You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Başbakan "zaman aşımı"na neden sevindi

Başbakan "zaman aşımı"na neden sevindi

Member
Başbakan "zaman aşımı"na neden sevindi
Başbakan, Sivas Katliamı Davasında “zamanaşımı” konusunu soran gazetecilere tam olarak şöyle dedi: “milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun, zaten onlar da söylüyorlar, yıllar yılı içerde olan vatandaş, içlerinde kaçak olanlar vardı. Bilmiyorum tabi, onlar da var…
Tercüme etmeye, ya da ne anladığımızı izah etmeye çalışayım…
Başbakan; “vatana millete hayırlı olsun” diyerek, davanın düşmesinin “hayırlı” bir durum olduğunu “zaten onlar da söylüyorlar” derken “zamanaşımı” kararını ‘önceden bildiğini’, “yıllar yılı içerde olan vatandaş” olduğunu, onlara da yazık olduğunu söylüyor. Devamında da; “bilmiyorum tabi, onlar da var” diyor. Sivas katilleri için olsa gerek, ‘yıllar yılı içerde olan arkadaşlarının’ olduğunu, söyleyerek; insan yakmaktan mahkum olanlara sahip çıkılması gerektiğini, onlara üzüldüğünü söylemek istiyor.
Belli ki, Başbakan, neden içerde olduklarını bilmeden, yılladır içerde yatan Silivri tutsağı gazetecilere değil, Sivas katillerine üzülüyor!
Başbakanın sözleri, hiç tartışmasız; “ben Alevilerin neden başbakanı olayım ki, bir sebep mi var?”, “Beni Alevi hakimler mahkum etti”, ya da “Suriye’ye müdahale etmeliyiz, çünkü Esad Alevidir” sözleri, karmakarışık olan iç dünyasının bir tezahürü… Emevi ardılı olması, çağdaş kavramlardan bihaber olması, imamlığı, iflah olmaz Alevi ve demokrasi düşmanlığı nedeniyle, tüm pozisyonlarını birbirine karıştırmış durumda. Önünde cam ve elinde yazılı metin olmadan konuştuğu için gerçek Tayyip Erdoğan ortaya çıktı. Gerçek Tayip Erdoğan’ı görmek, elbette, milletimiz için bir şans. Hele de konu Alevilik olduğunda; bütün düzeninin, insicamının, akli melekelerinin bozulduğunu görmek, gerçek kişiliğini test etmek isteyenler bakımından, daha büyük şans…
Ama taktir ettiğim bir yanı var: adam hiç tartışmasız, saklamadan, gizlemeden harbiden iflah olmaz bir Alevi karşıtı! Saklamıyor; saklamaya gerek de duymuyor…

Tahminim bu karşıtlığın üç nedeni var:
Birincisi belli; Alevi olmaları,
İkincisi; devşirme değil bu vatanın öz evladı olmaları,
Üçüncüsü de; Atatürkçü, solcu ve çağcıl olmaları. Alevilerin bu nitelikleri, gericileri kudurtuyor!
Öyle ya, hangi Tayyip Erdoğan; dinci mi, dindar mı; El Kaide örgütünün liderlerinden Gulbettin Hikmetyar’ın dizinin dibine oturan Tayyip Erdoğan mı; ABD’den, Gülen’den talimat alan Tayyip Erdoğan mı; “beni Alevi hakimler mahkum etti” diyen Tayyip Erdoğan mı; Ebu-Suud kepazesini göklere çıkaran Tayyip Erdoğan mı?.. Karmakarışık, doğrultusuz, ilkesiz, bilinçsiz bir kafadan dile gelen, kendisinden bir şefkat sözü bekleyenlere; “oh olsun, hayırlı olsun” diyen, dünyamıza kin, nefret ve düşmanlık saçan sözler…
Bizim için değişen bir şey yok; bildiğimiz figür… Başbakana dair negatif düşüncemiz, tescillenmiş, kesinleşmiş, bu sözden sonra da artık bitmiştir. Darısı, bu zihniyeti ülkemizin ve milletimizin başına bela eden liberal aymazlara, ikinci cumhuriyetçilere, milliyetçilere, askeri cuntaya ve de “yetmez ama evet” diyen şaşkınlara!

