You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

BDDK: Bankalarımız gelişmiş ülkelerden daha olgun davrandı

BDDK: Bankalarımız gelişmiş ülkelerden daha olgun davrandı

Administrator
BDDK: Bankalarımız gelişmiş ülkelerden daha olgun davrandı
BDDK: Bankalarımız gelişmiş ülkelerden daha olgun davrandı







[Resim: 12.jpeg]





Bankaları reel sektörden kredileri geri çağırdıkları için eleştiren Erdoğan’a, Bilgin’in, ‘Bankalarımız krizde gelişmiş ülke bankalarından daha olgun davrandı’ sözleri yanıt gibi görüldü. Fakat Başbakan yanıt olarak algılamadı
ANKARA - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, reel sektöre kullandırdıkları geri çağıran bankalar konusunda kendilerini göreve davet eden Başbakan Tayyip Erdoğan’a sanki yanıt veriyormuş gibi, Türk bankalarının kriz döneminde pekçok gelişmiş ülke bankalarından daha olgun davrandığını söyledi.
Bilgin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda BDDK’nın 2009 bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, Türk bankalarının sendikasyon ve seküritizasyon kredileri stokunun şu anda 26 milyar dolar olduğunu, 2008’in geri kalanında 4.6 milyar dolar, 2009’da ise 10.5 milyar dolarlık geri ödemenin söz konusu olduğunu belirtti. Türk bankacılık sisteminin global krize yığınak yaparak girdiğini belirten Bilgin, sistemin yurtdışı kaynaklı krizden etkilenip etkilenmeyeceğine ilişkin şunları söyledi:
Bankacılık risk işidir: Elbette ki, yurtdışı ile bağlantılı bir ekonominin aktörleri olarak bankalarımız da dışsal uzantısı olan içsel gelişmelerden etkileniyor ve etkilenmeye de bir süre devam edecektir. Tüm dünyada bilançolarda şişkinlik yapan kalemlerin atılması veya reel bilançolara dönüşüm süresince göreceğimiz dalgalanmalar ülkemizde de etkisini hissettiriyor. Çok daha gerçekçi ve şeffaf bilançolara sahip olan bankalarımızın önünde de önemli günler bulunuyor.
Paketlenmiş risk: Bankacılık her zaman birçok riskin paketlendiği bir ortamda çalışmıştır ve bundan sonra da çalışmak zorundadır. Bu, işin mantığı gereğidir. Kur riski, faiz riski, vade riski, ülke riski, itibar riski, mevzuat riski, fısıltı-dedikodu riski gibi riskler devamlı bahsettiğimiz risklerdir. Ancak içinden geçtiğimiz dönemde üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve takip ettiğimiz esas riskler ise likidite ve kredilerin geri dönüşünde aksama riski olarak kendilerini gösteriyor.
Likidite riskini frenledik: Uygulanan ve dünyadaki tek örnek olan likidite yönetmeliği ile likidite riskini olabildiğince frenlemekteyiz. Türk bankacılık sisteminde kredilerin takibe dönüşüm oranı Eylül 2008 itibarıyla yüzde 3.11’dir.
Bankalarımızın diyalog ve işbirliğine açık, kanunların elverdiği ölçüde esneyebilmesi önemli. Reel sektörün da gerçek durumlarını yansıtan, şeffaf ve işbirliğine açık olması aynı derecede önemlidir. Her bankanın durumu farklı farklıdır, dolayısıyla her banka gücü ölçüsünde bu iletişime açık olmalıdır.
Döviz mevduatı azaldı: Eylül ayı başından 15 Kasım’a kadar geçen yaklaşık iki aylık sürede Türk bankacılık sisteminde yabancı para kredilerde parite etkisi giderildiğinde 641 milyon dolar, Türk parası kredilerde ise 2.8 milyar YTL azalış kaydedilmiştir. Mevduatta ise bahse konu süre içinde Türk parası mevduat 9.9 milyar YTL artmış, yabancı para mevduat ise parite etkisi giderildiğinde 11.7 milyar dolar azalmıştır. Tespitlerimiz, yabancı para mevduattaki azalış kurlardaki yukarı yönlü hareketin etkili olduğunu ve YTL’ye dönüşen bu meblağın önemli bir bölümünün DİBS’lere ve YTL mevduata kaydığı yönündedir.
Bankalarımız olgun davrandı: Tabloya baktığımızda bankacılığımızda geçmiş yıllarda gördüğümüz her ay yaklaşık ortalama yüzde 2-3 oranlarında görülen artışın durağanlaştığı görülmektedir. Ancak dünyadaki bu çalkantılı dönemde yine de şu ana kadar gösterilen performans önemlidir ve bankalarımız pek çok gelişmiş ülkeye göre çok daha olgun davranmışlardır. Unutulmamalıdır ki, ülkemizde en çok denetlenen, sorgulanan, izlenen ve en ağır cezai sorumluluklara sahip sektör bankacılık sektörüdür. Piyasalarda yaşanan güven ve beklenti krizi aşıldığında, bankacılarımızın ellerindeki fonları piyasaya kullandırmak için her türlü gayreti göstereceklerini biliyoruz.
Kredi kanalları kapatılmamalı: Ekonomi ve bankacılık sistemi için kesinlikle kredi kanalları kapatılmamalıdır. Bu kanalların açık olması bankacılarımız ve BDDK kadar ekonomideki diğer aktörlerin de gayretine, bu dönemde çok daha kuvvetli şekilde bağlıdır. Bize göre, bu anlamda finansal istikrar olmadan fiyat istikrarının gerçekleşmesi olasılığı da düşük. BDDK olarak elbetteki elimizdeki imkânları ve açılımı sonuna kadar kullanacağız. Bugüne kadar özerk bir kurum olmanın farkındalığı ve ülke menfaatleri için gösterdiğimiz proaktif tavrımızı bundan sonra da göstermeye gayret göstereceğiz.” (Radikal)

