You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Başbuğ: Herşeyi Sorun, Hiçbir Korkumuz Yok...

Başbuğ: Herşeyi Sorun, Hiçbir Korkumuz Yok...

Administrator
Başbuğ: Herşeyi Sorun, Hiçbir Korkumuz Yok...
[Resim: 290420091405566633195_2.jpg][Resim: 290420091405566633195_4.jpg]

Birand'ın sorusu Başbuğ'u kızdırdı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ iletişim toplantısı düzenledi. Bir buçuk saat sürmesi planlanan toplantı iki buçuk saat sürdü. Birand'ın bir sorusuna Başbuğ tepki gösterdi.


Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Karargahı'nda düzenlediği "İletişim Toplantısı"nda yaptığı konuşmada bazı basın yayın organlarının yöneticileri ve Ankara Temsilcileri ile bir araya geldi. Gündemdeki konular hakkında açıklama yapan Başbuğ, gazetecilerin sorularını da yorumladı.

Orgeneral İlker Başbuğ konuşmasına Lice'de yaşanan terör saldırısı ile ilgili açıklama ile başladı. Başbuğ, yol emniyetini sağlamak için bir tank ve bir zırhlı araç görevlendirildiğini, tankın aynı yoldan geçtiğini arkasından ABD'den alınan M-113 zırhlı personel taşıyıcının geçişi sırasında patlama meydana geldiğini söyledi. Başbuğ, "Patlama sonucunda 9 atan evladımız şehit oldu" dedi. Başbuğ, iki personelin uzman çavuş, diğer 7 askerin ise er olduğunu açıkladı.

İşte Başbuğ'un konuşmasından satır başları:

-Zırhlı aracın altında 4 cm zırh var. Böyle bir etki yarattığına göre el yapımı kuvvetli bir patlayıcı olduğunu düşünüyorum.

-Tank geçtikten sonra patladığına göre, uzaktan kumandalı veya kablolu bir düzenek söz konusu olabilir.

-Terörle mücadelede karamsarlığa yer yok. Bu olaylar kesinlikle azmimizi ve kararlılığımızı azaltmaz. Polisimiz de askeirmiz de terörle mücadeleye dünden daha kararlı ve azimli olarak devam edecektir. Olayla ilgili daha detaylı bililer, bize geldikçe kamuoyu ile paylaşacağız.

TOPLANTI 90 DAKİKA SÜRECEK

-Nisan ayı başında bu tür faaliyetlerin olacağını bildirmiştik. Birincisi Harp Akademileri'ndeki yıllık toplantı idi. Bugün yaptığımız İletişim-2 toplantısını da şimdi yapıyoruz. Bu topantıyı 90 dakika olarak planladım.

Başbuğ toplantıyı gazetecilerin sorularını cevaplayarak sürdüreceğini açıkladı.

-Soruları almadan önce bir konuda açıklama yapmak istiyorum. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma ile ilgili olarak bulunan silah ve mühimmat konusu. Bu konuda kamuoyu "haklı olarak" bilgi edinmek istiyor. Müsadenize ilk olarak bu konuda bizlerdeki bilgileri paylaşacağım.

BULUNAN SİLAH VE MÜHİMMAT

Konuyu doğru temele oturtmak için silah ve mühimmat arasındaki farkı ortaya koymalıyız. Silahın ne olduğunu herkes biliyor. Tanaca, tüfek, top havan gibi şeyler. Burada silahın önemli olan yönü şu. Her silaha ait mutlaka "stok numarası" var. Birinci önemli nokta bu. İkinci önemli nokta, silah sarf malzemesi değildir. Envantere girdikten sonra uzun süre kullanılan bir malzemedir. Silahı bu şekilde tanımadıktan sonra, bugüne kadar bulunan silahlar nelerdir?



SİLAHLAR TSK'YA AİT ENVANTERDE YOK

Buna bakalım:

-45 adet silah bulundu.

-Bulunan silahların hiçbirisi, TSK envanterine kayıtlı değildir.

