You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Beden Dili - Tüm Ayrıntılar

Beden Dili - Tüm Ayrıntılar

Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
1.1.1.8.2.8.3. Kadınlara Özgü Kur Davranışları

Kadınların da erkeklerle ortak bazı kur davranışlarına sahip olduklarını söylemiştik. Bunlar omuz üzerinden yan bakmak[Resim: 7.gif] saçları düzeltmek[Resim: 7.gif] kıyafetine çe*ki-düzen vermek[Resim: 7.gif] beden duruşunu dik duruma getirmek için mideyi içeri çek*mek[Resim: 7.gif] göğüsleri öne çıkartmaktır. Bir veya iki elin kalçada durması da[Resim: 7.gif] meydan okuyucu ve kadının kendisini ortaya koyduğu bir davranıştır.Uzun süreli göz temasının en temel kur davranışı olduğunu biliyoruz. Bazı kadınlarda buna yanaklarda beliren hafif bir kızarma eşlik eder. Yanaklardaki bu kızarma bir heyecan belirtisidir.Kadınların kur davranışlarından biri[Resim: 7.gif] başın kısa ve ani bir hareketle geriye hareket ettirilmesi sırasında saçların arkaya atılmasıdır.Kadını karakterize eden temel jestlerin en başında bileğin bükülerek avuç içinin gösterilmesi gelir. Erkekler bileklerini düz tutarlar[Resim: 7.gif] bu sebeple bir erkeğin bileğini bükerek avuç içini açığa çıkartması[Resim: 7.gif] kadınsı bir davranış olarak yorumlanır. Erkek kravatını düzeltirken[Resim: 7.gif] kadın elini bileğinden bükerek avuç içini ortaya koymuş[Resim: 7.gif] bedeni ve bakışlarıyla da erkeğe yönelmiştir. Bu iki kişi[Resim: 7.gif] kendilerine çok yakın olduğu halde[Resim: 7.gif] araların*daki üçüncü kişiyi bütünüyle dışlamışlardır.Kadınlar özellikle sigarayı avuç içlerini gösterecek şekilde içerek[Resim: 7.gif] kadınca görünüşlerinin etkisini güçlendirirler. Kırıtarak yürümek[Resim: 7.gif] çevredeki ilginin kadının en erotik bölgelerinden biri olan kalçalarında toplanmasına sebep olur. Bu sebeple kadının kırıtması çevredeki erkekler tarafından bir ''davet'' olarak yorumlanır.Omuz üzerinden hafif yan bakış[Resim: 7.gif] birçok filmde cinsel çekiciliğini sergileyen kadın oyuncu tarafından erkeği baştan çıkartmak için kullanılır. Gerçekten de omzu üzerinden hafif kısık gözlerle bakan bir kadın birçok erkeğin yüreğinde ateşler yakabilir. Eğer kadın omuzları açık bırakan bir elbise giyiyorsa[Resim: 7.gif] bu bakı*şın etkisi daha da artar. Filmlerde cinsel çekiciliklerini sergileyen kadın oyuncularda ve erkek okurla*ra yönelik olarak hazırlanan dergilerde sık rastlanan bir işaret de hafif aralık ve nemli dudaklardır. Dudaklar ya dille ıslatılarak ya da ruj gibi sürülen parlatıcılarla nemli hale getirilerek ilgi merkezi yapılır. Uyarılan kadının cinsel bölgelerinde kan toplanarak kızarmaya sebep olur. Kadınların ruj sürerek dudaklarını kızartmalarının temelinde yatan gerçeğin bu olduğunu hemen hemen hiçbir kadın bilmemesine rağmen[Resim: 7.gif] İslamiyet'in getir*diği kısıtlamaya uyanlar hariç[Resim: 7.gif] bütün kadınlar ruj sürerler. Kadına kadınca özelliğini veren[Resim: 7.gif] bunu çevresine karşı çeşitli nüanslarda kullanma imkanını sağlayan temel davranışlardan biri ayak ayak üstüne atmaktır. Erkeklerin bacaklarının çoğunlukla açık oluşu[Resim: 7.gif] cinsel bölgelerini