Erdoğan: Yeni bir ekonomik paket yolda
Hindistan’a giden Başbakan Tayyip Erdoğan uçakta yeni bir ekonomik paketin hazırlandığını açıkladı.
CNN Türk’ün haberine göre Erdoğan ekonomiyi rahatlatmak için yeni bir paket hazırlandığını işadamlarıyla birlikte açıkladı. Başbakan, varlık barışını yeni düzenlemelerin takip edeceğini söyledi ve “Bunları takip eden bazı yeni adımları olacak. Arkadaşlar çalışmalarını ben dönünceye kadar yapacak. Döndükten sonra bunu ayrıca açıklayacağız. Ama bizim elimizde sihirli değnek yok. Kalkıp da bütün kuruluşları abad edeceğiz diye bir şey söz konusu değil” dedi. Erdoğan finans sektörüne yönelik eleştirilerini de, “Bugünün yarını da var” diyerek sürdürdü. Erdoğan, “Diyoruz ki yanlış yapıyorsunuz, kredileri çağırmayın. Müşterileri köşeye sıkıştırıp faizleri yükseltmeyin. Bunu fırsata dönüştürme gayreti içine düşmesinler. Girerlerse de karşılarında bizi bulurlar” diye konuştu. Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan, 1 milyon 300 bin TOBB üyesinin birer kişi istihdam sağlamasını istedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Hindistan’a gitmeden önce gazetecilerin yönelttiği ‘BDDK?Başkanı Tevfik Bilgin bankaların kredileri geri çağırması konusunda sizden farklı düşünüyor. Onların batılı bankalara göre daha olgun davrandığını söylüyor. Ne düşünüyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Açıklamaları sizin gibi anlamadım. Kendisi bankaların 2001’deki durumunu yansıttı” yanıtını verdi.
“Arkadaşlar tabi metinleri tam incelemeniz, tam almanız gerekiyor. Bir defa BDDK başkanın ifadesi öyle değil.BDDK Başkanını ifadesi bankalarımız, finans sektörü 2001 krizindeki duruşlarına göre bugün daha olgun ve bir noktadadır. İfade böyle. Bunu bizzat BDDK başkanından özellikle de dinledim. Ve kendisinden de bunu aldım. Sizin dediğiniz gibi olursa, olay farklı olur. Kaldı ki BDDK tavır alacaktır diye bir konuşmam yok.”

IMF ile görüşmeden ümitliyim
IMF ile ABD’de gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin bir soru üzerine Erdoğan şu açıklamada bulundu: “Burada bize verecekleri kredinin miktarının ne kadar olacağı henüz yerli yerine oturmuş değil. ABD’deki görüşmelerden ümitli olduğumu söyleyebilirim. Arkadaşlarım bu süreci hızla sürdürürken dönene kadar belli bir mesafe alacaklar.”
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.