-Silahlar kime aittir? Bazıları bir subayımızın kendi silahları. Diğer silahların nereden geldiği ise yargı süreci sonucunda ortaya çıkacaktır. Bizim için öenmli olan, bu silahların bize ait olup olmadığı. Silah ordunun namusudur. Silah bizim için çok öenmli. Bunu bir kere net olarak sizlere ifade etmek isterim. Siah kavramı ile Silahlı Kuvvetlerle bağlantı kurulmak isteniyor. Bu kesinlikle doğru değil.

-Mühimmat konusuna gelince. Mühimmat da önemlidir. Lav, el bombası ve tüfek bombası mühimmatttır. Mühimmat ne demektir? Mühimmat bir kere kullanılır, sarf malzemesidir. Bir kez kulanırsınız ve biter. Mühimmatta seri numarası olmaz, kafile numaras olur. Örneğin 6 bin adet üretilmişse, hepsinde aynı numara olur. Sarf elgesini imzaladığınız anda bu kayıttan düşer.

-Başbuğ gazetecilere lav silahı ile konuyu anlatırken, "Korkayın bu boş silah" diyerek gazetecilere espri yaptı.

-Bu silahı bir kez kullandığınız anda ikinci kez kullanma imkanınız yok. Bir kez kullanırsınız ve çöpe atarsınız. Bu silah 200 metreden 30 cm zırhı deler. Boş lav ya eğitimde kulanılır, ya da atılır.

-Beykoz Poyrazköy'de kazılar yapıldı. Poyrazköy'de yapılan kazıların bir tanesinde 5 tane boş lav paketlenmiş olarak kazıda bulundu. Gömülmüş olarak. Şimdi bu boş lavın kullanılma olanağı yok. Acaba bunu gönemler, bu 5 tane boş lavı neden gömdüler? Ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum.

-Beykoz Poyraztepe'deki arazi, Milli Savunma Bakanlığı'na ait değildir. Bir vakfa ait arazi. İkinci derecede askeri yasak bölge statüsünde. Nedir bu blgelerin özellikleri? Bu ikinci derece askeri yasak bölgelere sadece yabancılar giremez. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes girebilir, gerekli imar izinlerini alırsa bina da yapabilir, tesis de yapabilir. Bu Poyrazköy'le ilgili Bakanlar Kurulu'nun erhangi bir kararı da yok .

-6380 tane taarruz tipi el bombası üretilmiş ve çeşitli birliklere dağıtılmış. Lav silahları da 4 bin 500 tane üretilmiş. MKE tarafından üretilen bütün mühimmat TSK envanterie gitmiyor. Bunlarla emniyet teşkilatının ihtiyacı da karşılanıyor. Burdan yanlış bir değerlendirme yapmayın. Bu bulunan mühimatlar başka kurumlara aittir demek istemiyor. Konunun karmaşıklığını bilmeniz açısından söylüyorum.

-Tekrar söylüyorum, bulunan mühimmatın başka kurumlara ait olduğunu ima etmiyorum, konunun karmaşıklığını vurgulamak için söylüyorum.

TSK'YA AİT GÖMÜLÜ SİLAH YOK

-Kamuoyunun yanlış bildiği bir diğer konuyu da aydınlatalım. Bu belki bizim de yeterli açıklamayı yapmamamızdan kaynaklanıyor. 1986 yılına kadar TSK'nın Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ait gömülü silah ve mühimmatı vardır. 19986 senesinde alınan bir kararla, bütün silah ve mühimmatın depolara toplanması kararı alınmış ve 1998'de bütün silah ve mühimmat depolara toplanmıştır. Bugün TSK'ya ait gömülü hiçbir silah ve mühimmat bulunmamaktadır.

Bu konuda yanlış anlaşılmalara yer vermemek için yeni tedbirler alıyoruz.

1-Yeni üretilen bütün el bombası ve lav silahlarına özel stok numaraları yazılmaya başlandı. Bu numaralar silinmez biçimde yazılacak. Nerelerie yazılacağını sormayın, ben de söylemem. El bombaları ve lavlarda kafile numarası yerine, seri numarası uygulamasına geçildi. Envanterdeki mühimmat da buna göre numaralandırılacak. Bu onbinlerce yüzbinlerce olduğu için belli bir zaman alacak.