teşhirden[Resim: 7.gif] kadınların bacaklarının çoğunlukla kapalı o1uşu cinsel bölgelerini koruma ihtiya*cından kaynaklanır. Bacakları açık tutmak erkeklerde meydan okumak[Resim: 7.gif] üstünlük[Resim: 7.gif] sınırlarını ge*nişletmek[Resim: 7.gif] kendini kabul ettirme isteğidir. Kadınlarda ise bacakların açık tutul*masını[Resim: 7.gif] dış dünyaya yansıyan bir ''davet'' işareti olarak yorumlayanlar çoğunluktadır. Hiç şüphesiz pantolon giymek kadınlara önemli ölçüde hareket serbestliği sağlamış olsa bile[Resim: 7.gif] etek giyen bir kadının bacaklarını kullanma biçimi onun cin*sellik konusundaki rahatlık ve tabulara bağlılık derecesini ortaya koymak açısın*dan çok önemli bir işarettir. Bir bacağın alta alınarak ve dizin açıkta kalarak oturulması[Resim: 7.gif] kadının rahatlık ve güvenini yansıtır. Bu oturma biçimi karşı tarafı da rahatlığa ve formalitelere boş vermeye davettir. Sosyokültürel olarak üst sınıfta ender rastlanan bir davra*nıştır. Kadının bacak bacak üstüne atmış olarak bir ayakkabısını ayağından çıkar*tarak[Resim: 7.gif] parmak ucunda sallaması yine çok rahat ve erkeği baştan çıkartmaya yö*nelik bir jest olarak kabul edilir. Bu davranışta ayrıca ayağın erotik bir obje ola*rak teşhiri söz konusudur. Kadınların yine ilgiyi üzerlerine toplamak için bilinçli olarak uyguladıkları bir başka jest[Resim: 7.gif] bacak bacak üzerine atarak[Resim: 7.gif] bacakları paralel olarak bir yana uzatmalarıdır. Birbirine paralel olan bacaklar beden ağırlığını taşımadıkları için[Resim: 7.gif] kadın dik olarak oturmak durumunda kalır. Bu oturma kadının bütün çekiciliği*ni ortaya koyan çarpıcı bir görünüştür. Bacaklarını büyük ölçüde ortada bırakacak şekilde kısa etek giyen bazı ka*dınlar bir rahatsızlık yaşarlar ve sık sık eteklerini çekiştirirler. Bu şekilde giyinen kadınlar böyle bir etek giyildiği zaman ortaya çıkacak görüntünün erkeklerin il*gisini çekeceğini bilirler ve seçimlerini bu ilgiyi sağlamak için yaparlar. Ancak bu ilginin aşikar olarak ortaya çıkması onlarda rahatsızlık yaratır. Kısa etek giymek[Resim: 7.gif] sonra da sık sık etek çekmek cinsel açıdan olgunlaşmamışlığın belirtisidir ve alt sosyokültürel düzeye ait bir davranıştır. Bu sebeple kısa etek giymek isteyenlerin konunun bu yönüne dikkat etmeleri ve çevreye kendileriyle ilgili verdikleri mesajın farkında olmaları doğru olur. Kadının elinde yuvarlak[Resim: 7.gif] uzun[Resim: 7.gif] silindir biçiminde bir obje bulunması[Resim: 7.gif] Freudcu psikologlar tarafından kadının zihninde daha farklı bir objenin varlığı ola*rak yorumlanır. Eğer kadın elini ayaklı bir şarap bardağının uzun sapı boyunca ritmik olarak gezdiriyorsa[Resim: 7.gif] bu kanaat güçlenir. Özellikle kadının ağzına götür*düğü silindirik objelerle uzun süreli temasları bu yönde değerlendirilir.
Bazı modellerin veya cinselliğini sergileyen artistlerin bu yorumu haklı çıkartacak aşırı vurgulamaları olur. Bu amaçla kullanılan objeler arasında ilk akla gelenler sigara[Resim: 7.gif] ruj ve kalemdir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
]1.1.1.8.2.2.9. YALAN[Resim: 7.gif] SAMİMİYETSİZLİK[Resim: 7.gif] ŞÜPHE VE TEREDDÜT