Bülent Arınç’a göre “idari bir dava açılabilirmiş.” Sn. Arınç:
Önce şu Almanya’daki katillerin neden getirilemediğini sorgulamanız, katillerden biri olan, evlenen, askerlik yapan, işe giren İhsan Çakmak’ın bunu nasıl becerdiğini, araştırmanız, devleti katillere peşkeş çeken sorumlular hakkında işlem yapılması için emir vermeniz, gerekmez miydi?
Sivas’taki evinde, Emniyet Müdürlüğünden yüz metre ilerde yaşayan, emekli aylığı alan, kullanan, tedavi gören Cefer Erçakmak’ın neden yakalanmadığını soruşturmanız, ihmali olanlar hakkında işlem yapmanız gerekmez miydi?
Polonya sınırında yakalanan katliam sanığı Vahit Kaynar’ın işlemlerinin zamanında neden yerine getirilmediğini takip etmeniz, ihmali olanların cezalandırılmalarını istemeniz gerekmez miydi? Niye durdunuz, elinize vuran, önünüze duran mı vardı?

Sn. Arınç; önce bunlarla ilgili bir emir verseniz, sonra konuşsanız; ne dersiniz? Bunları yapın ki, devlet adamı olduğunuza kani olalım ve de sözünüze değer verelim… Hadi buyurun…
Ama artık çok geç Sn. Arınç, ne yazık ki, çok geç! Bu yüzden “gaz almaya” dönük sözlerinin hiçbir değeri yok. Bu iş sizi aşıyoooor…
Çok şükür nihayet, fiili diktatörlüğün, yasama ve yargının yetkilerini de kullandığını biz de gördük ve “dank” etti!

Murtaza Demir
Odatv.com
ATATÜRK DIYOR KI;

Biz cahil dedigimiz zaman,mektepde okumamis olanlari kastetmiyoruz.Kastettigimiz ilim,hakikati bilmektir.Yoksa okumus olanlardan en büyük cahiller ciktigi gibi,hic okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gercek alimler cikabilir.
Member
Başbakan "zaman aşımı"na neden sevindi
'Zaman aşımı yanlış'

Erdoğan: Sivas Davası'nın zaman aşımına uğradığı ifadesi çok da doğru değil
Başbakan Erdoğan, 'Sivas Davası'nın zaman aşımına uğradığı ifadesi çok da doğru değil. 5 kişinin davası zaman aşımına uğradı' dedi.

Başbakan Erdoğan, gazetecilerin Sivas Davası'nın zaman aşımına uğramasıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi:

'Şu anda 12 Eylül bile masaya konuldu. Bunlar olabiliyor. 12 Eylül'den bu yana nerdeyse 30 sene geçti ama masada. Bu konuda da olması gereken her tür alternatif değerlendirilmeli. Şu anda 5 kişinin zaman aşımı dolmuş durumda. Sivas Davası'nın zaman aşımına uğradığı ifadesi çok da doğru değil. 5 kişinin davası zaman aşımına uğradı.

Sivas'a gidişimizde 18-19 yaşındaki kızlar yanımıza gelip babalarının haksız yere idama mahkum olduğuyla ilgili ağlıyor. Tek taraflı bakmayı doğru bulmuyorum. Ankara'da Adliye Sarayı'nın önünde gösteri yapmak suretiyle belli bir ideolojinin borazanlığını yapmanın doğru olduğunu düşünmüyorum.

Çıkıyorlar konuşuyorlar. DHKP-C zaman aşımına uğradı diye. Hizbullah da zaman aşımıymış. Bir kısmı yakalandı yeniden içeri girdi, bir kısmı kaçıyor. Hizbullah zaman aşımına bundan dolayı uğramamıştır ve bu noktada değildir.'

GazeteVatan

Katillerin cocuklarina söyle babalariniz insanlari yaktiklari icin icerdeler de ,hatta oturup seyretsinler nasil yaktiklarini onlarin babalari yasiyor.Madimakda acimadan yakilanlar yasamiyor onlarin cocuklarina acimiyorsunda katillerin cocuklarinin gözyasimami aciyorsun yaziklar olsun neyin tek tarafi hersey ortada vicdansizlar.
ATATÜRK DIYOR KI;

Biz cahil dedigimiz zaman,mektepde okumamis olanlari kastetmiyoruz.Kastettigimiz ilim,hakikati bilmektir.Yoksa okumus olanlardan en büyük cahiller ciktigi gibi,hic okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gercek alimler cikabilir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.