2-Bulunan mühimmatla ilgili eğer mühimmat hangi birlikteyse, nokta kontrol yapılıyor. Her olaydan sonra birliklerden resmi rapor alıyoruz. Mühimmatınız tamam mı eksik mi? Alınan raporlara göre, bizim mühimmat eksiğimiz görünmüyor.

Peki bu mühimmatlar nereden geldi? Irak biizm için büyük bir problem. Irak'ın kuzeyinde sokakta Doçka uçaksavar alıp çantanıza koyup getirebilirsiniz. Kaleşnikof, el bombası, lav. İstediğinizi rahatlıkla lalabilirsiniz.

Diğeri de iç güvenlik operasyonu ile ilgili sorun. Bunu açıkça söylüyoruz. Eğitim de kullanılan mühimmatın sayımı yapılıyor. Bunu eğitimde yapıyoruz. Ama operastondaki askere boş kovan topla dememiz mümkün değil.

Eskiden bir komado birliğinde görev yapan bir komando, operasyonda el bombasını saklıyor, köyüne gittiğinde onu operasyon hatırası olarak gösteriyor. Bunlar son yıllarda asgari düzeye indi.

Bulunan mühimmatlarla ilgili her iddia üzerine biz derhal askeri argı sistemini çalıştırıyoruz. Askeri savcılar o olayla ilgili soruşturma açıyor. Soruşturma açılmayan tek bir konu yoktur. Son iki olayı örnek verelim. Silah ve mühimmat bulunan Yarbay ve Poyrazköy'deki silahlarla ilgili olduğu iddia edilen kişilerle ilgili soruşturma hemen o gün başlatılmıştır. Bunlar iddiadır. Yargı süreci sonucunda ortaya çıkacaktır.

-Mühimmatın kimin ne amaçla gömüldüğü bize soruluyor. Bunun muhattabı en değilim. Bunun muhattabı yargı. Bu olayların kimler tarafından ne amaçla yapıldığını yargı en kısa zamanda ortaya çıkartılmalı. Biraz sabırlı olun. Çok sabırsızlık var. Yargının biraz yavaş işlediğini düşünebilirsiniz. Ama başka alternatifimiz yok.

-Bulunan silah ve mühimmatla ilgili olarka söyleyebileceğim bunlarıdr. Bu konu Türk kamuyounu da bizi de rahatsız etmektedir. TSK olarak yapılması gerekneeri, alınması gereken tedbirleri zamanında alıyoruz. Mühimmatın kontrolü için gerekli tedbirler alınıyor. Bir yılda büyük mesafe aldık.

İLK SORU UĞUR DÜNDAR'DAN

-Poyrazköy'deki kazıda bulunan el bombalarında yer alan kafile numarasına ait el bombalarından Emniyet Müdürlüğüne de gönderilmiş mi?

-Bu konuda henüz rapor gelmedi. Ancak orada bulunan olu lavlar SAT Komutanlığının envanterinde yok.

Mustafa Karaalioğlu: İkinci iddianamede TSK'nın eski komutanlarının da içinde yer adığı bazı iddialar var. Sayın Hilmi Özkök tanık olarak ifade verdi geçtiğimiz gün. Devam eden soruturma ile ilgili sizin kanaatiniz nedir? Ergenekon adavasını nasıl görmektesiniz, nasıl izlemektesiniz?

-Bir kez isim zikrediyorsunuz. Bu yanış. Bu mahkeme kararı. Bu davanın özel isimle anılmayacağına dair mahkeme kararı var. Var mı yok mu? İşimize geldiğinde hukuk devletine evet, gelmediğinde hayır. Bu yönde bir mahkeme ararı olduğuna göre, hepimizin buna saygı göstermesi lazım.