1.1.1.8.2.9.1. Gerçek Duyguların Gizlenmesi

Beden dili ile ilgili olarak yaptığımız seminerlerde[Resim: 7.gif] en çok ilgi çeken ve katılımcıların en çok bilmek istedikleri konuların başında insanların yalan söylerken davranışlarında meydana gelen değişikliklerin anlaşılması geliyordu. ''İnsan yalan söylerken ne yapar?'' veya ''Bir insanın yalan söylediğini nasıl anlayabili*rim?'' sorusu bu seminerler sırasında en çok sorulan sorulardan biriydi. Bu se*beple bu konuyu ayrı bir başlık altında toplamayı ve konuyla ilgili yapılan araş*tırmaları[Resim: 7.gif] bu araştırmalardan elde edilen bilgileri ve en önemlisi bu bilgilerin geçerlilik derecelerini özel bir bölümde toplamayı uygun bulduk. Sosyal hayatta birçok durumda[Resim: 7.gif] insan kendi gerçek duygularını gizlemek ister[Resim: 7.gif] ancak herhangi bir biçimde kendisini ele verir. Bir topluluk içinde kişi si*nirli[Resim: 7.gif] gergin ve hatta korkuyor olabilir fakat yüzüne iliştirdiği bir gülümsemeyle mutluluk maskesi taşıması mümkündür. Dikkatli bir gözün algılayabileceği bazı küçük ipuçları iç ve dış dünyalar arasındaki bu farkın anlaşılmasına yardımcı olur. İnsanlar yalan söyledikleri zaman en başarılı şekilde kontrol ettikleri[Resim: 7.gif] yüz ifadeleridir; İnsan en çok mimiklerinin farkında olduğu için yalan söylerken en çok ve en iyi yüzünü kontrol eder. Çünkü insan yalan söyleyeceği zaman yüz mimikle*rini kontrol etmek için bilinçli bir çaba harcamaktadır. Hiç şüphesiz çok dikkatli bir gözlemci veya uzman için yalan söyleyen biri mimikleriyle de çok sayıda ipucu vermektedir. Ancak genel olarak düşünüldüğünün aksine[Resim: 7.gif] bir kişinin yalanını yüzüne veya gözüne bakarak anlamak pek kolay değildir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
1.1.1.8.2.9.2. Yalan Çeşitleri

İnsanların birbirlerine söyledikleri yalanları dört grupta değerlendirmek mümkündür. Birinci grupta kişinin söylediği yalanın[Resim: 7.gif] karşısındaki tarafından bilindiği fakat karşı çıkılmadığı ortak-yalanlar vardır. Kendisine yapılan akşam yemeği önerisinden hoşnut kalmayan hanım[Resim: 7.gif] daveti yapan kişiye ''işim var' veya ''başkasına sözüm var'' der. Bunu söylerken karşısındakinin söylediği yalanı anladığını bilir. Ancak iki taraf için de durumun bu şekilde algılanması uygundur. Daveti yapan kişi[Resim: 7.gif] konuyu mazeret yönünde geliştirebilir ve şehir hayatında herkesin programının kaçınılmaz olarak çok yüklü olduğunu söyler. Bu şekildeki ortak-yalanlar insanların gündelik hayatlarında önemli bir yer tutar. İkinci grupta yer alan yalanlar[Resim: 7.gif] doğrusu ortaya konamayacağı için karşı çıkılmayan yalanlardır. Buna örnek eşi kendisini terk eden birinin bir kokteyl par*tide mutlu bir görüntü sergilemesidir. Bu kişi beraberliğini bitirmekten ötürü çok mutlu olduğunu ifade eder ve dinleyenler bunun doğru olmadığını bilirler. Ancak buna kimse karşı çıkamaz. Bu kişi gece boyunca izlenecek olursa[Resim: 7.gif] söyle*dikleriyle iç dünyası arasındaki çelişkiyi ortaya koyacak birçok açık verebilir. An*cak bu yalanın ortaya çıkması kimseye yarar sağlamayacağı için[Resim: 7.gif] kimse konu*nun üzerine gitmez. Üçüncü grupta profesyonel yalancıların söyledikleri. yalanlar bulunur. Bura*da ''profesyonel yalancı'' tanımı ''mesleği gereği yalan söylemek zorunda olan'' anlamında kullanılmaktadır. Diplomatlar[Resim: 7.gif] politikacılar[Resim: 7.gif] avukatlar[Resim: 7.gif] reklamcılar[Resim: 7.gif] halkla ilişkiler şirketlerinin temsilcileri[Resim: 7.gif] falcılar[Resim: 7.gif] sihirbazlar[Resim: 7.gif] eski eşya satıcıları (antikacılar) için yalan bir ha*yat biçimidir. Bu kimseler[Resim: 7.gif] karşılarındaki kişilere konuyla ilgili olarak sadece onların hoşlarına gidecek olanları söylemekte çok ustadırlar.Bu kimseler yalan söyleme becerilerini öylesine geliştirip parlatırlar ki[Resim: 7.gif] in*sanlar bu yalanları duymak için can atarlar[Resim: 7.gif] teşvik ederler ve bundan mutluluk duyarlar. Bu grupta yer alanlar yalan işaretlerinin çok azını gösterirler.Dördüncü grupta ise[Resim: 7.gif] işi yalan söylemek olmayan sıradan insanların söyle*dikleri ve kendilerine yarar sağlayan küçük veya büyük yalanlar gelir. Bunlar fark edildiği zaman ''yalan'' diye adlandırılan adi yalanlardır. Kitapta daha önce yer verdiğimiz önemli bir gerçeği burada bir kere daha hatırlatalım: ''İnsan ağzıyla yalan söyleyebilir ancak bedeniyle asla''. Bu sebeple söylediğinde dürüst olmayan birinin[Resim: 7.gif] davranışlarıyla sözlerinin doğru olmadığı konusunda bazı ipuçlarıyla kendisini ele vermesi kaçınılmazdır.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
]1.1.1.8.2.9.4. İşaretlerin Geçerliliği

