir tür olarak düzyazı- şiirin ilk örneklerine “ poeme en prose” adıyla Aloysius Bertrand’ın 1842’de yayımlanan “ Gecelerin Gaspard’ı başlıklı yapıtından itibaren rastlanmaya başlanır. Mistisizm, mitler ve ironi öylesine örtünüyor ki bu reaksiyondan açığa çıkan bellek sürçmeleri, gölge oyununa dönüşüyor.
Geçmiş ve gelecek düş odalarına taşınıyor onun dünyasında. Düşler sadece kendisi için kurgulanmış, bir masa ve yazı ile kâğıt arasında süren sonsuz arbede. Kendine ayırdığı çok özel mülkiyet orası, düşle gerçek arasında tel örgüler çekilmiş yer. Aşkın hallerini eviriyor, düş ile ten çok uzak yerdeler gibi görünse de, birbirileriyle çatışma halinde görünse de, bu savaşın tek galibi aynı zamanda “Bir karyola aldım yıllar sonra kendime. Göğe açık penceresi olan bir de oda. Burada da kalıcı değilim biliyorum, belki de hiç kalmadım, bu uçsuz bucaksız ıssızlığın içinde...” Yolculuklara açılan bir kapının önünde gibidir. Hep başka yerdedir, başka adreste. Göçebe bir dünya çizer kendine. Aşırı duyarlığı, eksiltmeden, yorulmadan taşır heybesinde, tam “duygunun yaptığı, aklın çabucak bozduğu” yerdedir.
Yaşar Bedri
Necla Maraşlı'nın 3. kitabı "Şiir Tutmadı Bu Gece Gözlerimi" okuyucusuyla buluşuyor.
Necla Maraşlı’nın beklenen 3. kitabı “Şiir Tutmadı Bu Gece Gözlerimi” raflardaki yerini aldı.
Arka kapak:
Fransız edebiyatında “ sanatkârhane düzyazı” anlamına gelen ve “prose poetique” adıyla anılan bazı yapıtlar kaleme alındıktan sonra, edebi bir tür olarak düzyazı- şiirin ilk örneklerine “ poeme en prose” adıyla Aloysius Bertrand’ın 1842’de yayımlanan “ Gecelerin Gaspard’ı başlıklı yapıtından itibaren rastlanmaya başlanır. Mistisizm, mitler ve ironi öylesine örtünüyor ki bu reaksiyondan açığa çıkan bellek sürçmeleri, gölge oyununa dönüşüyor.
Geçmiş ve gelecek düş odalarına taşınıyor onun dünyasında. Düşler sadece kendisi için kurgulanmış, bir masa ve yazı ile kâğıt arasında süren sonsuz arbede. Kendine ayırdığı çok özel mülkiyet orası, düşle gerçek arasında tel örgüler çekilmiş yer. Aşkın hallerini eviriyor, düş ile ten çok uzak yerdeler gibi görünse de, birbirileriyle çatışma halinde görünse de, bu savaşın tek galibi aynı zamanda “Bir karyola aldım yıllar sonra kendime. Göğe açık penceresi olan bir de oda. Burada da kalıcı değilim biliyorum, belki de hiç kalmadım, bu uçsuz bucaksız ıssızlığın içinde...” Yolculuklara açılan bir kapının önünde gibidir. Hep başka yerdedir, başka adreste. Göçebe bir dünya çizer kendine. Aşırı duyarlığı, eksiltmeden, yorulmadan taşır heybesinde, tam “duygunun yaptığı, aklın çabucak bozduğu” yerdedir.
Yaşar Bedri
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)