Şimdi ben 14 Nisan'da yaptığım konuşmada, "TSK olarak demokratik rejime bağlıyız ve saygılıyız" demiştim. Yine altını çiziyorum. Bu konuda kimsenin kuşkusu olmamalı. Demokrasinin en temel hususlarından biri, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımzılığı. Herşeyden önce herkesin mevcut yargı sistemimize, hukuk düzenimize zarar verecek davranışlardan kaçınması lazım. Biz TSK olarak yargı sürecine ve hukuki sürece sonuna kadar saygılıyız. Bu hepimiz için de gçerli. Benim devam eden yargı süreci ile ilgili bu deerlendirmeyi yaptıktan sonra, konuyla ilgili değerlendirme yapmam söz konusu olamaz. Madem sordunuz, bu süreçte sorduğunuza göre bazı süreçeri yeniden gözden geçirelim.

1- Mahkeme kesin kararı vernceye kadar herkes suçsuzdur. Şimdi soralım. Bu soruşturma süresince masumiyet karinesine dikkat ediliyor mu? Ben sadece soru soruyorum. Cevap da vermiyor. Baştan birilerini suçlu ilan etmeye kimsenin hakkı yok. Yarın bu kişiler beraat ederse, o kişilere verilen zararlar nasıl karşılanacak? Medya olarak siz bu konuda kendinizi sorgulayın.

2- Soruşturmanın gizliliği ilkesi. Soruşturmanın gizliliği ilkesi bu oruşturmada gerçekten var mı yok mu? Bu soruşturma yapılırken kurumların itibarını da zedelememek lazım. Sorduğunuz için bu örneği vermek zorunda kaldım. Poyrazköy'de bulunan silah ve mühimmat bir televizyonda 50 dakika gösterildi. Gösterilen bant heralde 6-7 dakika. On sefer haberi geçiyorsunuz. Poyrazköy'de bulunduğu için hem SAT Komutanlığı ile hem de belli bir kişi ile ilişkilendiriliyor. Bu görüntünün 50 dakika yayınlanmasındaki kazıt nedir? Ben de bunu soruyorum. Acaba bu krumlara zarar vermiyor mu? Bunu 10 kere tekrarlanması habercilik midir, yoksa kamuyouna korku ve karamsarlık yaymak mıdır?

Bir itirafçının röportajının 5 gün bir gazetede yayınlanması bir habercilik midir? Bunun bazı kurumlara zarar verdiği dikkate alınıyor mu?

-Her sabah "bugün kimin ses kaydı ortaya çıkacak?" diye güne başlanması doğru mu? Bu ses kayıları ne şekilde temin edilmiş ve doğru mu?

-İddianamede Bingöl'de meydana gele olayla ilgili olarak bir gizli tanığın ifadeleri iddianamede yer alıyor. Şimdi itirafta bulunan kişi ile söz konusu kişiler arasında organik bir bağlantı da yok. O zaman neden iddianamede yer alıyor?

-İddianamede bazı konular sadece gizli tanık ve itirafçı ifadelerine dayandırılıyor. Bütün iddianameyi ve eklerini incelemedim. Ama bu konuda bazı iddiaların sadece gizli tanık ve itirafçı iddialarına dayandırılması düşündürücü.

Soru: İstanbul'daki davanın Kıbrıs'a kadar uzanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Bırakın onu da Kıbrıs'taki yetkililer cevaplasın. Türkiye ile ilgili yeterince konu var.

ÖZKÖK'ÜN İFADESİ

-Sayın Hilmi Özkök'ün tanık olarak ifade vermesi, sayın savcını bu konudaki soruşturmayı devam ettireceği gibi bir anlam çıkartabiliriz. Hepimize düşen görev, bu soruşturmanın sonucunu beklemek. Bu konuyla ilgili sayın komutan Hilmi Özkök, kendisi benim de komutanımdır, bu konuda Genelkurmay hukuk müşavirliğinden örüş aldığını kendisi de açıklamıştır.



ÖZDEN ÖRNEK'İN GÜNLÜKLERİ

Mehmet Ali Birand, Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlükler konusunda bir inceleme yapılıp yapılmadığını, "topraktan fışkırtan silahlar" ile ilgili sorusuna cevap verdi.