Bu araştırmalardan elde edilen bilgileri mutlak doğrular olarak değil[Resim: 7.gif] geçer*Iiliği tekrarlanmasına ve izlediği sıraya bağlı -her şeyden önemlisi- kişinin içinde bulunduğu bağlamın değerlendirilmesiyle anlam kazanan bir anahtar olarak kabul etmek gerekir. Yukarıda sıralanan özelliklerin varlığı kişinin yalan söylediğini değil[Resim: 7.gif] yalan söyleme ihtimalinin olduğunu gösterir. Bu araştırmaları sınamak için çalışmalar yapan başka araştırmacılar[Resim: 7.gif] yukar*da sıralanan davranışların yalan veya samimiyetsizliği ortaya çıkartmak için kul*Ianılacak anahtarın kendisi değil[Resim: 7.gif] ancak bir parçası olduğunu söylemektedirler. Örneğin[Resim: 7.gif] bir konuşma sırasında birdenbire büyük bir suçlamayla karşılaş*mamız durumunda[Resim: 7.gif] bocalamamız[Resim: 7.gif] birçok kere elimizi yüzümüze götürmemiz[Resim: 7.gif] oturduğumuz yerde huzursuzluğumuzu yansıtan hareketler yapmamız müm*kündür. Bu durumda suçlamaları yerinde[Resim: 7.gif] savunmalarımızı da gerçek dıŞl ola*rak mı kabul etmek gerekir? Benzer şekilde iş için mülakata çağrılan bir kişi[Resim: 7.gif] kendisine sorulan sorularla bunaldığı zaman elini birçok defa yüzüne götürebilir ve oturduğu yerde huzur*suzluk işaretleri gösterebilir. Bütün bunların[Resim: 7.gif] adayın vereceği bilgilerin nasıl değerlendirileceğini bilememesinden ve hata yapmak endişesinden kaynaklanma*Si da muhtemeldir.Sıralanan sebeplerden ötürü bu işaretleri yalan söylemenin aşikar delilleri olarak değil[Resim: 7.gif] beynimizin içindeki düşünceler ve gerçek duygularla[Resim: 7.gif] dış dünyaya yansıyan ifadelerin bir çelişkisi olarak kabul etmek daha yerinde olur. Bu çelişki gerçek bir yalan olabileceği gibi[Resim: 7.gif] samimiyetsizlik[Resim: 7.gif] tereddüt veya şüphe de olabi*lir.

[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
1.1.1.8.2.2.10. AKSESUARLAR



Politikacı ve işadamlarının karşıya mesaj vermek için kullan*dıkları aksesuarlar da vardır. Hırkanızdaki timsah logosu 'ba*kın benim bunu alacak kadar param var' mesajını verirken yıllar önce 'Polo oynayan beyefendi' diye yorumladığınız bir logo sahtesi çok yapılıp tüm tatil yörelerinde aaagahlarda üç tanesi 1O dolara satıldığı için ' Elinde çomakla beygiri döven herif' durumuna düşüp eski havasını kaybedebilir. ' Ye kür*küm ye' (fine feathers make fine birds) gibi atasözleri tüm dünyada geçerli olduğu için Amerika'da zıpır yuppie'ler için 'rolex' saat ve benzeri pahalı kuşamları kiralayan dükkanlar var(Marka düşkünlüğünün salaklık düzeyine geldiği ülke*mizde bu iş kolunun uyanık girişimcilerce değerlendirilebile*ceği kanısındayım.) Evet aksesuarlarla etrafa bir çok mesaj verebilirsiniz örneğin gözü bozuk olmadığı halde numarasız gözlük takanlar etrafı*na bilgili ve entelektüel bir hava verirler. Güneş gözlüğünün de verdiği mesajlar vardır; bıçkınlık (ya da 'Ne zaman karşı*ma bir tele vole kamerası çıkacak? Ne zaman ünlü olacağım?' diye bekleyenlerin kendilerini saklıyormuş gibi görünüp as*lında her gece ekranda olma isteği) gibi tavırları yansıtır. Bir de kapalı havalarda bina içinde bile güneş gözlüğü takanlar vardır. Profesyoneller gözlüğü karşısındakini yönlendirmek için de kullanır. Bir açık oturumda dikkat edin deneyimli ve gözlüklü bir politikacı karşısındaki konuşurken gözlüğünü ta*kar kendi konuşurken çıkarır. Bu hareket karşısındakini bir süre sonra Pavlov'un köpeği haline getirir. Gözlüğü çıkardığı anda sözün ona geçtiğini karşısındaki hisseder ve susar. Sigara pipo puro da ayrı mesajlar verir. Sigara daha günlük ve sıradandır her gün rastlayabilirsiniz. Hızlı çabuktur. A ti*pi diye sınıf1andırılan (aceleci çabuk karar verebilen hırslı sorumluluk sahibi çabuk sinirlenen) insanlar sigarayı tercih eder. Pipo içmek ise bir tür törendir uzun zaman ister pipo entelektüel biraz karamsar çoklukla düşünce ve edebiyat in*ce bir müzik zevkidir. B tipleri (sakin yavaş karar veren hırs*sız geniş zor sinirlenen) pipoyu tercih eder. Puro içerek baş*ka mesajlar verirsiniz insanlara dersiniz ki: ''Benim kaçakçı*lıkla zengin olduğumu herkes biliyor uma bakın koca bir ku*lübün başındayım ve kimse bana dokunamaz'' ya da ''Ben ba*kanım ama müteahhitlerle onların özel uçaklarıyla yurtdışına gidip %5 komisyonla iş bağlıyorum'' veya ''Kocam inanılmaz yükseldi ve devletin bu kademesine geldi şu anki makamım*la kendim arasındaki bir türlü hazmedemediğim bu farkı ka*patmaya çalışıyorum bakın puro içiyorum bakanlara el öptü*rüyorum'' veya ''Floş kaçakçılığıyla zengin oldum ama bakın l.sınıf tarım arazisine yaptırdığım imar izni olmayan konut*ların açılışını devletin başındaki insanlara yaptırıyorum gari*banların evini yıkarsınız ama benim siteme dokunamazsınız'' ya da ''O adamı benim öldürttüğümü bütün bir şehir halkı bi*liyor ama; benim öyle bir politik ve medya gücüm var ki ci*nayeti bütün bir medya başka bir adama yükledi bakın kimse bana dokunamıyor'' dersiniz insanlara. Eminim siz başka ek*lemeler yapmışsınızdır.