Başbuğ soruya cevap verirken Birand'ın "yerden silah fışkırtma" sözüne tepki gösterdi ve "Ne demek fışkırtma? Bu kullandığınız dilin doru olduğuna düşünüyor musunuz? Bir yerde 3 tane mermi bulunuyr, televizyonlarda son dakika haberi diye alt bant olarak geçiyor. Bunlar normal mi? Yoksa kamuyounda korku yayan bir tavır değil mi?" dedi.

atv Haber Genel Yayın Yönetmeni Fuat Uğur, sorusuna başlamadan önce İlker Başbuğ'un doğum gününü kutladı. Fuat Uğur, bulunan silahların darbe ortamı oluşturacak bir kaos ortamı yaratmaya yeterli olup olmadığını düşündüğünü sordu.

Başbuğ ise cevabında

-Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde darbe heveslisi hiç kimse barınamaz. TSK'nın demokrasiye bağlılığını defalarca vurguladık. Bu konuda TSK içinde bir soruşturma yapmaya gerek dahi yoktur.

-Özden Örenk'in günlükleri ile igili Genelkurmay Başkanlığı'nın elinde hiçbir belde olmadığını o dönemde Sayın Yaşar Büyükanıt da açıklamıştı. Bugün ben de aynı şeyi söylüyorum. Basında ayınlananlar dışında bizde herhangi bir belge yoktur. 2007'de ne söylendiyse aynı şeyi bugün d öylüyorum. Bu konudaki soruşturmanın sonucunu bekleyeceğiz. Bu konuda benim söyleyeceğim birşey yoktur. Günlüklerin sahibi olduğu iddia edilen Özden Örnek de kendisine ait olmadığını iddia ediyor. Biz soruştuamnın sonucunu bekleyeceğiz.

-Biz bu soruşturma konusunda kaygılarımızı değil, kamuoyuna yansıyan bazı çekinceleri bildirdik.

-PKK terör örgütü ile diğer örgüt arasında olduğu iddia edilen bağlantı, tamamen gizli tanık ve itirafçı ifadelerine dayandığı için benim bu konuda bir yorum yapmam mümkün değil. 1993'te meydan gelmiş bir olayı bugünle nasıl bağdaştırılacağını benim anlamam mümkün değil.

Bazı konular vardı, sizin soracağınızı düşündüğüm ben açıklayayım.

-Herhangi bir hukuk devletinde devam eden bir hukuki soruşturmaya bir kurumun destek vermemesi gibi bir ayıp olabilir mi? Türk Ceza Kanunu ve Askeri Kanun usullerinin iyi bilinmesi lazım. Özel yetkili askeri savcıların ve mahkemeerin görev ve yetkilerini iy bilmezseniz yanlış yaparsınız. Bu soruşturma özel yetkili mahkeme tarafından yürütülüyor. Askeri mahallerde nasıl araştırma yapılacağı kanunda açıkça yazılı. Askeri mahalde arama savcının isteği ve katılımı ile yapılır. Bu aramalarda asker de refakat ediyor. Savcılık Merkez Komutanlığı'na bilgi verir ve arama yapılır. Asker izin verdi de arama yapıldı veya izin vermedi gibi bir durum söz konusu olamaz. Biz bu konuda çok rahatsızız.

-Bir diğer konu da GATA ile ilgili yazılıp çizilenler. Siz sormadınız ben söyleyeyim. Tutuklu ve hükümlü muvazzaf subayların askeri hastanelere sevkine, Adalet Bakanlığı tarafından karar verilir. Ama öyle yayınlar yapılıyor ki, sanki onları biz GATA'ya evk ediyoruz. Bunlar tamaen yalan ve iftira. GATA Haydarpaşa HAstanesi'nde yapılan tedavi ve uygulamalar konusunda İstanbul Tabip Odaları da bir açıklama yaptı ve usule uygun olduğunu açıkladı. Bu konuda Bakanlık da açıklama yaptı. Şimdi buna rağmen sevkerin usulsüz olduğu yazılıyor. Neye göre usulsüz? Adalet Bakanlığı'nın usulsüzlüğü mü? GATA İstanbul Haydarpaşa Hastanesi'nde yapılan herşey kanun çerçeveside yapılmaktadır. Bu konuda yapılan her tür yayın açıkça söylüyorum ahlaksızlıktır.

PKK'YA AF VE TÜRK MİLLETİ

-Başbuğ 14 Nisan'da Harp Akademileri'nde yaptığı konuşmada geçen, "PKK'nın dağ kadrosunun örgütten ayrılmasını sağlayacak şekilde mevcut yasal düzenlemelerin daha iyi şekilde uygulanması için bazı değişiklikler" derken neyi kastettiğini açıkladı. Başbuğ, bu konunun mevcut kanunda açıkça belirtildiğini söyledi. Mevcut maddenin ikinci fırkasında herhangi bir suça kaışmayan ve gönüllü olarak teslim olanlar hakkında herhangi bir ceza verilmeyeceği yönündeki hükmünü hatırlattı. Başbuğ bu konuda 1032 kişini mracaat ettiğini ve 655 kişinin ceza almadığını hatırlattı. 114 kişinin yargılanmasının devam ettiğini 171 kişinin ise etkin pişmanlık talebinin reddedildiğini vurguladı. Başbuğ, bu maddenin eğiştirilmesi değil, daha iyi anlaşılacak biçimde bir düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Başbuğ, bu konuda TSK'nın da çalışmaları olduğunu söyledi.

Başbuğ, eve dönüş konusunda topluma kazandırma merkezleri kurulması gibi bazı tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

-Türk Halkı kavramının Atatürk tarafından söylendiğini belirten Başbuğ, "Bu konuda bir yorum yapma gereği duymuyorum" dedi.

DTP'Yİ PROTESTO VE BEDELLİ ASKELİK

-Türkiye içinde herhangi bir siyasi partiyi protesto etmek gibi bir tavrımız olamaz. Ancak TBMM içindeki ibr partinin terör örgütü ile ilişkisine açıklık getirmekten kaçınan bir parti ile aynı çatı altında bulunmamız mümkün olamaz. Ben bu sabah 9 şehit veren bir ordunun komtanı olarak burada bulunuyorum. Terör örgütü ile arasına mesafe koyamayan bir grula aynı çatı altında bulunmamaya özen gösterme kararımıza yüce Türk halkının da anayış göstereceğine emininim. Kimse bu konuda bizden farklı bir tavır bekleyemez.

-Bedelli askerlik konusunda kanunun hükmü açık. Eğer bizim asker talebimizden fazla müracat varsaü, bedelli askerlik uygulanabiir. 2008'de asker ihtiyacmınız sadece yüzde 65,6'sını karşılayabilmişim. 2009'da bu oranın yüzde 64'e, önümüzdeki yıl da yüzde 62'ye düşmesi bekleniyor. Bu durumda bedeli askerlik talebinde bulunamız mümkün değildir.

-Bunun bir de moral boyutu var. Türkiye terörle mücadele ediyor. Bu sabah 9 askerimizi şehit verdik. Bu ortamda kimse bedelli askerliğe evet diyemez. Bunu biz halkımıza izah edemez. Biri terörle mücadele ederken, diğerinin 7 bin 500 dolar ödeyerek askerlik yapmamasını kimse izah edemez. Dolayısı ile bedelli askerlik uygulaması söz konusu değil.

ASKERLİK HİZMETİ İLE İLGİLİ YAPISAL DEĞİŞİKLİK

Askerlik yükümlülüğü ile ilgili daha sade bri yapı oluşturmak için çalışma olduğunu kaydeden Başbuğ, kısa dönem, uzun dönem, üniversite mezunlarının durumu gibi durumları daha sade bir yapıya kavuşturmak için çalışıyoruz. Ama tekrar ediyorum bedelli askerlik ile ilgili bir durum söz konusu olamaz.

MGK'DA AF KONUŞULDU MU? CEMAAT UYARISI MGK'DA GÜNDEME GELDİ Mİ?