Sigara puro pipo dumanını takip ederek karşınızdakinin ruh halini yakalayabilirsiniz. Bu olur mu? Olur. Bakın doğumhane koridorunda volta atan baba adayını düşünün dumanı aşa*ğı üflüyordur ve mutlaka sert keskin bir üfleyişi vardır. Bir işten başanyla çıkan bir yönetici ise arkasına yaslanıp duma*nı yukan üfleyecektir. Üflemenin sürati ise duygunun yoğunluğunu gösterir. Aşağı yavaş üfleyen daha az gerginken sert üfleyen daha sinirlidir. Bir seminerimde dinleyicilerden birisi ''Benim başıma şu gel*di bir keresinde karşımdaki hanım dumanı aşağı yukan değil de yüzüme üfledi peki bu ne anlama gelir?'' diye sordu. Ben de ''Bekar mısınız?'' diye sordum. 'Evet' cevabını alınca ''Bunun anlamını bilmezsen tabii bekar kalırsın'' dedim ve '' Anladım hocam'' cevabını aldım. Bıyıklar sakallar da mesaj verir. Bunun aynntısına girme*mem gerektiğini düşünüyorum çünkü hangi bıyığın veya sa*kalın değişik bir imaj çağnştırdığını zaten biliyorsunuz. Bir ömek vermek gerekirse bir kurban almaya gidiyorsunuz kur*ban satan adam ince telli yuvarlak gözlükleri olan keçi sa*kalllı ve papyon takan birisi şoka girersiniz. Giyiminiz ve ak*sesuannızla karşınızdakine kim olduğunuzu ve kurumunuzu anlatırsınız. İnsanlar sizi giysilerinizle karşılar düşüncele*rinizle uğurlarlar ama; düşüncelerinize giysileriniz ve akse*suarlarınız değer katar. Mevlana 'nın çok güzel bir sözü var;

''Ne insanlar gördüm üstlerinde elbi.ve yoktu.

Ne elbiseler gördüm içinde insan yoktu ''

İş yaşamımızda etrafınızda dolaşan bir sürü takım elbise sizinle toplantıya giren kalemler sizden randevu iste*yen saat markaları size iş veren purolar ortaklık kurmak is*teyen havalı markalı deri çantalar göreceksiniz. Belki de bir parfüm markasına aşık olacak ve bir güneş gözlüğüyle flört edeceksiniz. İçinde insan olmayan elbiseleri görebilmeniz için Mevlana 'nın hayat tecrübesine sahip olmalısınız. Bu da imkansız. İşe eleman yerleştirme görüşmesi eğitimi verirken profesyonellere öğretmeye çalıştığım en önemli nokta 'ilk in*tiba'nın' etkilerini silebilmeleri. İlk otuz veya doksan saniye*de oluşturduğunuz o intiba kolay-kolay değişmez. Karşınızda*ki pala bıyıklı dalyan gibi işadamının sağ kulağına takacağı nokta kadar bir küpe sizi görüşme boyunca duygudan duygu*ya götürecektir. Satıcılara ve konuşmacılara insanlann aklında kalmalan için üzerlerinde farklı bir aksesuar bulundurmalan tavsiye edilir iş görüşmesinde bunu takın derler. O kadar adayın arasında bir farklılığınız akılda kalıcılığınız olsun. Farklı renk bir kra*vat bir rozet vs. gibi. O yüzden gazetelere kendi paralanyla tam sayfa ilan verip ''Türk gurusu Selami aranızda hepinize yaşamın ve iş yaşamındaki başannın sırlannı öğreteceğim'' diyen uzmanlann (veya uzman çavuşlann) pembe üzerine sa*n puanlı papyonlar taktığını görürsünüz. (Bu yüzden 'gu*ru'nun yanında yaş da yanabiliyor') Cırtlak bir papyon aklı*nızda kalır. Yirmi dört resim karesinden farklı olanın bilinçal*tına girdiği gibi. Demirel'in kalabalıklara salladığı şapka gibi o sizi diğer li*derlerden ayıran bir semboldür. Ecevit'in mavi gömleği ve kasketi gibi kasket de ayırt edici bir semboldür. Tayyip Erdo*ğan karanfillerle özdeşleşmeye çalışırken Erbakan ' ın parlak kravatlan Mesut Yılmaz'ın beyaz yakalı gömlekleri Tansu Çiller'in fulan gibi. Ayırt edici semboller sizi akılda bırakır Türkeş Döyle bir şeye ihtiyaç duymadı kalın kaşlan yeterince farklılık oluşturuyordu. Hitler'de ise farkı yaratan badem bı*yıktı.