-TCK 221. maddenin değiştirilmesine yönelik bir düşüncemiz yoktur. Maddeler iyidir. Bu maddelerin daha iyi uygulanması için çalışmalar yapılabilir. Kanunun topluma daha iyi anlatılması ve Topluma Kazandıra Merkezleri gibi çalışmalar yapılabilir. Bu konuyu MGK'da genel hatları ile görüştük. Görüşmeye devam edeceğiz.

-Cemaatlere yönelik konuşma hususunda Harp Akademileri'nde söylediğim sözlere ilave edeceğim başka bir husus yoktur. Bu konuda değerli bilim adamlarımız ve sosyologarımızın da katkısı olacak çalışmalar ortaya konulabilir. Atatürk'ün 1927'deki Nutuk'ta bu konuda sözleri var. Dini alet ve araç olarak kullananların içerde ve dışarıda varlığı bizi bu konuda söz söylemekten ne yazık ki uzak tutmuyor.

AKREDİTASYON

-Akreditasyon konusunda bir değişikik olabilir. TSK olarak akreditasyonu elimizde bir sopa olarak kullanmak gibi bir düşüncemiz yok. Keşke imkanlarımız olsa da bu akreditasyonları genişetebilsek. Ama bizim de bütün kurumlarda olduğu gibi bazı konularda hassasiyet gösteremiz kaçınılmaz.

-Bize herşeyi açıkça sorabilirsiniz. Bizim herhangi bir konuda saklayacağımız bir şey yok.

CİHAN HABER AJANSININ MUHABİRİ

Kahramanmaraş'ta Cihan Haber Ajansı muhabirinin hekiloptere alınmadığı yönündeki habere açıklık getiren Başbuğ, "O gün bölgedeki komutan Doğan Haber Ajansı muhabirini helikoptere alarak arşiv için görüntü aldırmış. Bunu doğruluğu ve yanlışlığı da tartışılır. O gün bölgeye malzeme taşıyan bir helikoptere binmek isteyen bir şahıs söz konusu oluyor ve helikoptere binemeyeceği bildiriliyor. Hava açık ve 13 derece. Eksi 15 derece olması söz konusu değil. Bölgeden yaklaşık 300-400 kişi yaya olarak iniyor. Bizim elimizdeki bilgi budur Elinde başka bir bilgisi olan varsa bizimle paylaşsın hesabını sorarız. Mehmetçik yeri geldiğinde helikopterle terörist taşıyor. Böyle bir şey söz konusu olamaz.

AFGANİSTAN'A EK KUVVET, ERMENİSTAN SINIR KAPISI VE AB İLE İLİŞKİLER
Bizim TSK olarak AB ile ilgili görüşlerimiz bellidir. Bu süreçte AB'den beklentimiz, Türkiye'ye de diğer ülkelere eşit muamele yapılması ve Türkiye'nin ulusal üniter devlet yapısının zaafa uğratacak taleperde bulunulmamasıdır.

Bunu siz sormadınız ama ben söyleyeyim. ABD Genelkurmay Başkanı ile görüştüm. Obama'nın geldiği zaman ulusal güvenlik danışmanı Jones ile de görüştüm. Siz yakalayamadınız ben açıklayayım. O iki görüşmedeki temel konu şudur.

-Trkiye'ye biri geldiği zaman illa ki Türkiye'den bir şey isteyeceği şeklinde algılanıyor. Bunu aşmalıyız. Biz büyük bir ülkeyiz. Türkiye sadece birşey istenen bir ülke değiliz. Türkiye'nin bazı konulardaki görüşü ve bu konulardaki katkıları soruluyor. ABD'li yetkililer bizden ne Irak ne de Afganistan konusunda herhangi bir talepte bulunmadı. İkincisi, tabi sayın ABD Gnelkurma Başkanı Mısır, Pakistan, Afganistan ve Irak'a yaptıı uzun bir geziden sonra Türkiye'ye geldi. 4 saat boyunca birlikte olduk. Gezdiği bu 4 ülke ile ilgili fikir alışverişinde bulunduk. Bu konular basınımızda yeteri şekilde yer almıyor. Pakistan'da çok önemli gelişmeler oluyor. Biz de Pakistan'daki gelişmelerden rahatsız oluoruz Bizim temennimiz dost ve kardeş Pakistan'ın iç meselelerini halletmesi.