[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
]1.1.1.8.2.2.11. ETKİLİ BİR SES GELİŞTİRME

Ses çoğumuzun sandığından çok daha önemlidir. Nixon[Resim: 7.gif] bir konuşma metnini okumakla teypten dinleme arasındaki bayat farkı anlamıştı. Biz gazel bir sesin farkına varmayız[Resim: 7.gif] çünkü böyle bir ses amaçlanan işi dikkati çekmeden yaptırır. Ancak ses etkisiz olduğu zaman onu hemen fark ederiz. Bazı insanlar sesleriyle para kazanır. Mel Blanc[Resim: 7.gif] Wamer Brothers'm çizgi filmlerini seslendiren aktör. Bazı aktörlerin reklamlarda kullanılan çok etkili sesleri vardır. Paul Burke[Resim: 7.gif] William Conrad[Resim: 7.gif] James Garner ve David Janssen sık sık; TV reklamlarında duyulur veya bizzat görünür. Bu kadar dinlenmelerinin nedeni[Resim: 7.gif] duygularını en önemli göstergesi olan sesi çok iyi kullanmalarıdır.
Duygulardan başka[Resim: 7.gif] ses yalan söylediğimizi de gösterir. Mucit Allen Bell[Resim: 7.gif] insanların seslerini analiz ederek gerçek mi[Resim: 7.gif] yoksa yalan mı söylediğini saptayan bir aygıt yapmıştır. Poligrafın aksine[Resim: 7.gif] aygıtın insan vü*cuduna takılmasına gerek yoktur. TV yayınlarını[Resim: 7.gif] teypleri[Resim: 7.gif] telefon konuşmalarını da analiz edebilmektedir. Psikolojik gerilim ölçer (psychological stress evaluator* PSE) diye adlandırılan bu alet[Resim: 7.gif] seste[Resim: 7.gif] insan kulağı tara. fından algılanmayan titremeleri ölçmektedir. Ses sani*yede 8 ile 14 devir arasında bir hızla titreşir. Bir insan gerçeği söylediği zaman[Resim: 7.gif] sesi kontrol eden kaslar rahat. tır ve belirli bir düzen gösterir. Yalan söylediği zaman yaşadığı zorlanma[Resim: 7.gif] doğal olmayan bir gerilim yaratır ve düzen değişir. Bu işlem üzerinde kontrolümüz yoktur. Bell[Resim: 7.gif] PSE’ yi önce TV'deki Doğrucu Hangisi programında (üç yarışmacı aynı kişi olduklarını iddia ederler. Amaç hangisinin yalan söylemediğini anlamaktır) denedi. Bu deneyler sonucunda PSE’nin yüzde 95 oranında doğruyu bulduğunu öne sürdü. Bir başka denemede üç PSE operatörü[Resim: 7.gif] John Dean v.e John Mitchell'in TV'deki Watergate haberlerindeki beyanatımı tahlil etti. Mitchell[Resim: 7.gif] bir kaç noktada gerilim gösterdi. Örneğin[Resim: 7.gif] Ric*hard Nixon'un dinleme veya örtbas etme olaylarına karıştığımı sanmadığımı söyledi. Dean ise hiç bir. gerilim göstermedi. Hepinizin bildiği gibi tarih Dean'in doğru[Resim: 7.gif] Mitchell 'in yanlış olduğunu gösterdi. Dale Carnegie[Resim: 7.gif] Söz Söyleme ve Kendine Güvenme kitabında şöyle der: ''Biz bu dünyada dört şeyle değerlendirilir ve sınıflandırılırız: Ne yaptığımız[Resim: 7.gif] nasıl görün*düğümüz[Resim: 7.gif] neyi nasıl söylediğimiz.'' ''Nasıl söyleyeceği*nizi' çalışarak geliştirebilirsiniz. Gırtlak kasları çalışa*rak güçlendirilebilir ve ayarlanabilir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Beden Dili - Tüm Ayrıntılar
1.1.1.8.2.11.1. Ses Kontrolü

Sesimizi kontrol etmeyi çok küçük yaşta öğreniriz. Yeni doğmuş bebekler binlerce değişik ses çıkartabilir. Fakat altı aylıktan itibaren bu sesler genellikle ana dille*rinin sesleriyle sınırlanır. İngilizce'de tahminen her biri üç saniye süren 50 ses vardır. Bu sesler soluk[Resim: 7.gif] fonas*yon[Resim: 7.gif] rezonans ve telaffuzun birleşmesiyle oluşur.
Normal soluk[Resim: 7.gif] üç ila beş saniyede bir nefes alıp ve*rilmesidir. Konuşmaya niyetlendiğimiz zaman daha ça*buk soluk alır[Resim: 7.gif] sonra kontrollü bir şekilde soluk veririz. Nefesli sazlardan birini çalanlar [Resim: 7.gif] iyi bir nefes kontrolünde diyaframın önemini bilir. Diyafram[Resim: 7.gif] göğüs boşluğu ile mide arasında bulunan bir kastır. Genişlediğinde gö*ğüs boşluğunda havaya daha fazla yer açılır. Daraldığın*da havayı dışarı çıkmaya zorlar. Ses çıkarma (fonasyon) için hava[Resim: 7.gif] nefes borusu ve gırtlaktan geçirilir. Adem elmasının olduğu yerde bulu*nan bir çift ses teli. sesi oluşturur. Bu ses telleri dışarı atılan hava ile titreşir. İnanılmaz karışıklıktaki bir takım kaslar [Resim: 7.gif] ses tellerinin uzunluğunu[Resim: 7.gif] kütlesini[Resim: 7.gif] esnekliğini ve sertliğini değiştirerek sesteki tını ve yükseklik farklılıklarını yaratır. Titreşen hava[Resim: 7.gif] rezonans yaratmak için burun kanalından[Resim: 7.gif] boğaza ve ağız boşluğuna geçer. Bu bir stereo sistemdeki hoparlör kutusunun görevini ya*par. Burun kanalları ve ağız boşlukları değişik büyüklükte ve biçimdedir. Bu boşlukların ve geçitlerin büyüklük ve biçimleri sesi değiştirmek için ayarlanabi*lir. Konuşma sürecindeki son adım telaffuzdur. Siz her ses için dilimizi[Resim: 7.gif] dişlerimizi[Resim: 7.gif] dudaklarımızı uygun şekilde biçimlendirerek telaffuz ederiz. Eğer sözcükleri yanlış telaffuz ediyorsak bu durum sadece siiiü1ze*menin yanlış kullanılmasından ileri gelir. Şarkı söylemenin yararlarından biri insanlara sesleri daha özenle telaffuz etmeyi öğretmesidir. Böylece dinleyici şarkıların sözlerini anlayabilir. Bu disiplin günlük konuşmalarda da sürdürülebilir. Dale Carnegie[Resim: 7.gif] Amerika'da fena halde parasız kalan bir ir.u;.i.:in hikayesini anlatır. Adam tek giyeceği olan eski elbisesini ve yırtık ayakkabıları giyerek bir iş görüşmesine gider. Görüşmeci[Resim: 7.gif] adamın dili kullanmadaki ustalığına hayran kalır. Sefil görünüşüne rağ*men konuşması onu özel bir kişi haline getirmiştir. Gö*rüşmeci her ne kadar onu işe almazsa da[Resim: 7.gif] onun için bir arkadaşından randevu alır. Sesinizi uygun bir şekilde kontrol ederek insanları böylesine etkileyebilirsiniz. Önceleri eşim[Resim: 7.gif] her ağzımı açışımda ismimi söylemekten başka bir şey yapmıyor gibi göründü. işyerimde bu ''hizmet''ten yoksun kaldığım halde[Resim: 7.gif] üç hafta içinde ''şeylerden kurtulmayı başardım. Daha sonra ortağımdan aynı çareyi ona uygulamama izin vermesini istedim. Onun alışkanlığı benden daha köklü olmasına rağmen o da kendisini bir kaç haftada '.tedavi etti. iş arkadaşlarınızı ve müşterilerinizi. geri iletim sis*teminize katmaktan korkmayın. Şirketlerden çoğu kişi*nin şeycilerin üzerine gittiğini gördüm. Kullanılan her ''şey'' sözcüğü için bir kutuya para atma cezasına başvuruluşuna dahi rastladım. Bazı grupların bu paralarla ''şey'' partisi düzenledikleri de oldu.Konuşmanızdaki anlamsız sözcükleri azalttıktan sonra da[Resim: 7.gif] zaman zaman bunlara tekrar başvurup vurmadığımıza dikkat edin. Eski bir sigara tiryakisinin kahveyle beraber sigara araması gibi[Resim: 7.gif] siz de cümle içindeki boşlukları herhangi bir sesle doldurmak isteyeceksiniz. Geri iletim ortağımızın herhangi bir düzensizlikte sizi uyarmasını söyleyin.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.