Irak'ta geçtiğimiz hafta meydana gelen bir iki olay da endişe verici durumdadır. Bizim Irak konusundaki görüşlerimiz bellidir. ABD'nin de bu konudaki görüşleri bizim görüşlerimize paraleldir. Irak'ın kuzeyindeki PKK kampları konusundaki görüşlerimizi her görüşmede bildiriyoruz. Irak'ın kuzetindeki PKK terör örgütü varlığı ile ilgili birinci sorumluluk Irak bölgesel hükümetine ait. İkincisi ise defacto olarak Irak'ın kzeyinde yerel yönetimde bulunan bölgese Kürt yönetiminin de bu sürece katılması zorunludur. Bu yıl içinde bu konuda somut sonuçlar almak durumundayız. Biz bu konuları kendileri ile de açık oalrak konuştuk.

SURİYE İLE TATBİKAT BİZİM BİLECEĞİMİZ BİR İŞ

Suriye ve Türkye arasındaki hudut tatbikatı küçük bir tatbikatttır. Suriye ve bizim aramızda bir ilktir. Deva ediyor ve bugün bitecek. İsrail'in tepkisi bizi ilgilendirmez. O Suriye ve Türkiye arasında olan bir tatbikat. Bu bizim konumuz. Ülkemizin büyüklüğünü yerini ve konumunuartık bilelim.

-Afganistan'da sorumluluk NATO'da. Bizim Afganistan'da zaten muharip birliğimiz var. Ama görevi kısıtlı. Afganistan'da 800'e yakın askerimiz var. Austos ayında Kabil bölge komutanlığını almamız söz konusu. Bu bölgede görev yapan Fransız ve İtalyan askerler kendi askerlerini çekerek kendi sorumluluk bölgelerine kaydıracak. Böyle olunca oradaki boşluğu doldurmak için NATO çatısında bir konferans yapacağız. Kimden ne kadar asker isteyeceğimize karar vereceğiz. O zaman belk bölgedeki asker sayımızı arttırmamız gerekebilir.

ERMENİSTAN SINIRI

-Ermenistan ile Kars Anlaşması'nı tanımama ve sınır sorunumuz var. Sözde soykırım kavramlarında vazgeçememeler var e Türkiye'den toprak talebide bulunmaları gibi sorunlar var.

-Soykırım özel kasta girer. İnsanlığa karşı suçlar genel kasta, Soykırım özel kasta girer. Özel kast bir ırkın planlı ve rogramlı olarak yok edilmesi amaını taşır. Türk Ceza Kanunu'nda soykırımla ilgili olarak üzenleme var kişisel anlamda. Devletler bazında nasıl karar verileceği konusu da uluslararası sözleşmelerde yer alıyor.

-Ermenistan'ın işgal etmiş olduğu Azerbaycan topraklarından çekilmesi önemli bir konu. Sayın Babakanımız bu konuda Türkiye'nin görüşlerini net olarak açıkladı. Sınır kapısının açılmasının işgalin sonra ermesi şartı ile sözkonusu olması fikrine biz de katılıyoruz.

Bugün acımız çok büyük. 9 vatan evladını kaybettik. Onların anısı önünde her zaman saygıyla eğiliyoruz. O evlatlarımızın ailelerinin acıları çok nüyük. Ama terörle yaşama gibi bir durumla karşı karşıyayız. Terörle mücadelede tek yer olmayacak şey karamsarlık. Terör eylemlerini yapanların arzu ettiği şey budur. Acımızı içimize gömeceğiz ve mücadelemeize aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Terörle hiç kimse bir yere varamaz. Bu konuda son söyleyeceğim şey budur.

Hepinize teşekkür ediyorum...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.